Diyanet İşleri
(45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 46. ayet. إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًا عَالِينَ
ilâ fir`avne vemeleihî festekberû vekânû ḳavmen `âlîn.
(45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ, Hârûn ve Îsâ; tek din Mü'minûn 45–56 3
Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.
Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe, onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helak ettik ve onları birer ibretli hikaye yaptık. Artık inanmayan bir kavim, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!
(45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.
Bu yüzden, "Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız" dediler.
Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.
Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
46. “Firavun’a ve ileri gelenlerine” yani Hâmân ve onun dışında onların diğer ileri gelenleri gibi. “Ama onlar büyüklendiler.” Kibirlenip Allah’a iman etmekten yüz çevirdiler, peygamberlerine karşı da büyüklendiler. “Zaten zorba bir topluluk idiler.” Yani büyüklenmek, başkalarına zorla boyun eğdirmek ve yeryüzünde fesat çıkarmak onların değişmez vasıfları idi. Dolayısı ile büyüklük taslamaları onlara çok görülmez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O ikisini Firavun'a ve kavminin ileri gelenlerine gönderdik. Bunun üzerine onlar büyüklendiler, Musa ve Harun'a iman etmeyi kabul etmediler. Onlar; zulüm ve eziyet ile insanlara üstünlük taslayan bir topluluktu.
Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: علو (70 geçiş)
Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, o yerde zorba…
Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: علو (70 geçiş)
(8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir…
Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: علو (70 geçiş)
"Aralarında tartıştıkları sırada, yüce topluluğa (ileri gelen melekler topluluğuna) dair benim hiçbir bilgim yoktu."
Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Kibir
Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…
Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Kibir
O, gaybı da görülen alemi de bilendir, çok büyüktür, çok yücedir.
Aynı kök: علو (70 geçiş) · Ortak kavram: Kibir
Biz, Kitap'ta (Tevrat'ta) İsrailoğullarına, "Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz"…
Ortak kavram: Kibir
Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…
Ortak kavram: Kibir
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(45, 46) Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve yöneticilerine göndermiştik. Fakat onlar, kibirlenmiş ve yücelik taslayan bir toplum olmuşlardı.
Firavun ve onun önde gelen çevresine gönderdik; çünkü onlar büyüklük taslamıştılar; zaten öteden beri hep tepeden bakan bir güruhtular.
Firavun ve onun seçkinler çevresine gönderdik; fakat bunlar büyüklük tasladılar; zaten (oldum olası) kendilerini büyük gören bir toplumdu bunlar.
Firavun'a ve onun ileri gelenlerine. . . Sadece kibirlilik tasladılar ve baş eğmeyen bir topluluk oldular.
Firavun'a ve ileri gelen çevresine; fakat onlar büyüklendiler. Onlar, 'büyüklenen, zorba' bir topluluktu.
Firavun'a ve ileri gelenlerine gönderdik. Onlar ise kibire kapıldılar ve ululuk taslayan bir kavim oldular.
Firavun ve ileri gelenlerine. Fakat büyüklük tasladılar. Çünkü onlar, kendilerini büyük gören bir toplumdu.
- Sonra Musa ve kardeşi Harun'u, Firavun ve ileri gelenlerine ayetlerimizle ve kesin delillerimizle gönderdik. Kibirlendiler ve zaten büyüklük taslayan bir topluluktular.
Firavun ve ileri gelen takımına... Ancak onlar büyüklendiler. Onlar küstah bir topluluk olmuştu.
Firavun ve ileri gelen takımına... Ancak onlar büyüklendiler. Onlar küstah bir topluluk olmuştu.
Firavun'a ve ileri gelenlerine. Fakat bunlar, kibirlerine yediremediler ve zaten dik başlı bir topluluk idiler.
Fir'avna ve cem'ıyyetine de bunlar kibirlerine yediremediler ve dik başlı bir kavm idiler
Firavun ve melelerine. Ancak onlar kibirlendiler. Büyüklük taslayan bir halk oldular.
Firavun ve melelerine dipnot 1 . Ancak onlar kibirlendiler. Büyüklük taslayan bir halk oldular.
Firavun ve melelerine dipnot 1 . Ancak onlar kibirlendiler. Büyüklük taslayan bir toplum oldular.
Firavun'a ve ileri gelen çevresine; fakat onlar büyüklendiler. Onlar, 'büyüklenen, zorba' bir topluluktu.
