Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 37. ayet

Şûrâ suresi, 37. ayet. وَٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ وَإِذَا مَا غَضِبُوا۟ هُمْ يَغْفِرُونَ

velleẕîne yectenibûne kebâira-l'iŝmi velfevâḥişe veiẕâ mâ gaḍibû hüm yagfirûn.

Diyanet İşleri

(36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şura (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 34–40 · surenin 37. ayeti / 53

Konu Gemiler; mü'minlerin vasıfları; kötülüğün karşılığı ve bağışlama Şûrâ 32–43 3

  1. Şûrâ 34

    Yahut (içlerindekilerin) yaptıklarından dolayı onları helak eder, birçoğunu da affeder.

  2. Şûrâ 35

    Allah, böyle yapar ki, ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

  3. 36–39

    (36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şura (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

  4. Şûrâ 40

    Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür (ona denk bir cezadır). Ama kim affeder ve arayı düzeltirse, onun mükafatı Allah'a aittir. Şüphesiz O, zalimleri sevmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

37. “Onlar, büyük günahlardan ve hayasızlıklardan uzak dururlar.” Büyük günahlar ve hayasızlıklar arasında -hepsi de büyük günah olmakla birlikte- şu fark vardır: Hayasızlıklar, zina ve benzeri insan nefsinin işlemek için bir istek ve eğilim duyduğu günahlardır. Büyük günahlar ise bu kabilden olmayanlardır. Bu ayrım, her iki tabirin bir arada zikredildiği hallerde söz konusudur. Bunların her birisi tek başına zikredilecek olursa diğeri de onun kapsamına girer.

“Öfkelendikleri zaman da bağışlarlar.” Yani onlar, üstün ahlakî değerleri ve güzel davranışları huy edinmişlerdir. Hilm (kusurları affedip cezalandırmamak) onların karakteri, güzel ahlâk onların tabiatıdır. Bir kimse söylediği sözlerle yahut davranışları ile onları kızdıracak olursa onlar öfkelerini yutarlar ve gereğini yerine getirmezler. Aksine affederler. Kötülük yapana iyilikle, affedip bağışlamakla karşılık verirler.

Bu affedip bağışlama sonucunda da hem kendileri için hem başkaları için pek çok maslahatlar gerçekleşir ve pek çok kötülükler de bertaraf edilir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Sen (kötülüğü) en güzel şekliyle uzaklaştır. O zaman seninle kendisi arasında düşmanlık olan kimse, sanki candan bir dost oluverir. Bu (güzel haslete) ancak sabredenler kavuşturulur. Ona ancak (hayırdan) büyük bir paya sahip olanlar kavuşturulur” (Fussilet, 41/34-35)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Büyük günahlardan ve çirkinliklerden uzak duranlar ve kendilerine söz veya fiil ile kötülük yapanlara kızdıkları zaman onların hatasını affederler ve onun sebebi ile onu cezalandırmazlar. Eğer bunda (bu affetmede) bir hayır ve maslahat var ise, bu af kendilerinden bir lütuftur.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine ve
  2. يَجْتَنِبُونَ yectenibune onlar kaçınırlar kök: جنب
  3. كَبَـٰٓئِرَ kebaira büyük kök: كبر
  4. ٱلْإِثْمِ l-ismi günahlardan kök: اثم
  5. وَٱلْفَوَٰحِشَ velfevahişe ve çirkin işlerden kök: فحش
  6. وَإِذَا ve iza ve zaman
  7. مَا ma
  8. غَضِبُوا۟ gadibu kızdıkları kök: غضب
  9. هُمْ hum onlar
  10. يَغْفِرُونَ yegfirune affederler kök: غفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فحش (24 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır.…

  • Aynı kök: فحش (24 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    De ki: "Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah'a ortak…

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin…

  • Aynı kök: فحش (24 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan…

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan…

  • Aynı kök: غضب (24 geçiş)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

İşte onlar, büyük günahlardan ve hayasızca davranışlardan kaçınırlar, dahası öfkeli zamanlarında bile affetme (erdemini) gösterirler.

Muhammed Esed

bağışlanmaz günahlardan ve hayasızlıktan kaçınanlar ve öfke bastığında da kolayca affedenler (için);

Ahmed Hulusi

Onlar ki suçun büyüklerinden (şirk, iftira) ve açık çirkinliklerden kaçınırlar; öfkelendiklerinde bağışlarlar. . .

Ali Bulaç

(Bunlar,) Büyük günahlardan ve çirkin, utanmazlıklardan kaçınanlar ve gazablandıkları zaman bağışlayanlar,

Ali Özek ve heyeti

Onlar, büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar; kızdıkları zaman da kusurları bağışlarlar.

