İsrâ suresi

İsrâ suresi, 81. ayet

İsrâ suresi, 81. ayet. وَقُلْ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَزَهَقَ ٱلْبَٰطِلُ إِنَّ ٱلْبَٰطِلَ كَانَ زَهُوقًا

veḳul câe-lḥaḳḳu vezeheḳa-lbâṭil. inne-lbâṭile kâne zehûḳâ.

Diyanet İşleri

De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkumdur."

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 78–84 · surenin 81. ayeti / 111

Konu Sebat verilmesi, namaz vakitleri ve "hak geldi" İsrâ 73–81 3

  1. İsrâ 78

    Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı'ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

  2. İsrâ 79

    Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a ulaştırsın.

  3. İsrâ 80

    De ki: "Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver."

  4. 81

    De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkumdur."

  5. İsrâ 82

    Biz Kur'an'dan, mü'minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur'an, ancak zararını artırır.

  6. İsrâ 83

    İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.

  7. İsrâ 84

    De ki: "Herkes kendi yapısına uygun işler görür. Rabbiniz, en doğru yolda olanı daha iyi bilir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

81. “De ki: Hak geldi, batıl yok olup gitti.” Hak, Yüce Allah’ın Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e vahyettiği her şeydir. İşte alla ona şunu ilan etmesini emretmektedir: Artık karşısında hiçbir şeyin duramayacağı hak gelmiş, batıl ise yok olup gitmiş, sona ermiştir. “Çünkü batıl, yok olmaya mahkumdur.” Batılın sıfatı, niteliği budur. Fakat bazen hak, onun karşısına çıkmayınca batılın bir gücü olur ve o rağbet görür. Ancak hak geldi mi batıl yok olup gider ve onun kıpırdamaya bile mecali kalmaz. Bundan dolayı batıl, ancak Allah’ın âyet ve delillerinin bilinmediği zaman ve mekânlarda revaç bulur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: İslam geldi ve Allah'ın vadettiği zaferi gerçekleşti, şirk ve küfür de yok oldu gitti. Zaten batıl yok olup dağılır ve hakkın karşısında da devamlı kalamaz.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقُلْ ve kul ve de ki kök: قول
  2. جَآءَ ca'e geldi kök: جيا
  3. ٱلْحَقُّ l-hakku Hak kök: حقق
  4. وَزَهَقَ ve zeheka ve gitti kök: زهق
  5. ٱلْبَـٰطِلُ ۚ l-batilu batıl kök: بطل
  6. إِنَّ inne zaten
  7. ٱلْبَـٰطِلَ l-batile batıl kök: بطل
  8. كَانَ kane kök: كون
  9. زَهُوقًۭا zehukan yok olmağa mahkumdur kök: زهق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زهق (5 geçiş) · Aynı kök: بطل (36 geçiş)

    Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah'a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü…

  • Aynı olay: Mekke'nin fethi

    Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak,…

  • Aynı olay: Mekke'nin fethi

    (1-3) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte…

  • Aynı olay: Mekke'nin fethi

    (1-3) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte…

  • Aynı kök: زهق (5 geçiş)

    Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, bununla ancak onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.

  • Aynı kök: زهق (5 geçiş)

    Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah, bunlarla ancak, dünyada kendilerine azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.

  • Aynı kök: بطل (36 geçiş)

    Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.

  • Aynı kök: بطل (36 geçiş)

    Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Yine de ki: "Hak geldi, batıl ise yıkılıp gitti; çünkü her batıl zaten yıkılıp gitmeye mahkumdur!"

Muhammed Esed

Ve yine de ki: "Değişmeyen gerçek geldi, sahte ve tutarsız olan yıkılıp gitti; zaten sahte ve tutarsız olan er geç yıkılıp gitmek zorundadır!"

Ahmed Hulusi

De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu gitti! (Hakikat bildirildi, asılsız boş görüşler geçerliliğini yitirdi) Muhakkak ki batıl yok olmak zorundadır. "

Ali Bulaç

De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur."

Ali Özek ve heyeti

Yine de ki: Hak geldi; bâtıl yıkılıp gitti. Zaten bâtıl yıkılmaya mahkumdur.

Ali Rıza Safa

Ayrıca, şunu söyle: "Gerçek geldi; gerçeğe aykırı olan yok oldu. Gerçeğe aykırı olan, kesinlikle yok olacaktır!" dipnot 219

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 219
    "Gerçek geldi; gerçeğe aykırı olan yok oldu!" tümcesi, halk arasında Kur'an ayeti olduğu bilinmeden söylenen "Hak geldi; batıl zail oldu!" söylemidir.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Hak geldi, batıl gitti; zaten batıl yok olup gitmeye mahkumdur."

