Diyanet İşleri
Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.
Necm suresi
Necm suresi, 18. ayet. لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ
leḳad raâ min âyâti rabbihi-lkübrâ.
Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ Necm 1–18 3
Me'va cenneti onun (Sidre'nin) yanındadır.
O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.
Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.
Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.
(19-20) Lat ve Uzza'ya ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?
Erkek size de, dişi O'na mı?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
18. “Andolsun ki o,” cennet, cehennem vb. gibi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e İsrâ gecesinde gösterilen “Rabbinin en büyük âyetlerinden görmüştür.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ant olsun, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Mirac'a çıkarıldığı gece Rabbinin kudretine delalet eden büyük ayetlerden/mucizelerden bazısını gördü. Cenneti, cehennemi ve bunun dışındaki şeyleri de gördü.
Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac
Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…
Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
Ortak kavram: Kibir
Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…
Ortak kavram: Kibir
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Ortak kavram: Kibir
Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki (orada) Rabbinin en büyük delillerinden (birini, Cebrail'i) görmüştü.
hakikaten de o, Rabbinin en büyük ayetlerinden birini görmüştü.
ve o, gerçekten de Rabbinin en muhteşem sembollerinden bir kısmını gördü.
Andolsun ki, Rabbinin (Hakikatini var kılan Esma özelliklerinin) işaretlerinden en büyüğünü gördü!
Andolsun, o, Rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü.
Andolsun o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
Gerçek şu ki, Efendisinin en büyük kanıtlarından gördü.
- Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-münteha yanında. O ağacın yanında Me'va cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.
Efendisinin büyük ayetlerini gördü.
Rabbinin büyük ayetlerini gördü.
Andolsun ki, Rabbinin ayetlerinden en büyüğünü gördü.
Vallahi gördü rabbının ayatından en büyüğünü gördü
Ant olsun, Rabb'inin ayetlerinin dipnot 1 en büyüğünü gördü.
Ant olsun, Rabb'inin ayetlerinin dipnot 1 en büyüğünü gördü.
Ant olsun, Rabb'inin ayetlerinin dipnot 1 en büyüğünü gördü.
Andolsun, o, rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü.
Andolsun ki o, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını görmüşdür.
Andolsun ki; Rabbının, ayetlerinden en büyüğünü gördü.
(1-18) Battığında / heva olduğunda yıldıza yemin olsun ki , a rkadaşınız şaşırmadı ve azıtmadı . Keyfinden / hevasından konuşmaz / nutuk etmez. O, ancak vahyedilen vahiydir. Ona şiddetli kuvvet sahibi / Cebrail öğretti. Üstün akıl sahibi ve kapsayıcıdır / istiva etmiştir. Ve yüksek ufuktadır. Sonra iyice sokuldu / yaklaştı ve aşağı doğru sarktı . İki yay miktarı yahut daha yakın (ednaa) oldu . Ve O’nun kuluna ne vahyedecekse vahyetti . Ne göründüyse gönlü onu yalanlamadı. Gördükleri üzerine onunla tartışıyor musunuz ? Diğer bir inişinde de Sidretil Müntehada onu gördüydü . (Sidra ağacı nebk denilen iğneli ağaç) Meva cenneti onun yanında ydı (Cennet görüntüsü eşliğinde) Sidreti kaplayan / bürüyen kaplıyordu. Ne gözü kaydı / şaşıladı ne de taşkınlık etti / haddi aştı. Rabbinin en büyük ayetlerinden de gördüydü.
Andolsun ki o Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
Andolsun, Rabbinin büyük ayetlerinden bazılarını gördü.
O, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gerçekten gördü dipnot 1 .
(Miraç yolculuğunda) gerçekten Sahibinin en büyük ayetlerini gördü dipnot 1 .
Rabbinin ayetlerinden en büyüklerini gördü.
Rabbinin ayetlerinden en büyüğünü gördü.
Yemin olsun ki Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.
What he saw was indeed beyond human comprehension; he saw some of his Creator's wonders and signs serving to demonstrate Divine power and omnipotence.
and he saw some of the greatest signs of his Lord.
For truly did he see, of the Signs of his Lord, the Greatest!
and he certainly saw some of the greatest Signs of His Lord. dipnot 1
He saw some of the Greatest Signs of his Lord.
Indeed he (Muhammad صلى الله عليه وسلم) did see of the Greatest Signs, of his Lord (Allâh).
Certainly he saw some of the greatest signs of his Lord.
(It was the moment when) he saw the greatly important signs of his Lord.
Indeed, he saw one of the greatest signs of his Lord.
And he saw the greatest manifestations of His Lord.
He saw then the greatest of the signs of his Lord.
He has seen from the great signs of his Lord.
And he really beheld some of the greatest signs of his Lord.
Certainly he saw of the Greatest Signs of his Lord.
Indeed he has already seen of the signs of his Lord, the greatest.
Verily he saw one of the greater revelations of his Lord.
Indeed he saw some of the greatest signs of His Lord.
truly did he see some of the most profound of his Sustainer’s symbols.
He certainly saw some of his Lord’s greatest signs.[1]
He has seen from the great signs of his Lord.
He saw great signs of his Lord.
He certainly saw of the greatest signs of his Lord.
Indeed, he saw of the greatest proofs of his Lord.
And indeed, he has seen the great Signs of his Lord. (The shackles of mental and physical bondage will be broken and humanity will come from darkness to Light (7:157), (17:1), (20:23-24)).
Indeed he (the Prophet) saw, from the Signs of his Lord, the Greatest!
He has indeed seen a part of the biggest signs of your Lord.
He has seen from the great signs of his Lord.