Ali Rıza Safa

Onlar, büyük suçlardan ve sağtöreye uygun olmayan edimlerde bulunmaktan kaçınırlar; öfkelendiklerinde de bağışlarlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar; kızdıklarında da hataları bağışlarlar.

Edip Yüksel

Onlar ki büyük günahlardan çirkin işlerden kaçınırlar ve kızdıkları zaman bağışlarlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar ki büyük günahlardan çirkin işlerden kaçınırlar ve kızdıkları zaman bağışlarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki, günahın büyüklerine ve açık çirkinliklere uzak bulunurlar ve öfkelendikleri vakit de kusur örterler;

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlar ki günahın büyüklerine ve açık çirkinliklere uzak bulunurlar ve her gadablandıkları vakıt da onlar kusur örterler

Erhan Aktaş

Onlar, büyük günahlardan ve fahşadan dipnot 1 kaçınan ve öfkelendikleri zaman bağışlayan kimselerdir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her türlü aşırılık, haddi aşmak, hayasızlık ve edepsizlik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, büyük günahlardan ve fahşadan dipnot 1 kaçınan ve öfkelendikleri zaman bağışlayan kimselerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her türlü aşırılık, haddi aşmak, hayasızlık ve edepsizlik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, günahların büyüğünden ve hayasızlıktan kaçınan ve öfkelendikleri zaman bağışlayan kimselerdir.

Gültekin Onan

(Bunlar,) Büyük günahlardan ve çirkin, utanmazlıklardan kaçınanlar ve gazablandıkları zaman bağışlayanlar,

Hasan Basri Çantay

(36-37-38-39) Size verilen şey dünya hayaatının (geçici birer) faidesidir. Allah indinde olan (sevab) ise daha hayırlı, daha süreklidir. (Bu sevablar) iman edib de ancak Rablerine güvenib dayanmakda, büyük günahlardan ve faahiş kötülüklerden kaçınmakda, öfkelendikleri zaman bizzat (kusurları) örtmekde (bağışlamakda) olanlara, Rablerinin (tevhid ve ibadete aid da'vetine) icabet edenlere, namaz (ların) ı dosdoğru kılanlara — ki bunların işleri aralarında müşavere (ile) dir—, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allaha taat uğrunda) harcamakda bulunanlara, kendilerine tağallüb ve zulüm vaaki olduğu zaman elbirlik (mazluma) yardım eyleyenlere mahsusdur.

İbni Kesir

Ve büyük günahlardan, hayasızlıktan çekinenler, öfkelendiklerinde bile bağışlayanlar içindir.

Mehmet Alagaş

(25-39) O, kullarının vazgeçmelerini / tövbelerini de kabul edendir, onların kötülüklerini de affeder, yaptıklarınızı da bilir, iman edenlere ve salih amel işleyenlere cevap verir / icabet eder , onları fazlından hazinesinden vererek artırır, kafirlere ise şiddetli bir azap vardır. Eğer ki Allah rızkı kullarına basitleştirseydi / elde etmesi kolay olsaydı arzda azgınlaşırlardı ve fakat bir ayar üzere istediğine indiriyor, muhakkak ki O, kullarından haberi olandır ve görendir. Ümit kesildikten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayandır / neşredendir, O dosttur, övülendir. O’nun ayetlerinden biri semaları ve arzı yaratmasıdır. Onun içinde de yaratıklardan üretmesidir. İstediği vakit te sizi bir araya getirmeye gücü yeter / muktedirdir. M usibet, elinizle kazandıklarınızdan dolayı isabet eder , çoğunu da Allah affeder (isabet et tirmez) siz yeryüzünde aciz bırakacak / çaresiz bırakacak değilsiniz, sizin Allah’tan gayrı / Allah’tan başka dostunuz ve yardımcınız yoktur. O’nun ayetlerinden biri de denizde gemileri bayrak gibi / alem gibi / alamet gibi akıtmasıdır, eğer isterse rüzgârı sakinleştirir o, görünürde hareketsiz kalır, işte bunda her bir sabreden, şükreden için ayetler vardır yahut kazandıkları nedeniyle onları telef eder , çoğunu da /ekserisini de bağışlar , ayetlerimizle tartışanlar / mücadele edenler / cedelleşenler onlara kaçacak yer yok. Size bir şey olarak verilenler dünya hayatının geçimlik malzemeleridir / tüketim malzemeleridir. (Metanın zıddı naîm kalıcı tükenmez gayri memnun nimet) Allah’ın yanında / indinde iman edenler ve rablerini vekil tayin edenler için olan (vekalet vermek içsel iman göstergesidir , salih amel dışsal iman göstergesidir.) hayırlıdır ve daha kalıcıdır / bakidir. Onlar ki kötülük ve iğrenç davranışlardan kaçınırlar, öfkelendikleri zaman / gazaplandıklarında bağışlarlar. Rablerine cevap verirler / icabet ederler , namazı kılarlar, aralarında ki işler şura iledir. (Şura: Akılların saf tutması bir araya gelmesidir.) Rızıklarından harcarlar / infak ederler , onlara saldırı olduğunda yardımlaşırlar

