63. sure

Münâfikûn Suresi المنافقون

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 2 konu
  1. Münafıkların yeminleri ve sözleri 1–8 karşılaştır — Münafıkların yeminleri ve sözleri
  2. Mal ve evlat sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın 9–11 karşılaştır — Mal ve evlat sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Münafıkların yeminleri ve sözleri 1–8

  1. Münâfikûn suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Münâfikûn suresi, 1. ayet. إِذَا جَآءَكَ ٱلْمُنَٰفِقُونَ قَالُوا۟ نَشْهَدُ إِنَّكَ لَرَسُولُ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ إِنَّكَ لَرَسُولُهُۥ وَٱللَّهُ يَشْهَدُ إِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ لَكَٰذِبُونَ

    iẕâ câeke-lmünâfiḳûne ḳâlû neşhedü inneke lerasûlü-llâh. vellâhü ya`lemü inneke lerasûlüh. vellâhü yeşhedü inne-lmünâfiḳîne lekâẕibûn.

    Ali Rıza Safa

    İkiyüzlüler sana geldiklerinde, şöyle derler: "Aslında, senin, Allah'ın elçisi olduğuna kesinlikle tanıklık ederiz!" Kuşkusuz, Allah, senin Kendi elçisi olduğunu kesinlikle bilir. Aslında, Allah, ikiyüzlülerin yalan söylediğine de tanıklık eder. dipnot 514

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 514
      Muhammed peygamber "Senin, Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederiz!" diyen ikiyüzlü Müslümanlar konusunda, bu surenin ilk sekiz ayetinde Allah tarafından uyarılmaktadır. 4:142, 9:101 ve 58:8 gibi birçok ayette, Muhammed peygamberin çevresindeki ikiyüzlü Müslümanların cehennemlik olduğu bildirilmiştir. 24:11-17 ayetlerinde de kimi Müslümanlar tarafından peygamberin eşine atılan çirkin iftiraya ve diğer Müslümanların bu iftira karşısında tepkisiz kalmalarına Allah'ın öfkesi bildirilmiştir. Sonuç olarak, "Sahabilerim, gökteki yıldızlar gibidir; hangisine tutunursanız, kurtuluşa erişirsiniz." söyleminin Muhammed peygamber tarafından söylenmediği; çünkü her toplumda ve her dönemde olduğu gibi, peygamberin sahabileri arasında da yalancı, iftiracı ve ikiyüzlü kişilerin bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır.

    Ayet detayı — Münâfikûn suresi, 1. ayet

  2. Münâfikûn suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Münâfikûn suresi, 2. ayet. ٱتَّخَذُوٓا۟ أَيْمَٰنَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ إِنَّهُمْ سَآءَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    itteḫaẕû eymânehüm cünneten feṣaddû `an sebîli-llâh. innehüm sâe mâ kânû ya`melûn.

    Ali Rıza Safa

    Yeminlerini kalkan yaptılar; böylece, Allah'ın yolundan alıkoydular. Aslında, ne kötü bir şey yapıyorlar.

    Ayet detayı — Münâfikûn suresi, 2. ayet

  3. Münâfikûn suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Münâfikûn suresi, 3. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ فَطُبِعَ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

    ẕâlike biennehüm âmenû ŝümme keferû feṭubi`a `alâ ḳulûbihim fehüm lâ yefḳahûn.

    Ali Rıza Safa

    Bu böyledir. Çünkü inandılar; sonra nankörlük ettiler. Bu yüzden, yüreklerine damga vuruldu; artık anlamazlar.

    Ayet detayı — Münâfikûn suresi, 3. ayet

  4. Münâfikûn suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Münâfikûn suresi, 4. ayet. وَإِذَا رَأَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ أَجْسَامُهُمْ وَإِن يَقُولُوا۟ تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْ كَأَنَّهُمْ خُشُبٌ مُّسَنَّدَةٌ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْ هُمُ ٱلْعَدُوُّ فَٱحْذَرْهُمْ قَٰتَلَهُمُ ٱللَّهُ أَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ

    veiẕâ raeytehüm tü`cibüke ecsâmühüm. veiy yeḳûlû tesma` liḳavlihim. keennehüm ḫuşübüm müsennedeh. yaḥsebûne külle ṣayḥatin `aleyhim. hümü-l`adüvvu faḥẕerhüm. ḳâtelehümü-llâh. ennâ yü'fekûn.

    Ali Rıza Safa

    Onları gördüğünde, dış görünüşleri hoşuna gider. Üstelik konuştukları zaman, söylediklerini dinlersin. Dikilip dayanmış kütükler gibilerdir. Her bağırtının kendilerine karşı olduğunu sanıyorlar. Onlar düşmandır; artık onlardan sakının! Allah, onları yok etsin; nasıl da çevriliyorlar?

    Ayet detayı — Münâfikûn suresi, 4. ayet

  5. Münâfikûn suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Münâfikûn suresi, 5. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا۟ يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ لَوَّوْا۟ رُءُوسَهُمْ وَرَأَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُم مُّسْتَكْبِرُونَ

    veiẕâ ḳîle lehüm te`âlev yestagfir leküm rasûlü-llâhi levvev ruûsehüm veraeytehüm yeṣuddûne vehüm müstekbirûn.

    Ali Rıza Safa

    Üstelik onlara, "Gelin; Allah'ın elçisi, sizin için bağışlanma dilesin!" denildiğinde başlarını çevirirler. Ve büyüklük taslayarak, yüz çevirdiklerini görürsün.