Edip Yüksel

Ve şunu bildir ki: "Gerçek gelmiş, yanlış ise ortadan kalkmıştır. Zaten yanlış, yok olmaya mahkûmdur."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve şunu bildir ki: 'Gerçek gelmiş, yanlış ise ortadan kalkmıştır. Zaten yanlış, yok olmağa mahkumdur.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve de ki: "Hak geldi, batıl yok oldu; gerçekten batıl pek zavallıdır!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve de ki: hak geldi batıl zevale erdi hakıkaten batıl pek zavallıdır

Erhan Aktaş

De ki: "Hakk geldi, Batıl yok oldu." Kuşkusuz ki Batıl yok olmaya mahkumdur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Hakk geldi, Batıl yok oldu." Kuşkusuz ki Batıl yok olmaya mahkumdur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: " Hakk geldi, Batıl yok oldu. Kuşkusuz ki Batıl yok olmaya mahkumdur.

Gültekin Onan

De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Hak geldi, baatıl zeval buldu. Şübhesiz ki baatıl daim zeval bulucudur".

İbni Kesir

De ki: Hak geldi, batıl yıkıldı. Muhakkak batıl zaten yıkılacaktı.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: ''Hak geldi, batıl zail oldu. Zaten batıl zail olandır.''

Süleyman Ateş

De ki: "Hak geldi, batıl gitti; zaten batıl yok olmağa mahkumdur."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Gerçek (hak) geldi, uydurma (batıl) yok oldu. Çünkü uydurma olan yok olup gider."

Şaban Britch

Deki, “Hak geldi, batıl zail oldu. Zaten batıl zail olandır.”

Şaban Piriş

Deki, "Hak geldi, batıl yıkıldı. Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur."

Yaşar Nuri Öztürk

Ve de ki: "Hak geldi batıl yıkılıp gitti. Batıl, yok olmaya zaten mahkumdu."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And say: "Truth has now prevailed and falsehood has eventually perished, for falsehood is always apt to perish in the wreck of time".

Abdul Haleem

And say, ‘The truth has come, and falsehood has passed away: falsehood is bound to pass away.’

Abdullah Yusuf Ali

And say: "Truth has (now) arrived, and Falsehood perished: for Falsehood is (by its nature) bound to perish."

Abul A'la Maududi

And proclaim: "The Truth has come, and falsehood has vanished. Surely falsehood is ever bound to vanish."101

Aisha Bewley

Say: ‘Truth has come and falsehood has vanished. Falsehood is always bound to vanish.’

Al-Hilali & Khan

And say: "Truth (i.e. Islâmic Monotheism or this Qur’ân or Jihâd against polytheists) has come and Bâtil (falsehood, i.e. Satan or polytheism) has vanished. Surely Bâtil is ever bound to vanish."

Ali Quli Qarai

And say, ‘The truth has come, and falsehood has vanished. Indeed falsehood is bound to vanish.’

Amatul Rahman Omar

And say, `Truth has come and falsehood has vanished away. ' Falsehood is indeed ever bound to vanish away.

Arthur John Arberry

And say: 'The truth has come, and falsehood has vanished away; surely falsehood is ever certain to vanish. '

Bijan Moeinian

Declare: "The truth is revealed and the falsehood is put to shame. The falsehood was destined to be vanished."

E. Henry Palmer

And say, 'Truth has come, and falsehood has vanished! verily, falsehood is transient. '

Edip-Layth

Say, "The truth has come and falsehood has perished. Falsehood is always bound to perish!"

George Sale

And say, truth is come, and falsehood is vanished: For falsehood is of short continuance.

Hamid S. Aziz

And say, "Truth has come, and falsehood has vanished! Verily, falsehood is ever bound to vanish. "

Mahmoud Ghali

And say, "The Truth has come and untruth has expired; surely the untruth has been certain to expire. " (Literally: ever-expiring)

Marmaduke Pickthall

And say: Truth hath come and falsehood hath vanished away. Lo! falsehood is ever bound to vanish.

Mohamed Ahmed - Samira

And say: "Truth has come and falsehood nullified. " Verily falsehood is perishable.

Muhammad Asad

And say: "The truth has now come [to light], and falsehood has withered away: for, behold, all falsehood is bound to wither away!"

Mustafa Khattab

And declare, "The truth has come and falsehood has vanished. Indeed, falsehood is bound to vanish."

Progressive Muslims

And Say: "The truth has come and falsehood has perished. Falsehood is always bound to perish!"

Rashad Khalifa

Proclaim, "The truth has prevailed, and falsehood has vanished; falsehood will inevitably vanish."

Sahih International

And say, "Truth has come, and falsehood has departed. Indeed is falsehood, [by nature], ever bound to depart."

Sam Gerrans

And say thou: “Truth has come, and vanity has passed away; vanity is to pass away.”

Shabbir Ahmed

(Time has come for you to) say, "The Truth has come to light, and falsehood has withered away. For, behold, all falsehood is bound to wither away."

Syed Vickar Ahamed

And say: "Truth has (now) come through and lies are dead: Surely, lies (by their nature) are bound to die. "

Taqi Usmani

And say, "Truth has come and falsehood has vanished. Falsehood is surely bound to vanish."

The Monotheist Group

And say: "The truth has come and falsehood has perished. Falsehood is always bound to perish!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 81. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 81. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 81. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