Diyanet İşleri
"Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?"
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 62. ayet. وَلَقَدْ أَضَلَّ مِنكُمْ جِبِلًّا كَثِيرًا أَفَلَمْ تَكُونُوا۟ تَعْقِلُونَ
veleḳad eḍalle minküm cibillen keŝîrâ. efelem tekûnû ta`ḳilûn.
"Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Suçlulara hitap ve o günün şahitliği Yâsîn 59–68 3
(Allah, şöyle der:) "Ey suçlular! Ayrılın bu gün!"
(60-61) "Ey Ademoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?"
"Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?"
"İşte bu, tehdit edildiğiniz cehennemdir."
"İnkar ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!"
O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
62. Ancak sizler benim bu emrimi yerine getirmediniz, sözümü dinlemediniz. Aksine şeytanı dost edindiniz. Halbuki o şeytan “sizden pek çok nesilleri saptırmıştı. Hiç mi aklınızı kullanmıyordunuz?”
Rabbinizi ve gerçek dostunuzu dost edinmeyi emredecek, sizi en büyük düşmanınızı dost edinmekten alıkoyacak aklınız yok muydu? Eğer sizin doğru işleyen bir aklınız olsa idi elbette böyle yapmazdınız.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kesinlikle şeytan, sizden birçok topluluğu saptırmıştı. Rabbinize itaat etmeyi, sadece Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya ibadet etmeyi, size düşman olan ve düşmanlığı da apaçık olan şeytana itaat etmekten sakınmanızı emreden aklınız yok muydu?
Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan…
Aynı kök: جبل (41 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…
Aynı kök: جبل (41 geçiş)
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kök: جبل (41 geçiş)
Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…
Aynı kök: عقل (49 geçiş)
Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?
Aynı kök: عقل (49 geçiş)
"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şeytan sizden pek çok nesli saptırdı; akıl etmediniz mi?
Doğrusu (o Şeytan) sizden bir çok nesli yoldan çıkarmıştır; o zaman aklınız başınızda değil miydi?
(Şeytana gelince,) o bir çoğunuzu saptırmıştır; neden aklınızı kullanmıyorsunuz?"
"Andolsun ki (kendinizi yok olup gidecek beden zannınız) sizden pek çok cemaatleri saptırdı! Aklınızı kullanmadınız mı?"
Andolsun o, sizden birçok insan neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?
Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp saptırdı. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?
"Gerçek şu ki, aranızdan birçok kuşakları saptırdı; aklınızı hiç kullanmadınız mı?"
Yemin olsun, şeytan içinizden birçok nesli saptırmıştı. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?
Buna rağmen o, sizden birçok nesilleri saptırdı. Hiç aklınızı kullanmaz mıydınız?
Buna rağmen o, sizden bir çok nesilleri saptırdı. Hiç aklınızı kullanmaz mıydınız?
Böyle, iken yüceliğime karşı o içinizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. O zaman sizin akıllarınız yok muydu?
Böyle iken celalıma karşı o içinizden birçok cibilletleri yoldan çıkardı, ya o vakıt sizin akıllarınız yokmıy dı?
Ant olsun ki sizden birçoklarını saptırdı. Sizde bunu anlayacak akıl yok muydu?
Ant olsun ki sizden birçoklarını saptırdı. Sizde bunu anlayacak akıl yok muydu?
Ant olsun ki sizden birçoklarını saptırdı. Sizde bunu anlayacak akıl yok muydu?
Andolsun o, sizden birçok insan neslini saptırmıştı. Yine de akletmez misiniz?
Andolsun ki (şeytan) sizden birçok halkı sapdırmadı. O vakit neye akıl etmiyordunuz?
Andolsun ki; o, sizden birçok nesilleri saptırmıştı. Hala akletmez misiniz?
(60-70) Ey Âdem oğulları sizden, şeytana ibadet etmeyin, kesinlikle o, size apaçık düşmandır. Bana ibadet edin işte bu düzgün yoldur diye söz almadım mı? S izden çoğu kuşak saptı, akletmiyormusunuz? İşte bu size vaad edilen cehennemdir. Küfrünüzden dolayı bugün ona girin. O gün ağızlarında mühür vardır, kazandıklarını elleri anlatır, ayakları şahitlik eder. Eğer isteseydik gözlerini siler imha ederdik yola dökül mek isteseler de göremezlerdi. Eğer isteseydik onları oldukları mekânda mahiyetlerini başka bir şeye dönüştürürdük ne ileri gitmeye güçleri yeterdi ne de geri dönebilirlerdi. Kimin ömrünü uzatırsak yaratılışını geriletiriz akletmiyormusunuz hâlâ? Biz ona şiir öğretmedik ona yakışmazdı, diri olanları uyarma k ve ka firlere olan sözün gerçekleşmesi için, O sadece bir hatırlatmadır ve apaçık kurandır.
O, sizden çoğu toplumları saptırmıştı. Hiç mi akıl erdirmiyordunuz?
"O, sizden birçok kuşağı saptırmıştı. Düşünmüyor muydunuz?"
Şeytan gerçekten, içinizden pek çok nesli yoldan çıkardı, hiç aklınızı kullanmadınız mı dipnot 1 ?
O, içinizden nice nesilleri yoldan çıkardı, aklınızı çalıştırmıyor muydunuz?
O, sizden çoğu toplumları saptırmıştı. Hiç mi akıl erdirmiyordunuz?
O, sizden çoğu toplumları saptırmıştı. Hiç aklınızı kullanmadınız mı?
Yemin olsun, şeytan, içinizden birçok nesli saptırmıştı. Aklınızı hiç işletmiyor muydunuz?
"Indeed AL-Shaytan had succeeded in misleading you in great numbers. Did you have no sense to realize and confess yourselves mistaken!"
He has led great numbers of you astray. Did you not use your reason?
"But he did lead astray a great multitude of you. Did ye not, then, understand?
Still, he misguided a whole throng of you. Did you have no sense? dipnot 1
He has led huge numbers of you into error. Why did you not use your intellect?
And indeed he (Satan) did lead astray a great multitude of you. Did you not, then, understand?
Certainly he has led astray many of your generations. Did you not use to apply reason?
`Yet he (- satan) has certainly led astray a number of people from among you. Why do you not even then make use of your understanding (so as to rectify your error)?
He led astray many a throng of you; did you not understand?
Did you not have common sense to see what a great number of you he had already misled?
But he led astray a numerous race of you; what! had ye then no sense?
"He has misled mountain loads of you. Did you not possess any understanding?"
But now hath he seduced a great multitude of you: Did ye not therefore understand?
"And he certainly led astray a multitude of people from among you. What! Could you not then understand?
And indeed he has led into error many a crowd of you. Did you not then consider?
Yet he hath led astray of you a great multitude. Had ye then no sense?
But he beguiled a great many of you. Why did you not then understand?
And [as for Satan -] he had already led astray a great many of you: could you not, then, use your reason?
Yet he already misled great multitudes of you. Did you not have any sense?
"He has misled mountain loads of you. Did you not possess any understanding"
He has misled multitudes of you. Did you not possess any understanding?
And he had already led astray from among you much of creation, so did you not use reason?
“And he led astray among you a great multitude. Did you then not use reason?
Yet he led astray a great many of you. Did you not, then, have any sense?
"And he (Satan) did take (you) a large number of you, (away towards evil). Then, did you not understand?
He had misguided lot many people from among you. So, did you not have sense?
"He has misled mountain loads of you. Did you not comprehend?"