    Ayet detayı — Münâfikûn suresi, 5. ayet

  6. Münâfikûn suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Münâfikûn suresi, 6. ayet. سَوَآءٌ عَلَيْهِمْ أَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ أَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ لَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَٰسِقِينَ

    sevâün `aleyhim estagferte lehüm em lem testagfir lehüm. ley yagfira-llâhü lehüm. inne-llâhe lâ yehdi-lḳavme-lfâsiḳîn.

    Ali Rıza Safa

    Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de değişmez. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Kuşkusuz, Allah, yoldan çıkmış bir toplumu doğru yola eriştirmez. dipnot 515

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 515
      Allah'a ortaklar koşulmasını ve her türlü suç işlemenin önünün açılmasını sağlamak için, ikiyüzlü din sömürgenleri tarafından sürekli söylenen ve bilisiz insanlar tarafından da inanılan, "Muhammed peygamber, Yargı Günü'nde kendi toplumunu kurtarmak için aracılık edecek ve toplumu bağışlanana dek, secdeden başını kaldırmayacak!" söylemlerinin yalan olduğu, bu ayetten açıkça anlaşılmaktadır. Aynı konu, 9:113 ayetinde de bildirilmiştir.

    Ayet detayı — Münâfikûn suresi, 6. ayet

  7. Münâfikûn suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Münâfikûn suresi, 7. ayet. هُمُ ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ لَا تُنفِقُوا۟ عَلَىٰ مَنْ عِندَ رَسُولِ ٱللَّهِ حَتَّىٰ يَنفَضُّوا۟ وَلِلَّهِ خَزَآئِنُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَٰكِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ لَا يَفْقَهُونَ

    hümü-lleẕîne yeḳûlûne lâ tünfiḳû `alâ men `inde rasûli-llâhi ḥattâ yenfeḍḍû. velillâhi ḫazâinü-ssemâvâti vel'arḍi velâkinne-lmünâfiḳîne lâ yefḳahûn.

    Ali Rıza Safa

    Onlar, "Allah'ın elçisi ile birlikte olanlara hiçbir şey vermeyin ki, dağılıp gitsinler!" diyenlerdir. Oysa göklerin ve yeryüzünün kaynakları, Allah'ın malıdır; fakat ikiyüzlüler anlamazlar.

    Ayet detayı — Münâfikûn suresi, 7. ayet

  8. Münâfikûn suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Münâfikûn suresi, 8. ayet. يَقُولُونَ لَئِن رَّجَعْنَآ إِلَى ٱلْمَدِينَةِ لَيُخْرِجَنَّ ٱلْأَعَزُّ مِنْهَا ٱلْأَذَلَّ وَلِلَّهِ ٱلْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِۦ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَٰكِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ

    yeḳûlûne leir raca`nâ ile-lmedîneti leyuḫricenne-l'e`azzü minhe-l'eẕell. velillâhi-l`izzetü velirasûlihî velilmü'minîne velâkinne-lmünâfiḳîne lâ ya`lemûn.

    Ali Rıza Safa

    Onlar, "Kente döndüğümüzde, güçlü olanlar, güçsüz olanları oradan çıkaracak!" diyenlerdir. dipnot 516 Oysa onur ve güç, Allah'ın, O'nun elçisinin ve inananlarındır; fakat ikiyüzlüler bilmezler.

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 516
      Kent anlamına gelen Medine sözcüğü, kimi çevirilerde Medine kenti olarak yazılmıştır. Kur'an'da, Medine kenti, yalnızca 33:13 ayetinde ve "Yesrib" ismiyle bildirilmiştir.

    Ayet detayı — Münâfikûn suresi, 8. ayet

Mal ve evlat sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın 9–11

  1. Münâfikûn suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Münâfikûn suresi, 9. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُلْهِكُمْ أَمْوَٰلُكُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُكُمْ عَن ذِكْرِ ٱللَّهِ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tülhiküm emvâlüküm velâ evlâdüküm `an ẕikri-llâh. vemey yef`al ẕâlike feülâike hümü-lḫâsirûn.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Mallarınız ve çocuklarınız, Allah'ın Öğretisinden sizi alıkoymasın. Bunu kim yaparsa; yitime uğrayanlar, işte onlardır.

    Ayet detayı — Münâfikûn suresi, 9. ayet

  2. Münâfikûn suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Münâfikûn suresi, 10. ayet. وَأَنفِقُوا۟ مِن مَّا رَزَقْنَٰكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَآ أَخَّرْتَنِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    veenfiḳû mimmâ razaḳnâküm min ḳabli ey ye'tiye eḥadekümü-lmevtü feyeḳûle rabbi levlâ eḫḫartenî ilâ ecelin ḳarîbin feeṣṣaddeḳa veeküm mine-ṣṣâliḥîn.

    Ali Rıza Safa

    Birinize ölüm gelip, "Efendim! Yakın bir süreye dek beni ertele; karşılıksız yardımda bulunarak, erdemli bir kişi olayım!" demeden önce, size geçimlik olarak verdiklerimizden yardımlaşmak amacıyla paylaşın.

    Ayet detayı — Münâfikûn suresi, 10. ayet

  3. Münâfikûn suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Münâfikûn suresi, 11. ayet. وَلَن يُؤَخِّرَ ٱللَّهُ نَفْسًا إِذَا جَآءَ أَجَلُهَا وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ

    veley yü'eḫḫira-llâhü nefsen iẕâ câe ecelühâ. vellâhü ḫabîrum bimâ ta`melûn.

    Ali Rıza Safa

    Allah, zamanı geldiğinde hiç kimseyi asla ertelemez. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

    Ayet detayı — Münâfikûn suresi, 11. ayet