Diyanet İşleri
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar işitmezler.
Fussilet suresi
Fussilet suresi, 4. ayet. بَشِيرًا وَنَذِيرًا فَأَعْرَضَ أَكْثَرُهُمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ
beşîrav veneẕîrâ. fea`raḍa ekŝeruhüm fehüm lâ yesme`ûn.
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar işitmezler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ayrıntılı kılınmış Kur'an ve kalpleri örtülü olanlar Fussilet 1–8 3
Ha Mim.
Bu Kur'an, Rahman ve Rahim olan Allah'tan indirilmedir.
Bu, bilen bir toplum için Arapça bir Kur'an olarak ayetleri genişçe açıklanmış bir kitaptır.
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar işitmezler.
Dediler ki: "(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtüler içerisindedir. Kulaklarımızda bir ağırlık, seninle bizim aramızda da bir perde vardır. O halde sen (istediğini) yap, şüphesiz biz de (istediğimizi) yapacağız."
De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Fakat bana ilahınızın yalnızca bir tek ilah olduğu vahyediliyor. Artık O'na yönelin ve O'ndan bağışlanma dileyin. Allah'a ortak koşanların vay haline!"
Onlar zekatı vermeyen kimselerdir. Onlar ahireti de inkar ederler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
4. “Müjdeleyici ve uyarıcı olarak (indirilmiştir).” Bu Kitap, dünya ve âhiretteki mükâfatları müjdeler, dünya ve âhiretteki cezalara karşı da uyarır. Bunların genişçe açıklamalarını zikrettiği gibi müjdeleme ve uyarmanın kendisiyle gerçekleşeceği sebep ve vasıfları da zikretmiştir.
İşte bunlar, bu Kitab’ın sıfatlarıdır. Bundan dolayı bu Kitab’ın kabul ve itaat ile, iman ile ve gereğince amel ile karşılanması, kabul edilmesi gerekir. Ancak insanların pek çoğu, kibirlilerin tavrı ile bu Kitaptan yüz çevirmişlerdir. “Bundan dolayı artık onlar işitmezler.” onu kabul etmez ve çağrısına uymazlar. Her ne kadar onlar dinen aleyhlerinde delilin ortaya konmasını sağlayacak şekilde (lafzını kulakları ile) işitmiş olsalar da onu kabul etmezler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'ın Müminler için hazırladığı büyük mükâfat ile onları müjdeler ve elem dolu azap ile kâfirleri korkutur. Onların çoğu bundan yüz çevirmiştir. Onlar içindeki hidayeti kabul etmek kasdıyla dinlemezler.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak…
Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Ben sizi Ad ve Semud kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım."
Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkar edenler ise, uyarıldıkları…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(3, 4) (Bu), ayetleri Arapça bir Kur'an olarak açıklanmış, dipnot 1 bilen bir toplum için müjdeleyici ve uyarıcı olarak (indirilmiş) bir kitaptır. Fakat onların çoğu yüz çevirdi; artık dinlemezler.
bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak: ama (uyarılanlar var ya), onların çoğu yüz çevirmiştir; artık onlar işitmezler.
güzel haberleri müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Fakat (bu ilahi kelam insanlara ne zaman tebliğ edilse) çoğu yüz çevirir ki (mesajını) duymasınlar;
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak. . . (Ne var ki) onların çoğunluğu (bu gerçeklerden) yüz çevirmiştir! Onlar işitmezler!
Bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak. Ama çoğu yüz çevirdiler. Artık onlar dinlemezler.
Bu kitap müjdeleyici ve uyarıcıdır. Fakat onların çoğu yüz çevirdi, artık dinlemezler.
Muştulayıcı ve uyarıcıdır. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir; artık duymazlar.
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Buna rağmen onların çoğu yüz çevirip dinlemezler.
Bir müjdeci ve bir uyarıcıdır. Ancak onların çoğunluğu ondan yüz çevirmiştir; onlar işitmezler.
Bir müjdeci ve bir uyarıcıdır. Ancak onların çoğunluğu ondan yüz çevirmiştir; onlar işitmezler.
Hem müjdeci olarak, hem gocundurucu; onun için çokları onlara başını çevirmiştir de işitmezler.
Hem müjdeci olarak hem gocundurucu, onun için çokları başını çevirmiştir de onlar işitmezler.
Haber verici ve uyarıcı olarak. Fakat insanların çoğu ondan yüz çevirmekte ve onu dinlememektedirler.
Haber verici ve uyarıcı olarak. Fakat insanların çoğu ondan yüz çevirmekte ve onu dinlememektedirler.
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Fakat insanların çoğu ondan yüz çevirmekte ve onu dinlememektedirler.
Bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak. Ama çoğu yüz çevirdiler. Artık onlar dinlemezler.
(2-3-4) (Bu), ayetleri — bilecek (anlayacak) her hangi bir kavm için — ayrı ayrı açıklanmış, (hükmünce amel edenlere) müjdeler verici, (muhaaliflerini başlarına gelecek fena akıbetlerle) korkutucu, Arabca bir Kur'an olmak üzere Rahman (ve) Rahıym tarafından indirilmiş bir kitabdır. (Böyle iken) onların çoğu (bunu düşünüb kabulden) yüz çevirmişdir. Artık dinlemezler onlar.
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Ama onların çoğu yüz çevirmiştir, artık onlar işitmezler.
