Diyanet İşleri
(34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.
Naziât suresi · 34–41. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Naziât suresi, 34. ayet. فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ
(34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.
(34, 35) O büyük olay gerçekleştiğinde, işte o gün insan (dünyada) neler yaptığını hatırlayacaktır.
O muazzam olay gerçekleştiği zaman;
Ve böylece, büyük, sarsıcı (yeniden dirilme) olayı gelip çattığında,
Et Tammet'ül Kübra (karşı konulmaz olay - ölüm tadılıp yeni yaşam) başladığında.
Ancak o, 'her şeyi batırıp gömen büyük felaket' (kıyamet) geldiği zaman.
her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit,
Sonunda, büyük yıkım geldiğinde.
- O en büyük felaket geldiğinde, o gün insan, neyin uğruna çalıştığını hatırlayacaktır.
Büyük baskın geldiği zaman,
Büyük baskın geldiği zaman,
Fakat o en büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman,
Fakat geldiği vakıt o "tamme-i kübra"
Fakat o en büyük olay dipnot 1 gerçekleştiği zaman.
Fakat o en büyük olay dipnot 1 gerçekleştiği zaman.
Fakat o en büyük olay dipnot 1 gerçekleştiği zaman.
Ancak o, 'her şeyi batırıp gömen büyük felaket' (kıyamet) geldiği zaman.
Fakat o (bütün belalardan üstün) en büyük bela geldiği zaman,
Fakat o en büyük bela geldiği zaman;
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
Her şeyi alt üst eden o büyük felaket (kıyamet) geldiği vakit.
Herşeyi bastıran o büyük felaket geldiği zaman,
En büyük dolup taşma /mahşer günü geldiğinde dipnot 1 ,
O en büyük toplantının vakti gelince dipnot 1 ,
En büyük kıyamet (ikinci üfleniş) geldiği zaman,
En büyük baskın geldiği zaman,
O güç yetmez büyük felaket geldiğinde,
Naziât suresi, 35. ayet. يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ
(34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.
(34, 35) O büyük olay gerçekleştiğinde, işte o gün insan (dünyada) neler yaptığını hatırlayacaktır.
(evet) işte o gün, insan neyin peşinden koştuğunu hatırlayacak;
o Gün insan yaptığı her şeyi (açıkça) hatırlayacak;
O süreçte insan çalışmalarının getirisinin ne olacağını hatırlar!
O gün, insan, neye çaba harcadığını düşünüp anlar.
insanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün
O gün, insan, neyin peşinde koştuğunu anlayacaktır.
- O en büyük felaket geldiğinde, o gün insan, neyin uğruna çalıştığını hatırlayacaktır.
O gün insan, neyin uğrunda çaba harcadığını anlar.
O gün insan, neyin uğrunda çaba harcadığını anlar.
O, insanın neye koştuğunu anlayacağı gün,
O insanın neye koştuğunu anlıyacağı gün
O Gün insan ne yaptığını hatırlar.
O gün insan ne yaptığını hatırlar.
O gün insan ne yaptığını hatırlar.
O gün, insan, neye çaba harcadığını düşünüp anlar.
İnsanın neye koşduğunu iyice anlayacağı gün,
O gün insan, neye çalıştığını anlar.
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
O gün insan, yaptıklarını hatırlayacak.
O gün insan, neyin peşinde koşmuş olduğunu hatırlar.
kişinin peşinden koştuğu şeyleri hatırladığı günde dipnot 1 ,
Kişi, yapıp ettiklerini bir bir hatırlayacak.
İnsanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün,
O gün insan neye çalıştığını hatırlar.
O gün insan, uğrunda gayret sarfettiği şeyi hatırlar.
Naziât suresi, 36. ayet. وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ
Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.
Gör(mesi gerek)enler için cehennem ortaya çıkartılacaktır.
zira gözleri faltaşı gibi açacak olan ateş, görme yeteneğine sahip herkesin gözüne sokulacak.
ve (cehennemin) yakıcı ateşi, onu gör(meye mahkum edil)en herkesin karşısına getirilecektir.
Görüşü açılan (göz sınırlaması olmadan gören) için cehennem bariz (apaçık) karşısındadır!
Görebilenler için cehennem de sergilenmiştir.
ve görene cehennem açık bir şekilde gösterildiği zaman;
Zaten görenler için cehennem ortaya çıkarılmıştır.
Cehennem, her görenin göreceği şekilde ortaya çıkarılacaktır.
Cehennem göz önüne çıkarılacaktır.
