Diyanet İşleri
(Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun'a da bir peygamber göndermiştik.
Müzzemmil suresi · 15–19. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Müzzemmil suresi, 15. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَآ إِلَيْكُمْ رَسُولًا شَٰهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَآ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ رَسُولًا
(Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun'a da bir peygamber göndermiştik.
Şüphesiz ki Firavun'a elçi gönderdiğimiz gibi size de hakkınızda şahitlik edecek bir elçi gönderdik.
İmdi bakın, tıpkı Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi, size de önünüzde hakikate şahitlik eden bir elçi gönderdik;
Bakın (ey insanlar!) Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi size de karşınızda hakikate tanıklık yapacak bir elçi gönderdik.
Muhakkak ki biz, Firavun'a bir Rasul (hakikatine yönlendirici, arındırıcı) irsal ettiğimiz gibi size de şahit olarak bir Rasul irsal ettik.
Şüphesiz size, üzerinize şahid olacak bir elçi gönderdik; Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi.
Nasıl Firavun’a bir elçi göndermiş idiysek doğrusu size de, hakkınızda şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.
Aslında, Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi, size de hakkınızda tanıklık edecek bir elçi gönderdik.
Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi size de, size şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.
Biz, size hakkınızda tanıklık edecek bir elçi gönderdik; nasıl ki Firavuna da bir elçi göndermiştik.
Biz, size hakkınızda tanıklık edecek bir elçi gönderdik; nasıl ki Firavun'a da bir elçi göndermiştik.
Haberiniz olsun Biz size üzerinize şahit olacak bir peygamber gönderdik, tıpkı Firavun'a peygamber gönderdiğimiz gibi;
Haberiniz olsun biz size bir Resul gönderdik, üzerinizde şahid, netekim gönderdiğimiz gibi Fir'avne bir Resul
Size tanıklık edecek bir Resul gönderdik. Tıpkı Firavun'a da bir Resul gönderdiğimiz gibi.
Size tanıklık edecek bir resul gönderdik. Tıpkı Firavun'a da bir resul gönderdiğimiz gibi.
Size tanıklık edecek bir rasul gönderdik. Tıpkı Firavun'a rasul gönderdiğimiz gibi.
Şüphesiz size, üzerinize şahid olacak bir elçi gönderdik; Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi.
Hakıykat, bir Fir'avne bir' peygamber yolladığımız gibi size de (kıyamet günü) üzerinize şahid olarak bir peygamber gönderdik.
Doğrusu Biz; Firavun'a bir peygamber göndedriğimiz gibi, size de üzerinize şehadet edecek bir peygamber gönderdik.
(15-19) Mutlaka biz size, Elçi / Resul gönderdik ki sizin üzerinize şahittir , tıpkı firavuna gönderdiğimiz Elçi / Resul gibi. Firavun da Resule isyan etti, biz de onu çetin bir alışla aldık. Eğer yok sayarsanız / örtbas ederseniz / küfrederseniz çocukları ak saçlı / şeybe edecek günden nasıl korunacaksınız ki? Onda sema çatlayacak /İnfitar edecek, O’nun verdiği sözü / vaadi yapılacaktır / faal hale /aktif hale gelecektir. Mutlaka bu bir hatırlatmadır, isteyen Rabbine giden yolu edinir.
Biz, Firavun’a bir rasûl gönderdiğimiz gibi size de üzerinize şahit olacak bir rasûl gönderdik.
(Ey insanlar,) Doğrusu biz size, aleyhinize tanıklık edecek bir elçi gönderdik; nasıl ki Fir'avn'a da bir elçi göndermiştik.
Firavun'a resul /elçi gönderdiğimiz gibi dipnot 1 size de hakkınızda şahitlik edecek bir resul /elçi gönderdik dipnot 2 .
Size şahitlik edecek dipnot 1 bir elçi gönderdik. Nitekim Firavun'a da bir elçi göndermiştik.
Biz, Firavun’a bir rasûl gönderdiğimiz gibi size de üzerinize şahit olacak bir rasûl gönderdik.
Biz, Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi size de şahitlik edecek bir elçi gönderdik.
Biz size, üstünüze tanık olan bir resul gönderdik. Tıpkı Firavun'a bir resul gönderdiğimiz gibi.
Müzzemmil suresi, 16. ayet. فَعَصَىٰ فِرْعَوْنُ ٱلرَّسُولَ فَأَخَذْنَٰهُ أَخْذًا وَبِيلًا
Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.
Firavun, o Elçi'ye isyan etmişti. Biz de onu kahredici bir şekilde kıskıvrak yakalamıştık.
fakat Firavun elçiye karşı geldi; bunun üzerine biz de fena halde enseledik.
Ve Firavun elçiye isyan etti, bunun üzerine Biz de onu kahredici bir tutuşla kıskıvrak yakaladık.
