Kehf suresi

Kehf suresi, 34. ayet

Kehf suresi, 34. ayet. وَكَانَ لَهُۥ ثَمَرٌ فَقَالَ لِصَٰحِبِهِۦ وَهُوَ يُحَاوِرُهُۥٓ أَنَا۠ أَكْثَرُ مِنكَ مَالًا وَأَعَزُّ نَفَرًا

vekâne lehû ŝemer. feḳâle liṣâḥibihî vehüve yüḥâviruhû ene ekŝeru minke mâlev vee`azzü neferâ.

Diyanet İşleri

Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: "Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 31–37 · surenin 34. ayeti / 110
  1. Kehf 31

    İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir!

  2. Kehf 32

    Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik koymuştuk.

  3. Kehf 33

    Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.

  4. 34

    Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: "Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm."

  5. Kehf 35

    Derken kendine zulmederek bağına girdi. Şöyle dedi: "Bunun sonsuza değin yok olacağını sanmıyorum."

  6. Kehf 36

    "Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Rabbime döndürülsem bile andolsun bundan daha iyi bir sonuç bulurum."

  7. Kehf 37

    Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah'ı inkar mı ediyorsun?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

34. “Onun” yani bu iki bağın sahibi olan adamın “ayrıca bir geliri daha vardı.” “Gelir” anlamındaki kelimenin (ثَمَرٞ ) nekire/belirtisiz gelmesi, bu gelirin çok büyük olduğunu ifade eder. Yani bu iki bahçesi meyvelerini ve mahsüllerini mükemmel bir şekilde vermiş, bahçedeki ağaçların bol meyveler dolayısıyla dalları yere sarkmış, bununla birlikte herhangi bir afet, hastalık veya mahsüllerini eksik vermek gibi olumsuz bir şeye de maruz kalmamışlardı. Bu ise dünyada alınacak mahsül ve ekinlerin en ileri derecesidir. Bundan dolayı da o adam gurura kapıldı, böbürlendi ve âhiretini unuttu.

34. Mü’min arkadaşı ile konuşurken, yani günlük alışılmış hususlardan birisi hakkında birbirlerine söz söylerlerken mü’min arkadaşına karşı övünerek: “Ben malca senden zenginim, sayıca da senden güçlüyüm” dedi ve hem malının çokluğu ile hem de kölelerinin, hizmetkârlarının ve yakınlarının oluşturduğu kendisini destekleyenlerin sayısıyla daha güçlü olduğunu ileri sürdü. Bu, onun cahilliğinden kaynaklanan bir iddiadır. Bir kimsenin bizatihi bir üstünlüğü, manevi bir niteliği bulunmadığı halde kendi dışında olan herhangi bir şeyle iftihar edip böbürlenmesinin ne anlamı var? Bu, ancak küçük bir çocuğun hiçbir aslı olmayan hayali şeylerle övünmesi kabilindendir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İki bahçenin sahibi olan kimsenin, bu iki bahçeden başka ürünleri ve gelirleri de vardı. Bundan dolayı Mümin olan arkadaşını etkilemek için gururlu ve kibirli halde şöyle dedi: Mal yönünden senden daha zenginim, insan sayısı olarak senden üstünüm ve aşiret olarak da senden daha kuvvetliyim.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَانَ ve kane ve vardı kök: كون
  2. لَهُۥ lehu O(adam)ın
  3. ثَمَرٌۭ semerun ürünü kök: ثمر
  4. فَقَالَ fekale dedi ki kök: قول
  5. لِصَـٰحِبِهِۦ lisahibihi arkadaşı kök: صحب
  6. وَهُوَ vehuve ve o
  7. يُحَاوِرُهُۥٓ yuhaviruhu konuşurken kök: حور
  8. أَنَا۠ ena ben
  9. أَكْثَرُ ekseru zenginim kök: كثر
  10. مِنكَ minke senden
  11. مَالًۭا malen malca kök: مول
  12. وَأَعَزُّ ve eazzu ve güçlüyüm kök: عزز
  13. نَفَرًۭا neferan adamca da kök: نفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kök: حور (13 geçiş) · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri

    Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen…

  • Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: ثمر (24 geçiş)

    Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle…

  • Aynı kıssa: İki Bağ Sahibi · Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    (39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan,…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat…

  • Aynı kıssa: Bahçe Sahipleri · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden…

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin…

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Allah'ın Resulüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek…

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bu kişinin bolca ürünü vardı. Arkadaşıyla konuşurken ona şöyle demişti: "Ben servetçe senden daha zenginim; nüfus bakımından da senden daha güçlüyüm."

