Diyanet İşleri
Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah'a mahsustur. Bütün işler O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Hûd suresi
Hûd suresi, 123. ayet. وَلِلَّهِ غَيْبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ يُرْجَعُ ٱلْأَمْرُ كُلُّهُۥ فَٱعْبُدْهُ وَتَوَكَّلْ عَلَيْهِ وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
velillâhi gaybü-ssemâvâti vel'arḍi veileyhi yürce`u-l'emru küllühû fa`büdhü vetevekkel `aleyh. vemâ rabbüke bigâfilin `ammâ ta`melûn.
Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah'a mahsustur. Bütün işler O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Namaz; öncekilerden öğüt; "bekleyin, biz de bekleriz" Hûd 114–123 3
(Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü'minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
İman etmeyenlere de ki: "Elinizden geleni yapın, biz de yapacağız."
"Bekleyin, biz de bekleyeceğiz."
Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah'a mahsustur. Bütün işler O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
123. “Göklerin ve yerin gaybı” onlarda görünmeyen gizli-saklı şeyler ile gaybî bütün hususlar “Allah’a aittir.” Ameller ve amelde bulunanlara ait “işlerin hepsi O’na döndürülür.” O da hem amellerin hem de amelde bulunanların iyi olanlarını murdar olanlarından ayırt eder. “Öyleyse O’na ibadet et!” O’nun ibadetini gereği gibi ifa et! İbadet, Allah’ın emirleri arasından gücünün yettiklerinin tümünü yerine getirmektir. “ve O’na güvenip dayan” bu hususta da Allah’a tevekkül et. “Rabbin” hayır ve şer “yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.” Aksine O’nun ilmi bunların hepsini kuşatmış, Kalemi de bunları tespit etmiştir. Bu ameller hakkındaki hükmünü de karşılıklarını da verecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Göklerde ve yerde gayb olan ne varsa O'nun ilmi sadece Allah'a aittir. Hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. Her iş kıyamet günü O'na döndürülür. -Ey Peygamber!- O halde sadece Rabbine ibadet et. Ve her işinde (yanızca) O'na tevekkül et! Rabbin onların yaptıklarından asla gafil değildir. Bilakis O, yaptıklarını hakkıyla bilendir ve herkese yaptığına göre karşılık verecektir.
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
De ki: "Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Onlara döndüğünüzde, size mazeret beyan edeceklerdir. De ki: "Mazeret beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Çünkü Allah bize sizin durumunuzu…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
"Siz babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…
Aynı kök: غفل (35 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kök: غفل (35 geçiş)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: غفل (35 geçiş)
Yoksa siz, "İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler" mi diyorsunuz? De ki: "Sizler mi daha iyi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Göklerin ve yerin gaybı (bilinemeyeni) yalnızca Allah'a aittir. dipnot 1 Her iş yalnızca O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na güven! Rabbin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gizli gerçekleri Allah'a aittir; ve sonunda her iş döner dolaşır Allah'ın (dediğine) varır: şu halde yalnız O'na kul ol ve O'na güvenip dayan; zira senin Rabbin yaptıklarınız karşısında asla duyarsız kalmaz.
Göklerin ve yerin bilinmeyen, görülüp gözlenemeyen yüzü Allah'ın elindedir; ve var olan her şey (çıktığı kaynak olarak) hep O'na döndürülmektedir. Öyleyse, O'na kulluk et; O'na güven/O'na dayan; çünkü Rabbin yapıp ettiklerinizden asla habersiz değildir.
Semalar ve arzın algılanamayanları, Allah içindir. . . Hüküm tümüyle O'ndan çıkar! O halde O'na kulluğunun farkındalığına er; O'nun El Vekiyl isminin manasının hakikatindeki varlığını hisset! Rabbin, sizden açığa çıkanlardan perdeli değildir!
Göklerin ve yerin gaybı Allah'ındır, bütün işler O'na döndürülür; öyleyse O'na kulluk edin ve O'na tevekkül edin. Senin Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gaybı (sırrı) yalnız Allah'a aittir. Her iş O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na dayan! Rabbin yaptıklarınızdan gafil değildir.
