Diyanet İşleri
Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."
Nebe suresi
Nebe suresi, 30. ayet. فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا
feẕûḳû felen nezîdeküm illâ `aẕâbâ.
Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Azgınlar için cehennem Nebe 21–30 3
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) tamamiyle sayıp tespit ettik.
Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."
(31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 26–30. ayetler için yazılmıştır.
26. Bu korkunç cezaları hak etmelerine gelince bu, ancak amellerine “uygun bir karşılık olmak üzere” onlara verilecektir. Kendilerini buralara kadar getiren ameller işledikleri için bu cezaya çarptırılacaklar. Allah onlara zulmetmeyecektir, aksine kendi nefislerine kendileri zalimlik etmişlerdir.
Bundan dolayı Yüce Allah, böyle bir cezayı hak etmelerine sebep teşkil eden amellerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
27. “Çünkü onlar hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.” Öldükten sonra dirilişe de Allah’ın insanların yaptıkları iyiliklere ve kötülüklere karşılık vereceğine de inanmıyorlardı. Ondan dolayı âhiret için amelde bulunmayı da terk ettiler.
28. “Âyetlerimizi de yalanladıkça yalanlıyorlardı.” Ayetlerimizi açık açık yalanladılar. Onlara apaçık âyetlerimiz geldiği halde onlara karşı inatla direndiler.
29. “Biz ise” az ya da çok hayır ya da şer “her şeyi tek tek yazıp kaydetmiştik.” Levh-i Mahfuz’da tespit etmişizdir. O bakımdan günahkârlar, bizim kendilerini işlemedikleri günahlar dolayısı ile cezalandıracağımızı sanmasınlar. Yaptıkları amellerden herhangi bir şeyin kaybolacağını yahut zerre ağırlığı kadarının dahi unutulacağını da zannetmesinler.
Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Kitap (amel defterleri) ortaya konmuş olacak. Günahkârları onun içindekilerden korkuya kapılmış göreceksin. “Vay halimize! Ne olmuş bu Kitaba? Küçük büyük hiçbir şey bırakmamış, hepsini sayıp dökmüş!” diyecekler. Onlar işlediklerini önlerinde hazır bulacaklardır. Rabbin kimseye zulmetmez.” (el-Kehf, 18/49)
30. “O halde” ey yalanlayıcılar! “tadın” bu can yakıcı azabı ve bu ebedi rüsvaylığı! “Artık yalnızca azabınızı artıracağız.” Her an, her zaman azapları artıp duracaktır.
Cehennem ehlinin azabının ne kadar çetin olacağına dair en ağır ayetlerden biri budur. Allah bizi ondan muhafaza buyursun.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey azgınlar!- Bu elem verici ebedî azabı tadın bakalım! Sizlere, azabınız üzerine eklenen azaptan başka bir şey artırılmayacak.
Aynı kök: زيد (61 geçiş)
Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…
Aynı kök: زيد (61 geçiş)
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Aynı kök: زيد (61 geçiş)
Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan…
Aynı kök: ذوق (63 geçiş)
O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı…
Aynı kök: ذوق (63 geçiş)
Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…
Aynı kök: ذوق (63 geçiş)
Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Tadın (azabı)! Bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız. dipnot 1
Sonunda (onlara diyeceğiz ki): "(Büyüttüğünüz Cehennem ağacının meyvelerini) tadın; artık size tarifsiz bir mahrumiyetten başka bir şey artırmayacağız.
(Ve onlara şöyle diyeceğiz:) "O halde, (yaptığınız kötülüklerin meyvelerini) tadın, artık size şiddetli azaptan başka bir şey vermeyeceğiz!"
O halde tadın; size azaptan başka bir şeyi asla artırmayacağız!
Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını arttırmayacağız;
Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
"Artık tadın! Bundan böyle, size cezadan başka bir şey artırmayacağız!"
Onlara, "Azabı tadınız. Size azabımızı arttırmaktan başka birşey yapmayacağız" denir.
Öyleyse tadın, sizin sadece cezanızı arttıracağız.
Öyleyse tadın, sizin sadece cezanızı arttıracağız.
Artık tadın! Artık, azabınızı artırmaktan başka birşey yapacak değiliz!
Artık tadınız, artık size azab artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz
Şimdi azabı tadın bakalım! Artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız.
Şimdi azabı tadın bakalım! Artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız.
Şimdi azabı tadın bakalım! Artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız.
Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını arttırmayacağız;
(Onlara şöyle denilir:) "İşte tadın (cezanızı)! Artık size azab (ınız) ı artırmakdan başka bir şey yapmayacağız".
Öyleyse tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız.
(17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.
Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”
"Şimdi tadın (yaptıklarınızın tadını), artık size azabdan başka bir şey artırmayacağız!
Şimdi tadın bakalım dipnot 1 ! Size sadece bir (kat) azab artıracağız dipnot 2 !
Tadın bakalım; size daha ne azaplar tattıracağız!
İşte, tadına bakın, size azaptan başka bir şey artırmayacağız.
-İşte, tadına bakın, size azaptan başka bir şey artırmayacağız.
"Hadi, tadıverin! Size azaptan başka bir şey asla artırmayacağız."
Now taste the outcome of your deeds and plenty of the same will We increase and perpetuate.
‘Taste this: all you will get from Us is more torment.’
"So taste ye (the fruits of your deeds); for no increase shall We grant you, except in Punishment."
So taste (the fruit of your deeds). We shall only increase your torment.
So taste! We will increase you only in punishment.
So taste you (the results of your evil actions). No increase shall We give you, except in torment.
So [now] taste! We shall increase you in nothing but punishment!
(It shall be said to them when they are about to be punished, ) `Suffer therefore (the consequences of your evil deeds), We will do no more than increase your torment.
'Taste! We shall increase you not save in chastisement. '
So let them taste the fruit of your actions as I (God) will not give you anything but the torture.
'Then taste, for we will only increase your torment!'
So taste it, for no increase will come to you from Us except in retribution.
Taste, therefore: We will not add unto you any other than torment.
"So taste you (the fruits of your deeds)! For We will not add to you aught but torment.
"So taste! We will never increase you in anything except in torment. "
So taste (of that which ye have earned). No increase do We give you save of torment.
So taste (the fruit of what you sowed), for We shall add nothing but torment,
[And so We shall say:] "Taste, then, [the fruit of your evil doings,] for now We shall bestow on you nothing but more and more suffering!"
˹So the deniers will be told,˺ "Taste ˹the punishment˺, for all you will get from Us is more torment."
So taste it, for no increase will come to you from Us except in retribution.
Suffer the consequences; we will only increase your retribution.
"So taste [the penalty], and never will We increase you except in torment. "
“So taste! And We will increase you not save in punishment!”
So, now, taste nothing but increasing punishment.
So taste you (the reward), because We shall not grant you any increase except in (your) punishment.
"So now taste! We will add nothing to you but torment."
So taste it, for no increase will come to you from Us except in retribution.