Fussilet suresi

Fussilet suresi, 13. ayet

Fussilet suresi, 13. ayet. فَإِنْ أَعْرَضُوا۟ فَقُلْ أَنذَرْتُكُمْ صَٰعِقَةً مِّثْلَ صَٰعِقَةِ عَادٍ وَثَمُودَ

fein a`raḍû feḳul enẕertüküm ṣâ`iḳatem miŝle ṣâ`iḳati `âdiv veŝemûd.

Diyanet İşleri

Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Ben sizi Ad ve Semud kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fussilet 10–16 · surenin 13. ayeti / 54
  1. Fussilet 10

    O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.

  2. Fussilet 11

    Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, "İsteyerek veya istemeyerek gelin" dedi. İkisi de, "İsteyerek geldik" dediler.

  3. Fussilet 12

    Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir.

  4. 13

    Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Ben sizi Ad ve Semud kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım."

  5. Fussilet 14

    Hani onlara peygamberler önlerinden ve arkalarından gelmiş, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyin" demişler, onlar da, "Eğer Rabbimiz dileseydi (Peygamber olarak) melekler indirirdi. Bu sebeple, biz sizinle gönderilenleri inkar ediyoruz" demişlerdi.

  6. Fussilet 15

    Ad kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, "Bizden daha güçlü kim var?" demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah'ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim ayetlerimizi inkar ediyorlardı.

  7. Fussilet 16

    Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o mutsuz kara günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı elbette daha rezil edicidir. Onlara yardım da edilmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 13–14. ayetler için yazılmıştır.

13. Yani Kur’ân’ın övülmeye değer bunca vasıfları, o yüce ve mutlak ilâhın sıfatları kendilerine açıkça bildirildikten sonra bu inkarcılar yine de yüz çevirecek olurlarsa “de ki: Ben” bilinen iki kabile olan “Âd ve Semûd’un başına gelen azabın benzeri bir azapla sizi uyarıyorum.” Ki o azap gelince sizi kökten imha eder. Nitekim onlaırn başına gelen azaplar da onların kökten helak etmiş olan feci azaplardı. Bu azapların sebebi ise onların zulüm ve küfürleri idi.

14. “Zira onlara da önlerinden ve arkalarından” biri diğerinin ardından, peşpeşe “peygamberler gelip” hepsi de aynı daveti tekrarlayarak: “Allah’tan başkasına ibadet etmeyin, dediklerinde” yani Yüce Allah’a ihlâsı emrederek şirk koşmayı onlara yasakladıklarında “onlar” onların risaletlerini reddedip o peygamberleri yalanladılar ve: “Eğer Rabbimiz dileseydi elbette melekleri indirirdi” sizler ise ancak bizim gibi insansınız. “O nedenle biz, sizinle gönderilenleri kesinlikle inkar ediyoruz, demişlerdi.”

Bu bir şüphe, inkarcı ümmetler arasında miras gibi sürekli olarak aktarılagelmiştir. Ancak bu, şüphelerin en tutarsızıdır. Çünkü peygamber olarak gönderilen zatın melek olması, risaletin bir şartı değildir. Aksine risaletin şartı, rasûl olarak gönderilenin doğruluna delil teşkil edecek şeyleri getirmesinden ibarettir. Haydi eğer güçleri yetiyorsa, aklî veya dinî bir gerekçe göstererek onların doğruluklarında bir kusur bulsunlar. Asla böyle bir şeye güç yetiremeyeceklerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul- Onlar senin getirdiklerine iman etmekten yüzçevirirler ise onlara de ki: "Hud'un kavmi Âd ve Salih'in kavmi Semûd'un yalanlamalarından dolayı başlarına gelen azabın aynısının sizin de başınıza geleceğini bildirerek sizi uyarıp, korkutmaktayım."

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِنْ fein fakat eğer
  2. أَعْرَضُوا۟ ea'radu yüz çevirirlerse kök: عرض
  3. فَقُلْ fekul de ki kök: قول
  4. أَنذَرْتُكُمْ enzertukum ben sizi uyardım kök: نذر
  5. صَـٰعِقَةًۭ saikaten bir yıldırıma karşı kök: صعق
  6. مِّثْلَ misle gibi kök: مثل
  7. صَـٰعِقَةِ saikati başına düşen yıldırım kök: صعق
  8. عَادٍۢ aadin 'Ad kök: عود
  9. وَثَمُودَ ve semude ve Semud'un

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin,…

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar işitmezler.

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkar edenler ise, uyarıldıkları…

  • Aynı kök: صعق (11 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: صعق (11 geçiş)

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

  • Aynı kök: صعق (11 geçiş)

    Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Musa'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve "Allah'ı bize açıkça…

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yüz çevirirlerse de ki: "Sizi Âd ve Semûd'un (başına gelen) yıldırım gibi bir yıldırıma (afete) karşı uyarıyorum!"