Göklerin ve yeryüzünün gizli gerçekleri, Allah'a özgüdür. Zaten tüm işler, O'na döndürülür. Artık, O'na hizmet edin ve O'na güvenin Efendin, yaptıklarınızdan zaten habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gaybı yalnız Allah'a aittir. Her iş O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na dayan. Rabbin, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Göklerin ve yerin gizlilikleri ALLAH'a aittir. Tüm işler sonunda ona döner. O'na hizmet edin ve O'na güvenin. Efendin onların yaptığından habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gizlilikleri ALLAH'a aittir. Tüm işler sonunda ona döner. O'na kulluk edin ve O'na güvenin. Rabbin onların yaptığından habersiz değildir.
Bununla beraber göklerin ve yerin sırrını Allah bilir. Bütün işler O'na döndürülür; yalnız O'na ibadet et ve O'na dayan! Rabbin yaptığınızdan ve yapacağınızdan habersiz değildir.
Bununla beraber Göklerin Yerin gaybi, Allahın'dır, emrin de hepsi ona irca' olunur, yalnız ona ıbadet et ve ona tevekkül kıl, rabbın ne yaptığınızdan ve yapacağınızdan gafil değil
Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse yalnızca O'na kulluk et ve yalnızca O'na tevekkül dipnot 1 et. Rabb'in, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse yalnızca O'na kulluk et ve yalnızca O'na tevekkül et. Rabb'in, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse yalnızca O'na kulluk et ve yalnızca O'na tevekkül dipnot 1 et. Rabb'in, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gaybı Tanrı'nındır, bütün buyruklar O'na döndürülür; öyleyse O'na kulluk edin ve O'na tevekkül edin. Senin rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
"Göklerin ve yerin (sırr-ı) ğaybı Allahındır. Her iş Ona döndürülür, öyle ise Ona ibadet et, Ona güvenib dayan. Senin Rabbin yapmakda olduğunuz şeylerden gaafil (ve habersiz) değildir".
Göklerin ve yerin gaybı Allah'ındır. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse O'na ibadet et ve O'na tevekkül et. Rabbın; yaptıklarınızdan gafil değildir.
(100-123) Bunlar memleketlerin / kuraaların sana anlattığımız haberleridir, b azısı ayakta, bazısı biçildi / hasat edildi , o nlara zulmetmedik velakin kendilerine zulmettiler, Rabbinin emri geldiğinde Allah ’ın dışında çağırdıkları ilahları bi r şey yapamadılar / onlara fayda vermediler, ziyanları / tetbibleri dışında bir şeylerini artırmadı, Rabbin memleketleri böyle tutup yakalar yakaladığında o memleketler zalimdirler, muhakkak ki O'nun tutup yakalaması acıtıcı dır, şiddetlidir, ahiret azabından korkan biri için bunda kesinlikle gösterge / ayet vardır, işte bu, insanlar için bir araya gelme günüdür, ve şahit olma günüdür. O, sayılı süre hiç ertelenmez / tehir edilmez , o gün geldiğinde , O ’nun izni dışında kimse konuşamaz / kelam edemez, onlarda birileri isyancıdır / eşkıyadır / şâkidir, birileri de mesuttur / saidtir, İsyancılar ateş içindeler ve orada iniltileri ve derin derin solumaları vardır, semalar ve arz devam ettiği sürece Rabbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar, Rabbin, neyi dilerse / neyi murat ederse onu yapandır. Mesud olanlar ise cennettedirler, semalar ve arz devam ettiği sürece, R abbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar , kesintisiz bir armağandır. Onların ibadet ettiklerinden dolayı kafa karışıklığı içinde olma / tereddüt içinde / mirye içinde olma, onlar babalarının taptıkları dışında başka bir şeye tapmıyorlar, nasipleri olanı, kısmadan / eksiltmeden onlara da vereceğiz / vefa edeceğiz. