Diyanet İşleri
Zülkarneyn, "Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır" dedi.
Kehf suresi
Kehf suresi, 87. ayet. قَالَ أَمَّا مَن ظَلَمَ فَسَوْفَ نُعَذِّبُهُۥ ثُمَّ يُرَدُّ إِلَىٰ رَبِّهِۦ فَيُعَذِّبُهُۥ عَذَابًا نُّكْرًا
ḳâle emmâ men żaleme fesevfe nü`aẕẕibühû ŝümme yüraddü ilâ rabbihî feyü`aẕẕibühû `aẕâben nükrâ.
Zülkarneyn, "Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zülkarneyn Kehf 83–101 3
Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.
O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.
Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik.
Zülkarneyn, "Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır" dedi.
"Her kim de iman eder ve salih amel işlerse, ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz."
Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.
Güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
87. Zülkarneyn, şer’i siyaseti (şer’i yönetim politikasını) övülmeye hak edecek kadar iyi bilen birisi idi. Çünkü bu konuda Yüce Allah, ona başarı ihsan etmişti. Bu nedenle o, bu kavmi iki kısma ayıracağını söylemişti. “Kim” küfre sapmak suretiyle “zulmederse onu cezalandırırız. Sonra o Rabbine döndürülür, Rabbi de onu feci bir azaba uğratır.” Böylelikle o kimse dünyada da âhirette de ceza görür.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Zülkarneyn dedi ki: "Kendisine Allah'a ibadet etmeye çağırdıktan sonra Allah'a şirk koşan ve bunda ısrarcı olanı dünyada ölüm ile cezalandıracağız. Kıyamet günü Rabbine döndürülecek ve onu ürkütücü bir azapla azaplandıracaktır."
Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: ردد (59 geçiş)
Allah'tan, geri çevrilmesi imkansız olan bir gün gelmeden önce, Rabbinizin çağrısına uyun. O gün sizin için ne sığınacak bir yer vardır, ne de…
Aynı kıssa: Zülkarneyn
(Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım."
Aynı kıssa: Zülkarneyn
Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.
Aynı kıssa: Zülkarneyn
O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.
Aynı kök: نكر (37 geçiş)
Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Aynı kök: نكر (37 geçiş)
Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah'a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı…
Aynı kök: ردد (59 geçiş)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: ردد (59 geçiş)
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Allah) şöyle demişti: "Haksızlık edeni cezalandıracağız; sonra da Rabbine gönderilecek, (Allah) ona korkunç bir azap uygulayacaktır.
(fakat)" diye ekledi (Rabbi); "kim zulmederse, iyi bilsin ki o (bu dünyada) günü gelince azabımıza mahkum olacaktır; en sonunda Rabbine döndürülecek; ve (Allah ahirette) onu da görülmemiş bir azaba uğratacaktır.
O şöyle cevap verdi: "(Başkalarına) zulmeden kimseye gelince, ona bundan böyle azap edeceğiz; ve o kimse sonunda Rabbine döndürülecek; ve O da ona görülmemiş bir azap çektirecek.
(Zül-Karneyn) dedi ki: "Zulmedene azap edeceğiz. . . Sonra Rabbine döndürülecek; böylece (Rabbi) ona tarifi mümkün olmayan bir azap yaşatacak. "
Dedi ki: "Kim zulmederse biz onu azablandıracağız, sonra Rabbine döndürülür, O da onu görülmemiş bir azabla azablandırır."
O, şöyle dedi: «Haksızlık edeni cezalandıracağız; sonra o, Rabbine gönderilecek; sonra Allah da ona korkunç bir azap uygulayacak.»
"Kim haksızlık yaparsa, onu cezalandıracağız!" dedi; "Sonra, Efendisine geri gönderilince, görülmemiş bir cezayla onu cezalandıracaktır!"
O da şöyle dedi: "Haksızlık edeni cezalandıracağız;sonra da o, Rabbine döndürülecek. Rabbi de onu görülmemiş bir ceza ile cezalandıracaktır."
Dedi ki, "Kim haksızlık ederse onu cezalandıracağız, Efendisine döndürülünce de O onu görülmemiş bir cezaya çarpacaktır."
Dedi ki, 'Kim haksızlık ederse onu cezalandıracağız, Rabbine döndürülünce de onu görülmemiş bir cezaya çarpacaktır.'
