Naziât suresi

Naziât suresi, 25. ayet

Naziât suresi, 25. ayet. فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ

feeḫaẕehü-llâhü nekâle-l'âḫirati vel'ûlâ.

Diyanet İşleri

Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve ahiret cezasıyla cezalandırdı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Naziât 22–28 · surenin 25. ayeti / 46
  1. Naziât 22

    Sonra sırt dönüp koşarak gitti.

  2. Naziât 23

    Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:

  3. Naziât 24

    "Ben, sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.

  4. 25

    Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve ahiret cezasıyla cezalandırdı.

  5. Naziât 26

    Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

  6. Naziât 27

    (Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.

  7. Naziât 28

    Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–25. ayetler için yazılmıştır.

15-16. Yüce Allah, Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır: “Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?” Bu, kesinlikle vuku bulmuş olan pek büyük bir olaya dair bir sorudur. Yani “Rabbi”nin “ona mukaddes Tuvâ vadisinde” seslenişine dair haberi sana ulaştı mı?

Tuvâ, Yüce Allah’ın Musa ile konuşup ona risâletini lütfettiği, vahyini gönderdiği ve onu seçtiği yerin adıdır. Ona şöyle demişti:

17. “Firavun’a git! Çünkü o pek azmıştır.” Yani sen git de ona azgınlığından, şirk ve isyanından vazgeçmesini yumuşak sözlerle ve kaba olmayan ifadelerle bildir. Belki “öğüt alır yahut korkar” (Tâ-Hâ, 20/44)

18. Ona “de ki: Sen kendini arındırmak ister misin?” Özlü akıl sahiplerinin elde etmek için birbirleri ile yarıştıkları, övülmeye değer güzel bir haslete sahip olmaya ne dersin? Ki bu da nefsini küfür ve azgınlıktan arındırarak iman ve salih amele yönelmektir.

19. “İster misin ki sana Rabbine giden yolu göstereyim” Onun nelerden razı olduğunu, nelerin O’nu gazaplandırdığını sana açıklayayım “da” dosdoğru yolu öğrenmek suretiyle Allah'tan “korkasın.”

Ancak Firavun Mûsâ’nın davetini kabul etmedi.

20. “Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.” Yani tür olarak en büyük mucizeyi gösterdi. Bu ifade, bu mucizelerin birden çok olmasına aykırı değildir: “Bunun üzerine asasını bıraktı, o da hemen aşikar ve kocaman bir yılan oluverdi. Elini (yakasından sokup geri) çıkardığında o, bakanlara bembeyaz görünüverdi.” (eş-Şuarâ, 26/32-33)

21-22. “Fakat o” hakkı “yalanlayıp” emre “isyan etti. Sonra da yüz çevirip” hakka karşı çıkmak ve onunla savaşmak hususunda olanca gücü ile “çalışmaya koyuldu.”

23-24. “Derken” askerlerini “toplayıp seslendi.” Onlara: “Ben sizin en yüce Rabbinizim, dedi.” Onlar da ona itaat ettiler. O, onları küçümseyip hafife aldı, onlar da onun bu batıl iddiasını kabul ettiler.

25. “Bunun üzerine Allah da onu hem âhiret, hem de dünya azabı ile yakaladı.” Allah, onun uğradığı cezayı, dünya ve âhiret cezasını açıklayan bir delil ve isyandan alıkoyan açık bir uyarı kıldı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah da onu dünyada denizde boğarak, ahirette de onu daha şiddetli bir azaba sokarak cezalandırdı.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَخَذَهُ feehazehu onu cezalandırdı kök: اخذ
  2. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  3. نَكَالَ nekale azabıyle kök: نكل
  4. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati sonun kök: اخر
  5. وَٱلْأُولَىٰٓ velula ve ilkin kök: اول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.

  • Aynı kök: نكل (5 geçiş)

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

  • Aynı kök: نكل (5 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü'minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin gücünü…

  • Aynı kök: نكل (5 geçiş)

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bunun üzerine) Allah onu ahiret ve dünya azabıyla yakalamıştı.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda Allah, onu ahiret ve dünya azabıyla (aleme) ibret olsun diye yakaladı.

Muhammed Esed

Bunun üzerine Allah onu yakalayıp hesaba çekti (ve bunu) hem bu dünyada hem de öteki dünyada uyarıcı bir örnek yaptı.

