73. sure

Müzzemmil Suresi المزمل

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Gece ibadeti emri 1–8 karşılaştır — Gece ibadeti emri
  2. Sabret; yalanlayanları bana bırak 9–14 karşılaştır — Sabret; yalanlayanları bana bırak
  3. Firavun'a gönderilen peygamber örneği 15–19 karşılaştır — Firavun'a gönderilen peygamber örneği
  4. Hafifletme ve son hükümler 20 karşılaştır — Hafifletme ve son hükümler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Gece ibadeti emri 1–8

  1. Müzzemmil suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمُزَّمِّلُ

    yâ eyyühe-lmüzzemmil.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey örtüsüne bürünen! dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu bir deyimdir. Sorumluluk yüklenen, seslenilen, vahye muhatap olan, içine kapanıp toplumdan soyutlanan, yılgınlık gösteren" gibi anlamlara gelmektedir.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 1. ayet

  2. Müzzemmil suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 2. ayet. قُمِ ٱلَّيْلَ إِلَّا قَلِيلًا

    ḳumi-lleyle illâ ḳalîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gecenin birazında kalk!

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 2. ayet

  3. Müzzemmil suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 3. ayet. نِّصْفَهُۥٓ أَوِ ٱنقُصْ مِنْهُ قَلِيلًا

    niṣfehû evi-nḳuṣ minhü ḳalîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gecenin yarısında veya ondan biraz önce.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 3. ayet

  4. Müzzemmil suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 4. ayet. أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ ٱلْقُرْءَانَ تَرْتِيلًا

    ev zid `aleyhi verattili-lḳur'âne tertîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Veya gecenin yarısından biraz sonra. Ve daveti düzgün bir şekilde dipnot 1 duyur. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Anlaşılır, düzenli.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayetin son bölümü olan "rettili el kur'ane tertilen" cümlesine, "Kur'an'ı ağır ağır oku." veya "Kur'an'ı düşüne düşüne oku." şeklinde anlam verilmektedir. Ayette geçen Kur'an sözcüğüne yanlış anlam verildiğinden burada önemli bir yanılgı ortaya çıkmaktadır. Günümüzde Kur'an sözcüğüne, yaygın olarak Allah'tan gelen vahyin kitaplaşmış hali anlamı verilmektedir. Bu tek başına doğru bir tanımlama değildir. Zira vahyin kitaplaşmış haline kimi ayetlerde bağlamından dolayı isim olarak Kur'an denmiş olsa da esas isim, "Mushaf"tır, "Kitap"tır. Aslında Kara'e kökünden türeyen Kur'an, kök anlamı itibariyle Kitap veya Mushaf demek değil, "okumak", "toplamak" "bir araya getirmek", "nakletmek", "aktarmak" demektir. Bu ayette, Nebi'ye, "Sana indirdiğimiz vahyi, insanlara anlaşılır ve düzenli bir şekilde ilet." görevi verilmektedir. Yoksa bu ayetlerin ilk vahyedilen ayetler olduğu da dikkate alınırsa zaten ortada Mushaf veya Kitap anlamında bir Kur'an'dan söz etmek mümkün değildir. Dolayısı ile ortada ağır ağır veya tane tane okunacak bir metin/Kur'an zaten yoktur. (Örneğin, 75/ Kıyamet, 18,'de ve daha birçok ayette "Kur'an" sözcüğü "okumak" anlamında kullanılmıştır.)

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 4. ayet

  5. Müzzemmil suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 5. ayet. إِنَّا سَنُلْقِى عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقِيلًا

    innâ senülḳî `aleyke ḳavlen ŝeḳîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz, sana ağır bir söz bırakacağız. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sana ağır bir sorumluluk yükleyeceğiz.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 5. ayet

  6. Müzzemmil suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 6. ayet. إِنَّ نَاشِئَةَ ٱلَّيْلِ هِىَ أَشَدُّ وَطْـًٔا وَأَقْوَمُ قِيلًا

    inne nâşiete-lleyli hiye eşeddü vaṭ'ev veaḳvemü ḳîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gece kalkışı yoğunlaşmada daha etkili, söz dipnot 1 bakımından daha sağlamdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Okuyuş.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 6. ayet

  7. Müzzemmil suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 7. ayet. إِنَّ لَكَ فِى ٱلنَّهَارِ سَبْحًا طَوِيلًا

    inne leke fi-nnehâri sebḥan ṭavîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gündüz, uzun süre uğraşacağın işler var.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 7. ayet

