Edip Yüksel (Eski Baskı)
Ey bürünen,
73. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Müzzemmil suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمُزَّمِّلُ
yâ eyyühe-lmüzzemmil.
Ey bürünen,
Müzzemmil suresi, 2. ayet. قُمِ ٱلَّيْلَ إِلَّا قَلِيلًا
ḳumi-lleyle illâ ḳalîlâ.
Bazı geceler hariç, geceleyin kalk.
Müzzemmil suresi, 3. ayet. نِّصْفَهُۥٓ أَوِ ٱنقُصْ مِنْهُ قَلِيلًا
niṣfehû evi-nḳuṣ minhü ḳalîlâ.
Yarısında veya yarısından biraz önce.
Müzzemmil suresi, 4. ayet. أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ ٱلْقُرْءَانَ تَرْتِيلًا
ev zid `aleyhi verattili-lḳur'âne tertîlâ.
Yahut yarısından biraz sonra... Kuran'ı da özenle düşüne düşüne oku.
Müzzemmil suresi, 5. ayet. إِنَّا سَنُلْقِى عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقِيلًا
innâ senülḳî `aleyke ḳavlen ŝeḳîlâ.
Biz sana ağır bir söz bırakacağız.
Müzzemmil suresi, 6. ayet. إِنَّ نَاشِئَةَ ٱلَّيْلِ هِىَ أَشَدُّ وَطْـًٔا وَأَقْوَمُ قِيلًا
inne nâşiete-lleyli hiye eşeddü vaṭ'ev veaḳvemü ḳîlâ.
Kuşkusuz gece fikir inşası çok daha etkili ve ifade açısından daha uygundur.
Müzzemmil suresi, 7. ayet. إِنَّ لَكَ فِى ٱلنَّهَارِ سَبْحًا طَوِيلًا
inne leke fi-nnehâri sebḥan ṭavîlâ.
Seni gündüzün epeyce uğraştıracak işlerin vardır.
Müzzemmil suresi, 8. ayet. وَٱذْكُرِ ٱسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ إِلَيْهِ تَبْتِيلًا
veẕküri-sme rabbike vetebettel ileyhi tebtîlâ.
Rabbinin ismini an ve tüm gönlünle O'na yönel.
Müzzemmil suresi, 9. ayet. رَّبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ فَٱتَّخِذْهُ وَكِيلًا
rabbü-lmeşriḳi velmagribi lâ ilâhe illâ hüve fetteḫiẕhü vekîlâ.
Doğunun ve batının Rabbi; O'ndan başka tanrı yoktur. Kendine avukat olarak O'nu seç.
Müzzemmil suresi, 10. ayet. وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَٱهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا
vaṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vehcürhüm hecran cemîlâ.
Onların sözlerine karşı sabırlı ol ve onlardan güzellikle ayrıl.
Müzzemmil suresi, 11. ayet. وَذَرْنِى وَٱلْمُكَذِّبِينَ أُو۟لِى ٱلنَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَلِيلًا
veẕernî velmükeẕẕibîne üli-nna`meti vemehhilhüm ḳalîlâ.
Varlık sahibi olup da seni yalanlayanları bana bırak; onlara biraz süre tanı.
Müzzemmil suresi, 12. ayet. إِنَّ لَدَيْنَآ أَنكَالًا وَجَحِيمًا
inne ledeynâ enkâlev veceḥîmâ.
Yanımızda zincirler ve cehennem vardır.
Müzzemmil suresi, 13. ayet. وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا
veṭa`âmen ẕâ guṣṣativ ve`aẕâben elîmâ.
Yutulması güç bir yiyecek ve acı bir azap...
Müzzemmil suresi, 14. ayet. يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ وَكَانَتِ ٱلْجِبَالُ كَثِيبًا مَّهِيلًا
yevme tercüfü-l'arḍu velcibâlü vekâneti-lcibâlü keŝîbem mehîlâ.
