Diyanet İşleri
Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
Hicr suresi
Hicr suresi, 97. ayet. وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ
veleḳad na`lemü enneke yeḍîḳu ṣadruke bimâ yeḳûlûn.
Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Emrolunanı açıkça ortaya koy; ölüm gelinceye kadar ibadet Hicr 92–99 3
Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlara aldırış etme.
(95-96) Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.
Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
O halde, Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.
Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
97. “Biz elbette biliyoruz ki onların söylediklerinden dolayı” seni yalanlayıp alay etmeleri yüzünden “göğsün daralıyor.” Biz, onları azap ile toptan imha edip köklerini kurutmaya, hak ettikleri azabı derhal vermeye kadiriz. Allah mühlet verir, ama ihmal etmez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Şüphesiz bizler, onların seni yalanlayıp seninle alay etmelerinden dolayı içinin daraldığını biliyoruz.
Aynı kök: ضيق (13 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)
Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır,…
Aynı kök: ضيق (13 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)
(Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana…
Aynı kök: ضيق (13 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)
"Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."
Aynı kök: صدر (46 geçiş)
De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü…
Aynı kök: صدر (46 geçiş)
Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler.…
Aynı kök: صدر (46 geçiş)
İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki onların söyledikleri şeyler yüzünden senin içinin daraldığını biliyoruz.
Doğrusu, onların söyledikleri şeylerden dolayı içinin daraldığını Biz de biliyoruz.
Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü içinin daraldığını kuşkusuz, biliyoruz:
Yemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden içinin daraldığını elbette biliyoruz.
Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Onların söyledikleri şeyler yüzünden senin canının sıkıldığını andolsun biliyoruz.
Gerçek şu ki, söylediklerinden dolayı, göğsünün daraldığını da biliyoruz.
"Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı senin canının sıkıldığını biliyoruz."
Söylediklerinden ötürü göğsünün daraldığını biliyoruz.
Söylediklerinden ötürü göğsünün daraldığını biliyoruz
Andolsun ki, onların sözlerine gerçekten içinin sıkıldığını biliyoruz.
Celalim hakkı için biliyoruz ki onların tefevvühatına senin cidden göğsün daralıyor
Ant olsun; Biz, onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Ant olsun; Biz, onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Ant olsun; Biz, onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Andolsun, biliyoruz ki onların söyleyip durduklarından göğsün cidden daralıyor (habibim).
Andolsun; onların söylediğinden dolayı kalbinin sıkıldığını biliyoruz.
(85-99) Biz yeri, gökleri ve bu ikisi arasındakileri sadece ve sadece gerçek olarak yarattık, Saat kesinlikle gelecek, artık güzel bir şekilde uzanan elleri tur, s enin Rabbin kesinlikle defalarca yaratan dır, bilendir. Sana ikililerden yediyi ve çok büyük okunanı / çok büyük kuranı verdik, gözlerini, arzuyla onların geçindikleri / metalandıkları şeylere ve onlar gibi olan zevcelere sakın dikme. / gözünü onlara uzatma, onlar hakkında da üzülme, sen müminleri kanadınla koru, ben apaçık bir uyarıcıyım de. Tıpkı taksimatçılara da indirdik, (bir kısmına inanırız, inanmadığımız kısımlar olabilir diyenler) ki onlar okunanı / kuranı bölük pörçük yaptılar ve Rabbin onların da hepsine yap tıklarını sual edecek, emredildiğin şeyi açığa çıkar ve ortak koşanlardan yüz çevir , senle dalga geçenlere karşı biz sana yeteriz , ki onlar Allah ’la beraber başkaca ilahlar edindiler ilerde bilecekler, kesin olan şu ki onların dediklerinden senin göğsünün sıkıştığını biliyoruz, sen Rabbini övgü ile / hamd ile üstün tut / tesbih et, secde edenlerden ol, yakın olan gelinceye kadar da Rabbine ibadet et.
Onların söyledikleri şeyler sebebiyle göğsünün daraldığını bilmekteyiz.
Andolsun onların söylediklerine senin göğsünün daraldığını (canının sıkıldığını) biliyoruz.
Onların söylediklerinden dolayı göğsünün daraldığını elbette biliyoruz dipnot 1 .
İyi biliyoruz ki onların sözlerinden dolayı için daralıyor.
Onların söyledikleri şeyler sebebiyle göğsünün daraldığını bilmekteyiz.
Onların söyledikleri şeyler sebebiyle göğsünün daraldığını bilmekteyiz.
Yemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
And We do know how much does their vain discourse depress your spirits and oppress your thoughts and your feelings!
We are well aware that your heart is weighed down by what they say.
We do indeed know how thy heart is distressed at what they say.
We certainly know that their statements sorely grieve you.
We know that your breast is constricted by what they say.
Indeed, We know that your breast is straitened at what they say.
Certainly We know that you become upset because of what they say.
And We know, indeed, that your mind is distressed because of (polytheistic things) that they say,
We know indeed thy breast is straitened by the things they say.
I know well how much you suffer by what they say.
And we knew that thy breast was straitened at what they say.
We know that your chest is strained by what they say.
And now We well know that thou art deeply concerned on account of that which they say:
And well know We that your breast was at times oppressed by what they say.
And indeed We already know that, for you, your breast straitens by what they say.
Well know We that thy bosom is oppressed by what they say,
We are well aware that you are disheartened by what they say.
And well do We know that thy bosom is constricted by the [blasphemous] things that they say:
We certainly know that your heart is truly distressed by what they say.
And We know that your chest is strained by what they say.
We know full well that you may be annoyed by their utterances.
And We already know that your breast is constrained by what they say.
And We know that thy breast is straitened by what they say.
And well do We know that your heart is distressed by what they say.
Indeed, We know how your breast (heart) becomes tight (and feels sad) at what they say.
We know that your heart feels distressed for what they say.
AndWe know that your chest is strained by what they say.