Müddessir suresi

Müddessir suresi, 24. ayet

Müddessir suresi, 24. ayet. فَقَالَ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ

feḳâle in hâẕâ illâ siḥruy yü'ŝer.

Diyanet İşleri

(23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müddessir 21–27 · surenin 24. ayeti / 56

Konu Yalnız yarattığım kişi ve Sekar Müddessir 11–30 3

  1. Müddessir 21

    Sonra (Kur'an hakkında) derin derin düşündü.

  2. Müddessir 22

    Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.

  3. 23–24

    (23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir."

  4. Müddessir 25

    "Bu, ancak insan sözüdür."

  5. Müddessir 26

    Ben onu "Sekar"a (cehenneme) sokacağım.

  6. Müddessir 27

    Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–30. ayetler için yazılmıştır.

Bu âyet-i kerimeler, hakka karşı inatla duran, Allah’a ve Rasûlüne savaş açan, onlara karşı duran el-Velîd b. el-Muğîre hakkında inmiştir. Yüce Allah onu başka hiçbir kimseyi yermediği bir şekilde yermiştir. İşte hakka karşı inatlaşan, hakka karşı mücadele veren kimsenin cezası budur. Bu dünya hayatında rezil olur. Âhiretteki azap ise daha bir rezil edicidir elbette. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

11. “Sen Bana bırak o tek başına yarattığım.” Malsız, ailesiz ve başka hiçbir şeye sahip olmaksızın yalnız başına yarattığım ve halen kendisine lütufta bulunup pek çok şeyler verdiğim;

12-13. “Kendisine bolca” pek çok “mal verdiğim ve” yanı başında “hazır duran oğullar” sürekli yanında bulunan, kendileri ile faydalanıp ihtiyaçlarını gördüğü, kendileri ile güç kazandığı erkek çocuklar verdiğim;

14. “Her türlü imkanı önüne serdiğim” ona dünyevî imkânlar ve bu imkânları elde etme yollarını bağışladı; öyle ki o ihtiyaçlarını kolaylıkla görebilmekte, arzuladığı ve istediği her şeyi elde etmektedir.

15. Bunca nimetler ve ihsanlarımla birlikte “bir de kalkmış (nimetleri) daha da artırmamı bekliyor.” Yani dünyada nimetlere nail olduğu gibi âhiret nimetlerine de nail olmayı ümit ediyor.

16. “Asla!” Durum onun istediği gibi olmayacaktır. Aksine onun istediğinin ve arzu ettiğinin tersine olacaktır. Bunun böyle olmasının sebebi ise şudur:

17. “Çünkü o, âyetlerimize karşı çok inatçıdır.” Âyetlerimizi anladığı halde onları inkâr etmiş, âyetlerimiz onu hakka çağırdığı halde onlara itaat etmemiştir. Hatta yüz çevirmekle de yetinmeyerek bunlarla savaşmaya koyulmuş, âyetlerimi iptal etmeye çalışmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah onun hakkında şöyle buyurmaktadır:

18-20. “Çünkü o” kendi kendine “düşündü” Kur’ân-ı Kerîm’i kendisi ile çürüteceği söz söylemek maksadı ile hakkında düşündüğü hususları “ölçtü biçti. Kahrolası! Ne biçim ölçtü biçti? Yine kahrolası! Ne biçim ölçü biçti?” Çünkü o, kendisi ile asla boy ölçüşemeyeceği bir işe kalkışmıştı. Kendisinin ve benzerlerinin asla ulaşamayacağı bir yokuşa tırmanmaya çalışmıştı.

21-22. “Sonra” ne söyleyeceğine “baktı, sonra suratını astı, kaşlarını çattı.” Yüzünde ve dış görünüşünde haktan nefret ettiği ve hakka karşı kin duyduğu belirgin hale geldi.

23. “Sonra yüz çevirip” geri döndü “Büyüklük tasladı.” Bu ise onun düşünme çabasının fiilî ve sözlü olarak ortaya koyduklarının bir sonucudur.

24-25. “Nihayet dedi ki: “Bu (eskilerden) nakledilen bir sihirden ibarettir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil!” Yani bu, Allah’ın kelâmı değildir, insan sözüdür. Aynı şekilde bu, iyi ve hayırlı insanların da sözü değildir. Aksine onların kötülerinin, günahkârlarının, her türlü yalancı ve sihirbazın bir sözüdür.