  8. Müzzemmil suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 8. ayet. وَٱذْكُرِ ٱسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ إِلَيْهِ تَبْتِيلًا

    veẕküri-sme rabbike vetebettel ileyhi tebtîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Rabb'inin adını an ve bütün benliğinle yalnızca O'na yönel.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 8. ayet

Sabret; yalanlayanları bana bırak 9–14

  1. Müzzemmil suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 9. ayet. رَّبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ فَٱتَّخِذْهُ وَكِيلًا

    rabbü-lmeşriḳi velmagribi lâ ilâhe illâ hüve fetteḫiẕhü vekîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Doğunun ve batının Rabb'idir O. O'ndan başka ilah yoktur. Öyleyse yalnız O'nu vekil dipnot 1 edin.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan kontrol altında tutan, rızkını ve hak ettiğini veren.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 9. ayet

  2. Müzzemmil suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 10. ayet. وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَٱهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا

    vaṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vehcürhüm hecran cemîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların söylediklerine sabret. Ve onlardan güzellikle uzak dur.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 10. ayet

  3. Müzzemmil suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 11. ayet. وَذَرْنِى وَٱلْمُكَذِّبِينَ أُو۟لِى ٱلنَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَلِيلًا

    veẕernî velmükeẕẕibîne üli-nna`meti vemehhilhüm ḳalîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Varlık sahibi yalanlayıcıları Bana bırak. Onlara biraz süre tanı.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 11. ayet

  4. Müzzemmil suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 12. ayet. إِنَّ لَدَيْنَآ أَنكَالًا وَجَحِيمًا

    inne ledeynâ enkâlev veceḥîmâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bizim yanımızda prangalar ve Cehennem var.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 12. ayet

  5. Müzzemmil suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 13. ayet. وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا

    veṭa`âmen ẕâ guṣṣativ ve`aẕâben elîmâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve boğazı tıkayan yiyecek ve acı bir azap vardır.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 13. ayet

  6. Müzzemmil suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 14. ayet. يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ وَكَانَتِ ٱلْجِبَالُ كَثِيبًا مَّهِيلًا

    yevme tercüfü-l'arḍu velcibâlü vekâneti-lcibâlü keŝîbem mehîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O gün yeryüzü ve dağlar şiddetle sarsılır ve dağlar dağılmış kum yığınları gibi olur.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 14. ayet

Firavun'a gönderilen peygamber örneği 15–19

  1. Müzzemmil suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 15. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَآ إِلَيْكُمْ رَسُولًا شَٰهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَآ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ رَسُولًا

    innâ erselnâ ileyküm rasûlen şâhiden `aleyküm kemâ erselnâ ilâ fir`avne rasûlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Size tanıklık edecek bir rasul gönderdik. Tıpkı Firavun'a rasul gönderdiğimiz gibi.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 15. ayet

  2. Müzzemmil suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 16. ayet. فَعَصَىٰ فِرْعَوْنُ ٱلرَّسُولَ فَأَخَذْنَٰهُ أَخْذًا وَبِيلًا

    fe`aṣâ fir`avnü-rrasûle feeḫaẕnâhü aḫẕev vebîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Firavun Rasul'e isyan etti. Bunun üzerine onu çok zorlu bir tutuşla tutuverdik.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 16. ayet

  3. Müzzemmil suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 17. ayet. فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ ٱلْوِلْدَٰنَ شِيبًا

    fekeyfe tetteḳûne in kefertüm yevmey yec`alü-lvildâne şîbâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer gerçeği yalanlayan nankörlerden olursanız, çocukların saçlarını ağartan o günden kendinizi nasıl koruyacaksınız?

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 17. ayet

  4. Müzzemmil suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 18. ayet. ٱلسَّمَآءُ مُنفَطِرٌۢ بِهِۦ كَانَ وَعْدُهُۥ مَفْعُولًا

    essemâü münfeṭirum bih. kâne va`dühû mef`ûlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gök, o günün şiddeti ile çatlayıp parçalanacak ve O'nun uyarısı gerçekleşecektir.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 18. ayet

  5. Müzzemmil suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 19. ayet. إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا

    inne hâẕihî teẕkirah. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî sebîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bu bir öğüttür. Dileyen Rabb'ine götüren bir yol edinir.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 19. ayet