Firavun o Rasule asi oldu da onu kahredici tutuşla yakalayıverdik!
Fakat Firavun elçiye isyan etti, Biz de onu pek vahim bir tarzda (azabla) yakalayıverdik.
Ama Firavun o peygambere karşı gelmiş, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde muaheze etmiştik.
Fakat Firavun, elçiye karşı geldi. Bunun üzerine, korkunç bir yakalayışla onu yakaladık.
Firavun o peygambere karşı gelmişti de, biz onu feci bir şekilde yakalamıştık.
Ancak Firavun, elçiye karşı geldi; biz de onu feci bir biçimde yakaladık.
Ancak Firavun, elçiye karşı geldi; biz de onu feci bir biçimde yakaladık.
Firavun o peygambere isyan etti de Biz onu vahim bir tutuşla tuttuk alıverdik!
Ki Fir'avn o Resule ısyan etti de biz onu vehim bir tutuşla tuttuk alıverdik
Firavun Resul'e isyan etti. Bunun üzerine onu çok zorlu bir tutuşla tutuverdik.
Firavun Resul'e isyan etti. Bunun üzerine onu çok zorlu bir tutuşla tutuverdik.
Firavun Rasul'e isyan etti. Bunun üzerine onu çok zorlu bir tutuşla tutuverdik.
Fakat Firavun elçiye isyan etti, biz de onu pek vahim bir tarzda (azabla) yakalayıverdik.
Fir'avn, o peygambere ısyanetdi de biz de onu ağır ve çetin bir tutuşla yakalayıverdik.
Fakat Firavun, o peygambere isyan etti. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.
(15-19) Mutlaka biz size, Elçi / Resul gönderdik ki sizin üzerinize şahittir , tıpkı firavuna gönderdiğimiz Elçi / Resul gibi. Firavun da Resule isyan etti, biz de onu çetin bir alışla aldık. Eğer yok sayarsanız / örtbas ederseniz / küfrederseniz çocukları ak saçlı / şeybe edecek günden nasıl korunacaksınız ki? Onda sema çatlayacak /İnfitar edecek, O’nun verdiği sözü / vaadi yapılacaktır / faal hale /aktif hale gelecektir. Mutlaka bu bir hatırlatmadır, isteyen Rabbine giden yolu edinir.
Firavun, rasûle karşı çıktı. Biz de onu müthiş bir şekilde yakaladık.
Fir'avn, elçiye karşı geldi. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.
Ama Firavun o resule karşı geldi, biz de onu kötü bir şekilde yakaladık dipnot 1 .
Firavun o elçiye karşı koymuştu. Biz onu çok kötü yakalamıştık.
Firavun elçiye karşı geldi de onu çok şiddetli bir şekilde yakaladık.
Firavun elçiye karşı geldi de onu çok kötü bir şekilde yakaladık.
Ama Firavun, resule isyan etti de biz onu korkunç bir tutuşla tutuverdik.
Müzzemmil suresi, 17. ayet. فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ ٱلْوِلْدَٰنَ شِيبًا
Hal böyle iken inkar ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek olan bir günden (kıyametten) nasıl korunursunuz?
Çocuğu yaşlıya çevirecek o güne karşı kâfir olursanız, (azaptan) nasıl korunabilirsiniz ki!
Şu halde eğer inkar ederseniz, yeni doğan bebeleri ak saçlı ihtiyarlara döndüren o gün nasıl korunacaksınız?
Öyleyse, hakikati kabul etmeye yanaşmazsanız, çocukların saçlarını ağartan o Gün kendinizi nasıl koruyacaksınız,
Eğer (hakikatin bildirimine) nankörlük ederseniz, gençleri saçı ağarmış ihtiyar kılan o süreçte nasıl korunursunuz?
Eğer inkar edecek olursanız, çocukların saçlarını ağartan bir günde kendinizi nasıl koruyacaksınız?
Peki inkâr ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek o günden kendinizi nasıl koruyabileceksiniz?
Yine de nankörlük ederseniz, çocukların saçlarını bembeyaz yapacak olan günden, kendinizi nasıl koruyacaksınız?
Eğer inkar ederseniz, çocukları ihtiyarlatan bir günden nasıl korunursunuz?
Peki, inkar ederseniz, çocukların saçlarını ağartan bir günden nasıl korunursunuz?
Peki, inkar ederseniz, çocukların saçlarını ağartan bir günden nasıl korunursunuz?
O halde eğer inkar ederseniz, çocukları ak saçlı kocalara (ihtiyarlara) çevirecek olan o günde nasıl korunursunuz?
