Diyanet İşleri
Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.
Naziât suresi · 42–46. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Naziât suresi, 42. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا
Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.
Sana o (Son) Saat'in demir atma zamanından soruyorlar.
(Ey Peygamber!) Sana "Kıyamet ne zaman kopacak?" diye soruyorlar.
(Ey peygamber!) Sana Son Saat'i soruyorlar: "Ne zaman gelip çatacak?"
Sana O Saat'ten soruyorlar: Onun gelip çatması ne zaman, diye.
"O ne zaman demir atacak?" diye, sana kıyamet saatini soruyorlar.
Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.)
Sana, evrenlerin sonu hakkında soruyorlar: "Ne zaman gelip çatacak?"
- Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.
Sana o an ne zaman gerçekleşecektir diye soruyorlar.
Sana Saat (dünyanın sonu) ne zaman gerçekleşecektir diye soruyorlar.
Sana o saatten (kıyameti) soruyorlar "Ne zaman demir atması?" diye,
Sana o saattan soruyorlar: ne zaman demir atması?
Sana o Sa'at'ten dipnot 1 soruyorlar; ne zaman gelip çatacakmış diye.
Sana o Sa'at'ten dipnot 1 soruyorlar; ne zaman gelip çatacakmış diye.
Sana o saatten dipnot 1 soruyorlar; ne zaman gelip çatacakmış diye.
"O ne zaman demir atacak?" diye, sana kıyamet saatini soruyorlar.
Sana o saati (kıyameti), onun ne zaman demir atacağını sorarlar.
Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar.
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
Sana kıyametten soruyorlar: "Gelip çatması ne zaman?" diye.
Sana sa'atden soruyorlar: Demir atması (gelip çatması) ne zaman diye.
Sana o saati /tekrar diriliş saatini soruyorlar, ne zaman gelip kalıcı olacak diye.
Sana bunun vaktini soruyorlar, ne zaman gelip kalacak diye.
Sana kıyametin ne zaman gelip, çatacağını soruyorlar.
Sana kıyametin ne zaman gerçekleşeceğini soruyorlar.
O saatten soruyorlar sana, "gelip demir atması ne zaman?" diye.
Naziât suresi, 43. ayet. فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ
Onu bilip söylemek nerede, sen nerede?
Sen onu nerden hatırlayabilirsin ki! dipnot 1
Sen nerde onun vaktini bilmek nerde!
Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki?
(Oysa) onun bilgisi sende ne arar!
Onunla ilgili bilgi vermekten yana, sende ne var ki...
Sen onu nereden bilip bildireceksin!
Sen, onu nereden bileceksin?
- Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.
Onu bildirmek, (ey Muhammed) senin görevin değildir.
Onu bildirmek, (ey Muhammed) senin görevin değildir.
Nerde senden onu anlatması (sen nerede, onu anlatmak nerede)?!
Nerde senden onu anlatması?
Sen onun hakkında ne bilebilirsin ki?
Sen onun hakkında ne bilebilirsin ki?
Sen onun hakkında ne bilebilirsin ki?
Onunla ilgili bilgi vermekten yana sende ne var ki...
Sende ona aid şey (bilgi) yokdur ki anlatasın.
Senin neyine onun zamanını bildirmek.
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
Sen onu nereden bileceksin?
Sen nerede, onun vaktini söylemek nerede?!
Sen nerede, onu bilmek nerede!
Sen nerede, onu bilmek nerede!
Sen onu nereden bileceksin.
Senin neyine ondan haber vermek.
Nerede sende, onu hatırlatacak şey!
Naziât suresi, 44. ayet. إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ
Onun nihai bilgisi yalnız Rabbine aittir.
Sonu(nun bilgisi) yalnızca Rabbine aittir. dipnot 1
Onun nihai ilmi Rabbine malum.
(Çünkü) onun (bilgisinin) başı ve sonu yalnız Rabbinin katındadır!
Onun sonu rabbinedir.
En sonunda o (ve onunla ilgili bilgi), Rabbine aittir.
O'nun nihaî ilmi yalnız Rabbine aittir.
Onun yargısı, Efendine kalmıştır.
- Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.
Onun kararı Efendine aittir.
Onun kararı Rabbine aittir.
Rabbine aittir onunla ilgili bütün bilgi.
Rabbınadır onun müntehası
Onun sonu Rabb'inedir. dipnot 1
Onun sonu Rabb'inedir. dipnot 1
Onun sonu Rabb'inedir. dipnot 1
En sonunda o (ve onunla ilgili bilgi) rabbine aittir.
Onun nihayet (ilm) i ancak Allaha (dayanır).
En sonunda o, ancak Rabbına aittir.
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
Rabbine aittir onunla ilgili son bilgi.
Onun bilgisi Rabbine aittir.