Kahrolasıca! Haktan ne kadar da uzak! Hüsran ve helâke ne kadar müstehak! En yüce ve en büyük söz olan, pek yüce ve azametli Rabbin sözünü yaratılmış, muhtaç ve her bakımdan aciz varlıkların sözüne benzediği nasıl düşünülebilir yahut bunu bir kimse nasıl tasavvur edebilir? Bu yalancı ve inatçı kişi, Yüce Allah’ın kelâmını bu şekilde nitelendirme cesaretini kendinde nasıl bulabilir?

Böylesinin çetin azaptan başka bir şeyi hak etmesi söz konusu değildir. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

26-28. “Ben onu Sekar’a sokacağım. Sekar’ın ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? O, yakıp bitirmedik bir şey bırakmaz, ama yakmaktan da vazgeçmez.” Azaba uğratılan kimseye vermedik zorluk, sıkıntı ve acı bırakmaz.

29. “Derileri yakıp kavurur.” Onları kavurur, azabının içine alıp yakar. Aşırı sıcak ve aşırı soğuğu ile onlarda rahat namına bir şey bırakmaz.

30. “Başında da on dokuz” bekçi melek “vardır.” Bunlar, “(O ateşin) başında çok sert ve çok güçlü melekler vardır ki onlar, Allah'ın kendilerine verdiği emirlerde O’na isyan etmezler. Ne emredilirse onu yaparlar.” (et-Tahrim, 66/6)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ve şöyle dedi: "Muhammed’in getirmiş olduğu bu şey Allah’ın kelamı değildir. Bilakis o, başkalarından aktardığı bir sihirdir.''

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَقَالَ fekale sonra dedi kök: قول
  2. إِنْ in değildir
  3. هَـٰذَآ haza bu
  4. إِلَّا illa başka bir şey
  5. سِحْرٌۭ sihrun bir büyü(den) kök: سحر
  6. يُؤْثَرُ yu'seru rivayet edilip öğretilen kök: اثر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اثر (21 geçiş)

    O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa'yı, önündeki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki…

  • Aynı kök: اثر (21 geçiş)

    Dediler ki: "Allah'a andolsun, gerçekten Allah seni bize üstün kıldı. Gerçekten biz suç işlemiştik."

  • Aynı kök: اثر (21 geçiş)

    Demek sen, bu söze (Kur'an'a) inanmazlarsa, arkalarından üzülerek adeta kendini tüketeceksin!

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş)

    (16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş)

    O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"Bu (Kur'an), geçmişten nakledilen bir büyüden başka bir şey değildir." dedi.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet şöyle dedi: "Bu sadece geçmişten miras kalan bir büyüdür,

Muhammed Esed

ve: "Bu, (eski zamanlardan) intikal eden büyüleyici bir sözdür!

Ahmed Hulusi

Ve şöyle dedi: "Bu nakledilen büyüleyici bir sözden başka bir şey değil!"

Ali Bulaç

Böylece: "Bu, yalnızca 'aktarılarak öğrenilen' bir büyüdür" dedi.

Ali Özek ve heyeti

De: «Bu (Kur'an) dedi, olsa olsa (sihirbazlardan öğrenilip) nakledilen bir sihirdir.

Ali Rıza Safa

Sonunda, şöyle dedi: "Aslında, yalnızca söylentilerle gelen büyüleyici bir söz bu!"

Bayraktar Bayraklı

- Sonra baktı. Sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı. Sonra arkasını döndü ve kibirlendi. Şöyle dedi: "Bu, sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu yalnızca bir insan sözüdür."

Edip Yüksel

"Bu" dedi, "etkileyici bir büyüden başka bir şey değil."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bu,' dedi, 'etkileyici bir büyüden başka bir şey değil.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu, dedi, başka değil sadece ötedenberi nakledilegelen bir sihirdir,

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu, dedi "başka değil, bir sihri müser

Erhan Aktaş

"Bu, rivayetle gelen bir büyüden başka bir şey değil." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bu, rivayetle gelen bir büyüden başka bir şey değil." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bu, rivayetle gelen bir büyüden başka bir şey değil." dedi.