(1-12) Hâ, Mim. Bilmeyen kavim için anlaşılır dilde (Arabi) okunan, ayrıntılı anlatılan / tafsilatlı anlatılan bu kitap acıyan ve esirgeyenden indirilmedir. Müjdecidir uyarıcıdır, Ona/ kitaba çokları / ekserisi sırtını döndü yüz çevirdi, onlar işitmezler. (Sırtlarını döndükleri için işitmezler, işitmedikleri için sırtlarını dönüyor değiller) Dediler ki kalbimizde bizi çağırdığınıza karşı siper var, kulaklarımızda da ağırlıklar var, seninle bizim aramızda örtüden perde var , yapın edin, kesinlikle biz de yapıyoruz / amel işliyoruz. De ki ben de siz gibi bir beşerim / derili insanım , bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyoluyor, istikametinizi ona çevirin ve ondan bağışlanma / mağfiret dileyin, ortak koşanların vay haline. Öyle ki zekâtı vermezler, ahireti de yok sayarlar. M uhakkak ki iman edenlere ve ıslah edici ameller işleyenlere, onlara bitmek tükenmek bilmeyen (gayri memnun) bir karşılık / ücret vardır , a rzı iki günde yaratanı yok mu sayıyorsunuz? O ’na denkler mi yapıyorsunuz, bu alemlerin Rabbidir. Onda (arzda) üzerinde sabiteler yaptı içerisinde de bereket var etti, onda (arzda)dört gün içinde sual edenin ihtiyacını giderecek gıdalar /qut / eqvaat ayarladı. Sonrada buhar / duman halindeki semaya yerleşti / kapladı /kapsama alanına aldı, Ona (duman semaya) ve arza, istemeyerek yahut istekli gelin dedi, her ikisi de istekli geldik dediler. İki günde de bu ikisi üzerinde yedi gök yaptık , her semaya da görevini / işini vahyettik. (İki gün de arzı yarattı dört günün sonunda gıdaları ile birlikte arz hazır hale geldi iki günde de yedi semayı yarattı toplam altı gün harcadı) Dünyanın semasını kandillerle süsledi ve korudu, bu saygıdeğer ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir.
Bu kitap, müjdeleyici ve uyarıcıdır. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık dinlemezler.
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak (gönderilmiştir). Fakat çokları yüz çevirmiştir; onlar işitmezler.
Müjdeleyici ve uyarıcı olsun diye (açıklanmıştır). Fakat onların /insanların çoğu yüz çevirdi; artık dinlemezler dipnot 1 .
(Kitap) Müjdeleyen ve uyaran bir yapıdadır ama çokları ondan yüz çevirir; dinlemezler.
Müjdeci ve uyarıcı olarak. Fakat onların çoğu yüz çevirdi. Artık dinlemezler.
Müjdeci ve uyarıcıdır. Oysa çokları işitmeyerek yüz çevirmiştir.
Muştulayıcı ve uyarıcı olarak. Onların pek çoğu yüz çevirdi; kulak verip dinlemezler onlar.
A book announcing blissful tidings to those who lift to Allah their inward sight, and intimates a cautionary advice against the denial of Allah and the disregard of the profound reverence dutiful to Him. Yet most of them deflect from the thought and turn a deaf ear.
giving good news and warning. Yet most of them turn away and so do not hear.
Giving good news and admonition: yet most of them turn away, and so they hear not.
one bearing good news and warning. dipnot 1 Yet most of them turned away and are not wont to give heed.
bringing good news and giving warning; but most of them have turned away and do not hear.
Giving glad tidings [of Paradise to the one who believes in the Oneness of Allâh (i.e. Islâmic Monotheism) and fears Allâh much (abstains from all kinds of sins and evil deeds) and loves Allâh much (performing all kinds of good deeds which He has ordained)], and warning (of punishment in the Hell-Fire to the one who disbelieves in the Oneness of Allâh), but most of them turn away, so they hear not.
a bearer of good news and a warner. But most of them turn away [from it], [and] so they do not listen.
It is a bearer of good tidings and a warner, yet most of these (people) turn away (from it) because they do not (even) give (it) ear.
good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
Qur’an informs you of the good news [for the believers] and also warns [the wrongdoers]; what a pity that most people care less.
a herald of glad tidings and a warning. But most of them turn aside and do not hear,
A bearer of good news, and a warner. But most of them turn away; they do not hear.
bearing good tidings, and denouncing threats: But the greater part of them turn aside, and hearken not thereto.
Giving good news and a warning, but most of them turn aside so they hear not.
Bearing) good tidings and a warning; yet most of them veered away, so they do not hear.
Good tidings and a warning. But most of them turn away so that they hear not.
Announcing happy news and warnings. And yet most of them are averse and do not listen,
to be a herald of glad tidings as well as a warning. And yet, [whenever this divine writ is offered to men,] most of them turn away, so that they cannot hear [its message];
delivering good news and warning. Yet most of them turn away, so they do not hear.
A bearer of good news, and a warner. But most of them turn away; they do not hear.
A bearer of good news, as well as a warner. However, most of them turn away; they do not hear.
As a giver of good tidings and a warner; but most of them turn away, so they do not hear.
As a bearer of glad tidings and a warner; but most of them turn away, so they hear not.
A herald of glad news as well as a warning. Yet, most of them turn away so that they hear not.
Giving glad tidings (good news) and warning: But yet, most of them turn away, and so they do not hear.
as a bearer of good news and warning. Yet most of them turned away, so they do not listen.
A bearer of good news, and a warner. But most of them turn away; they do not hear.