Mustafa İslamoğlu

Bu minval üzre (sahibi bol bol) ürün devşiriyordu. Derken, (bir gün) arkadaşıyla söyleşirken şöyle bir laf etti: "Benim malım seninkinden çok, dahası nüfusça da senden üstünüm."

Muhammed Esed

Böylece (bu bahçenin sahibi) bolluk içinde ürün kaldırıyordu. Ama (bir gün) bu adam komşusuyla tartışırken söz arasında ona: "Benim malım mülküm senden çok; nüfusça da senden daha güçlü, daha ilerdeyim!" dedi.

Ahmed Hulusi

(Bu adamın) başka geliri de vardı. . . Bu nedenle arkadaşıyla (misaldeki diğer adamla) tartıştığı bir sırada ona şöyle dedi: "Ben malca senden daha zengin ve nüfus olarak da daha kalabalığım. "

Ali Bulaç

(İkisinden) Birinin başka ürün (veren yer)leri de vardı. Böylelikle onunla konuşurken arkadaşına dedi ki: "Ben, mal bakımından senden daha zenginim, insan sayısı bakımından da daha güçlüyüm."

Ali Özek ve heyeti

Bu adamın başka geliri de vardı. Bu yüzden arkadaşıyla konuşurken ona şöyle dedi: «Ben, servetçe senden daha zenginim; insan sayısı bakımından da senden daha güçlüyüm.»

Ali Rıza Safa

Onun varlığı da vardı. Bu yüzden, arkadaşıyla konuşurken, ona, şöyle dedi: "Benim malım daha çok; adamlarım da daha güçlü!"

Bayraktar Bayraklı

Bu adamın başka geliri de vardı. Bu yüzden arkadaşı ile konuşurken ona şöyle dedi: "Ben servetçe senden daha zenginim, insan sayısı bakımından da senden daha güçlüyüm."

Edip Yüksel

Artık bir ürüne sahipti! Nitekim, sohbet ettiği arkadaşına, "Ben senden daha zenginim ve daha fazla ere sahibim" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Artık bir ürüne sahipti! Nitekim, sohbet ettiği arkadaşına, 'Ben senden daha zenginim ve daha fazla adama sahibim,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Başka geliri de vardı; bu yüzden bu adam arkadaşıyla konuşurken: "Ben senden malca daha zengin, taraftarca daha güçlüyüm." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Başkaca da bir geliri var, bundan dolayı bu adam arkadaşına muhavere ederek: ben senden malca daha servetli, cem'ıyyetçe daha ızzetliyim dedi

Erhan Aktaş

Ve onun serveti oldu. Arkadaşı ile konuşurken: "Ben malca senden daha zenginim, insan sayısınca da senden daha güçlüyüm." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve onun serveti oldu. Arkadaşı ile konuşurken: "Ben malca senden daha zenginim, insan sayısınca da senden daha güçlüyüm." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve onun serveti oldu. Arkadaşı ile konuşurken: "Ben malca senden daha zenginim, insan sayısınca da senden daha güçlüyüm." dedi.

Gültekin Onan

(İkisinden) Birinin başka ürün (veren yer)leri de vardı. Böylelikle onunla konuşurken arkadaşına dedi ki: "Ben, mal bakımından senden daha zenginim, insan sayısı bakımından da daha güçlüyüm."

Hasan Basri Çantay

O (adamın) başkaca geliri de vardı. Derken o, arkadaşına, (böbürlenerek), onunla konuşurken, dedi ki: "Ben malca senden zenginim. Cem'iyyetce de senden kuvvetli (ve şerefli) yim".

İbni Kesir

Başkaca onun meyvesi de vardı. Bu yüzden arkadaşıyla konuşurken: Ben, malca senden daha zengin, nüfuzca da senden üstünüm, derdi.

