Kehf suresi

Kehf suresi, 75. ayet

Kehf suresi, 75. ayet. قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكَ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِىَ صَبْرًا

ḳâle elem eḳul leke inneke len testeṭî`a me`iye ṣabrâ.

Diyanet İşleri

Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 72–78 · surenin 75. ayeti / 110

Konu Mûsâ ve Hızır Kehf 60–82 3

  1. Kehf 72

    Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi.

  2. Kehf 73

    Musa, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi.

  3. Kehf 74

    Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında, adam (hemen) onu öldürdü. Musa, "Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!" dedi.

  4. 75

    Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi.

  5. Kehf 76

    Musa, "Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi.

  6. Kehf 77

    Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Musa, "İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın" dedi.

  7. Kehf 78

    Adam, "İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir" dedi. "Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

75-76. Bunun üzerine Hızır, ona hem serzenişte bulunarak hem de hatırlatmada bulunarak şöyle dedi: “Ben sana, sen benimle bir arada olmaya asla sabredemezsin, dememiş miydim?” deyince Mûsâ ona: “Eğer bundan sonra” yani bu defadan sonra “sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme!” Yani benimle arkadaşlığı terk etmen halinde mazur görüleceksin. “O zaman benden yana mazur sayılırsın.” Ben senin mazur olduğunu ve herhangi bir kusur işlemediğini kabul edeceğim.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hızır Musa -aleyhisselam-'a şöyle dedi: "Şüphesiz ki ben sana dedim ki: - Ey Musa!- Yapacağım şeylere sabredemezsin."

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. أَلَمْ elem
  3. أَقُل ekul dememiş miydim? kök: قول
  4. لَّكَ leke sana
  5. إِنَّكَ inneke sen
  6. لَن len
  7. تَسْتَطِيعَ testetia dayanamazsın kök: طوع
  8. مَعِىَ meiye benimle beraber bulunmaya
  9. صَبْرًۭا sabran sabırla kök: صبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Adam, şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi.

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Adam, "İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir" dedi. "Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım."

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Allah'a ve Resul'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bilge melek) "Ben sana benimle beraberliğe sabredemezsin dememiş miydim?" diye sormuştu.

Mustafa İslamoğlu

O (kişi) "Ben sana dememiş miydim" dedi; "sen benimle birlikteliğe asla katlanamazsın diye?!"

Muhammed Esed

Beriki: "Ben sana, bana asla katlanamayacağını söylememiş miydim?" dedi.

Ahmed Hulusi

(Hızır) dedi: "Ben sana, benimle beraberliğe katlanamazsın demedim mi?"

Ali Bulaç

Dedi ki: "Gerçekte benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?"

Ali Özek ve heyeti

(Hızır:) Ben sana, benimle beraber (olacaklara) sabredemezsin, demedim mi? dedi.

Ali Rıza Safa

"Aslında, benimle birlikte asla dirençli olamayacağını söylemedim mi?" dedi.

Bayraktar Bayraklı

O kul, "Ben sana, sen benimle beraber bulunmaya dayanamazsın, dememiş miydim?" dedi.

Edip Yüksel

"Bana dayanamayacağını sana söylememiş miydim?" diye tekrarladı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bana dayanamıyacağını sana söylememiş miydim,' diye tekrarladı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin demedim mi sana?" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

doğrusu sen benimle sabredemezsin demedim mi sana? dedi

Erhan Aktaş

Sana, "Sen, kesinlikle benimle birlikte olmaya sabretmeye asla güç yetiremezsin, demedim mi?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana, "Sen, kesinlikle benimle birlikte olmaya sabretmeye asla güç yetiremezsin, demedim mi?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana, "Sen, kesinlikle benimle birlikte olmaya sabretmeye asla güç yetiremezsin, demedim mi?" dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Gerçekte benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?"

Hasan Basri Çantay

(O zat şöyle) dedi: "Ben sana beraberimde sabretmiye asla muktedir olamazsın demedim mi?"

İbni Kesir

O: Ben, sana; yaptığım işlere dayanamazsın, demedim mi? dedi.

