Necm suresi

Necm suresi, 11. ayet

Necm suresi, 11. ayet. مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ

mâ keẕebe-lfüâdü mâ raâ.

Diyanet İşleri

Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Necm 8–14 · surenin 11. ayeti / 62

Konu Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ Necm 1–18 3

  1. Necm 8

    Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu.

  2. Necm 9

    (Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.

  3. Necm 10

    Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.

  4. 11

    Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.

  5. Necm 12

    (Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?

  6. Necm 13

    Andolsun ki, o, Cebrail'i bir başka inişte daha (asli suretiyle) görmüştü.

  7. Necm 14

    Sidretü'l-Münteha'nın yanında.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–12. ayetler için yazılmıştır.

11. “Gözü ile gördüğünü kalbi yalanlamadı.” Yani Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kalbi ile gözü Allah’ın kendisine vahyettileri noktasında ittifak etmiş; gözü, kulağı ve kalbi bu konuda birbirini desteklemiştir.

Bu da Yüce Allah’ın ona bildirdiği vahyin kemâlini ve onun, bu vahyi en ufak bir şüphe ve tereddüt taşımayacak şekilde aldığını göstermektedir. Onun kalbi, gözünün gördüğünü yalanlamadığı gibi, kendisine vahyedilen hakkında hiçbir şüphesi de olmamıştır.

Bu buyrukla Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in İsrâ gecesinde gördüğü, Allah’ın pek büyük âyetlerinin/mucizelerinin kastedilmiş olması ihtimal dahilindedir. Buna göre o, hem kalbi hem gözü ile görmek suretiyle buna kesin bir gerçek olarak inanmıştır. Âyet-i kerimenin tevilinde doğru olan görüş budur. Bununla Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in İsrâ gecesinde Rabbini görmesinin ve O’nunla konuşmasının kastedildiği de söylenmiştir. Birçok ilim adamının -Allah’ın rahmeti üzerlerine olsun- tercih ettiği görüş de budur. Onlar, buna dayanarak Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in dünyada Rabbini gördüğünü kabul ederler. Ancak doğru olan, birinci görüştür. Zira ifadelerin akışının da delil olduğu üzere kasıt, Cibrîl aleyhisselam’dır.

[12. Yani Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlıyor ve kendi gözleriyle gördüğü Rabbinin ayetleri/mucizeleri hususunda onunla tartışıyor musunuz?!]

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kalbi gözleri ile gördüğünü yalanlamadı.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَا ma
  2. كَذَبَ kezebe yanılmadı kök: كذب
  3. ٱلْفُؤَادُ l-fu'adu gönül kök: فاد
  4. مَا ma
  5. رَأَىٰٓ raa gördüğünde kök: راي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    (1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    (1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

  • Aynı kök: فاد (16 geçiş)

    Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları…

  • Aynı kök: فاد (16 geçiş)

    Bir de (şeytanlar), ahirete inanmayanların gönülleri bu yaldızlı sözlere meyletsin, onlardan hoşlansınlar ve işleyecekleri günahları işlesinler diye…

  • Aynı kök: فاد (16 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Gözünün) gördüğünü kalbi yalanlamamıştı.

Mustafa İslamoğlu

Gördüğünü gönül yalanlamadı:

Muhammed Esed

(Kulunun) kalbi gördüğünü yalanlamadı.

Ahmed Hulusi

FUAD (Kalbindeki nöronların beyinde açtığı gerçeklikle bütünleşti dıştan gelen bilgi) yalanlamadı (inkar etmedi) gördüğünü!

Ali Bulaç

Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.

Ali Özek ve heyeti

(Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.

Ali Rıza Safa

Yüreği, gördüğünü yalanlamadı.

Bayraktar Bayraklı

- Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-münteha yanında. O ağacın yanında Me'va cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.

Edip Yüksel

Gördüğünü gönlü yalanlamadı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gördüğünü gönlü yalanlamadı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gözün gördüğüne kalp yalan demedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gözün gördüğünü kalb tekzib etmedi

Erhan Aktaş

Gönlü, gördüğünü yalanlamadı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gönlü, gördüğünü yalanlamadı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gönlü, gördüğünü yalanlamadı.

Gültekin Onan

Onun gördüğünü yürek (fuadü) yalanlamadı.