Mehmet Alagaş

(32-49) Şu iki adamın misalini ver, onlardan her birine etrafı hurmayla çevrili üzümden iki bağ vermişiz. Bağ aralarını da ekinlik yapmışız, bahçelerden her ikisine de yemiş vermiş, herhangi bir şey eksik kalmamış , her ikisinin ortasından da nehir yapmışız, Onun ürünleri de vardı, sohbet ettiği arkadaşına, ben senden malca daha çoğum, kişilerim / neferlerim daha saygın dedi, bahçesine girdi , kendisine zulmetti ve dedi ki bunun ebediyen yok olacağını sanmam / zannetmem, kıyamet saatinin de olacağını sanmam , Rabbime de tekrar geri döndürülürsem , mutlaka döndüğüm yerde daha hayırlısını bulurum, onunla sohbet eden arkadaşı dedi ki seni topraktan , sonrasında nutfeden yaratanı sonrada adam sureti vereni yok mu saydın? Lakin O benim Rabbimdir ve ben Rabbime herhangi birini ortak koşmam , keşke bahçene girdiğinde Allah neyi istediyse / maşallah O ’ndan başka kuvvet yoktur deseydin , eğer beni, malca ve evlatça daha az görüyorsan belki de Rabbim senin bahçenden daha hayırlısını bana ver ir, g ökten seninkine bir felaket / husbânen gönderir ve bir yalçın / kaypak bir arazi olur. Yahut onun suyu dibe çekilmiş olur / su kaynağı kurur. Onu tekrar istemeye gücün yetmez / istidatın olmaz , Onun ürünlerini çepe çevre çevreledi , Ona yaptığı harcamalar üzerine avuçlarını ovuşturuyordu ki çardakları üzere çökmüş olarak kaldı ve dedi ki yazıklar olsun bana, Rabbime herhangi birini ortak koşmasaydım, Ona yardımda bulunacak Allah dışında bir insan topluluğu / fietün olmadı, k endi kendine de yardım edemedi, işte orada koruma / velayeti altına alma Allah’ın hakkıdır O, ödül olarak ve sonuç olarak daha hayırlıdır. Dünya hayatını misalinin, semadan indirdiğimiz su gibi olmasının örneğini ver, arzın bitkileri onunla /suyla karışır, derken rüzgârın savurduğu çer çöp olur, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Mal ve oğullar, dünya hayatının süsüdür, geriye arta kalacak olan ıslah etmedir / salihattır , Rabbinin yanında ödül olarak / sevap olarak ve beklenti olarak daha hayırlıdır. O gün dağları yürütürüz , yer yüzünün dışa çıktığını / barizleştiğini görürsün , Hiçbir istisnasız onları biraraya toplarız, s af halinde Rabbine sunulurlar / arz edilirler , ilk kez yarattığımız haliniz le bize geldiniz. Bu vaadin / bu randevulaşmanın hiç başınıza gelmeyeceğini ileri sürmüştünüz, kitap konulur, onda olanlar nedeniyle suçluların titrediklerini / korktuklarını görürsün , derler ki yazıklar olsun bize, bu kitap ta ne ki ? küçük büyük hiçbir şeyi dışarıda bırakmamış saymış, bütün yaptıklarını hazır halde bulacaklar, Rabbin onların hiçbirine zulmetmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onun başka ürünleri de vardı. İşte böyle bir halde arkadaşıyla konuşurken: "Ben malca senden zenginim, sayıca da senden güçlüyüm." dedi.

Süleyman Ateş

O(adam)ın (başka) ürünü de vardı. Arkadaşiyle konuşurken ona; "Ben malca senden zenginim, adamca da senden güçlüyüm." dedi.

Süleymaniye Vakfı

Adam ürün sahibi olmuş, bunun üzerine arkadaşıyla konuşurken şöyle demişti: "Benim malım seninkinden çok, adam yönünden de daha üstünüm." dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çoklukla övünme duygusu, mü'min-kafir, bütün insanlarda vardır (Hadid 57/20, Tekasür 102/1).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Adam güzel bir gelir sağlamış; arkadaşıyla konuşurken şöyle diyor: "Benim malım seninkinden çok, adamlarım da daha güçlü."

Şaban Britch

Onun başka ürünleri de vardı. İşte böyle bir halde arkadaşıyla konuşurken: Benim malım senden daha çok, insan sayısı olarak da senden üstünüm, dedi.