Mehmet Alagaş

(60-82) Ve bir zaman Musa genç arkadaşına demişti ki: "Ben iki denizin birleştiği yere varıncaya kadar veya uzun bir süre geçene kadar durmam. “Denizlerin Aralarında birleştikleri yere vardıklarında balıklarını unutmuşlardı ve balık da deniz de yol almış, akıp gitmişti. Onlar geçip gittikten sonra gence, bu yolculuğumuzda çok zahmet çektik "Öğle yemeğimizi getir" dedi. "Kayaya sığındığımız zamanı hatırlıyor musun? işte o zaman balığı unuttum." Ve bunu hatırlamayı bana unutturansa sadece Şeytan’dı dedi. Şaşırmış halde denize doğru yol aldı. İşte bu tamda beklediğimiz şey buydu dedi. Gerisin geri izleri üzere takip ederek döndüler. Derken, tarafımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve yanımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul u buldular. Musa ona, "Sana öğretilen yetiştirici / rüşte erdirici ilimden bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" dedi. Dedi ki: "Senin benimle beraberliğe sabretmeye gücün / istidadın yetmez." İç yüzünü kavrayamadığın / havsalanın almadığı bir şeye n asıl sabredeceksin? Dedi ki Allah'ın istemesi ile / inşallah beni sabırlı bulacaksın , hiçbir emrinde sana karşı gelmeyeceğim, dedi ki eğer ki bana tabi olacaksan ben hatırlayıp ta bir şey anlatmadıkça bana bir şey sorma , böylece yola koyuldular, nihayetinde bir gemiye bindiler onda bir delik açtı, dedi ki onu, içindekiler boğulsun diye mi deldin? Gerçekten yaptığın büyük önemde bir şey dedi, sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki Unuttuğum şeyden dolayı beni sorumlu tutma ve işimi bana zorlaştırma, Böylece tekrar yola koyuldular, nihayetinde bir oğlan çocuğa rastladılar onu öldürdü, "Saf / Temiz bir kişiyi sebepsiz yere öldürdün, gerçekten nankörce bir şey yaptın." dedi. Dedi ki sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme." Artık özrün iyice belirgin oldu , böylece tekrar yola koyuldular, bir köy halkı geldiklerinde halkından yemek istediler , b unları misafir etmekten çekindiler , nihayetinde orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular, onu ayağa kaldırdı / doğrulttu , dileseydin bunun için bir ücret alırdın dedi , işte bu seninle benim aramızın ayrılmasıdır dedi , sana sabretmeye dayanamadığın konuların mânâlarını açıklayacağım , g emiye gelince; o, denizde çalışan yoksul kişilerindi, onların artlarında / peşlerinde her bir gemiyi gasbeden bir hükümdar / melik vardı bu nedenle gemiyi delmeyi istedim , erkek evlada gelince, onun anne babası mümin iki kişiydi , onların taşkınlık ve küf re sürüklemesinden endişe duyduk, istedik ki Rableri bu ikisine ondan daha temiz ve hayırlı birini, daha merhametli birini versin, duvara / cidara gelince, O duvar, şehirde yetim iki oğlanın idi , altında o ikisine ait altın vardı , babaları da Salih biri idi, Rabbin istedi ki ikisi de olgunluğa erişsinler ve Rabbinden bir rahmet olarak ta altınlarını çıkarabilsinler, bunları kendimin işi olarak yapmadım, işte bu sabretmeye dayanamadıklarının yorumudur.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Ben sana benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?” dedi.

Süleyman Ateş

(O kul): "Ben sana, sen benimle beraber bulunmağa dayanamazsın, dememiş miydim? dedi.

Süleymaniye Vakfı

O da "Ben sana, benim yanımda olmaya asla sabredemezsin dememiş miydim!" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Sana demedim mi benimle birlikte olmaya dayanamazsın?" dedi.

Şaban Britch

Ben sana, benimle birlikte olmaya sabredemezsin demedim mi? dedi.

Şaban Piriş

-Ben sana, benimle birlikte olmaya sabredemezsin demedim mi? dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Ben sana söylemedim mi, sen benimle beraberliğe asla dayanamazsın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The teacher said: "Did I not tell you, you would not be able to bear with me nor show forbearance with my actions!"

Abdul Haleem

He replied, ‘Did I not tell you that you would never be able to bear with me patiently?’

Abdullah Yusuf Ali

He answered: "Did I not tell thee that thou canst have no patience with me?"

Abul A'la Maududi

He said: "Did I not tell you that you will not be able to patiently bear with me?"

Aisha Bewley

He said, ‘Did I not tell you that you would not be able to bear with me?’

Al-Hilali & Khan

(Khidr) said: "Did I not tell you that you can have no patience with me?"

Ali Quli Qarai

He said, ‘Did I not tell you, indeed you cannot have patience with me?’

Amatul Rahman Omar

He (- the great divine being) said, `Did I not tell you that you would not certainly be able to bear with me patiently?'

Arthur John Arberry

Said he, 'Did I not say that thou couldst never bear with me patiently?'

Bijan Moeinian

The wise man replied: "Did I not tell you that you are not patient enough to bear with me?"

E. Henry Palmer

Said he, 'Did I not tell thee, verily, thou canst not have patience with me?'

Edip-Layth

He said, "Did I not tell you that you will not be able to have patience with me?"

George Sale

He answered, did I not tell thee that thou couldest not bear with me?

Hamid S. Aziz

So they set out until they met a boy, and he killed him. Moses said, "What! Have you killed an innocent soul who has killed no one? Verily, you have done a foul (evil) deed."

Mahmoud Ghali

Said he, "Did I not say to you that surely you would never be able to (endure) with me patiently?"

Marmaduke Pickthall

He said: Did I not tell thee that thou couldst not bear with me?

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "Did I not tell you you will not be able to bear with me?"

Muhammad Asad

He replied: "Did I not tell thee that thou wilt never be able to have patience with me?"

Mustafa Khattab

He answered, "Did I not tell you that you cannot have patience with me?"

Progressive Muslims

He said: "Did I not tell you that you will not be able to have patience with me"

Rashad Khalifa

He said, "Did I not tell you that you cannot stand to be with me?"

Sahih International

[Al-Khidh r] said, "Did I not tell you that with me you would never be able to have patience?"

Sam Gerrans

Said he: “Said I not to thee that thou canst never be patient with me?”

Shabbir Ahmed

The man said, "Didn't I tell you that you could not bear with me?"

Syed Vickar Ahamed

He answered: "Did I not tell you that you can have no patience with me?"

Taqi Usmani

He said, "Did I not tell you that you can never bear with me patiently?"

The Monotheist Group

He said: "Did I not tell you that you will not be able to have patience with me?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 75. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 75. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 75. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