Naziât suresi · 27–33. ayetler

Göğün ve yerin düzenlenişi

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Naziât suresi, 27. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 27. ayet. ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ بَنَىٰهَا

    Diyanet İşleri

    (Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.

    Mehmet Okuyan

    Sizin yaratılışınız mı daha güçlüdür, yoksa (Allah'ın) oluşturduğu gök mü?

    Mustafa İslamoğlu

    Yaratılış açısından siz mi daha sağlamsınız, yoksa gök kubbe mi? Göğü O inşa etti;

    Muhammed Esed

    (Ey insanlar!) Sizi yaratmak, göğü yaratmış olan Allah için daha mı zordur?

    Ahmed Hulusi

    Sizin yaratılışınız mı zorlu yoksa Sema mı? (Ki Allah) onu bina etti!

    Ali Bulaç

    Yaratmak bakımından siz mi daha güçsünüz yoksa gök mü? (Allah) Onu bina etti.

    Ali Özek ve heyeti

    Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti,

    Ali Rıza Safa

    Yoksa gökyüzünü yapan için, sizi yaratmak daha mı zor? dipnot 571

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 571
      Bu ayet, kimi Kur'an çevirilerinde, "Yaratılış bakımından, siz mi daha zorsunuz; gök mü?" veya "Yaratmakta, siz mi daha güçlüsünüz; gökleri yapan mı?" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

    Edip Yüksel

    Siz mi, yoksa gök mü yaratılış açısından daha zorludur? Onu O yaptı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Siz mi, yoksa gök mü yaratılış açısından daha zorludur? Onu O yaptı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Siz mi yaratılışça daha çetinsiniz, yoksa gökyüzü mü? Onu O "Allah" bina etti.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Siz mi daha çetinsiniz yaratılışça yoksa Sema mı? O "Allah" onu bina etti

    Erhan Aktaş

    Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü bina etmek mi?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü bina etmek mi?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü bina etmek mi?

    Gültekin Onan

    Yaratmak bakımından siz mi daha güçsünüz yoksa gök mü? (Tanrı) Onu bina etti.

    Hasan Basri Çantay

    Sizi (tekrar) yaratmak mı (sizce) daha güc, yoksa göğ (ü yaratmak) mı ki onu (Allah) bina etmişdir.

    İbni Kesir

    Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü mü? Onu bina etmiştir.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizi yaratmak mı daha güçtür yoksa göğü mü? Onu (Allah) bina etti.

    Süleyman Ateş

    Yaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? (Allah) onu yaptı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Size göre, sizleri yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı dipnot 1 ? Onu da Allah bina etti.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Gökleri ve Yeri yaratmak elbette insanları yaratmaktan daha büyük bir şeydir ama insanların çoğu bunu bilmez." (Mümin 40/57)

    Şaban Britch

    (Ölümden sonra) Sizi mi (yeniden) yaratmak daha güçtür, yoksa göğü mü? Onu bina etti.

    Şaban Piriş

    Sizi mi (yeniden) yaratmak daha güçtür; yoksa göğü mü? Onu bina etti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Siz mi daha zorsunuz yaratılışça, gök mü?

  2. Naziât suresi, 28. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 28. ayet. رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا

    Diyanet İşleri

    Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.

    Mehmet Okuyan

    (Göğün) cisimlerini yükseltmiş ve onları düzene kavuşturmuştur.

    Mustafa İslamoğlu

    onu (içinde gök cisimleri) yüzecek şekilde O yükseltti ve dengeli bir iç düzene kavuşturdu;

    Muhammed Esed

    O, gökkubbeyi yükseltmiş ve ona gerektiği gibi biçim vermiştir;

    Ahmed Hulusi

    Onun sınırlarını yükseltti de onu tesviye etti (işlevini yerine getireceği özelliklere göre oluşturdu)!

    Ali Bulaç

    Boyunu yükseltti, ona belli bir düzen verdi.

    Ali Özek ve heyeti

    onu yükseltip düzene koydu.

    Ali Rıza Safa

    Boyunu yükseltti; ardından, onu düzenledi.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

    Edip Yüksel

    Onu alabildiğine yükseltti ve düzenledi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu alabildiğine yükseltti ve düzenledi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Boyuna yükseklik verdi, nizamına koydu.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Boyuna irtifa' verdi. Nizamına koydu

    Erhan Aktaş

    Onu yükseltti ve düzene koydu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onu yükseltti ve düzene koydu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onu yükseltti ve düzene koydu.

    Gültekin Onan

    Boyunu yükseltti, ona belli bir düzen verdi.

    Hasan Basri Çantay

    Onun boyunu O yükseltdi. Derken ona bir nizaam verdi.