O şöyle dedi: "Her kim haksızlık ederse, onu muhakkak cezalandırırız, sonra Rabbine iade edilir ve O da onu görülmedik bir azaba çeker.
Dedi: her kim haksızlık ederse onu muhakkak ta'zib ederiz, sonra rabbına iade olunur, o da onu görülmedik bir azaba çeker
Zu'l-Karneyn: "Kim zulmederse ona azap edeceğiz. Sonra Rabb'ine döndürülür. Böylece ona daha şiddetli bir azapla azap edilir." dedi.
Zu'l-Karneyn: "Kim zulmederse ona azap edeceğiz. Sonra Rabb'ine döndürülür. Böylece ona daha şiddetli bir azapla azap edilir." dedi.
Zu'l-Karneyn: "Kim zulmederse ona azap edeceğiz. Sonra Rabb'ine döndürülür. Böylece ona daha şiddetli bir azapla azap edilir." dedi.
Dedi ki: "Kim zulmederse biz onu azablandıracağız, sonra rabbine döndürülür, O da onu kötü (nükra) bir azabla azablandırır."
Dedi: "Amma kim zulmederse onu azablandıracağız. Sonra da o, Rabbine döndürülür de O da kendisini şiddetli bir azab (a duçar) eder".
Dedi ki: Kim zulmederse; ona, azab edeceğiz. Sonra Rabbına döndürülür ve Rabbı; onu, görülmemiş bir azaba uğratır.
(83-98) Sana İki boynuzludan / zülkarneyn’den sorarlar, de ki size onu ve onla ilgili hatıraları okuyacağım, arzı ona mekân yaptık her şeyi bir sebeple ona verdik , O da bir sebebe uydu / tabi oldu , güneşin battığı yere ulaştığında siyah balçıktan / çamurlu bir gözenin içinde onun / güneşin battığını gördü (gün batımı gözeye aksetmiş) ve gözenin yanında da bir kavim buldu, Ona, Ey Zülkarneyn ya bu kavmi azaba uğratırsın yahut onları güzellikle elde edersin dedik. O da kim zulmediyorsa ona azap ederiz, sonrasında da Rabbine geri gönderilir, O’da nasıl olacağı belirsiz bir azapla onlara azap eder dedi, Kim iman eder de ıslah edici amel işlerse ona güzel bir karşılık vardır , O’na işlerimizden / emirlerimizden kolay olanı söyleyeceğiz , sonra bir sebebe uydu / tabi oldu güneşin doğduğu yere ulaştığındaysa orada bir kavmin üzerine güneşi doğarken buldu, O kavmin güneşine karşı herhangi bir koruyucu siper yapmamıştık, Onun katında olanı her şeyi kuşatmıştık, her şeyden haberimiz vardı, sonra bir sebebe uydu / tabi oldu sonra iki set arasına vardığı zaman, iki setin dışında kalan, söz dahi anlamayan durumda ki bir kavmi buldu, dediler ki Ey Zülkarneyn, gerçekten Ye’cüc ve Me’cüc arzda bozgunculuk çıkarıyorlar, sana onlarla bizim aramızda set yapman karşılığında bir haraç versek olur mu? Rabbimin beni içinde bulundurduğu imkanlar daha hayırlıdır dedi. Bana güç / kuvvet ile yardım edin , bende onlarla sizin aranızda bir sur / radmen yapayım, bana demirin cevherlerini getirin, iki dağın arası yamaçlar, demir cevherleri ile dolarak eşitlenince körükleyin / üfürün dedi, kor haline / nar haline gelince de bana bakır getirin üzerine dökeyim dedi, artık onun arkasına geçmeye de yahut delmeye de güçleri yetmez , dedi ki bu Rabbimden bir esirgemedir / rahmettir, Rabbimin vaadi geldiğindeyse onu dümdüz edecektir, Rabbinin vaadi haktır.
Dedi ki: “Kim zulmederse onu azaplandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülecek, Rabbi de onu şiddetli bir azap ile azaplandıracak.
Dedi: "Kim haksızlık ederse, ona azab edeceğiz, sonra o, Rabbine döndürülecektir. O da ona görülmemiş bir azab edecektir."
Dedi ki: "Kim zalimlik ederse/ yanlışa dalarsa biz ona azap edeceğiz. Sonra Rabbinin huzuruna çıkarılacak, o da ona kötü bir şekilde azap edecektir.
