Kehf suresi

Kehf suresi, 76. ayet

Kehf suresi, 76. ayet. قَالَ إِن سَأَلْتُكَ عَن شَىْءٍۭ بَعْدَهَا فَلَا تُصَٰحِبْنِى قَدْ بَلَغْتَ مِن لَّدُنِّى عُذْرًا

ḳâle in seeltüke `an şey'im ba`dehâ felâ tüṣâḥibnî. ḳad belagte mil ledünnî `uẕrâ.

Diyanet İşleri

Musa, "Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 73–79 · surenin 76. ayeti / 110

Konu Mûsâ ve Hızır Kehf 60–82 3

  1. Kehf 73

    Musa, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi.

  2. Kehf 74

    Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında, adam (hemen) onu öldürdü. Musa, "Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!" dedi.

  3. Kehf 75

    Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi.

  4. 76

    Musa, "Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi.

  5. Kehf 77

    Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Musa, "İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın" dedi.

  6. Kehf 78

    Adam, "İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir" dedi. "Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım."

  7. Kehf 79

    "O gemi, denizde çalışan birtakım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı."

Tefsir4

1 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

el-Muhtasar 5

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Mûsâ -aleyhisselam- şöyle dedi: "Eğer bundan sonra sana bir şey soracak olursam beni bırak. Muhakkak ki ben, senin emrine iki kere muhalefet ettim. Artık mazur görülecek bir durumum kalmadı. Bundan sonra beni bırakabilirsin"

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. إِن in eğer
  3. سَأَلْتُكَ seeltuke sana sorarsam kök: سال
  4. عَن an
  5. شَىْءٍۭ şey'in bir şey kök: شيا
  6. بَعْدَهَا bea'deha bundan sonra kök: بعد
  7. فَلَا fela artık olma
  8. تُصَـٰحِبْنِى ۖ tusahibni bana arkadaş kök: صحب
  9. قَدْ kad elbette
  10. بَلَغْتَ belegte sana ulaşmıştır kök: بلغ
  11. مِن min
  12. لَّدُنِّى ledunni benim tarafımdan kök: لدن
  13. عُذْرًۭا uzran bir özür kök: عذر

Keşif6

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: لدن (18 geçiş)

    Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: عذر (12 geçiş)

    Hani onlardan bir topluluk demişti ki: "Siz, Allah'ın helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt…

  • Aynı kök: عذر (12 geçiş)

    Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa) şöyle demişti: "Bundan sonra sana bir şey sorarsam artık benimle arkadaşlık etme! Elbette benim tarafımdan (ileri sürebilecek) mazeretin sonuna ulaştın."

Mustafa İslamoğlu

(Musa) "Bundan sonra eğer sana herhangi bir şey soracak olursam artık benimle arkadaşlık yapma; zaten benden yeterince özür işittin."

Muhammed Esed

(Musa:) "Bundan böyle sana soru soracak olursam benimle artık yoldaşlık yapmazsın: (çünkü artık) benden yana yeterince özür işittin" dedi.

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi: "Eğer bundan sonra sana (herhangi) şeyden sorarsam artık bana arkadaşlık etme! Bu sana son özrüm olsun!"

Ali Bulaç

(Musa:) "Bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme. Benden yana bir özre ulaşmış olursun" dedi.

Ali Özek ve heyeti

Musa: Eğer, dedi, bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme. Hakikaten benim tarafımdan (ileri sürebilecek) mazeretin sonuna ulaştın.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme; yeterince özür duydun benden!"

Bayraktar Bayraklı

Musa dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık bana arkadaş olma, benden sana özür ulaştı; o zaman benden ayrılabilirsin."

Edip Yüksel

"Sana daha başka bir şey sorarsam o zaman artık benimle arkadaş olma. Benden yeterli özür dinledin" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Sana daha başka bir şey sorarsam o zaman artık benimle arkadaş olma. Benden yeterli özür dinledin,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa: "Eğer bundan sonra sana birşey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme! Doğrusu tarafımdan beyan edilecek son özre erdin."

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer, dedi: bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana musahib olma, doğrusu tarafımdan son özre erdin

Erhan Aktaş

"Eğer bir daha sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etmezsin! Tarafımdan dipnot 1 yeterince özür dilemede bulundum."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ledun (tarafımdan) kelimesi ile ilgili Bkz.18:65. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer bir daha sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etmezsin! Tarafımdan dipnot 1 yeterince özür dilemede bulundum."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ledun (tarafımdan) sözcüğü ile ilgili not: 18:65.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Eğer bir daha sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etmezsin! Arkadaşlıktan vazgeçmekle de haklı sayılırsın."