    İbni Kesir

    Boynu yükseltmiş ve ona bir şekil vermiştir.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onun tavanını yükseltti ve düzenledi.

    Süleyman Ateş

    Kalınlığını (tavanını) yükseltti, onu düzenledi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tavanını yükseltti ve onu düzenledi.

    Şaban Britch

    Onun tavanını yükseltti ve düzenledi.

    Şaban Piriş

    Yükseklere kaldırdı ve düzenledi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onu O yapıp kurdu. Onun boyunu yükseltti; ardından ona ahenk ve düzen verdi.

  3. Naziât suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 29. ayet. وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا

    Diyanet İşleri

    O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.

    Mehmet Okuyan

    Gecesini karanlık yapmış, (gündüz) ışığını çıkarıp var etmiştir.

    Mustafa İslamoğlu

    onun gecesini adım adım O kararttı, aydınlığını kıvamında O çıkardı.

    Muhammed Esed

    onun gecesini karanlık yapmış ve gündüzünü aydınlatmıştır.

    Ahmed Hulusi

    Onun gecesini kararttı, onun gündüzünü aydınlattı.

    Ali Bulaç

    Gecesini kararttı, kuşluğunu açığa çıkardı.

    Ali Özek ve heyeti

    Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.

    Ali Rıza Safa

    Gecesini karanlık yaptı ve kuşluğunu açığa çıkardı.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

    Edip Yüksel

    Gecesini kararttı, sabahını ise ortaya çıkardı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gecesini kararttı, sabahını ise ortaya çıkardı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı

    Erhan Aktaş

    Gecesini kararttı, gündüzünü aydınlattı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gecesini kararttı, gündüzünü aydınlattı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gecesini kararttı, gündüzünü aydınlattı.

    Gültekin Onan

    Gecesini kararttı, kuşluğunu açığa çıkardı.

    Hasan Basri Çantay

    Onun gecesini karardı, gündüzünü (aydınlığa) çıkardı.

    İbni Kesir

    Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü ortaya çıkarmıştır.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlığa çıkardı.

    Süleyman Ateş

    Gecesini örtüp kararttı, kuşluğunu (güneşinin ışığını) açığa çıkardı.

    Süleymaniye Vakfı

    gecesini perde kıldı dipnot 1 ve (gündüz vaktinde de) duhasını /dalga dalga yaydığı ışığı ortaya çıkardı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Perde kıldı" anlamı verdiğimiz "ağtaşa (أَغْطَشَ)" fiilinin türetildiği el-ağtaş (الْأَغْطَشُ), gözünde, gözyaşına benzer bir tabaka oluşan kişiyi ifade eder (Müfredat). Bu da onun gözü için bir perde olur ve görmesi zayıflar. Bu ayet bize geceyi tanıtmaktadır. Gece ve gündüz, güneş ve ay gibi birer ayrı varlıktır, gün boyu kendi yörüngelerinde dolaşırlar ve her biri, diğerini, bir sarık gibi sarar (Zümer 39/5). Gündüz bitinceye kadar gece üstte, gece bitinceye kadar da gündüz üstte olur. Gündüz üstte olunca gece, onun önünde bir perde olur. Gecenin değişmez bir göstergesi yoktur. Bu sebeple gecenin her yerde karanlık olması gerekmez. Ama gündüzün, güneş ışınlarını ışığa çevirme özelliği vardır, onun için gündüz daima aydınlık olur (İsra 17/12). Yazın kutup bölgelerinde, güneşin batmadığı günlerde gece gündüzü perdeler ve güneşin ışınlarını yeryüzüne ışık olarak yansıtır ama güneşin ısısını engellediği için oluşan aydınlık, gündüz ışığı gibi parlak olmaz. Biraz kamaşan gözlerin gördüğü ışık gibi olur. Karanlık olması dışında gecenin bütün özellikleri ortaya çıktığından ona, beyaz gece denir (Şems 91/1, Duha 93/1-2).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gecesini alametsiz kıldı dipnot 1 ve duhasını çıkardı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Ağtaşa'nın kökü ğataş = الغَطَشُ göz kamaşması demektir. Kamaşan göz için her şey belirsizdir. Nereye gittiği belli olmayacak şekilde yolu kaybolmuş çöle; mefazetun ğatşa = مفَازةٌ غَطْشى. denir. (Lisan'ul-arab) Gecenin belirtisiz olması değişmez bir göstergesinin olmamasıdır. Bu yüzden kutup bölgelerinde beyaz geceler oluşur.

    Şaban Britch

    Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlığa çıkardı.

    Şaban Piriş

    Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlığa çıkardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Gecesini kararttı, kuşluğunu ortaya çıkardı.