Cehennem göz önüne çıkarılacaktır.
gören kimseler için cehennem hortlatıldığı zaman,
Ve Cahim hortlatıldığı vakıt, görür kimseler için
Gören kimseler için Cehennem açıkça gösterilecek.
Gören kimseler için Cehennem açıkça gösterilecek.
Gören kimseler için Cehennem açıkça gösterilecek.
Görebilenler için cehennem de sergilenmiştir.
o alevli ateş (cehennem), görecek (her) kimseye apaçık gösterildiği (zaman).
Cehennem, bakan herkese apaçık gösterilir.
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.
Gören kimseler için cehennem ortaya çıkarılmıştır.
yakıcı ateş /cehennem, gören herkes için, apaçık hale getirildiğinde dipnot 1 ,
Gören için o alevli ateş gösterilecektir.
Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.
Gören kimselere cehennem gösterilir.
Gören kişi için cehennem apaçık ortaya çıkarılmıştır.
Naziât suresi, 37. ayet. فَأَمَّا مَن طَغَىٰ
(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
(37, 38, 39) Kim azgınlık yapmış ve dünya hayatını tercih etmişse cehennem (onların) barınağıdır.
Ne var ki, işin sonunda haddini bilmeyen
Çünkü, hak ve adalet sınırlarını ihlal eden,
Azıp kural tanımayana,
Artık kim taşkınlık edip azarsa,
azana
Artık, kim azıttıysa.
- İşte, azıp dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
Azgınlara,
Azgınlara,
artık her kim azgınlık etmiş,
Artık her kim azgınlık etmiş,
Fakat kim azgınlaşmış,
Fakat kim azgınlaşmış,
Fakat kim azgınlaşmış,
Artık kim taşkınlık edip azarsa,
Artık kim haddi aşarak küfretmiş,
Artık kim haddini aşmışsa.
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
Artık kim taşkınlık etmiş ise.
Artık kim azmışsa,
kim ki taşkınlık etmiş dipnot 1
Kim azgınlaşırsa,
Kim azdıysa,
Kim azdıysa,
Artık azmış olan,
Naziât suresi, 38. ayet. وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
(37, 38, 39) Kim azgınlık yapmış ve dünya hayatını tercih etmişse cehennem (onların) barınağıdır.
ve dünya hayatını tercih edenler var ya:
ve bu dünya hayatını (ruh temizliğine) tercih eden(in)
Dünya zevkleri için yaşamayı seçene gelince;
Ve dünya hayatını seçerse,
ve dünya hayatını ahirete tercih edene,
Ve dünya yaşamını seçtiyse.
- İşte, azıp dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
Ve dünya hayatını yeğleyenlere gelince.
Ve dünya hayatını yeğleyenlere gelince.
dünya hayatını tercih etmişse,
Dünya hayatı tercih eylemiş ise
Yalnızca dünya hayatını tercih etmişse,
Yalnızca dünya hayatını tercih etmişse,
Yalnızca dünya hayatını tercih etmişse,
Ve dünya hayatını seçerse,
dünya hayatını tercih eylemişse,
Ve kim dünya hayatını tercih etmişse;
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
Dünya hayatını tercih ettiyse.
Ve şu yakın hayatı yeğlemişse,
ve dünya hayatını tercih etmişse dipnot 1 ,
ve dünya yaşayışını tercih ederse,
Dünya hayatını tercih ettiyse,
Dünya hayatını tercih ettiyse.
Ve iğreti hayatı yeğlemiş olan için,
Naziât suresi, 39. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ
(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
(37, 38, 39) Kim azgınlık yapmış ve dünya hayatını tercih etmişse cehennem (onların) barınağıdır.
işte onların varacağı yer gözleri faltaşı gibi açacak olan ateştir.
varacağı yer o yakıcı ateştir!
Muhakkak ki yakıcı ortam mekanı olur!
Şüphesiz cehennem, (onun için) bir barınma yeridir.
şüphesiz cehennem tek barınaktır.
Kuşkusuz, kalacağı yer artık cehennemdir.
- İşte, azıp dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
Gidilecek yer cehennem olacaktır.
Gidilecek yer cehennem olacaktır.
muhakkak onun varacağı yer cehennemdir.
muhakkak Cahimdir onun varacağı
Kuşkusuz Cehennem onun için barınaktır.
Kuşkusuz Cehennem onun için barınaktır.
Kuşkusuz Cehennem onun için barınaktır.