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik, zıtlaşmaya / ihtilafa düştüler, şayet Rabbinin önceden kesinleşmiş kelimesi olmasa aralarında ki hüküm gerçekleşirdi, muhakkak ki onlar ondan şüphe ve tereddüt içindeler. Muhakkak ki Rabbin her birisine yaptıklarını / amellerini tam olarak ödeyecektir / vefa edecektir , muhakkak ki O yaptıklarından haberdardır. Emredildiğin gibi sen ve beraberinde tövbe edenler doğru olun / istikamet üzere olun, taşkınlık etmeyin, muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir, zalimlere eğilim göstermeyin, size ateş dokunur, sizin için Allah dışında bir dost yoktur sonra yardım da göremezsiniz, gündüzün her iki tarafında gecenin sabaha yakın kısımlarımda kalkıp namaz kılın, kesinlikle güzellikler kötülükleri giderir, bu hatırlay ıp ananlara bir hatırlatmadır , sabret, muhakkak ki Allah , güzellik yapanların ecrini zayi etmez / zaiyata uğratmaz. Sizden önceki kuşakların / nesillerin geriye kalan ulular, arzda fesadı yasak etselerdi ya onlardan kurtardığımız azınlıkta ki birileri hariç bundan men eden olmadı , zalimlere ve içinde bulundukları refaha uydular / tabi oldular ve suçlu oldular, Rabbin halkı ıslahatçı iken zulmederek onları helak edecek değildir, şayet Rabbin dilese insanları tek bir toplum / tek bir ümmet yapardı, Rabbinin esirgedikleri / merhamet ettikleri hariç karşıtlaşmaya / muhalefete devam ediyorlar, onları da bu yüzden yarattı. Rabbinin kelimesi tamamlandı, cehennemi cinlerin ve insanların tamamıyla dolduracağız. Resullerin haberlerinden gönlünü sabitleyecek her ne varsa sana hepsini anlattık, b u konuda sana hakikat ve müminlere öğüt / vaaz ve hatırlatma geldi , iman etmeyenlere deki, imkanlarınızca yapın bizde yapıyoruz, bekleyip gözleyin bizlerde bekleyip gözlüyoruz. Semaların ve arzın bilinemeyenleri / gaybı Allah ’ındır, emirlerin hepsi ona geri döner, O'na ibadet edin O’nu vekil tayin edin, Ra bbin yaptıklarınızı dikkatinden kaçırmaz / gafil değildir.
Göklerin ve yerin gaybı yalnız Allah’a mahsustur. Bütün işler O’na döndürülür. Öyle ise sadece O’na ibadet et ve O’na tevekkül edip, güven. Rabbin yaptıklarınızdan asla gafil değildir.
Göklerin ve yerin gaybı (görünmez bilgisi), Allah'a aittir. Bütün işler hep Allah'a döndürülüp götürülür. O'na kulluk et ve O'na dayan. Rabbin sizin yaptıklarınızdan gafil değildir.
Göklerin ve yerin gaybını / gizlisini saklısını bilmek Allah'a mahsustur dipnot 1 . Bütün işler ona varır. Öyleyse sen ona kulluk et ve ona güvenip dayan. Senin Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Göklerde ve yerdeki bütün bilinmeyenleri bilmek Allah'a mahsustur. Her iş O'na varır. Sen O'na kul ol ve O'na güvenip dayan. Senin Rabbin yaptığınız işlerden habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. Bütün işler O’na döner. Yalnız O’na ibadet et, O’na tevekkül et.
Göklerin ve yerin gizlisi Allah'a aittir. Bütün işler O'na döner. Yalnız O'na kulluk et, O'na bağlan. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Göklerin ve yerin gizli bilgileri Allah'a aittir. Tüm iş ve oluş O'na döndürülür. O halde O'na kulluk et, O'na dayanıp güven! Rabbin, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.
To Allah, alone, belongs the knowledge of all that is unknown, invisible and unseen in the heavens and the earth, and to Him, the ultimate Authority are committed and submitted all matters and all affairs for consideration, decision and execution here and Hereafter. Therefore, worship Him and adore Him with appropriate acts and rites and put your trust in Him; He is never oblivious of all that you do.
All that is hidden in the heavens and earth belongs to God, and all authority goes back to Him. So [Prophet], worship Him, and put your trust in Him: your Lord is never unaware of what you [people] are doing.