Hafifletme ve son hükümler 20

  1. Müzzemmil suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 20. ayet. إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَىٰ مِن ثُلُثَىِ ٱلَّيْلِ وَنِصْفَهُۥ وَثُلُثَهُۥ وَطَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ مَعَكَ وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَىٰ وَءَاخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِى ٱلْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ ٱللَّهِ وَءَاخَرُونَ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَقْرِضُوا۟ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا وَمَا تُقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌۢ

    inne rabbeke ya`lemü enneke teḳûmü ednâ min ŝülüŝeyi-lleyli veniṣfehû veŝülüŝehû veṭâifetüm mine-lleẕîne me`ak. vellâhü yüḳaddiru-lleyle vennehâr. `alime el len tuḥṣûhü fetâbe `aleyküm faḳraû mâ teyessera mine-lḳur'ân. `alime en seyekûnü minküm merḍâ veâḫarûne yaḍribûne fi-l'arḍi yebtegûne min faḍli-llâhi veâḫarûne yüḳâtilûne fî sebîli-llâh. faḳraû mâ teyessera minhü veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâte veaḳriḍü-llâhe ḳarḍan ḥasenâ. vemâ tüḳaddimû lienfüsiküm min ḫayrin tecidûhü `inde-llâhi hüve ḫayrav vea`żame ecrâ. vestagfirü-llâh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Rabb'in senin ve seninle beraber olan bir grubun, gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında, üçte birinde kalktığınızı biliyor. Geceyi ve gündüzü takdir eden Allah'tır. dipnot 1 Onu asla hesaplayamayacağınızı dipnot 2 bildi de tövbenizi dipnot 3 kabul etti. O halde ilahi mesajı gücünüz yettiğince insanlara ulaştırmaya çalışın. dipnot 4 Ayrıca Allah, kiminizin rahatsız, kiminizin Allah'ın lütfundan rızkını aramak için yeryüzünde çalışmaya, kiminizin de kendisini Allah yolunda feda etmeye dipnot 5 çıktığını bilmektedir. O halde gücünüz yettiğince onu dipnot 6 nakletmeye, duyurmaya çalışın. dipnot 7 Salatı ikame edin dipnot 8 , zekatı verin. dipnot 9 İyi bir ödünçle Allah'a ödünç verin. Kendiniz için hayır olarak ne verirseniz, ödül olarak Allah'ın katında onu daha hayırlısıyla ve daha büyüğüyle bulursunuz. Allah'tan bağışlanma dileyin. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gecenin ve gündüzün süresini belirleyen Allah'tır. Geceyi ve gündüzü kısaltıp, uzatamazsınız.
    2. metne dön, dipnot 2
      Geceyi uzatamayacağınızı, ilahi düzenlemeyi dikkate almanız gerektiğini.
    3. metne dön, dipnot 3
      Geceyi ayakta geçirmekten vazgeçmenizi.
    4. metne dön, dipnot 4
      Ayetin sözcük anlamı şu şekildedir: " O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun." Ancak bu surenin 4. Ayetinde de açıkladığımız gibi, "Kur'an" ve "okuma" sözcükleri bu ayette, yukarıda verdiğimiz anlamları ifade etmektedirler.
    5. metne dön, dipnot 5
      "Allah yolunda savaşmak" anlamı verilen bu cümle, cümlede yer alan "yukatilune" sözcüğüne, sözcüğün birincil anlamı olan "savaşmak" anlamı verilmesinden kaynaklanmaktadır. Oysaki bu sözcüğün savaşmak dışında daha birçok anlamı bulunmaktadır. Ayetin, vahyin ilk ayetlerinden olması ve bağlamı da dikkate alındığında, bu sözcüğe "savaşmak" anlamı vermek doğru değildir. "Katele" sözcüğünün: kişinin kendisini arındırması anlamında "Nefislerinizi öldürün."(Bakara 254); Arapçada; şaraba su katmak anlamında, "Şarabı su ile öldürdüm;" birisini aşağılamak anlamında, "Falanca kişiyi öldürdüm; bir şeyi kesin olarak bilmek anlamında "Falan şeyi ilim açısından öldürdüm" gibi deyimlerde ve yine "Kendinizi öldürmeyin." (Nisa, 29 gibi örneklerde de görüldüğü gibi birçok anlamı bulunmaktadır. Söz konusu sözcük; bu ayette, kişinin kendisini Allah yolunda feda etmesi, nefsini bu uğurda öldürmesi anlamında kullanılmıştır.
    6. metne dön, dipnot 6
      İlahi mesajı.
    7. metne dön, dipnot 7
      Lafzen, "O halde ondan kolayınıza geleni okuyun."
    8. metne dön, dipnot 8
      Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelin.
    9. metne dön, dipnot 9
      Allah'a yönelmeyi arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapın.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 20. ayet