Yaşar Nuri Öztürk
Gördün mü o, dini yalan sayanı?
107. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Maûn suresi, 1. ayet. أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ
era'eyte-lleẕî yükeẕẕibü biddîn.
Gördün mü o, dini yalan sayanı?
Maûn suresi, 2. ayet. فَذَٰلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلْيَتِيمَ
feẕâlike-lleẕî yedü``u-lyetîm.
İşte odur yetimi itip kakan;
Maûn suresi, 3. ayet. وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
velâ yeḥuḍḍu `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.
Yoksulu doyurmayı özendirmez o.
Maûn suresi, 4. ayet. فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ
feveylül lilmüṣallîn.
Vay haline o namaz kılanların ki,
Maûn suresi, 5. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ
elleẕîne hüm `an ṣalâtihim sâhûn.
Namazlarından gaflet içindedir onlar!
Maûn suresi, 6. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ
elleẕîne hüm yürâûn.
Riyaya sapandır onlar/gösteriş yaparlar.
Maûn suresi, 7. ayet. وَيَمْنَعُونَ ٱلْمَاعُونَ
veyemne`ûne-lmâ`ûn.
Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekata/iyiliğe engel olurlar.