Mustafa İslamoğlu

Bu (cömertliğimize) rağmen yüz çevirirlerse, de ki: "Sizi Ad ve Semud'u çarpan yıldırıma benzer bir (bela) yıldırımıyla uyarıyorum!"

Muhammed Esed

(Bütün bu kozmik gerçeklere rağmen) onlar yine de yüz çevirirlerse de ki: "Sizi, 'Ad ve Semud (kabilelerinin başına düşen) yıldırımlara benzer bir yıldırıma karşı uyarıyorum!"

Ahmed Hulusi

Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Sizi, Ad ve Semud'un yıldırımı benzeri bir yıldırım ile uyarıyorum!"

Ali Bulaç

Bu durumda eğer onlar yüz çevirirlerse, artık de ki: "Ben sizi, Ad ve Semud (kavimlerinin) yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım."

Ali Özek ve heyeti

Eğer onlar yüz çevirirlerse de ki: İşle sizi Âd ve Semûd'un başına gelen kasırgaya benzer bir kasırgaya karşı uyarıyorum!

Ali Rıza Safa

Yine de yüz çevirirlerse, şunu söyle: "Âd ve Semud'un yıldırımına benzeyen bir yıldırıma karşı sizi uyardım!"

Bayraktar Bayraklı

Eğer yüzçevirirlerse, de ki: "Ben, 'Ad ve Semud toplumlarını helak eden yıldırıma benzer bir yıldırımla sizi uyarıyorum."

Edip Yüksel

Yüz çevirirlerse De ki: "Sizi Ad ve Semud yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yüz çevirirlerse de ki, 'Sizi Ad ve Semud yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine yine başlarını çevirirlerse, o zaman de ki: "Size Ad ve Semud'u (çarpan) yıldırım gibi bir yıldırım haber veriyorum."

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine yine başlarını çevirirlerse o vakıt de ki: size Ad ve Semud saıkası gibi bir saıka haber veriyorum

Erhan Aktaş

Eğer hala yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Ad ve Semud'un yıldırımı gibi bir yıldırıma karşı sizi uyardım."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer hala yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Âd ve Semud'un yıldırımı gibi bir yıldırıma karşı sizi uyardım."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer hala yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Adn ve Semud'un yıldırımı gibi bir yıldırıma karşı sizi uyardım."

Gültekin Onan

Bu durumda eğer onlar yüz çevirirlerse, artık de ki: "Ben sizi, Ad ve Semud (kavimlerinin) yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım."

Hasan Basri Çantay

Eğer onlar (bu beyandan sonra yine imandan) yüz çevirirlerse de ki: "Aad ve Semud (u çarpan) yıldırım gibi size de bir azabı (n gelib çatabileceğini) hatırlatırım".

İbni Kesir

Eğer yüz çevirecek olurlarsa; Ad ve Semud'un yıldırımına benzer bir yıldırımla sizi uyarırım, de.

Mehmet Alagaş

(13-18) Eğer ki sırt çevirirlerse deki Ad’ın yıldırımı gibi Semud’un yıldırımı gibi sizi uyardım, önlerinden ve artlarından Allah’a ibadet edin diye resullerimiz geldiği zaman , dediler ki Rabbimiz eğer isteseydi melekler indirirdi (insan indirmezdi) Onunla (insan resulle) bize gönderilenleri yok sayıyoruz / görmezden geliyoruz. Daha sonra da Ad kavmi haksız yere kibirlendiler ve bizden kuvvetçe kim daha şiddetlidir ki? Dediler, görmediler mi? Muhakkak ki kuvvetçe onlardan daha şiddetli olan Allah, onları yarattı. A yetlerimize karşı çıktılar, Onların aleyhine, kavurucu rüzgârı, uğursuz günlerde, rezillik azabını dünya hayatında tattırmak için gönderdik, ahiretteki azap daha da rezil edici ve onlara yardım da edilmeyecek. Semud’a gelince; onları da yola ilettik onlar ise hidayet yerine körlüğü sevdiler onları da kazandıklarından ötürü, onur kırıcı / aşağılayıcı yıldırım azabı çarptı, iman edenleri kurtardık, onlar sakınanlar idiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizi Âd ve Semûd'un yıldırımları gibi bir yıldırımla uyarırım."

Süleyman Ateş

Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Ben sizi 'Ad ve Semud'un başına düşen yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yüz çevirdiklerinde de ki "Sizi uyarıyorum; Ad halkı ve Semud halkına verilen ceza gibi bir cezaya çarptırılabilirsiniz."

Şaban Britch

Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: Sizi, Ad ve Semûd’un yıldırımına benzer bir yıldırımla/azapla uyardım.

Şaban Piriş

Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: -Sizi, Ad ve Semud'un yıldırımına benzer bir yıldırımla uyardım.