Ahmed Hulusi

Bunun üzerine Allah, onu sonsuz yaşam boyutunun ve öndekinin (dünyanın) ibret verici azabı ile yakaladı.

Ali Bulaç

Böylelikle Allah onu, ahiret ve dünya azabıyla yakaladı.

Ali Özek ve heyeti

Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, Allah, sonrası ve öncesinde onu cezalandırdı.

Bayraktar Bayraklı

Böylece Allah, onu ahiret ve dünya azabıyla cezalandırdı.

Edip Yüksel

Sonunda, ALLAH onu ahiret ve dünya cezasına çarptı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonunda, ALLAH onu ahiret ve dünya cezasına çarptı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah da onu tuttu, sonuna ve önüne (ahirette ve dünyada) ibret olmak üzere bir cezaya çarptırdı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah da onu tuttu sonuna önüne nekal olmak üzere tenkil ediverdi

Erhan Aktaş

Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

Gültekin Onan

Böylelikle Tanrı onu, ahiret ve dünya azabıyla yakaladı.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine Allah onu hem ahiret, hem dünya azabiyle yakaladı.

İbni Kesir

Bunu üzerine Allah, onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.

Mehmet Alagaş

(15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.

Süleyman Ateş

Allah da onu, sonun ve ilkin (ahiretin ve dünyanın) azabıyle cezalandırdı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah da onu yakaladı, çağdaşlarına ve sonrakilere ibretlik yaptı.

Şaban Britch

Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.

Şaban Piriş

Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine Allah, onu sonraya ve önceye ibret olmak üzere bir ceza ile çarptı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But Allah punished him in requital as a caution against further transgression and made of him an example in this world, and worse shall his punishment be in Day of Judgement and adjudication.

Abdul Haleem

so God condemned him to punishment in the life to come as well as in this life:

Abdullah Yusuf Ali

But Allah did punish him, (and made an) example of him, - in the Hereafter, as in this life.

Abul A'la Maududi

Thereupon Allah seized him for the chastisement of the World to Come as well as of the present.

Aisha Bewley

So Allah made an example of him seizing him with punishment in the next World and this world.

Al-Hilali & Khan

So Allâh, seized him with punishment for his last[1] and first[2] transgression. [Tafsir At-Tabari]

Ali Quli Qarai

So Allah seized him with the punishment of this life and the Hereafter.

Amatul Rahman Omar

So Allâh seized him for the punishment of (both) the next and the present life.

Arthur John Arberry

So God seized him with the chastisement of the Last World and the First.

Bijan Moeinian

Therefore, God punished him in this world and he will be punished in Hereafter.

E. Henry Palmer

but God seized him with the punishment of the future life and of the former.

Edip-Layth

So God seized him with retribution in the Hereafter, as well as in the first life.

George Sale

Wherefore God chastised him with the punishment of the life to come, and also of this present life.

Hamid S. Aziz

So Allah seized him with the punishment of the Hereafter and the former life.

Mahmoud Ghali

Then Allah took him (away) with the torture of the Hereafter and the First (life).

Marmaduke Pickthall

So Allah seized him (and made him) an example for the after (life) and for the former.

Mohamed Ahmed - Samira

So God seized him for the punishment of the Hereafter and this world.

Muhammad Asad

And thereupon God took him to task, [and made him] a warning example in the life to come as well as in this world.

Mustafa Khattab

So Allah overtook him, making him an example in this life and the next.

Progressive Muslims

So God seized him with retribution in the Hereafter, as well as in the first life.

Rashad Khalifa

Consequently, GOD committed him to the retribution in the Hereafter, as well as in the first life.

Sahih International

So Allah seized him in exemplary punishment for the last and the first [transgression].

Sam Gerrans

So God seized him in exemplary punishment of the latter and the former.

Shabbir Ahmed

So Allah took him to task, and made him an example for the later generations and the ones who soon followed.

Syed Vickar Ahamed

But Allah punished him, (and made) him an example— In the Hereafter, and in this life.

Taqi Usmani

So, Allah seized him for an exemplary punishment in the Hereafter and the present world.

The Monotheist Group

So God seized him for punishment in the Hereafter, and for the first life.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 25. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 25. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 25. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