O halde siz nasıl korunursunuz küfredersiniz? O gün ki çocukları ak saçlı kocalara çevirir
Eğer Kafirlerden olursanız, çocukların saçlarını ağartan o günden kendinizi nasıl koruyacaksınız?
Eğer Kafirlerden olursanız, çocukların saçlarını ağartan o günden kendinizi nasıl koruyacaksınız?
Eğer gerçeği yalanlayan nankörlerden olursanız, çocukların saçlarını ağartan o günden kendinizi nasıl koruyacaksınız?
Eğer küfredecek olursanız, çocukların saçlarını ağartan bir günde kendinizi nasıl koruyacaksınız?
Eğer siz (dünyada) küfrederseniz çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek olan bir günde kendinizi nasıl koruyabileceksiniz?
Eğer küfrederseniz; gençleri yaşlı kılan bir günden nasıl korunabileceksiniz?
(15-19) Mutlaka biz size, Elçi / Resul gönderdik ki sizin üzerinize şahittir , tıpkı firavuna gönderdiğimiz Elçi / Resul gibi. Firavun da Resule isyan etti, biz de onu çetin bir alışla aldık. Eğer yok sayarsanız / örtbas ederseniz / küfrederseniz çocukları ak saçlı / şeybe edecek günden nasıl korunacaksınız ki? Onda sema çatlayacak /İnfitar edecek, O’nun verdiği sözü / vaadi yapılacaktır / faal hale /aktif hale gelecektir. Mutlaka bu bir hatırlatmadır, isteyen Rabbine giden yolu edinir.
Eğer küfredecek olursanız, çocukların saçlarını ağartan bir günde, siz kendinizi nasıl koruyacaksınız?
Peki inkar ederseniz, çocukları ihtiyarlatan o günden kendinizi nasıl kurtaracaksınız?
Peki ya siz (bu resulü) görmezden gelirseniz, çocukları bile ak saçlı ihtiyarlar haline getirecek (kadar dehşetli) bir günde kendinizi nasıl koruyacaksınız dipnot 1 !
Ayetleri görmezlikten gelirseniz, çocukları bile ihtiyarlatan bir günde kendinizi nasıl koruyacaksınız?
Eğer küfrederseniz, çocukların saçlarını ağartan o günden nasıl korunabilirsiniz?
Eğer inkar ederseniz, çocukları saçları ağarmış ihtiyarlara çeviren o günden nasıl korunabilirsiniz?
Eğer inkar ve nankörlüğe saparsanız, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çeviren o günden nasıl korunacaksınız?
Müzzemmil suresi, 18. ayet. ٱلسَّمَآءُ مُنفَطِرٌۢ بِهِۦ كَانَ وَعْدُهُۥ مَفْعُولًا
O günle gök (bile) yarılır, Allah'ın va'di gerçekleşir.
Gök, o (gün) nedeniyle yarılacaktır. (Allah'ın) vaadi gerçekleşmiş olacaktır.
Gök, bu sebeple çatlamış bir çekirdek (gibi yeni bir doğuma gebedir); böylece O'nun vaadi gerçekleşmiş olacaktır.
göklerin paramparça olacağı, (ve) Allah'ın (yeniden diriltme) vaadinin gerçekleşeceği (Gün)?
Sema onunla yarılır! O'nun vaadi gerçekleşmiştir!
Bu nedenle gök bile yarılıp çatlamıştır; (artık) O'nun va'di gerçekleştirilip yerine getirilmiştir.
Gökyüzü bile onunla (o günün dehşetiyle) yarılacaktır. Allah'ın vaadi mutlaka yerine gelir.
Gök, bu yüzden paramparça olur. O'nun sözünü verdiği kesinlikle gerçekleşmiştir.
O gün, gök parça parça olur ve O'nun vaadi gerçekleşmiş olur.
Gök bile ondan dolayı yarılır. O'nun sözü gerçekleşir.
Gök bile ondan dolayı yarılır. O'nun sözü gerçekleşir.
Gök onun dehşetiyle çatlamıştır ve O'nun va'di yerine getirilmiştir.
Sema onunla çatlamıştır ve onun va'di fi'le çıkarılmıştır
Gök, o günün şiddeti ile çatlayıp parçalanacak ve O'nun uyarısı gerçekleşecektir.
Gök, o günün şiddeti ile çatlayıp parçalanacak ve O'nun uyarısı gerçekleşecektir.
Gök, o günün şiddeti ile çatlayıp parçalanacak ve O'nun uyarısı gerçekleşecektir.
Bu nedenle gök bile yarılmıştır; (artık) O'nun vaadi gerçekleştirilip yerine getirilmiştir.
Gök bile o sebeble (o günün şiddetinden) yarılmış, Onun va'di? fiile çıkarılmış (yerine getirilmiş olacak) dır.