Gün gelir, yer ve dağlar titrer ve dağlar dağılan kum yığınına dönüşür.
Müzzemmil suresi, 15. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَآ إِلَيْكُمْ رَسُولًا شَٰهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَآ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ رَسُولًا
innâ erselnâ ileyküm rasûlen şâhiden `aleyküm kemâ erselnâ ilâ fir`avne rasûlâ.
Biz, size hakkınızda tanıklık edecek bir elçi gönderdik; nasıl ki Firavun'a da bir elçi göndermiştik.
Müzzemmil suresi, 16. ayet. فَعَصَىٰ فِرْعَوْنُ ٱلرَّسُولَ فَأَخَذْنَٰهُ أَخْذًا وَبِيلًا
fe`aṣâ fir`avnü-rrasûle feeḫaẕnâhü aḫẕev vebîlâ.
Ancak Firavun, elçiye karşı geldi; biz de onu feci bir biçimde yakaladık.
Müzzemmil suresi, 17. ayet. فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ ٱلْوِلْدَٰنَ شِيبًا
fekeyfe tetteḳûne in kefertüm yevmey yec`alü-lvildâne şîbâ.
Peki, inkar ederseniz, çocukların saçlarını ağartan bir günden nasıl korunursunuz?
Müzzemmil suresi, 18. ayet. ٱلسَّمَآءُ مُنفَطِرٌۢ بِهِۦ كَانَ وَعْدُهُۥ مَفْعُولًا
essemâü münfeṭirum bih. kâne va`dühû mef`ûlâ.
Gök bile ondan dolayı yarılır. O'nun sözü gerçekleşir.
Müzzemmil suresi, 19. ayet. إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا
inne hâẕihî teẕkirah. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî sebîlâ.
Bu bir hatırlatmadır; dileyen, Rabbine doğru yol tutar.
Müzzemmil suresi, 20. ayet. إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَىٰ مِن ثُلُثَىِ ٱلَّيْلِ وَنِصْفَهُۥ وَثُلُثَهُۥ وَطَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ مَعَكَ وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَىٰ وَءَاخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِى ٱلْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ ٱللَّهِ وَءَاخَرُونَ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَقْرِضُوا۟ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا وَمَا تُقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌۢ
inne rabbeke ya`lemü enneke teḳûmü ednâ min ŝülüŝeyi-lleyli veniṣfehû veŝülüŝehû veṭâifetüm mine-lleẕîne me`ak. vellâhü yüḳaddiru-lleyle vennehâr. `alime el len tuḥṣûhü fetâbe `aleyküm faḳraû mâ teyessera mine-lḳur'ân. `alime en seyekûnü minküm merḍâ veâḫarûne yaḍribûne fi-l'arḍi yebtegûne min faḍli-llâhi veâḫarûne yüḳâtilûne fî sebîli-llâh. faḳraû mâ teyessera minhü veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâte veaḳriḍü-llâhe ḳarḍan ḥasenâ. vemâ tüḳaddimû lienfüsiküm min ḫayrin tecidûhü `inde-llâhi hüve ḫayrav vea`żame ecrâ. vestagfirü-llâh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.
Rabbin, senin ve yoldaşlarıdan bir grubun, gecenin üçte ikisinden az, yarısında ve üçte birinde kalktığını bilir. Gecenin ve gündüzün miktarını ALLAH belirler. O, sizin bunu yapamıyacağınızı bildiği için sizi affetmiştir. Öyleyse Kuran'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun. Aranızda hastalar, yeryüzünde ALLAH'ın lütfundan rızık arayanlar ve ALLAH yolunda savaşanlar olduğunu bilmektedir. Ondan kolayınıza geldiği kadar okuyun. Namazı gözetin, zekatı verin ve güzel davranmak yoluyla ALLAH'a bir borçsunun. Kendiniz için yaptığınız her iyiliği, ALLAH katında daha iyi ve daha büyük bir ödül olarak bulacaksınız. ALLAH'tan bağışlanma dileyin; ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.