Şüphesiz cehennem, (onun için) bir barınma yeridir.
işte muhakkak ki o alevli ateş (cehennem) onun varacağı yerin ta kendisidir.
Şüphesiz ki onun varacağı yer; cehennemdir.
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
Cehennem onun varacağı barınaktır.
Onun barınağı cehennemdir.
yakıcı ateş /cehennem onun varıp kalacağı yer olur dipnot 1 .
o alevli ateş olacak onun konağı.
Cehennem onun varacağı barınaktır.
Cehennem onun varacağı yerdir.
Cehennem, barınağın ta kendisidir.
Naziât suresi, 40. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ
(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
(40, 41) Rabbinin makamından korkan ve kendisini arzulara (uymaktan) alıkoyanlara gelince, şüphesiz ki böylelerinin barınağı da cennettir.
Ama Rabbinin yüce makamından korkan ve kendini nefsine (kulluktan) alıkoyan kimseler var ya:
Ama Rabbinin huzurunda korku ile duranın ve nefsini kötü arzulardan alıkoyanın
Rabbinin makamından korkan ve nefsini boş geçici sonsuzlukta hiçbir getirisi olmayan davranışlardan koruyana gelince;
Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular)dan sakındırırsa,
Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıran için ise
Fakat Efendisinin karşısında durmaktan kim korkar ve benliğini kötü tutkulardan korursa.
- Ama, kim Rabbinin makamından korkup da, kendini kötülüklerden alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
Efendisinin makamına karşı saygı duyan ve kendini fantezilerinden alıkoyanlara gelince
Rabbinin makamına karşı saygı duyan ve kendini kötü arzulardan alıkoyanlara gelince
Her kim de Rabbinin makamından korkmuş, nefsini kötü arzulardan engellemişse,
Her kim de rabbının makamından korkmuş ve nefsi hevadan nehy eylemiş ise
Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini hevasından dipnot 1 uzak tutana,
Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini hevasından dipnot 1 uzak tutana,
Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini tutkularından uzak tutana,
Kim rabbinin makamından korkar ve nefsi hevadan sakındırırsa,
Amma, kim Rabbinin makaamından korkdu, nefsini heva (ve hevesin) den alıkoyduysa,
Kim de Rabbının makamından korkup da nefsini heveslerden alıkoyduysa;
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
Kim de Rabbinin makamından korkar ve nefsini kötü arzularından alıkoyarsa,
Ama kim Rabbinin divanında dur(up hesap ver)mekten korkmuş ve nefsi(ni) kötü heves(ler)den men etmişse
Kim de Rabbinin huzuruna (günahla) çıkmaktan korkmuş ve kötü arzularını engellemişse dipnot 1 ,
Kim de Rabbinin makamından korkar, arzularını dizginlerse dipnot 1
Ama, kim de Rabbinin makamından korkup, kendisini heveslerine uymaktan alıkoymuşsa,
Ama, kim de Rabbinin makamından korkup, kendisini heveslerine uymaktan alıkoymuşsa..
Rabbinin yüceliğinden korkup nefsini boş heveslerden yasaklamış olan içinse,
Naziât suresi, 41. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ
(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
(40, 41) Rabbinin makamından korkan ve kendisini arzulara (uymaktan) alıkoyanlara gelince, şüphesiz ki böylelerinin barınağı da cennettir.
işte onların varacağı yer de Cennet'dir.
varacağı yer cennettir!
Muhakkak ki cennet, barınağın ta kendisidir.
Artık şüphesiz cennet, (onun için) bir barınma yeridir.
şüphesiz cennet yegâne barınaktır.
Kuşkusuz, kalacağı yer artık cennettir.
- Ama, kim Rabbinin makamından korkup da, kendini kötülüklerden alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
Gidilecek yer bahçe olacaktır.
Gidilecek yer cennet olacaktır.
muhakkak cennettir onun varacağı.
muhakak Cennettir onun varacağı
Cennet onun için barınaktır.
Cennet onun için barınaktır.
Cennet onun için barınaktır.
Artık şüphesiz cennet, (onun için) bir barınma yeridir.
işte muhakkak ki cennet onun varacağı yerin ta kendisidir.
Şüphesiz ki onun varacağı yer, cennettir.
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
(O kimse için) Hiç şüphesiz Cennet yegâne barınaktır.
Onun barınağı da cennettir.
şüphesiz ki cennet, onun varıp kalacağı yer olur dipnot 1 .
cennet olacak onun konağı.
Cennet de onun barınağıdır.
Cennet de onun varacağı yerdir.
Cennet, barınağın ta kendisidir.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.