Yaşar Nuri Öztürk

Yüz çevirirlerse şöyle de: "Sizi, Ad ve Semud'a çarpan yıldırıma benzer bir yıldırıma karşı uyarıyorum."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Should they -the unbelievers- as yet turn away and counsel deaf, then say to them: "I warn you of an injurious rout tempest like the thunderbolt which overtook the 'Adites and the Thamudites".

Abdul Haleem

If they turn away, say, ‘I have warned you about a blast like the one which struck 'Ad and Thamud:

Abdullah Yusuf Ali

But if they turn away, say thou: "I have warned you of a stunning Punishment (as of thunder and lightning) like that which (overtook) the 'Ad and the Thamud!"

Abul A'la Maududi

But if they turn away, dipnot 1 tell them: "I warn you against a sudden scourge like that which struck Ad and Thamud."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, if they do not believe that God and Deity is One and only One, Who has created this earth and the whole universe, and if they still persist in their ignorance that they would make others as their deities beside Him, others who are in fact His creatures and slaves, and regard them as His associates in His Being and rights and powers, then warning for them is like that of what stuck Aad and Thamud.

Aisha Bewley

If they turn away, then say, ‘I warn you of a lightning-bolt like the lightning-bolt of ‘Ad and of Thamud. ’

Al-Hilali & Khan

But if they turn away, then say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "I have warned you of a Sâ‘iqah (a destructive awful cry, torment, hit, a thunderbolt) like the Sâ‘iqah which overtook ‘Âd and Thamûd (people)."

Ali Quli Qarai

But if they turn away, say, ‘I warn you of a thunderbolt, like the thunderbolt of ‘Ād and Thamūd. ’

Amatul Rahman Omar

But if even now they turn away then say, `I have warned you of a scourge which will be like the scourge (that befell the people) of `âd and Thamûd. '

Arthur John Arberry

And We adorned the lower heaven with lamps, and to reserve; that is the ordaining of the All-mighty, the All-knowing. But if they turn away, then say, 'I warn you of a thunderbolt like to the thunderbolt of Ad and Thamood.'

Bijan Moeinian

If the disbelievers [after being reminded of God’s greatness] still persist, then say: "I am warning of a disaster like the thunderbolt which descended upon the nations of Ad and Thamud. "

E. Henry Palmer

But if they turn aside, then say, 'I have warned you of a thunder-clap like the thunder-clap of 'Ad and Thamud;

Edip-Layth

But if they turn away, then say, "I have warned you of destruction like the destruction of Aad and Thamud."

George Sale

If the Meccans withdraw from these instructions, say, I denounce unto you a sudden destruction, like the destruction of Ad and Thamûd.

Hamid S. Aziz

But if they turn aside, then say: "I have warned you of a scourge like the scourge of A'ad and Thamud. "

Mahmoud Ghali

Yet in case they veer away, then say, "I warn you of a (stunning) thunderbolt like to the (stunning) thunderbolt of c?d and Thamûd. "

Marmaduke Pickthall

But if they turn away, then say: I warn you of a thunderbolt like the thunderbolt (which fell of old upon the tribes) of A'ad and Thamud;

Mohamed Ahmed - Samira

If even then they turn away, tell them: "I forewarn you of a terrible punishment like the thunderbolt that fell upon the 'Ad and Thamud. "

Muhammad Asad

BUT IF they turn away, say: "I warn you of [the coming of] a thunderbolt of punishment like the thunderbolt [that fell upon the tribes] of Ad and Thamud!"

Mustafa Khattab

If they turn away, then say, ˹O Prophet,˺ "I warn you of a ˹mighty˺ blast, like the one that befell ’Ȃd and Thamûd."

Progressive Muslims

But if they turn away, then Say: "I have warned you of a destruction like the destruction of 'Aad and Thamud. "

Rashad Khalifa

If they turn away, then say, "I am warning you of a disaster like the disaster that annihilated 'Aad and Thamoud."

Sahih International

But if they turn away, then say, "I have warned you of a thunderbolt like the thunderbolt [that struck] 'Aad and Thamud.

Sam Gerrans

Then if they turn away, say thou: “I warn you of a thunderbolt like the thunderbolt of ʿĀd and Thamūd,”

Shabbir Ahmed

But if they turn away, then tell them, "I warn you of a thunder (of Requital) like the thunder of Aad and Thamud. "

Syed Vickar Ahamed

But if they turn away, then you say (to them): "I have warned you of a sudden punishment (as of thunder and lightning) like that which (overtook) the ‘Ad and the Samood (Thamud people)!"

Taqi Usmani

So, if they turn away, then say, "I have warned you of a calamity like the calamity of ‘Ād and Thamūd,

The Monotheist Group

But if they turn away, then say: "I have warned you of a destruction like the destruction of 'Aad and Thamud."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