وضع wDE

Anlam

Bir şeyi bir yere koymak veya yerleştirmek, elinden bırakmak veya atmak, Ra-Fa-Ayn'ın zıttı, bir şeyi aşağı koymak, ortaya çıkarmak, atamak, yüklemek/hafifletmek, devretmek, vazgeçmek, derecesini/rütbesini/durumunu düşürmek, zarar görmek, kazanç sağlayamamak, alçaltmak/tevazu göstermek, emanet yeri, bir şeyin uygun yeri.

Geçtiği yerler

26 geçiş, sureye göre

3. Âl-i İmrân suresi (4)

  1. Âl-i İmrân 36 وَضَعَتْهَا onu doğurunca
  2. Âl-i İmrân 36 وَضَعْتُهَآ onu doğurdum
  3. Âl-i İmrân 36 وَضَعَتْ doğurduğunu
  4. Âl-i İmrân 96 وُضِعَ (ma'bed olarak) kurulan

4. Nisâ suresi (2)

  1. Nisâ 46 مَّوَاضِعِهِۦ yerleri-
  2. Nisâ 102 تَضَعُوٓا۟ bırakmanızda

5. Mâide suresi (2)

  1. Mâide 13 مَّوَاضِعِهِۦ ۙ yerlerinden
  2. Mâide 41 مَوَاضِعِهِۦ ۖ yerlerinden

7. A'râf suresi (1)

  1. A'râf 157 وَيَضَعُ ve kaldırıp atan

9. Tevbe suresi (1)

  1. Tevbe 47 وَلَأَوْضَعُوا۟ ve hemen sokulurlardı

18. Kehf suresi (1)

  1. Kehf 49 وَوُضِعَ (ortaya) konulmuştur

21. Enbiyâ suresi (1)

  1. Enbiyâ 47 وَنَضَعُ kurarız

22. Hac suresi (1)

  1. Hac 2 وَتَضَعُ ve bırakır

24. Nûr suresi (2)

  1. Nûr 58 تَضَعُونَ çıkar(ıp yat)acağınız
  2. Nûr 60 يَضَعْنَ bırakmalarında

35. Fâtır suresi (1)

  1. Fâtır 11 تَضَعُ doğuramaz

39. Zümer suresi (1)

  1. Zümer 69 وَوُضِعَ ve (ortaya) konur

41. Fussilet suresi (1)

  1. Fussilet 47 تَضَعُ doğurmaz

46. Ahkâf suresi (1)

  1. Ahkâf 15 وَوَضَعَتْهُ ve doğurdu onu

47. Muhammed suresi (1)

  1. Muhammed 4 تَضَعَ bırakıncaya

55. Rahmân suresi (2)

  1. Rahmân 7 وَوَضَعَ ve koydu
  2. Rahmân 10 وَضَعَهَا koydu

65. Talâk suresi (2)

  1. Talâk 4 يَضَعْنَ doğumlarına kadardır
  2. Talâk 6 يَضَعْنَ bırakıncaya

88. Gâşiye suresi (1)

  1. Gâşiye 14 مَّوْضُوعَةٌۭ konulmuş

94. İnşirâh suresi (1)

  1. İnşirâh 2 وَوَضَعْنَا ve atmadık mı?