Gültekin Onan

(Musa:) "Bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme. Benden yana bir özüre ulaşmış olursun" dedi.

Hasan Basri Çantay

(Musa): "Eğer, dedi, bundan sonra sana bir şey sorarsam benimle arkadaşlık etme. (O takdirde) tarafımdan muhakkak özre ulaşmışsındır (Benden ayrılmakda ma'zur sayılmışındır).

İbni Kesir

Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam; benimle arkadaşlık etme. O zaman benim tarafımdan mazur sayılırsın, dedi.

Mehmet Alagaş

(60-82) Ve bir zaman Musa genç arkadaşına demişti ki: "Ben iki denizin birleştiği yere varıncaya kadar veya uzun bir süre geçene kadar durmam. “Denizlerin Aralarında birleştikleri yere vardıklarında balıklarını unutmuşlardı ve balık da deniz de yol almış, akıp gitmişti. Onlar geçip gittikten sonra gence, bu yolculuğumuzda çok zahmet çektik "Öğle yemeğimizi getir" dedi. "Kayaya sığındığımız zamanı hatırlıyor musun? işte o zaman balığı unuttum." Ve bunu hatırlamayı bana unutturansa sadece Şeytan’dı dedi. Şaşırmış halde denize doğru yol aldı. İşte bu tamda beklediğimiz şey buydu dedi. Gerisin geri izleri üzere takip ederek döndüler. Derken, tarafımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve yanımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul u buldular. Musa ona, "Sana öğretilen yetiştirici / rüşte erdirici ilimden bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" dedi. Dedi ki: "Senin benimle beraberliğe sabretmeye gücün / istidadın yetmez." İç yüzünü kavrayamadığın / havsalanın almadığı bir şeye n asıl sabredeceksin? Dedi ki Allah'ın istemesi ile / inşallah beni sabırlı bulacaksın , hiçbir emrinde sana karşı gelmeyeceğim, dedi ki eğer ki bana tabi olacaksan ben hatırlayıp ta bir şey anlatmadıkça bana bir şey sorma , böylece yola koyuldular, nihayetinde bir gemiye bindiler onda bir delik açtı, dedi ki onu, içindekiler boğulsun diye mi deldin? Gerçekten yaptığın büyük önemde bir şey dedi, sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki Unuttuğum şeyden dolayı beni sorumlu tutma ve işimi bana zorlaştırma, Böylece tekrar yola koyuldular, nihayetinde bir oğlan çocuğa rastladılar onu öldürdü, "Saf / Temiz bir kişiyi sebepsiz yere öldürdün, gerçekten nankörce bir şey yaptın." dedi. Dedi ki sana, benimle sabretmeye gücünün yetmeyeceğini söylememiş miydim? Dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme." Artık özrün iyice belirgin oldu , böylece tekrar yola koyuldular, bir köy halkı geldiklerinde halkından yemek istediler , b unları misafir etmekten çekindiler , nihayetinde orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular, onu ayağa kaldırdı / doğrulttu , dileseydin bunun için bir ücret alırdın dedi , işte bu seninle benim aramızın ayrılmasıdır dedi , sana sabretmeye dayanamadığın konuların mânâlarını açıklayacağım , g emiye gelince; o, denizde çalışan yoksul kişilerindi, onların artlarında / peşlerinde her bir gemiyi gasbeden bir hükümdar / melik vardı bu nedenle gemiyi delmeyi istedim , erkek evlada gelince, onun anne babası mümin iki kişiydi , onların taşkınlık ve küf re sürüklemesinden endişe duyduk, istedik ki Rableri bu ikisine ondan daha temiz ve hayırlı birini, daha merhametli birini versin, duvara / cidara gelince, O duvar, şehirde yetim iki oğlanın idi , altında o ikisine ait altın vardı , babaları da Salih biri idi, Rabbin istedi ki ikisi de olgunluğa erişsinler ve Rabbinden bir rahmet olarak ta altınlarını çıkarabilsinler, bunları kendimin işi olarak yapmadım, işte bu sabretmeye dayanamadıklarının yorumudur.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Eğer bundan sonra sana bir şey soracak olursam artık benimle arkadaşlık etme; o takdirde tarafımdan mazur sayılırsın.” dedi.

Süleyman Ateş

(Musa) dedi ki: "Eğer bundan sonra (bir daha) sana bir şey sorarsam, artık bana arkadaş olma. (O zaman) benim tarafımdan sana özür ulaşmıştır (artık benden ayrılmakta mazur sayılırsın).

Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki: "Bir daha sana bir şey sorarsam benimle arkadaşlık etme; artık senden özür dileme hakkım bitti."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki "Bir daha sana bir şey sorarsam benimle arkadaşlığı bitir; artık senden özür dileme hakkım bitmiş olur."

Şaban Britch

Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, benimle arkadaşlık etme. O zaman, benim tarafımdan mazur görülürsün, dedi.

Şaban Piriş

- Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, benimle arkadaşlık etme. O zaman, benim tarafımdan mazur görülürsün, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme. Vallahi, öyle bir durumda benden ayrılmakta mazur sayılacaksın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Indeed, " said Mussa: a walking interrogation -point is never a pleasant companion, "therefore if ever I should question anything you do from now on, then do not associate with me any longer; you have been patient enough to put up with my interrogation".

Abdul Haleem

Moses said, ‘From now on, if I query anything you do, banish me from your company- you have put up with enough from me.’

Abdullah Yusuf Ali

(Moses) said: "If ever I ask thee about anything after this, keep me not in thy company: then wouldst thou have received (full) excuse from my side."

Abul A'la Maududi

Moses said: "Keep me no more in your company if I question you concerning anything after this. You will then be fully justified."

Aisha Bewley

Musa said, ‘If I ask you about anything after this, then you should no longer keep me company. I will have given you excuse enough.’

Al-Hilali & Khan

[Mûsâ (Moses)] said: "If I ask you anything after this, keep me not in your company, you have received an excuse from me."

Ali Quli Qarai

He said, ‘If I question you about anything after this, do not keep me in your company. You have already got sufficient excuse on my part.’

Amatul Rahman Omar

(Moses) said, `If I question you about anything after this keep me in your company no more, for (in that case) you shall have reached the extent of being excused by me (- I shall have no excuse to offer). '

Arthur John Arberry

He said, 'If I question thee on anything after this, then keep me company no more; thou hast already experienced excuse sufficient on my part. '

Bijan Moeinian

Moses said: " I apologize again. If I reproach you again, then get rid of me."

E. Henry Palmer

Said he, 'If I ask thee about anything after it, then do not accompany me. Now hast thou arrived at my excuse.'

Edip-Layth

He said, "If I ask you about anything after this, then do not keep me in your company. You will then have a reason over me."

George Sale

Moses said, if I ask thee concerning any thing hereafter, suffer me not to accompany thee: Now hast thou received an excuse from me.

Hamid S. Aziz

He answered, "Did I not tell you, truly, you can not bear with me?"

Mahmoud Ghali

He said, "In case I ask you about anything after (this), then keep me in (your) company (no more); you have already had (Literally: reached) excuse (sufficient) on my part. " (Literally: from close to me)

Marmaduke Pickthall

(Moses) said: If I ask thee after this concerning aught, keep not company with me. Thou hast received an excuse from me.

Mohamed Ahmed - Samira

Moses said: "If I ask you any thing again then do not keep me with you. You have my apology."

Muhammad Asad

Said [Moses]: "If, after this, I should ever question thee, keep me not in thy company: [for by] now thou hast heard enough excuses from me. "

Mustafa Khattab

Moses replied, "If I ever question you about anything after this, then do not keep me in your company, for by then I would have given you enough of an excuse."

Progressive Muslims

He said: "If I ask you about anything after this, then do not keep me in your company. You will then have a reason over me."

Rashad Khalifa

He said, "If I ask you about anything else, then do not keep me with you. You have seen enough apologies from me."

Sahih International

[Moses] said, "If I should ask you about anything after this, then do not keep me as a companion. You have obtained from me an excuse."

Sam Gerrans

He said: “If I ask thee about anything after this, then keep thou not company with me; thou hast attained from me an excuse.”

Shabbir Ahmed

Moses said, "If I ask you after this about anything, then do not keep me with you. By then you shall have received enough excuses from me."

Syed Vickar Ahamed

He (Musa) said: "If ever I ask you about anything after this, do not keep me in your company: Then you would have received (full) reason from my side. "

Taqi Usmani

He (Mūsā) said, "If I ask you about something after this, do not allow me your company. You have now reached a point where you have a valid excuse (to part with me) from my own side. “

The Monotheist Group

He said: "If I ask you about anything after this, then do not keep me in your company. You will then have a reason over me."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 76. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki eser tek görüş olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 76. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  6. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