Onun nihai bilgisi Rabbinin katındadır dipnot 1 .
Onun tam bilgisi Rabbinin katındadır.
Rabbine aittir, onun sonucu..
Rabbine aittir, onun sonucu..
Ona ilişkin bilginin sonu Rabbine varır.
Naziât suresi, 45. ayet. إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا
Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.
Sen sadece ondan (Son Saat'ten) saygı ile korkanları uyarıcısın.
Sen sadece onun azametinden korkanlara hatırlatıcısın.
Sen ancak ondan korkanları uyar(mak için gönderil)mişsin.
Sen ancak O'ndan haşyet duyan kimsenin uyarıcısısın!
Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.
Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.
Sen, ancak, ondan korkan kimse için uyarıcısın.
- Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.
Senin görevin, sadece ondan korkanları uyarmaktır.
Senin görevin, sadece ondan korkanları uyarmaktır.
Sen, ancak O'ndan korkacakların bir uyarıcısısın!
Sen ancak bir münzirisin ondan haşyet duyacakların
Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.
Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.
Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.
Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.
Sen ondan korkacak kimselere ancak o tehlikeyi haber verensin.
Sen, ancak O'ndan korkanı uyaransın.
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
Sen ancak, ondan korkan kimseler için bir uyarıcısın.
Sen ancak, ondan korkacak olanları uyarıcısın.
Sen sadece o günden çekineni uyaran birisin dipnot 1 .
Sen sadece böyle bir günden korkanı uyarırsın.
Sen ancak ondan korkan kimseye bir uyarıcısın.
Sen ancak ondan korkan kimseye bir uyarıcısın.
Sen sadece, ondan korkanları uyaransın.
Naziât suresi, 46. ayet. كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا
Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
Onu (mahşeri) gördükleri gün, (dünyada sanki) bir yatsı vakti veya (gündüzün) kuşluğu kadar kalmış gibi olacaklar. dipnot 1
(Kafirler) bu hakikati bizzat gördükleri gün, onlara sanki (bu dünyada) bir akşam veya bir kuşluktan fazla kalmamışlar gibi gelecek.
Onu anladıkları Gün (onlara, bu dünyada) bir akşamdan ya da kuşluğuyla (birlikte sona eren bir gece)den fazla kalmamışlar (gibi gelecek)!
Onu gördükleri süreçte, sanki onlar (dünyada) hiç kalmamışlardır! Ancak bir Aşiyye (Güneş'in ufukta batma süresi) yahut onun battıktan sonraki kalan aydınlık süresi kadar dünyada yaşamış olduklarını sanırlar.
Onu gördükleri gün, sanki, bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler.
Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.
Onu gördükleri gün, bir akşam veya bir kuşluk zamanından başka kalmamış gibi olacaklardır.
- Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.
Onu gördükleri gün, sanki (dünyada) bir akşam veya kuşluk vakti kadar kalmışlardır.
Onu gördükleri gün, sanki (dünyada) bir akşam veya kuşluk vakti kadar kalmışlardır
Onlar, onu (kıyameti) görecekleri gün, sanki bir akşam veya bir kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.
Onu görecekleri gün onlar, sanki bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler
Onlar onu dipnot 1 görecekleri gün, dünyada bir akşam veya kuşluğundan dipnot 2 başka kalmamış sanacaklar.
Onlar onu dipnot 1 görecekleri gün, dünyada bir akşam veya kuşluğundan dipnot 2 başka kalmamış sanacaklar.
Onlar onu dipnot 1 görecekleri gün, dünyada bir akşam veya kuşluğundan dipnot 2 başka kalmamış sanacaklar.
Onu gördükleri gün sanki, bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler.
Onlar bunu görecekleri gün sanki (günün) bir akşamından, yahud bir kuşluğundan başka durmamışlardır.
Ve onlar onu gördükleri gün; sadece bir akşam veya bir kuşluk vakti kalmış gibi olurlar.
(34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)
Onlar onu gördükleri gün sanki (dünyada) bir akşam veya kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanırlar.
Onlar onu gördükleri zaman sanki (dünyada) bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.
Onlar onu gördükleri gün, bu dünyada sadece bir akşam üzeri ya da kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar dipnot 1 .
İnsanlar onu gördükleri gün, bu dünyada bir akşam ya da bir gündüz vakti dipnot 1 kadar kalmış gibi olurlar.
Onu gördükleri gün, onlar sanki, sadece bir akşam veya bir kuşluk vakti süresince (dünyada) kalmış olurlar.
Onu gördükleri gün, onlar sanki, sadece bir akşam veya bir kuşluk vakti süresince (dünyada) kalmış olurlar.
Onu gördükleri gün onlar, dünyada sanki bir akşam veya onun kuşluk vaktinden başka kalmamışa dönerler.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.