  4. Naziât suresi, 30. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 30. ayet. وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ

    Diyanet İşleri

    Ardından yeri düzenleyip döşedi.

    Mehmet Okuyan

    Daha sonra da yeri yaymıştır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve onun ardından yeryüzünü yuvarlatarak bir düzene koydu;

    Muhammed Esed

    Ve ardından yeri düzenleyip yaymıştır,

    Ahmed Hulusi

    İşte bundan sonra arzı yayıp döşedi.

    Ali Bulaç

    Bundan sonra yeryüzünü serip döşedi.

    Ali Özek ve heyeti

    Ondan sonra da yeryüzünü yayıp döşedi.

    Ali Rıza Safa

    Ve yeryüzü. Bundan sonra, onu yayıp yuvarlattı. dipnot 572

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 572
      İşte, bir bilgi ayeti: Çağdaş fiziğin ve teleskobik gökbiliminin kurucusu İtalyan bilim insanı Galileo, dünyanın yuvarlak olduğunu on yedinci yüzyılda söylediğinde, ömür boyu hapisle cezalandırılmıştı. Oysa bu bilgi, Galileo'dan tam bin yıl önce, yedinci yüzyılda Kur'an'da bildirilmişti. "Yayıp yuvarlattı." tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Serip döşedi." veya "Düzenleyip yaydı." veya "Yumurta biçimine soktu." veya "Yayıp, deve kuşu yumurtası biçiminde yuvarlattı." biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.

    Edip Yüksel

    Ve yeri de, bundan sonra, yumurta biçimine soktu. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Arapça "dahaha" kelimesinin yalın hali olan "dahya" kelimesi "yumurta" anlamına gelir. Dünyanın yumurta gibi yuvarlak olamayacağına inanan eski Kuran yorumcuları, "onu yumurta biçimine soktu" ifadesini bir mecaz olarak kabul etmişler ve yumurta kelimesiyle yumurtanın konduğu kuluçkanın kastedilmiş olduğunu ileri sürmüşlerdir. Böylece çok açık olan ayetin anlamını bozarak "Ve yeri de kuluçka gibi düzenledi" diye tefsir etmişlerdir. * Bak 4:82.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve yeri de yumurta biçimine soktu

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ondan sonra da yeryüzünü döşedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ondan sonra da arzı döşedi

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yeryüzünü yayıp döşedi.

    Gültekin Onan

    Bundan sonra yeryüzünü serip döşedi.

    Hasan Basri Çantay

    Bundan sonra da yeri (ikaamete saalih bir halde) yayıb döşedi.

    İbni Kesir

    Bundan sonra yeri döşemiştir.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve daha sonra da yeri döşeyip yaydı.

    Süleyman Ateş

    Bundan sonra da yeri yayıp yuvarlattı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yeri, bundan sonra döşedi dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayete göre, bitkilerin ve hayvanların yaratılması, göklerin ve yerin yaratılmasından, gecenin ve gündüzün oluşumundan sonradır. Yedi ayette, göklerin ve yerin altı günde yaratıldığı bildirilmiştir. Şu ayetlerde ise yerin iki günde yaratıldığı, gıda ölçülerinin toprağa yerleştirmesinin iki gün daha devam ettiği, kalan iki günde de göklerin yaratıldığı bildirilmiştir. "De ki; yeri iki günde yaratana benzer nitelikte varlıklar oluşturarak onu tanımazlık eden siz misiniz? O, tüm varlıkların Rabbi ve sahibidir. Üstten içe sabit dağlar yerleştirip yeri bereketlendiren ve arayanlara eşit uzaklıktaki gıdaların ölçüsünü dört günde oluşturan odur. Bir de duman halindeki göğe yönelmiş; ona ve yere; "İsteyerek veya istemeyerek gelin" demişti; ikisi de; "İsteyerek geldik" demişlerdi." Bir de onları, iki günde yedi gök halinde tamamlamış ve her gökte ona ait emri vahyetmişti. En yakın (birinci) göğü de kandillerle (yıldızlarla) süsledik ve koruduk. İşte bu, işini başaran ve bilgili olan Allah'ın onlara güç vermesidir. (Fussilet 41/9–12)

    Şaban Britch

    Ve yeri bundan sonra yaydı.

    Şaban Piriş

    Ve yeri, bundan sonra yaydı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bundan sonra da yeri yayıp deve kuşu yumurtası biçiminde yuvarlattı.

  5. Naziât suresi, 31. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 31. ayet. أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا

    Diyanet İşleri

    Ondan suyunu ve merasını çıkardı.

    Mehmet Okuyan

    Ondan (yerden) suyunu ve bitki örtüsünü de O çıkarmıştır.