Hasan Basri Çantay

Onun gördüğünü kalb (i) yalana çıkarmadı.

İbni Kesir

Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.

Mehmet Alagaş

(1-18) Battığında / heva olduğunda yıldıza yemin olsun ki , a rkadaşınız şaşırmadı ve azıtmadı . Keyfinden / hevasından konuşmaz / nutuk etmez. O, ancak vahyedilen vahiydir. Ona şiddetli kuvvet sahibi / Cebrail öğretti. Üstün akıl sahibi ve kapsayıcıdır / istiva etmiştir. Ve yüksek ufuktadır. Sonra iyice sokuldu / yaklaştı ve aşağı doğru sarktı . İki yay miktarı yahut daha yakın (ednaa) oldu . Ve O’nun kuluna ne vahyedecekse vahyetti . Ne göründüyse gönlü onu yalanlamadı. Gördükleri üzerine onunla tartışıyor musunuz ? Diğer bir inişinde de Sidretil Müntehada onu gördüydü . (Sidra ağacı nebk denilen iğneli ağaç) Meva cenneti onun yanında ydı (Cennet görüntüsü eşliğinde) Sidreti kaplayan / bürüyen kaplıyordu. Ne gözü kaydı / şaşıladı ne de taşkınlık etti / haddi aştı. Rabbinin en büyük ayetlerinden de gördüydü.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.

Süleyman Ateş

Gönül gördüğünde yanılmadı (yalan söylemedi, gerçeği gördü).

Süleymaniye Vakfı

Gördüğü şeyi gönlü yalanlamadı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Muhammed'in) Gördüğünü gönlü yalanlamadı.

Şaban Britch

(Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.

Şaban Piriş

Gördüğünü gönül yalanlamadı.

Yaşar Nuri Öztürk

Kalp yalanlamadı gördüğünü.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He -Muhammad- never devised a falsity nor could he change what his heart's ears have heard nor what his mind's eyes have seen.

Abdul Haleem

[The Prophet’s] own heart did not distort what he saw.

Abdullah Yusuf Ali

The (Prophet's) (mind and) heart in no way falsified that which he saw.

Abul A'la Maududi

His heart added no untruth to what he saw. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, as the Prophet Muhammad (peace be upon him) observed all this in broad daylight in the waking condition, with open eyes, his heart did not deem it was a delusion, or that it was a jinn or a devil, who had appeared before him, or that it was an imaginary figure, or a vision that he was seeing while awake. His heart fully confirmed what his eyes saw that it was the Angel Gabriel and the message he was conveying was indeed God’s revelation to him.

Aisha Bewley

His heart did not lie about what he saw.

Al-Hilali & Khan

The (Prophet’s) heart lied not in what he (Muhammad صلى الله عليه وسلم) saw.

Ali Quli Qarai

The heart did not deny what it saw.

Amatul Rahman Omar

Whose mind made no mistake in (the interpretation of) that which he saw (during the ascansion).

Arthur John Arberry

His heart lies not of what he saw;

Bijan Moeinian

The Mohammad’s mind did not make what he saw up.

E. Henry Palmer

the heart belies not what he saw!

Edip-Layth

The heart did not invent what it saw.

George Sale

The heart of Mohammed did not falsely represent that which he saw.

Hamid S. Aziz

The heart (of the Prophet) lied not in (making him see) what he saw.

Mahmoud Ghali

In no way did the heart-sight lie (about) what it saw.

Marmaduke Pickthall

The heart lied not (in seeing) what it saw.

Mohamed Ahmed - Samira

His heart did not falsify what he perceived.

Muhammad Asad

The [servant’s] heart did not give the lie to what he saw:

Mustafa Khattab

The ˹Prophet’s˺ heart did not doubt what he saw.

Progressive Muslims

The heart did not invent what it saw.

Rashad Khalifa

The mind never made up what it saw.

Sahih International

The heart did not lie [about] what it saw.

Sam Gerrans

The heart lied not about what it saw.

Shabbir Ahmed

And never did he find contrary to reason what he learned. ((2:285), (6:164). 'Raa' = Saw, learned, observed, took to heart).

Syed Vickar Ahamed

The (mind and) heart (of the Prophet) in no way lied about what he saw.

Taqi Usmani

The heart did not err in what he saw.

The Monotheist Group

The heart did not invent what it saw.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