Hicr suresi

Hicr suresi, 62. ayet

Hicr suresi, 62. ayet. قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ

ḳâle inneküm ḳavmüm münkerûn.

Diyanet İşleri

(61-62) Elçiler (melekler) Lut'un ailesine gelince, Lut onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 59–65 · surenin 62. ayeti / 99

Konu Lût kavminin helâki Hicr 61–77 3

  1. Hicr 59–60

    (59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.

  2. 61–62

    (61-62) Elçiler (melekler) Lut'un ailesine gelince, Lut onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

  3. Hicr 63

    Dediler ki: "Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik."

  4. Hicr 64

    "Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."

  5. Hicr 65

    "Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 61–62. ayetler için yazılmıştır.

61-62. “Nihâyet elçiler Lût ailesine geldikleri vakit” Lût onlara “Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz.” ben sizi tanımıyorum, kim olduğunuzu bilmiyorum, dedi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Lût -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: "Sizler tanınmayan bir topluluksunuz.''

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. إِنَّكُمْ innekum şüphesiz siz
  3. قَوْمٌۭ kavmun kimselersiniz kök: قوم
  4. مُّنكَرُونَ munkerune hiç tanınmamış kök: نكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: نكر (37 geçiş)

    "Siz hala erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    "Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş)

    Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş)

    Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah'a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı…

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş)

    Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(61, 62) (Melek) elçiler Lut'un ailesine gelince (Lut) onlara "Şüphesiz ki siz tanınmayan kişilersiniz!" dipnot 1 demişti.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada geçen [münkerûn] kelimesi sanıldığı gibi "çirkin, nefret edilen" değil, "tanınmayanlar" demektir. Çünkü bir peygamberle konuşan melekler kesinlikle çirkinlikle, nefretle vs. olumsuz sıfatlarla anılamazlar.

Mustafa İslamoğlu

o dedi ki; "Bakın, siz tanınmayan garip kimselersiniz!"

Muhammed Esed

(Lut onlara): "Doğrusu, siz (burada) tanınmayan kimselersiniz!" dedi.

Ahmed Hulusi

(Lut) dedi ki: "Muhakkak ki siz yadırganacak birilerisiniz!"

Ali Bulaç

(Lut) Dedi ki: "Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz."

Ali Özek ve heyeti

Lût onlara: «Hakikaten siz tanınmayan kimselersiniz» dedi.

Ali Rıza Safa

"Aslında, siz yabancısınız!" dedi.

Bayraktar Bayraklı

Lut onlara, "Hakikaten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

Edip Yüksel

"Siz, bizce tanınmayan bir topluluksunuz" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

(Lut:) 'Siz, bizce tanınmayan bir topluluksunuz,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Lut: "Siz, gerçekten ürkülecek bir topluluksunuz." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Siz, dedi: cidden ürkülecek bir kavmsiniz

Erhan Aktaş

Lut: "Doğrusu çekinilecek kimselersiniz." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Lut: "Doğrusu çekinilecek kimselersiniz." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Lut: "Doğrusu çekinilecek kimselersiniz." dedi.

Gültekin Onan

(Lut) Dedi ki: "Sizler gerçekten münker bir kavimsiniz."

Hasan Basri Çantay

(Lut) dedi ki: "Herhalde siz tanınmamış bir zümresiniz".

İbni Kesir

Lut: Doğrusu siz, tanınmamış kimselersiniz, dedi.

Mehmet Alagaş

(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Lût onlara: "Doğrusu siz, hiç tanınmayan kimselersiniz" dedi.

Süleyman Ateş

(Lut): "Siz hiç tanınmamış kimselersiniz!" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Lut dedi ki "Sizler tanınmamış bir topluluksunuz."

Şaban Britch

Siz, tanınmayan kimselersiniz, dedi Lût.

Şaban Piriş

-Siz, tanınmayan kimselersiniz, dedi Lut.

Yaşar Nuri Öztürk

Lut: "Siz tanınmayan kimlersiniz." dedi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He said to them: "You are strangers who are foreign to me. "

Abdul Haleem

he said, ‘You are strangers.’

Abdullah Yusuf Ali

He said: "Ye appear to be uncommon folk."

Abul A'la Maududi

he said: "Surely you are an unknown folk." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the story has been related in brief. But we learn from(Surah Houd, Ayats 77-83) that Prophet Lot (peace be upon him) was greatly perturbed and distressed at the visit of the angels. He said to himself, "This is a day of woe." The reason why he was distressed, as implied in the Quran and explicitly expressed in the traditions, was that the angels had come to Prophet Lot (peace be upon him) in the form of beautiful boys, and he knew how perverse and wicked his people were. He was distressed for he could not send them away because they were his guests, and because he did not know how to protect them from those villains.

Aisha Bewley

he said, ‘You are people we do not know. ’

Al-Hilali & Khan

He said: "Verily! You are people unknown to me."

Ali Quli Qarai

he said, ‘You are indeed strangers [to me]. ’

Amatul Rahman Omar

(Lot) said, `Surely, you are an unknown people, I apprehend evil from you (because of your coming). '

Arthur John Arberry

he said, 'Surely you are a people unknown to me!'

Bijan Moeinian

Lot welcomed them and said: "You look stranger to me. "

E. Henry Palmer

he said, 'Verily, ye are a people whom I recognise not. '

Edip-Layth

He said, "You are a people unknown to me."

George Sale

he said unto them, verily ye are people who are unknown to me.

Hamid S. Aziz

He said, "Verily, you are a people whom I recognize not (or of uncommon appearance). "

Mahmoud Ghali

He said, "Surely you are a people unrecognized (by me). "

Marmaduke Pickthall

He said: Lo! ye are folk unknown (to me).

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "You are people I do not know. "

Muhammad Asad

he said: "Behold, you are people unknown [here]!"

Mustafa Khattab

he said, "You must be strangers!"

Progressive Muslims

He said: "You are a people unknown to me. "

Rashad Khalifa

He said, "You are unknown people."

Sahih International

He said, "Indeed, you are people unknown. "

Sam Gerrans

He said: “You are people unknown.”

Shabbir Ahmed

He said, "Behold, you are people unknown. "

Syed Vickar Ahamed

He said: "You seem to be unknown (unusual) people. "

Taqi Usmani

he said, "You are an unfamiliar people."

The Monotheist Group

He said: "You are an unknown people."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 62. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 62. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 62. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