Diyanet İşleri
Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve ahiret cezasıyla cezalandırdı.
Naziât suresi
Naziât suresi, 25. ayet. فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ
feeḫaẕehü-llâhü nekâle-l'âḫirati vel'ûlâ.
Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve ahiret cezasıyla cezalandırdı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun Naziât 15–26 3
Sonra sırt dönüp koşarak gitti.
Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:
"Ben, sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.
Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve ahiret cezasıyla cezalandırdı.
Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.
(Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.
Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 15–25. ayetler için yazılmıştır.
15-16. Yüce Allah, Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır: “Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?” Bu, kesinlikle vuku bulmuş olan pek büyük bir olaya dair bir sorudur. Yani “Rabbi”nin “ona mukaddes Tuvâ vadisinde” seslenişine dair haberi sana ulaştı mı?
Tuvâ, Yüce Allah’ın Musa ile konuşup ona risâletini lütfettiği, vahyini gönderdiği ve onu seçtiği yerin adıdır. Ona şöyle demişti:
17. “Firavun’a git! Çünkü o pek azmıştır.” Yani sen git de ona azgınlığından, şirk ve isyanından vazgeçmesini yumuşak sözlerle ve kaba olmayan ifadelerle bildir. Belki “öğüt alır yahut korkar” (Tâ-Hâ, 20/44)
18. Ona “de ki: Sen kendini arındırmak ister misin?” Özlü akıl sahiplerinin elde etmek için birbirleri ile yarıştıkları, övülmeye değer güzel bir haslete sahip olmaya ne dersin? Ki bu da nefsini küfür ve azgınlıktan arındırarak iman ve salih amele yönelmektir.
19. “İster misin ki sana Rabbine giden yolu göstereyim” Onun nelerden razı olduğunu, nelerin O’nu gazaplandırdığını sana açıklayayım “da” dosdoğru yolu öğrenmek suretiyle Allah'tan “korkasın.”
Ancak Firavun Mûsâ’nın davetini kabul etmedi.
20. “Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.” Yani tür olarak en büyük mucizeyi gösterdi. Bu ifade, bu mucizelerin birden çok olmasına aykırı değildir: “Bunun üzerine asasını bıraktı, o da hemen aşikar ve kocaman bir yılan oluverdi. Elini (yakasından sokup geri) çıkardığında o, bakanlara bembeyaz görünüverdi.” (eş-Şuarâ, 26/32-33)
21-22. “Fakat o” hakkı “yalanlayıp” emre “isyan etti. Sonra da yüz çevirip” hakka karşı çıkmak ve onunla savaşmak hususunda olanca gücü ile “çalışmaya koyuldu.”
23-24. “Derken” askerlerini “toplayıp seslendi.” Onlara: “Ben sizin en yüce Rabbinizim, dedi.” Onlar da ona itaat ettiler. O, onları küçümseyip hafife aldı, onlar da onun bu batıl iddiasını kabul ettiler.
25. “Bunun üzerine Allah da onu hem âhiret, hem de dünya azabı ile yakaladı.” Allah, onun uğradığı cezayı, dünya ve âhiret cezasını açıklayan bir delil ve isyandan alıkoyan açık bir uyarı kıldı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah da onu dünyada denizde boğarak, ahirette de onu daha şiddetli bir azaba sokarak cezalandırdı.
Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…
Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
Aynı kıssa: Firavun · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.
Aynı kök: نكل (5 geçiş)
Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.
Aynı kök: نكل (5 geçiş)
(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü'minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin gücünü…
Aynı kök: نكل (5 geçiş)
Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Bunun üzerine) Allah onu ahiret ve dünya azabıyla yakalamıştı.
Sonunda Allah, onu ahiret ve dünya azabıyla (aleme) ibret olsun diye yakaladı.
Bunun üzerine Allah onu yakalayıp hesaba çekti (ve bunu) hem bu dünyada hem de öteki dünyada uyarıcı bir örnek yaptı.
Bunun üzerine Allah, onu sonsuz yaşam boyutunun ve öndekinin (dünyanın) ibret verici azabı ile yakaladı.
Böylelikle Allah onu, ahiret ve dünya azabıyla yakaladı.
Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.
Bunun üzerine, Allah, sonrası ve öncesinde onu cezalandırdı.
Böylece Allah, onu ahiret ve dünya azabıyla cezalandırdı.
Sonunda, ALLAH onu ahiret ve dünya cezasına çarptı.
Sonunda, ALLAH onu ahiret ve dünya cezasına çarptı.
Allah da onu tuttu, sonuna ve önüne (ahirette ve dünyada) ibret olmak üzere bir cezaya çarptırdı.
Allah da onu tuttu sonuna önüne nekal olmak üzere tenkil ediverdi
Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.
Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.
Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.
Böylelikle Tanrı onu, ahiret ve dünya azabıyla yakaladı.
Bunun üzerine Allah onu hem ahiret, hem dünya azabiyle yakaladı.
Bunu üzerine Allah, onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.
(15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.
Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.
Allah da onu, sonun ve ilkin (ahiretin ve dünyanın) azabıyle cezalandırdı.
Allah da onu, o zamankilerin yanı sıra sonrakilere de caydırıcı bir ders olacak şekilde cezalandırdı dipnot 1 .
Allah da onu yakaladı, çağdaşlarına ve sonrakilere ibretlik yaptı.
Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.
Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.
Bunun üzerine Allah, onu sonraya ve önceye ibret olmak üzere bir ceza ile çarptı.
But Allah punished him in requital as a caution against further transgression and made of him an example in this world, and worse shall his punishment be in Day of Judgement and adjudication.
so God condemned him to punishment in the life to come as well as in this life:
But Allah did punish him, (and made an) example of him, - in the Hereafter, as in this life.
Thereupon Allah seized him for the chastisement of the World to Come as well as of the present.
So Allah made an example of him seizing him with punishment in the next World and this world.
So Allâh, seized him with punishment for his last[1] and first[2] transgression. [Tafsir At-Tabari]
So Allah seized him with the punishment of this life and the Hereafter.
So Allâh seized him for the punishment of (both) the next and the present life.
So God seized him with the chastisement of the Last World and the First.
Therefore, God punished him in this world and he will be punished in Hereafter.
but God seized him with the punishment of the future life and of the former.
So God seized him with retribution in the Hereafter, as well as in the first life.
Wherefore God chastised him with the punishment of the life to come, and also of this present life.
So Allah seized him with the punishment of the Hereafter and the former life.
Then Allah took him (away) with the torture of the Hereafter and the First (life).
So Allah seized him (and made him) an example for the after (life) and for the former.
So God seized him for the punishment of the Hereafter and this world.
And thereupon God took him to task, [and made him] a warning example in the life to come as well as in this world.
So Allah overtook him, making him an example in this life and the next.
So God seized him with retribution in the Hereafter, as well as in the first life.
Consequently, GOD committed him to the retribution in the Hereafter, as well as in the first life.
So Allah seized him in exemplary punishment for the last and the first [transgression].
So God seized him in exemplary punishment of the latter and the former.
So Allah took him to task, and made him an example for the later generations and the ones who soon followed.
But Allah punished him, (and made) him an example— In the Hereafter, and in this life.
So, Allah seized him for an exemplary punishment in the Hereafter and the present world.
So God seized him for punishment in the Hereafter, and for the first life.