    Mustafa İslamoğlu

    orada suyunu ve bitki örtüsünü O çıkarttı;

    Muhammed Esed

    yerden suyu ve bitki örtüsünü çıkartmış,

    Ahmed Hulusi

    Ondan onun suyunu ve mer'asını çıkardı(ğı halde).

    Ali Bulaç

    Ondan da suyunu ve otlağını çıkardı.

    Ali Özek ve heyeti

    Yerden suyunu ve otlağını çıkardı

    Ali Rıza Safa

    Ondan, suyunu ve otlağını çıkardı.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.

    Edip Yüksel

    Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ondan suyunu ve mer'asını çıkardı

    Erhan Aktaş

    Ondan suyunu ve yeşilliğini çıkardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ondan suyunu ve yeşilliğini çıkardı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ondan suyunu ve yeşilliğini çıkardı.

    Gültekin Onan

    Ondan da suyunu ve otlağını çıkardı.

    Hasan Basri Çantay

    Ondan suyunu, otlağını çıkardı.

    İbni Kesir

    Ondan suyunu ve otlağını çıkarmıştır.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Oradan suyunu ve otlağını çıkardı.

    Süleyman Ateş

    Ondan suyunu ve otlağını çıkardı,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Suyunu, otlağını çıkardı.

    Şaban Britch

    Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

    Şaban Piriş

    Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ondan suyunu, otlağını çıkardı.

  6. Naziât suresi, 32. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 32. ayet. وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا

    Diyanet İşleri

    Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

    Mehmet Okuyan

    Dağları (yere) O çakmıştır.

    Mustafa İslamoğlu

    ve dağları sağlamca O yerleştirdi;

    Muhammed Esed

    ve dağları sağlam şekilde yerleştirmiştir:

    Ahmed Hulusi

    Dağlara gelince, onları demir atmış gibi dikip sabitledi.

    Ali Bulaç

    Dağlarını dikip oturttu;

    Ali Özek ve heyeti

    ve dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

    Ali Rıza Safa

    Ve dağları yerleştirdi.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.

    Edip Yüksel

    Dağları da çaktı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dağları da çaktı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve dağlarını oturttu.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve dağlarını oturttu

    Erhan Aktaş

    Ona dağlar yerleştirdi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ona dağlar yerleştirdi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ona dağlar yerleştirdi.

    Gültekin Onan

    Dağlarını dikip oturttu;

    Hasan Basri Çantay

    Dağları (nı sapasağlam) dikdi.

    İbni Kesir

    Dağları dikmiştir.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dağları da sapasağlam yerleştirdi.

    Süleyman Ateş

    Dağları oturttu,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dağlarını zaten sabitlemişti dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dağlar, gökler yaratılmadan önce, ilk dört günde sabitlenmişti. Üstten dibe doğru sabitleyen oturaklı dağlar yerleştirip yeri (içini) bereketlendiren ve her türden nimetin gıdalarının ölçüsünü dört günde oluşturup araştıranlar (arayanlar) için dengeli bir şekilde yayan O'dur. (Fussilet 41/10)

    Şaban Britch

    Dağları da yerleştirdi.

    Şaban Piriş

    Dağları da yerleştirdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dağları, demir atmış gibi oturttu;

  7. Naziât suresi, 33. ayet — bütün mealleriyle aç

    Naziât suresi, 33. ayet. مَتَٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ

    Diyanet İşleri

    Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı.

    Mehmet Okuyan

    Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için (böyle yapmıştır).

    Mustafa İslamoğlu

    siz ve hayvanlarınız için geçim aracı olsun diye.

    Muhammed Esed

    (bütün bunlar) sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için(dir).

    Ahmed Hulusi

    Sizin ve en'amınızın (hayvanlar) yararlanması için.

    Ali Bulaç

    Size ve hayvanlarınıza bir yarar (meta) olmak üzere.

    Ali Özek ve heyeti

    Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere,

    Ali Rıza Safa

    Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.

    Edip Yüksel

    Tüm bunlar sizin ve hayvanlarınızın geçimi için.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Tüm bunlar sizin ve hayvanlarınızın geçimi için.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sizin ve davarlarınızın intifa'ı için

    Erhan Aktaş

    Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için.

    Gültekin Onan

    Size ve hayvanlarınıza bir yarar (meta) olmak üzere.

    Hasan Basri Çantay

    (Allah bunları) size ve davarlarınıza birer faide olmak üzere (yapmışdır).

    İbni Kesir

    Sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı.

    Süleyman Ateş

    Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hem siz geçinesiniz, hem küçük ve büyük baş hayvanlarınız geçinsin diye.

    Şaban Britch

    Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için…

    Şaban Piriş

    Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sizin için ve hayvanlarınız için bir geçim aracı olarak.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.