Hicr suresi

Hicr suresi, 64. ayet

Hicr suresi, 64. ayet. وَأَتَيْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ

veeteynâke bilḥaḳḳi veinnâ leṣâdiḳûn.

Diyanet İşleri

"Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 61–67 · surenin 64. ayeti / 99

Konu Lût kavminin helâki Hicr 61–77 3

  1. Hicr 61–62

    (61-62) Elçiler (melekler) Lut'un ailesine gelince, Lut onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

  2. Hicr 63

    Dediler ki: "Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik."

  3. 64

    "Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."

  4. Hicr 65

    "Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."

  5. Hicr 66

    Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."

  6. Hicr 67

    Şehir halkı sevinerek geldiler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

64. “Biz sana” şaka değil “hak ile geldik ve şüphesiz biz” sana söylediğimiz bu sözlerimizle “doğru söyleyenleriz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sana içinde bir şaka olmayan hakikati getirdik. Şüphesiz biz sana verdiğimiz haberde doğru söylüyoruz.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَتَيْنَـٰكَ ve eteynake ve sana getirdik kök: اتي
  2. بِٱلْحَقِّ bil-hakki gerçeği kök: حقق
  3. وَإِنَّا ve inna ve biz elbette
  4. لَصَـٰدِقُونَ lesadikune doğru söyleyenleriz kök: صدق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    "Siz hala erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    "Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(63, 64) (Melekler) "Doğrusu biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (helak haberini) getirdik. Sana gerçeği getirdik. Doğrusu biz doğru söyleyenleriz." demişlerdi. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: ‘Ankebût 29:31-34; Zâriyât 51:31-34.

Mustafa İslamoğlu

ve biz sana tartışılmaz bir gerçekle geldik; zira unutma ki biz sadece doğruyu söyleriz.

Muhammed Esed

"ve sana (gerçekleşmesi kaçınılmaz olan) hakkı getirdik; çünkü, kuşku yok ki, biz doğruyu söylüyoruz".

Ahmed Hulusi

"Biz sana Hak olarak geldik ve biz sözümüze sadığız. "

Ali Bulaç

"Sana gerçeği getirdik, biz şüphesiz doğru söyleyenleriz."

Ali Özek ve heyeti

Sana gerçeği getirdik; biz, hakikaten doğru söyleyenleriz.

Ali Rıza Safa

"Sana, gerçeği getirdik. Kuşkusuz, doğruyu söylüyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

"Sana gerçeği getirdik; biz, hakikaten doğru söyleyenleriz."

Edip Yüksel

"Sana gerçeği getirdik, biz elbette doğru konuşuyoruz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Sana gerçeği getirdik, biz elbette doğru konuşuyoruz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sana gerçekle geldik, emin ol biz doğru söyleyenleriz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve sana emri hakkile geldik, emin ol biz sadıklarız

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Doğru söyleyenleriz! Biz sana Hakk'ı dipnot 1 getirdik."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği. Allah'tan aldığımız bilgiyi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Doğru söyleyenleriz! Biz sana Hakk'ı dipnot 1 getirdik."

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'tan aldığımız bilgiyi.

Gültekin Onan

"Sana gerçeği getirdik, Biz şüphesiz doğru söyleyenleriz."

Hasan Basri Çantay

"Sana Hak (kın emri) ile geldik. Biz şübhesiz doğru söyleyenleriz".

İbni Kesir

Gerçekle geldik sana. Biz, şüphesiz doğru söyleyenleriz, dediler.

Mehmet Alagaş

(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.”

Süleyman Ateş

"Sana gerçeği getirdik, biz elbette doğru söyleyenleriz!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana bunların hak ettiği şeyi getirdik. Bizler dosdoğru kimseleriz.

Şaban Britch

Sana hak olanı getirdik, şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.

Şaban Piriş

Sana hak olanı getirdik, şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.

Yaşar Nuri Öztürk

"Sana gerçeği getirdik. Biz, özü, sözü doğru olanlarız."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And we have brought you the truth and we conduct ourselves in accordance with the divine standard. "

Abdul Haleem

we have brought you the Truth. We speak truly,

Abdullah Yusuf Ali

"We have brought to thee that which is inevitably due, and assuredly we tell the truth.

Abul A'la Maududi

We truly tell you that we have brought to you the Truth.

Aisha Bewley

We have brought you the truth and we are certainly truthful men.

Al-Hilali & Khan

"And we have brought you the truth (the news of the destruction of your nation) and certainly, we tell the truth.

Ali Quli Qarai

We bring you the truth, and indeed we speak truly.

Amatul Rahman Omar

`And we have come to you with sure news and most certainly we are truthful;

Arthur John Arberry

We have come to thee with the truth, and assuredly we speak truly.

Bijan Moeinian

"We are truthful ones armed with the truth!"

E. Henry Palmer

And we have brought thee the truth, and, verily, we speak the truth!

Edip-Layth

"We have come to you with the truth, and we are forthcoming."

George Sale

We tell thee a certain truth; and we are messengers of veracity.

Hamid S. Aziz

"And we bring you the truth (or the inevitable), and, verily, we are truth-tellers!

Mahmoud Ghali

And we have come up to you with the truth; and surely we are indeed sincere.

Marmaduke Pickthall

And bring thee the Truth, and lo! we are truth-tellers.

Mohamed Ahmed - Samira

"Yet we bring to you the truth, and we are truthful.

Muhammad Asad

and we are bringing thee the certainty [of its fulfilment]: for, behold, we are speaking the truth indeed.

Mustafa Khattab

We come to you with the truth, and we are certainly truthful.

Progressive Muslims

"And we have come to you with the truth, and we are forthcoming. "

Rashad Khalifa

"We bring to you the truth; we are truthful.

Sahih International

And we have come to you with truth, and indeed, we are truthful.

Sam Gerrans

“And we come to thee with the truth; and we are the truthful.

Shabbir Ahmed

"And we are bringing you the certainty (that the period of respite for your people is over). For, behold, we are indeed truthful."

Syed Vickar Ahamed

"And we have brought to you the truth (the destruction that is about to take place), and surely we tell the truth.

Taqi Usmani

and we have come to you with a definite matter and surely we are truthful.

The Monotheist Group

"And we have come to you with the truth, and we are forthcoming."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 64. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 64. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 64. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