Diyanet İşleri
O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.
Necm suresi
Necm suresi, 16. ayet. إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ
iẕ yagşe-ssidrate mâ yagşâ.
O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ Necm 1–18 3
Andolsun ki, o, Cebrail'i bir başka inişte daha (asli suretiyle) görmüştü.
Sidretü'l-Münteha'nın yanında.
Me'va cenneti onun (Sidre'nin) yanındadır.
O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.
Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.
Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.
(19-20) Lat ve Uzza'ya ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
16. “O vakit Sidre’yi bürüyen bürüyordu.” Orayı Allah’ın emrinden olup vasfını Yüce Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği pek büyük bir şey bürüyordu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah'ın emri ile Sidre'yi büyük bir şey kapladı. İşin aslını Yüce Allah'tan başkası bilmez.
Aynı kök: سدر (4 geçiş) · Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac
Sidretü'l-Münteha'nın yanında.
Aynı kök: سدر (4 geçiş)
Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı…
Aynı kök: سدر (4 geçiş)
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında,…
Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac
Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…
Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
Aynı kök: غشو (29 geçiş)
Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.
Aynı kök: غشو (29 geçiş)
Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani o sidre'yi (sedir ağacını) neler kaplıyordu neler! dipnot 1
kaplayan o şey sidreyi çepeçevre kuşattığında...
meçhul bir parlaklığın çevresini sarıp kuşattığı sidre ağacının başında.
O an ki, Sidre'yi (varlığını) bürüyen (hakikat nuru) bürüyordu (beden hissi kaybolmuş bir halde)!
Sidreyi örten örtmekte iken,
Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.
Sedir ağacı, kaplayan bir şeyle kaplandığında. dipnot 462
- Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-münteha yanında. O ağacın yanında Me'va cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.
Tüm bölge olağanüstü biçimde kuşatılmıştı.
Tüm bölge olağanüstü biçimde kuşatılmıştı.
O zaman ki, o Sidre'yi bürüyen bürüyordu.
O dem ki o Sidreyi bürüyen bürüyordu
O zaman kaplayan şey, Sidre'yi dipnot 1 kaplıyordu.
O zaman kaplayan şey, Sidre'yi dipnot 1 kaplıyordu.
O zaman kaplayan şey, sidreyi dipnot 1 kaplıyordu.
Sidreyi örten örtmekte iken,
O (gördüğü) zaman Sidreyi bürüyordu onu bürümekde olan.
O zaman Sidre'yi bürümekte olan bürüyordu.
(1-18) Battığında / heva olduğunda yıldıza yemin olsun ki , a rkadaşınız şaşırmadı ve azıtmadı . Keyfinden / hevasından konuşmaz / nutuk etmez. O, ancak vahyedilen vahiydir. Ona şiddetli kuvvet sahibi / Cebrail öğretti. Üstün akıl sahibi ve kapsayıcıdır / istiva etmiştir. Ve yüksek ufuktadır. Sonra iyice sokuldu / yaklaştı ve aşağı doğru sarktı . İki yay miktarı yahut daha yakın (ednaa) oldu . Ve O’nun kuluna ne vahyedecekse vahyetti . Ne göründüyse gönlü onu yalanlamadı. Gördükleri üzerine onunla tartışıyor musunuz ? Diğer bir inişinde de Sidretil Müntehada onu gördüydü . (Sidra ağacı nebk denilen iğneli ağaç) Meva cenneti onun yanında ydı (Cennet görüntüsü eşliğinde) Sidreti kaplayan / bürüyen kaplıyordu. Ne gözü kaydı / şaşıladı ne de taşkınlık etti / haddi aştı. Rabbinin en büyük ayetlerinden de gördüydü.
O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.
Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.
O sırada Sidre'yi (Sidret'ül-müntehayı) kaplayan şey kaplıyordu dipnot 1 .
O gün o Sidre'yi neler kaplamıştı, neler!
Sidre’yi bürüyen (büyük bir şey) bürüyordu.
Sidre'yi bürüyen bürüyordu.
O vakit kuşatıp sarıyordu Sidre'yi kuşatıp saran,
The site which no one can conceive what embellishment overlays it, a Sidra ornamented by what no eye has seen nor ear heard.
when the tree was covered in nameless [splendour].
Behold, the Lote-tree was shrouded (in mystery unspeakable!)
(This was) when the lote-tree was covered with that which covered it. dipnot 1
when that which covered the Lote-tree covered it.
When that covered the lote-tree which did cover it![1]
when there covered the Lote Tree what covered it.
(This was) when the sublime thing (- the Divine Manifestation) which was to cover Sidrah had covered it.
when there covered the Lote-Tree that which covered;
The Lote-tree was shrouded.
When there covered the lote tree what did cover it!
The whole place was overwhelmed.
When the lote-tree covered that which it covered,
When that which shrouds (in mystery) covered the Lote-tree;
As that which envelops did envelop the Lote-Tree.
When that which shroudeth did enshroud the lote-tree,
When the Lote-tree was covered over with what it was covered over;
with the lote-tree veiled in a veil of nameless splendour….
while the Lote Tree was overwhelmed with ˹heavenly˺ splendours!
The whole place was overwhelmed.
The whole place was overwhelmed.
When there covered the Lote Tree that which covered [it].
When there covered the Lote Tree that which covered;
Overwhelming is the spectacle at the overwhelming Ultimate Mark!
When the lote-tree was covered (in mystic wisdom that cannot be spoken!)
when the lote-tree was covered by that which covered it.
The whole place was overwhelmed.