Şaban Piriş

Onun başka ürünleri de vardı. İşte böyle bir halde arkadaşıyla konuşurken: -Benim malım senden daha çok, nüfus olarak da senden üstünüm, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Adamın başka bir geliri de vardı. Bu yüzden, arkadaşlarıyla konuştuğu bir sırada ona şöyle demişti: "Ben, malca senden zengin, insan unsuru bakımından da güçlü ve onurluyum."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Abundant was the produce that he -the rich- boasted his wit and said to his fellow -man- the poor: "I have more advantages than you have; I have abundant means at command and my family and my men far exceed yours in numerosity".

Abdul Haleem

and so he had abundant fruit. One day, while talking to his friend, he said, ‘I have more wealth and a larger following than you.’

Abdullah Yusuf Ali

(Abundant) was the produce this man had: he said to his companion, in the course of a mutual argument: "more wealth have I than you, and more honour and power in (my following of) men."

Abul A'la Maududi

so the owner had fruit in abundance and he said to his neighbour, while conversing with him: "I have greater wealth than you and I am stronger than you in numbers."

Aisha Bewley

He was a man of wealth and property and he said to his companion, debating with him, ‘I have more wealth than you and more people under me. ’

Al-Hilali & Khan

And he had property (or fruit) and he said to his companion, in the course of mutual talk: "I am more than you in wealth and stronger in respect of men." (Tafsir Al-Qurtubî).

Ali Quli Qarai

He had abundant fruits, so he said to his companion, as he conversed with him: ‘I have more wealth than you, and am stronger with respect to numbers. ’

Amatul Rahman Omar

Thus he (- the owner) had an abundance of fruit (and substance of diverse kinds). So he said to his companion (- the other man) while he was arguing (boastfully and vainly) with him, `I am richer than you in wealth and mightier in respect of man-power.'

Arthur John Arberry

So he had fruit; and he said to his fellow, as he was conversing with him, 'I have more abundance of wealth than thou and am mightier in respect of men.

Bijan Moeinian

Being so proud of his "accomplishment", he said to his friend: “See how much more respectful and wealthier I am compared to you. ”

E. Henry Palmer

and he had fruit, and said unto his fellow, who was his next-door neighbour, 'I am more wealthy than thee, and mightier of household. '

Edip-Layth

He had abundant fruit, so he said to his friend while conversing with him: "I am better off than you financially, and of great influence."

George Sale

And he had great abundance. And he said unto his companion by way of debate, I am superior to thee in wealth, and have a more powerful family.

Hamid S. Aziz

Each of the two gardens brought forth its fruit and withheld naught thereof. And We caused a river to gush forth therein.

Mahmoud Ghali

And he had (all kinds of) produce. So he said to his companion, as he was conversing with him, "I am more than you in wealth, and mightier in man-power."

Marmaduke Pickthall

And he had fruit. And he said unto his comrade, when he spake with him: I am more than thee in wealth, and stronger in respect of men.

Mohamed Ahmed - Samira

So he became rich. Arguing one day with his friend he said: "I have more wealth than you and more powerful kinsmen."

Muhammad Asad

And so [the man] had fruit in abundance. And [one day] he said to his friend, bandying words with him, "More wealth have I than thou, and mightier am I as regards [the number and power of my] followers!"

Mustafa Khattab

And he had other resources[1] ˹as well˺. So he boasted to a ˹poor˺ companion of his, while conversing with him, "I am greater than you in wealth and superior in manpower."

Progressive Muslims

And he had abundant fruit, so he said to his friend while discussing with him: "I am better off than you financially, and of great influence. "

Rashad Khalifa

Once, after harvesting, he boastfully told his friend: "I am far more prosperous than you, and I command more respect from the people."

Sahih International

And he had fruit, so he said to his companion while he was conversing with him, "I am greater than you in wealth and mightier in [numbers of] men. "

Sam Gerrans

And he had fruit, and said to his companion while conversing with him: “I am greater than thee in wealth and mightier in men.”

Shabbir Ahmed

And so the man had fruit in abundance. One day he boastfully said to his friend, "I am more than you in wealth and in honor among people."

Syed Vickar Ahamed

The crops were (large enough) that this man had: He said to his companion (the other man), during a mutual argument: "I am more in wealth and sons (men to follow) than you,"

Taqi Usmani

And he had wealth. So, he said to his companion while conversing with him, "I am greater than you in wealth and stronger in manpower."

The Monotheist Group

And he had fruit, so he said to his friend while discussing with him: "I am better off than you financially, and of great influence."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 34. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 34. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 34. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