To Allah do belong the unseen (secrets) of the heavens and the earth, and to Him goeth back every affair (for decision): then worship Him, and put thy trust in Him: and thy Lord is not unmindful of aught that ye do.
All that is hidden in the heavens and the earth lies within the power of Allah. To Him are all matters referred for judgement. So do serve Him, and place in Him all your trust. Your Lord is not heedless of what you do. dipnot 1
The Unseen of the heavens and the earth belongs to Allah and the whole affair is returned to Him. So worship Him and put your trust in Him. Your Lord is not unaware of what you do.
And to Allâh belongs the Ghaib (Unseen) of the heavens and the earth, and to Him return all affairs (for decision). So worship Him (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) and put your trust in Him. And your Lord is not unaware of what you (people) do.
To Allah belongs the Unseen of the heavens and the earth, and to Him all matters are returned. So worship Him and trust in Him. Your Lord is not oblivious of what you do.
To Allâh belongs the hidden realities of the heavens and the earth. To Him all matters stand referred. So worship Him and put your trust in Him; for your Lord is not at all unmindful of what you do.
To God belongs the Unseen in the heavens and the earth. To Him the whole matter shall be returned; so serve Him, and put thy trust in Him. Thy Lord is not heedless of the things you do.
To God belongs the secret of the heavens and the earth. Every thing is controlled by God. Therefore, obey Him and put your trust in Him. Rest assured that your Lord is never unaware of what you are doing.
God's are the unseen things of the heavens and of the earth; and unto Him the affair doth all return. Then serve Him and rely on Him; for thy Lord is not heedless of that which ye do.
To God is the unseen of heavens and earth, and to Him all matters return. So serve Him and put your trust in Him. Your Lord is not unaware of what you all do.
Unto God is known that which is secret in heaven and earth; and unto Him shall the whole matter be referred. Therefore worship Him, and put thy trust in Him; for thy Lord is not regardless of that which ye do.
And wait ye, verily, we are waiting too!"
And to Allah belongs the Unseen of the heavens and the earth; and to Him all Command will be returned. So worship Him and put your trust in Him; and in no way is your Lord ever heedless of whatever you do.
And Allah's is the Invisible of the heavens and the earth, and unto Him the whole matter will be returned. So worship Him and put thy trust in Him. Lo! thy Lord is not unaware of what ye (mortals) do.
To God belong the secrets of the heavens and the earth, and all things will go back to Him. So worship Him and put your trust in Him; your Lord is not heedless of what you do.
And God alone comprehends the hidden reality of the heavens and the earth: for, all that exists goes back to Him [as its source]. Worship Him, then, and place thy trust in Him alone: for thy Sustainer is not unaware of what you do.
To Allah ˹alone˺ belongs the knowledge of what is hidden in the heavens and the earth. And to Him all matters are returned. So worship Him and put your trust in Him. And your Lord is never unaware of what you do.
And to God is the unseen of heavens and Earth, and to Him all matters return. So serve Him and put your trust in Him. Your Lord is not unaware of what you all do.
To GOD belongs the future of the heavens and the earth, and all matters are controlled by Him. You shall worship Him and trust in Him. Your Lord is never unaware of anything you do.
And to Allah belong the unseen [aspects] of the heavens and the earth and to Him will be returned the matter, all of it, so worship Him and rely upon Him. And your Lord is not unaware of that which you do.
And to God belongs the unseen of the heavens and the earth; and to Him will be returned the whole matter. So serve thou Him, and place thou thy trust in Him; and thy Lord is not unmindful of what you do.
And Allah alone comprehends the hidden reality of the heavens and the earth. For, all that exists goes back to Him as its Source. Serve Him, then, and place your trust in Him alone. Your Lord is not unaware of what you humans do.
And to Allah belong the unseen (secrets) of the heavens and the earth, and to Him goes back every affair (for decision): So worship Him, and put your trust in Him: And your Lord is not unaware in the least of what you do.
To Allah belong the secrets of the heavens and the earth, and to Him the entire matter shall be returned. So worship Him and have trust in Him. Your Lord is not unaware of what you do.
And to God is the unseen of the heavens and the earth, and to Him all matters return. So serve Him and put your trust in Him. Your Lord is not unaware of what you all do.