Dedi ki "Yanlış yapanı azaba uğratacağız. Sonra o, Rabbinin huzuruna çıkarıldığında Rabbi de ona, beklemediği bir ceza verecektir.
Dedi ki: Kim, zulmederse onu cezalandıracağız, sonra Rabbine döndürülür ve Rabbi onu şiddetli bir azapla cezalandırır.
Dedi ki: -Kim, zulmederse onu cezalandıracağız, sonra Rabbine döndürülür ve Rabbi onu görülmemiş bir azapla cezalandırır.
Dedi: "Zulmedene azap edeceğiz; sonra Rabbine döndürülecek; O da onu görülmedik bir azaba çeker."
He set up his constitution -in the occupied territories- and accordingly he stated: "We will punish the wrongful of actions here and he wilt be left to Allah, his Creator, to impose upon him the torment laid upon the damned Hereafter".
He answered, ‘We shall punish those who have done evil, and when they are returned to their Lord He will punish them [even more] severely,
He said: "Whoever doth wrong, him shall we punish; then shall he be sent back to his Lord; and He will punish him with a punishment unheard-of (before).
He said: "We will chastise him who does wrong, whereafter he will be returned to his Lord and He will chastise him grievously.
He said, ‘As for those who do wrong, we will punish them and then they will be returned to their Lord and He will punish them with a dreadful punishment.
He said: "As for him (a disbeliever in the Oneness of Allâh) who does wrong, we shall punish him, and then he will be brought back unto his Lord, Who will punish him with a terrible torment (Hell).
He said, ‘As for him who is a wrongdoer, we will punish him. Then he shall be returned to his Lord and He will punish him with a dire punishment.
He said, `(Well) as for him who transgresses and does wrong we shall certainly punish him, then will he be produced before his Lord Who will inflict upon him a dreadful punishment.
He said, 'As for the evildoer, him we shall chastise, then he shall be returned to his Lord and He shall chastise him with a horrible chastisement.
He declared: "Those who continue wrongdoings, will be punished and sent to the Lord (Who, in turn, will punish them severely. "
Said he, 'As for him who does wrong, I will torment him, then shall be be sent back to his Lord, and He will torment him with An unheard-of torment;
He said, "As for he who has transgressed, we will punish him then he will be returned to his Lord and He will punish him an awful punishment."
He answered, whosoever of them shall commit injustice, we will surely punish him in this world; afterwards shall he return unto his Lord, and He shall punish him with a severe punishment.
Until when he reached the setting of the sun (furthest West), he found it setting in a black muddy spring and he found thereat a people. We said, "O Zul'qarneyn! You have authority either to torment these people, or treat them kindly."
He said, "As for him who did injustice, we will eventually torment him; thereafter he will be turned back to his Lord; then He will torment him with a highly maleficent torment.
He said: As for him who doeth wrong, we shall punish him, and then he will be brought back unto his Lord, Who will punish him with awful punishment!
He said: "I shall punish whosoever is wicked. He will then be sent back to his Lord who will inflict on him a terrible punishment.
He answered: "As for him who does wrong [unto others] - him shall we, in time, cause to suffer; and thereupon he shall be referred to his Sustainer, and He will cause him to suffer with unnameable suffering.
He responded, "Whoever does wrong will be punished by us, then will be returned to their Lord, Who will punish them with a horrible torment.
He said: "As for he who has transgressed, we will punish him then he will be returned to his Lord and He will punish him an awful punishment. "
He said, "As for those who transgress, we will punish them; then, when they return to their Lord, He will commit them to more retribution.
He said, "As for one who wrongs, we will punish him. Then he will be returned to his Lord, and He will punish him with a terrible punishment.
He said: “As for him who does wrong: we will punish him; then will he be brought back to his Lord, and He will punish him with a terrible punishment.
Cyrus said to them, "As for him who does wrong from now on, we shall punish him. And then he will be brought back before his Lord Who will commit him to greater retribution.
He said: "As to whoever does wrong, (only) him shall we punish; And then he shall be sent back to his Lord; And He will punish him (the wrong-doer) with severe punishment.
He said, "As for him who does wrong, we shall punish him, then he will be sent back to his Lord, and He will punish him with a severe punishment.
He said: "As for he who has done wrong, we will punish him then he will be returned to his Lord and He will punish him an awful punishment."