Gök, onunla yarılmış ve O'nun vaadi yerini bulmuştur.
(15-19) Mutlaka biz size, Elçi / Resul gönderdik ki sizin üzerinize şahittir , tıpkı firavuna gönderdiğimiz Elçi / Resul gibi. Firavun da Resule isyan etti, biz de onu çetin bir alışla aldık. Eğer yok sayarsanız / örtbas ederseniz / küfrederseniz çocukları ak saçlı / şeybe edecek günden nasıl korunacaksınız ki? Onda sema çatlayacak /İnfitar edecek, O’nun verdiği sözü / vaadi yapılacaktır / faal hale /aktif hale gelecektir. Mutlaka bu bir hatırlatmadır, isteyen Rabbine giden yolu edinir.
O günün dehşetiyle gökyüzü yarılacak, O'nun vaadi mutlaka yerine gelecektir.
Gök (bile) onun dehşetinden yarılır. Allah'ın va'di mutlaka yapılmıştır.
O gün gök yarılmış dipnot 1 , Allah'ın verdiği söz yerine gelmiş olur dipnot 2 .
O gün gök yarılacak, Allah'ın verdiği söz yerine getirilecektir.
Gökyüzü bile onunla (o günün şiddetinden dolayı) yarılacaktır. Onun vaadi mutlaka yerine gelir.
O Gün gök yarılacak ve onun vaadi yerine gelmiş olacaktır.
Gök bile o yüzden parçalanır. O'nun vaadi gerçekleşmiştir.
Müzzemmil suresi, 19. ayet. إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا
Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
Şüphesiz ki bu (Kur'an), (gerçeği) hatırla(t)madır. Dileyen, Rabbine (giden) bir yol tutar.
İşte bu, uyarı dolu bir öğüttür: artık dileyen Rabbine ulaştıran bir yol tutsun!
Bu, şüphesiz, bir öğüt ve uyarıdır. Öyleyse, dileyen Rabbine ulaştıran yola koyulsun!
Muhakkak ki bu bir tezkiredir (hatırlatıp düşündürtme)! Dileyen Rabbine (erdiren) yol edinir!
Şüphesiz, bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol bulabilir.
İşte bu (anlatılanlar), şüphesiz bir öğüttür. Artık kim dilerse Rabbine (varan) bir yol tutar.
Kuşkusuz, O, bir hatırlatmadır. Artık, isteyen, Efendisine eriştiren bir yol edinir.
Şüphesiz bu bir öğüttür. Dileyen Rabbine giden bir yol tutar.
Bu bir hatırlatmadır; dileyen, Efendisine doğru yol tutar.
Bu bir hatırlatmadır; dileyen, Rabbine doğru yol tutar.
İşte bu, bir öğüttür; artık dileyen Rabbine (varan) bir yol tutar!
İşte bu bir tezkiredir, artık dileyen rabbına bir yol tutar
Bu bir öğüttür. Dileyen Rabb'ine götüren bir yol edinir.
Bu bir öğüttür. Dileyen Rabb'ine götüren bir yol edinir.
Bu bir öğüttür. Dileyen Rabb'ine götüren bir yol edinir.
Şüphesiz, bu bir öğüttür. Artık dileyen rabbine bir yol bulabilir.
İşte bu (korkutucu ayetler) hakıyki birer öğüddür. Artık kim dilerse Rabbine bir yol edinir.
Muhakkak ki bu; bir öğüttür. Dileyen, Rabbına doğru bir yol edinir.
(15-19) Mutlaka biz size, Elçi / Resul gönderdik ki sizin üzerinize şahittir , tıpkı firavuna gönderdiğimiz Elçi / Resul gibi. Firavun da Resule isyan etti, biz de onu çetin bir alışla aldık. Eğer yok sayarsanız / örtbas ederseniz / küfrederseniz çocukları ak saçlı / şeybe edecek günden nasıl korunacaksınız ki? Onda sema çatlayacak /İnfitar edecek, O’nun verdiği sözü / vaadi yapılacaktır / faal hale /aktif hale gelecektir. Mutlaka bu bir hatırlatmadır, isteyen Rabbine giden yolu edinir.
Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
Bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine varan bir yol tutar.
Bunlar, size verilen doğru bilgilerdir. Yapılması gerekeni yapan dipnot 1 , Rabbinin gösterdiği bir yola girer dipnot 2 .
Bunlar, aklınızdan çıkarmamanız gereken bilgilerdir. Rabbinin yolunu tercih eden o yola girer.
Bu bir öğüttür. Dileyen Rabbine doğru yol tutar.
Bu bir uyarıdır. Dileyen Rabbine doğru yol tutar.
Bu, bir öğüt verici, düşündürücüdür. Dileyen, Rabbine doğru, bir yol edinir.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.