Kehf suresi

Kehf suresi, 89. ayet

Kehf suresi, 89. ayet. ثُمَّ أَتْبَعَ سَبَبًا

ŝümme etbe`a sebebâ.

Diyanet İşleri

Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 86–92 · surenin 89. ayeti / 110
  1. Kehf 86

    Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik.

  2. Kehf 87

    Zülkarneyn, "Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır" dedi.

  3. Kehf 88

    "Her kim de iman eder ve salih amel işlerse, ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz."

  4. 89

    Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.

  5. Kehf 90

    Güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.

  6. Kehf 91

    İşte böyle. Şüphesiz biz onun yanındakileri ilmimizle kuşatmışızdır.

  7. Kehf 92

    Sonra yine bir yol tuttu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

89. Zülkarneyn, batıya ulaştıktan sonra bu sefer Yüce Allah’ın kendisine ihsan etmiş olduğu sebeplere/yollara tâbi olarak güneşin doğduğu yere doğru döndü.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra ilk yolundan başka bir yol tutarak güneşin doğduğu yöne doğru ilerledi.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra yine
  2. أَتْبَعَ etbea tuttu kök: تبع
  3. سَبَبًا sebeben bir yol kök: سبب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Zülkarneyn · Aynı kök: سبب (11 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.

  • Aynı kıssa: Zülkarneyn · Aynı kök: سبب (11 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Sonra yine bir yol tuttu.

  • Aynı kıssa: Zülkarneyn · Aynı kök: سبب (11 geçiş)

    Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.

  • Aynı kök: سبب (11 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.

  • Aynı kök: سبب (11 geçiş)

    Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü…

  • Aynı kök: سبب (11 geçiş)

    Her kim ona (Muhammed'e) Allah'ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra (doğuya doğru) bir yol tutmuştu.

Mustafa İslamoğlu

Sonra o, yeni (amacına) ulaştıracak bir araca yine başvurdu.

Muhammed Esed

Ve (Zulkarneyn, doğru bir amaca varmak için, böylece) bir kere daha doğru aracı seçti.

Ahmed Hulusi

Sonra (Zül-Karneyn diğer) bir yolu kullandı.

Ali Bulaç

Sonra (yine) bir yol tuttu.

Ali Özek ve heyeti

Sonra yine bir yol tuttu.

Ali Rıza Safa

Sonra, yine bir yol tuttu.

Bayraktar Bayraklı

Sonra yine bir yol tutup gitti.

Edip Yüksel

Sonra bir yol tuttu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra bir yol tuttu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra yine bir sebebi takip etti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra da bir sebebi ta'kıb etti

Gültekin Onan

Sonra (yine) bir yol tuttu.

Hasan Basri Çantay

Sonra o, başka bir yol tutdu.

İbni Kesir

Sonra o, bir yol tuttu.

Mehmet Alagaş

(83-98) Sana İki boynuzludan / zülkarneyn’den sorarlar, de ki size onu ve onla ilgili hatıraları okuyacağım, arzı ona mekân yaptık her şeyi bir sebeple ona verdik , O da bir sebebe uydu / tabi oldu , güneşin battığı yere ulaştığında siyah balçıktan / çamurlu bir gözenin içinde onun / güneşin battığını gördü (gün batımı gözeye aksetmiş) ve gözenin yanında da bir kavim buldu, Ona, Ey Zülkarneyn ya bu kavmi azaba uğratırsın yahut onları güzellikle elde edersin dedik. O da kim zulmediyorsa ona azap ederiz, sonrasında da Rabbine geri gönderilir, O’da nasıl olacağı belirsiz bir azapla onlara azap eder dedi, Kim iman eder de ıslah edici amel işlerse ona güzel bir karşılık vardır , O’na işlerimizden / emirlerimizden kolay olanı söyleyeceğiz , sonra bir sebebe uydu / tabi oldu güneşin doğduğu yere ulaştığındaysa orada bir kavmin üzerine güneşi doğarken buldu, O kavmin güneşine karşı herhangi bir koruyucu siper yapmamıştık, Onun katında olanı her şeyi kuşatmıştık, her şeyden haberimiz vardı, sonra bir sebebe uydu / tabi oldu sonra iki set arasına vardığı zaman, iki setin dışında kalan, söz dahi anlamayan durumda ki bir kavmi buldu, dediler ki Ey Zülkarneyn, gerçekten Ye’cüc ve Me’cüc arzda bozgunculuk çıkarıyorlar, sana onlarla bizim aramızda set yapman karşılığında bir haraç versek olur mu? Rabbimin beni içinde bulundurduğu imkanlar daha hayırlıdır dedi. Bana güç / kuvvet ile yardım edin , bende onlarla sizin aranızda bir sur / radmen yapayım, bana demirin cevherlerini getirin, iki dağın arası yamaçlar, demir cevherleri ile dolarak eşitlenince körükleyin / üfürün dedi, kor haline / nar haline gelince de bana bakır getirin üzerine dökeyim dedi, artık onun arkasına geçmeye de yahut delmeye de güçleri yetmez , dedi ki bu Rabbimden bir esirgemedir / rahmettir, Rabbimin vaadi geldiğindeyse onu dümdüz edecektir, Rabbinin vaadi haktır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.

Süleyman Ateş

Sonra yine bir yol tuttu.

Süleymaniye Vakfı

Sonra bir yolu daha takip etti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra o (Zülkarneyn), bir yola girdi.

Şaban Britch

Sonra bir sebep/ yol tuttu.

Şaban Piriş

Sonra bir yol tuttu.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra bir sebebi daha izledi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Again, he purposefully lead the way.

Abdul Haleem

He travelled on;

Abdullah Yusuf Ali

Then followed he (another) way,

Abul A'la Maududi

Then he set out on another expedition

Aisha Bewley

Then he followed a way

Al-Hilali & Khan

Then he followed another way,

Ali Quli Qarai

Then he followed a means.

Amatul Rahman Omar

Then he launched out on (another) course (to the eastern part of his empire).

Arthur John Arberry

Then he followed a way

Bijan Moeinian

Then he made preparation for another expedition and traveled till he came to a place when sun rises (from the ocean) and saw a people for whom….

E. Henry Palmer

Then he followed a way

Edip-Layth

Then he followed the means.

George Sale

Then he continued his way,

Hamid S. Aziz

But as for him who believes and acts aright, for him is an excellent reward, and we will give him our easy command. "

Mahmoud Ghali

Thereafter he followed up (another) means.

Marmaduke Pickthall

Then he followed a road

Mohamed Ahmed - Samira

He then followed (another) road

Muhammad Asad

And once again he chose the right means [to achieve a right end].

Mustafa Khattab

Then he travelled a ˹different˺ course

Progressive Muslims

Then he followed the means.

Rashad Khalifa

Then he pursued another way.

Sahih International

Then he followed a way

Sam Gerrans

Then he went his way.

Shabbir Ahmed

(After establishing peace in the West) he once again chose the right means to achieve a right end. (He set forth to an expedition towards the East).

Syed Vickar Ahamed

Then he followed (another) way,

Taqi Usmani

Thereafter, he followed a course,

The Monotheist Group

Then he followed the means.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 89. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 89. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 89. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