Kişi kıssası

Zülkarneyn

Kehf suresinde batıya ve doğuya ulaşan, iki dağ arasındaki halk için demir ve bakırla set yapan güçlü hükümdar. Seddin Ye'cûc ve Me'cûc'e karşı olduğu bildirilir. Kimliği (İskender, Kiros, Yemenli bir hükümdar vb.) tefsirlerde tartışmalıdır; Kur'an ad ve yer vermez.

Kıssanın geçtiği yerler

Sırayla; her konumun güven derecesi yazılı
  1. 1 Zülkarneyn'in Seddi tartışmalı Derbent (Kafkasya) — rivayet İki dağ arasındaki set; yeri bilinmez.

Konum güven dereceleri ve kaynak notları harita sayfasında.

Anlatı

Ayetler kıssanın akışına göre sıralandı · meal: Diyanet İşleri
  1. 1

    Batıya yolculuk

    Kehf 83-88
    1. Kehf suresi, 83. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 83. ayet. وَيَسْـَٔلُونَكَ عَن ذِى ٱلْقَرْنَيْنِ قُلْ سَأَتْلُوا۟ عَلَيْكُم مِّنْهُ ذِكْرًا

      (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım."

    2. Kehf suresi, 84. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 84. ayet. إِنَّا مَكَّنَّا لَهُۥ فِى ٱلْأَرْضِ وَءَاتَيْنَٰهُ مِن كُلِّ شَىْءٍ سَبَبًا

      Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.

    3. Kehf suresi, 85. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 85. ayet. فَأَتْبَعَ سَبَبًا

      O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.

    4. Kehf suresi, 86. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 86. ayet. حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ مَغْرِبَ ٱلشَّمْسِ وَجَدَهَا تَغْرُبُ فِى عَيْنٍ حَمِئَةٍ وَوَجَدَ عِندَهَا قَوْمًا قُلْنَا يَٰذَا ٱلْقَرْنَيْنِ إِمَّآ أَن تُعَذِّبَ وَإِمَّآ أَن تَتَّخِذَ فِيهِمْ حُسْنًا

      Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik.

    5. Kehf suresi, 87. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 87. ayet. قَالَ أَمَّا مَن ظَلَمَ فَسَوْفَ نُعَذِّبُهُۥ ثُمَّ يُرَدُّ إِلَىٰ رَبِّهِۦ فَيُعَذِّبُهُۥ عَذَابًا نُّكْرًا

      Zülkarneyn, "Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır" dedi.

    6. Kehf suresi, 88. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 88. ayet. وَأَمَّا مَنْ ءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَلَهُۥ جَزَآءً ٱلْحُسْنَىٰ وَسَنَقُولُ لَهُۥ مِنْ أَمْرِنَا يُسْرًا

      "Her kim de iman eder ve salih amel işlerse, ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz."

  2. 2

    Doğuya yolculuk

    Kehf 89-91
    1. Kehf suresi, 89. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 89. ayet. ثُمَّ أَتْبَعَ سَبَبًا

      Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.

    2. Kehf suresi, 90. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 90. ayet. حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ مَطْلِعَ ٱلشَّمْسِ وَجَدَهَا تَطْلُعُ عَلَىٰ قَوْمٍ لَّمْ نَجْعَل لَّهُم مِّن دُونِهَا سِتْرًا

      Güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.

    3. Kehf suresi, 91. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 91. ayet. كَذَٰلِكَ وَقَدْ أَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًا

      İşte böyle. Şüphesiz biz onun yanındakileri ilmimizle kuşatmışızdır.

  3. 3

    İki dağ arası ve sed

    Kehf 92-98
    1. Kehf suresi, 92. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 92. ayet. ثُمَّ أَتْبَعَ سَبَبًا

      Sonra yine bir yol tuttu.

    2. Kehf suresi, 93. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 93. ayet. حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ بَيْنَ ٱلسَّدَّيْنِ وَجَدَ مِن دُونِهِمَا قَوْمًا لَّا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ قَوْلًا

      İki dağ arasına ulaşınca, bunların önünde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir halk buldu.

    3. Kehf suresi, 94. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 94. ayet. قَالُوا۟ يَٰذَا ٱلْقَرْنَيْنِ إِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجًا عَلَىٰٓ أَن تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَدًّا

      Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cüc ve Me'cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?"

    4. Kehf suresi, 95. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 95. ayet. قَالَ مَا مَكَّنِّى فِيهِ رَبِّى خَيْرٌ فَأَعِينُونِى بِقُوَّةٍ أَجْعَلْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ رَدْمًا

      Zülkarneyn, "Rabbimin bana verdiği (imkan ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım" dedi.

    5. Kehf suresi, 96. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 96. ayet. ءَاتُونِى زُبَرَ ٱلْحَدِيدِ حَتَّىٰٓ إِذَا سَاوَىٰ بَيْنَ ٱلصَّدَفَيْنِ قَالَ ٱنفُخُوا۟ حَتَّىٰٓ إِذَا جَعَلَهُۥ نَارًا قَالَ ءَاتُونِىٓ أُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْرًا

      "Bana (yeterince) demir madeni getirin" dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, "körükleyin!" dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, "Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım" dedi.

    6. Kehf suresi, 97. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 97. ayet. فَمَا ٱسْطَٰعُوٓا۟ أَن يَظْهَرُوهُ وَمَا ٱسْتَطَٰعُوا۟ لَهُۥ نَقْبًا

      Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.

    7. Kehf suresi, 98. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 98. ayet. قَالَ هَٰذَا رَحْمَةٌ مِّن رَّبِّى فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ رَبِّى جَعَلَهُۥ دَكَّآءَ وَكَانَ وَعْدُ رَبِّى حَقًّا

      Zülkarneyn, "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (kıyametin kopma vakti) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir" dedi.

  4. 4

    Kıyamet uyarısı

    Kehf 99-101
    1. Kehf suresi, 99. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 99. ayet. وَتَرَكْنَا بَعْضَهُمْ يَوْمَئِذٍ يَمُوجُ فِى بَعْضٍ وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَجَمَعْنَٰهُمْ جَمْعًا

      O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.

    2. Kehf suresi, 100. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 100. ayet. وَعَرَضْنَا جَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ لِّلْكَٰفِرِينَ عَرْضًا

      (100-101) O gün cehennemi; gözleri Zikr'ime (Kur'an'a) karşı perdeli olan ve onu dinleme zahmetine dahi katlanamayan kafirlerin karşısına (bütün dehşetiyle) dikeriz!

    3. Kehf suresi, 101. ayet — tek başına aç

      Kehf suresi, 101. ayet. ٱلَّذِينَ كَانَتْ أَعْيُنُهُمْ فِى غِطَآءٍ عَن ذِكْرِى وَكَانُوا۟ لَا يَسْتَطِيعُونَ سَمْعًا

      (100-101) O gün cehennemi; gözleri Zikr'ime (Kur'an'a) karşı perdeli olan ve onu dinleme zahmetine dahi katlanamayan kafirlerin karşısına (bütün dehşetiyle) dikeriz!

Dersler

Her madde bir kaynağa dayanır; platform yorumu eklenmez
  1. Zülkarneyn kıssası, gücün adaletle kullanılması ve başarının Allah'a nispet edilmesi ('bu Rabbimden bir rahmettir') ekseninde ele alınır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ZÜLKARNEYN maddesi — islamansiklopedisi.org.tr/zulkarneyn

Bağlantılar