Gültekin Onan

Böylece: "Bu, yalnızca 'aktarılarak öğrenilen' bir büyüdür" dedi.

Hasan Basri Çantay

"Bu, dedi, (sihirbazlardan öğrenilib) rivayet edilen bir sihirden başkası değil".

İbni Kesir

Ve dedi ki: Bu; sadece öğretilegelen bir büyüdür.

Mehmet Alagaş

(8-26) Sura üfürüldüğünde, işte bugün, zorluk günüdür, kafirlere kolay değildir. Bana bırak, tek olarak yarattığım kişiyi, uzun uzadıya ona mal yaptığımı, şahit olunan çocuklar /oğullar, döşedikçe döşenmiş /genişlik verdiğim kişiyi, sonra, daha da artırmamı umar, Yoo, h ayır, hayır, mutlaka o ayetlerimize karşı inatlaşırdı. Onu sarp yola / yokuş yola sardıracağım . Mutlaka o ölçüp biçti ve ayarladı / takdir etti. Geberesice / katledilesice nasıl bir takdir etmekse, sonra, geberesice nasıl bir takdir etmekse. Sonra baktı sonra kaş çattı/yüzünü asıklaştırdı ekşitti / buruşturdu. Sonra dübürünü / ardını döndü ve büyüklendi / kibirlendi. Kesinlikle bu devamlı nakledilen / geçmişten kalan bir sihirdir. Bu ancak bir beşer /derili sözüdür dedi. Onu sekara (deri kavurana) sokacağım / yaslayacağım.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve şöyle dedi: Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir.

Süleyman Ateş

"Bu dedi, rivayet edilip öğretilen bir büyüden başka bir şey değildir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Arkasından şöyle dedi: "Bu olsa olsa etkilenilen bir büyü olur!"

Şaban Britch

Ve şöyle dedi: Bu sadece öğretile gelen bir sihirdir.

Şaban Piriş

Ve şöyle dedi: -Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle dedi: "Bu, rivayet edilerek gelen bir büyüden başka şey değil."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then he said "This is nothing but sorcery assumed by Muhammad from the fables of those of old;"

Abdul Haleem

and said, ‘This is just old sorcery,

Abdullah Yusuf Ali

Then said he: "This is nothing but magic, derived from of old;

Abul A'la Maududi

and said: "This (Qur'an) is merely a sorcery of yore;

Aisha Bewley

He said, ‘This is nothing but magic from the past.

Al-Hilali & Khan

Then he said: "This is nothing but magic from that of old,

Ali Quli Qarai

saying, ‘It is nothing but magic handed down.

Amatul Rahman Omar

And said, `This (Qur'ân) is nothing but an age long magic handed down (by tradition).

Arthur John Arberry

He said, 'This is naught but a trumped-up sorcery;

Bijan Moeinian

and said: "These words are nothing but usual magic".

E. Henry Palmer

and said, 'This is only magic exhibited!

Edip-Layth

He said, "This is nothing but an impressive magic."

George Sale

and he said, this is no other than a piece of magic, borrowed from others:

Hamid S. Aziz

Then he said, "This is naught but enchantment, narrated of olden days;

Mahmoud Ghali

So he said, "Decidedly this is nothing except sorcery, transmitted relics.

Marmaduke Pickthall

And said: This is naught else than magic from of old;

Mohamed Ahmed - Samira

And said: "This is nothing but the magic of old,

Muhammad Asad

and says, "All this is mere spellbinding eloquence handed down [from olden times]!

Mustafa Khattab

saying, "This ˹Quran˺ is nothing but magic from the ancients.

Progressive Muslims

So he said: "This is nothing but the magic of old. "

Rashad Khalifa

He said, "This is but clever magic!

Sahih International

And said, "This is not but magic imitated [from others].

Sam Gerrans

And said: “This is only sorcery handed down.

Shabbir Ahmed

And said, "All this is a remnant of ancient magic.

Syed Vickar Ahamed

Then he said: "This is nothing but magic taken from the old;

Taqi Usmani

then said, "This is nothing but traditional magic;

The Monotheist Group

So he said: "This is nothing except the magic of old."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 24. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 24. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 24. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