(45-46) Daha sonra Musayi ve biraderi Harunu bunca mucizelerimizle ve apaçık hüccetimizle Fir'avne ve onun ileri gelenlerine gönderdik de (iman etmeyi bir türlü) kibirlerine yediremediler. Onlar mütekebbir ve müstebid adamlardı.
Firavun'a ve erkanına. Bunun üzerine büyüklük tasladılar. Zaten mağrur bir topluluktular.
(45-50) Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerle ve apaçık delillerle Firavun ve ileri gelenlerine gönderdik , büyüklendiler / kibirlendiler kendini yüce gören bir kavim oldular , (Teklif edilmiş olması onları kibirlendirdi) dediler ki “Bizim gibi iki beşere mi iman edeceğiz? Üstelik ikisinin de kavmi bize kulluk ediyor / ibadet ediyor” her ikisini de yalanladılar ve helak edilenlerden oldular. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik böylelikle belki yola girerler / hidayete ererler. Meryem oğlunu ve annesini ayet yaptık, Her ikisini de gözesi ve durma / oturma imkânı olan bir tepede barındırdık.
Firavun’a ve ileri gelenlerine. Ama onlar büyüklük tasladılar. Zaten onlar kendilerini üstün sayan bir topluluktu.
Fir'avn'e ve ileri gelen adamlarına. Onlar büyüklük tasladılar ve böbürlenen bir topluluk oldular.
Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik; fakat onlar kibirlendiler. Çünkü onlar kendilerini üstün gören bir topluluktu.
Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Hemen kendilerini büyük göstermeye çalıştılar. Onlar kibirli bir topluluktu.
Firavun’a ve çevresine. Ama onlar, büyüklendiler. Zaten (insanlara) üstünlük taslayan bir kavim idiler.
Firavun'a ve çevresine. Ama onlar, büyüklendiler, zaten mağrur bir kavim idiler.
Firavun'a ve kodamanlarına. Ancak kibre saptılar, çünkü kendilerini büyük gören bir topluluktu onlar.
We sent them to Pharaoh and the chief peers of his realm, but they did not answer their hopes and they prided themselves on their arrogance and non - courteous refusal, and displayed inordinate self- esteem and undue assumption of dignity.
to Pharaoh and his prominent leaders, but they responded with arrogance: they were a haughty people.
To Pharaoh and his Chiefs: But these behaved insolently: they were an arrogant people.
to Pharaoh and to his chiefs, but they behaved superciliously and they were haughty. dipnot 1
to Pharaoh and his ruling circle. But they were proud and were a haughty people.
To Fir‘aun (Pharaoh) and his chiefs, but they behaved insolently and they were people self-exalting (by disobeying their Lord, and exalting themselves over and above the Messenger of Allâh).
to Pharaoh and his elites; but they acted arrogantly and they were a tyrannical lot.
To Pharaoh and his courtiers but they waxed proud for they were a haughty (type of) people.
unto Pharaoh and his Council; but they waxed proud, and they were a lofty people,
They went to Pharaoh and his administrators but the latter showed arrogant. As a matter of fact, they were repressive people.
and with plain authority to Pharaoh and his chiefs, but they were too big with pride, and were a haughty people.
To Pharaoh and his entourage. But they became arrogant, for they were a high and mighty people.
unto Pharaoh and his princes: But they proudly refused to believe on him; for they were a haughty people.
Then We sent Moses and his brother Aaron with Our signs, and with plain authority
To Firaawn (Pharaoh) and his chiefs. Yet they waxed proud, and they were an exalted people.
Unto Pharaoh and his chiefs, but they scorned (them) and they were despotic folk.
To Pharaoh and his nobles who behaved with arrogance, for they were a conceited lot,
unto Pharaoh and his great ones; but these behaved with arrogance, for they were people wont to glorify [only] themselves.
to Pharaoh and his chiefs, but they behaved arrogantly and were a tyrannical people.
To Pharaoh and his leaders. But they became arrogant, for they were a high and mighty people.
To Pharaoh and his elders, but they turned arrogant. They were oppressive people.
To Pharaoh and his establishment, but they were arrogant and were a haughty people.
To Pharaoh and his eminent ones; but they had waxed proud, and they were a self-exalting people.
To Pharaoh and his chiefs; but they showed arrogance. For, they were megalomaniacs.
To Firon (Pharaoh) and his chiefs: But these acted with insolence and disrespect: And they were an arrogant people.
towards Fir‘aun (Pharaoh) and his advisors. But they showed arrogance and they were haughty people.
To Pharaoh and his commanders. But they became arrogant, for they were a high and mighty people.