Rowwad Tercüme Merkezi

Günahın büyüğünden ve fuhşiyattan kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlarlar.

Süleyman Ateş

Onlar büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar; kızdıkları zaman da onlar, affederler.

Süleymaniye Vakfı

büyük günahlardan dipnot 1 ve fuhuş çeşitlerinden dipnot 2 uzak duran, öfkelendikleri zaman da bağışlayan kişiler için dipnot 3 ,

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Büyük günahlar için bkz: Nisa 4/31.
  2. metne dön, dipnot 2
    Fuhuş çeşitleri diye tercüme ettiğimiz kelime fevahiş'tir; fuhuş'un çoğuludur. Arapçada çoğul en az üçü gösterir. Kur'an'a göre, nikahsız kadın erkek ilişkisi zina (İsra 17/32) ve erkek erkeğe ilişki (A'raf 7/80) fuhuştur. Üçüncüsü kadın kadına yaşanan ilişki olur.
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, büyük günahlardan ve fuhuş çeşitlerinden dipnot 1 uzak duran kimselerdir. Öfkelendikleri zaman da affederler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Fuhuş çeşitleri, cinsellik kapsamına giren her türlü gayrimeşru ve sapık ilişkilerdir.

Şaban Britch

Günahın büyüğünden ve fuhşiyattan kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlarlar.

Şaban Piriş

Günahın büyüğünden ve ahlaksızlıklardan kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar, günahın büyüklerinden ve tüm iğrençliklerinden uzak dururlar. Öfkelendikleri zamansa, affedenler onlar olur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who are disposed to avoid major and deadly sins and the willful and deliberate violation of moral principles, and when angered they forgive and do not entertain the thoughts of ill will,

Abdul Haleem

who shun great sins and gross indecencies; who forgive when they are angry;

Abdullah Yusuf Ali

Those who avoid the greater crimes and shameful deeds, and, when they are angry even then forgive;

Abul A'la Maududi

who eschew grave sins and shameful deeds, dipnot 1 and whenever they are angry, forgive; dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see (Surah An-Nisa, Ayat 31); (Surah Al-Anaam, Ayat 151); (Surah An-Naml, Ayat 90);(Surah An- Najm, Ayat 32 and the E.Ns).
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, they are not wrathful and crazy but are temperate and cool minded. They are not revengeful but forbearing and forgiving by nature. If ever they feel angry at something they control their rage. This characteristic is the best of man’s qualities, which has been highly commended in the Quran (Surah Aal-Imran, Ayat 134) and regarded as a major factor of the Prophet’s (peace be upon him) success (Surah Aal-Imran, Ayat 159). According to Aishah, the Messenger of Allah (peace be upon him) never avenged himself on anybody, however, when a thing enjoined to be held sacred by Allah was desecrated, he would award the punishment. (Bukhari, Muslim).

Aisha Bewley

those who avoid major wrong actions and indecencies and who, when they are angered, then forgive;

Al-Hilali & Khan

And those who avoid the greater sins,[1] and Al-Fawâhish (illegal sexual intercourse), and when they are angry, forgive.[2]

Ali Quli Qarai

—Those who avoid major sins and indecencies, and forgive when angered;

Amatul Rahman Omar

Those who avoid the more grievous sins and acts of indecency and who forgive when their anger is aroused,

Arthur John Arberry

And those who avoid the heinous sins and indecencies and when they are angry forgive,

Bijan Moeinian

They are those who avoid great sins and indecencies and when [for some reason] become angry they ask God to forgive them [for letting anger to take control over them].

E. Henry Palmer

and those who avoid great sins and abominations, and who when they are wroth forgive,

Edip-Layth

Those who avoid gross sins and lewdness, and when they are angered, they forgive.

George Sale

and who avoid hainous and filthy crimes, and when they are angry, forgive;

Hamid S. Aziz

And those who. shun the great sins and indecencies, and whenever they are angry they forgive.

Mahmoud Ghali

And the ones who avoid the great (kinds) of vice and obscenities, and when they are angry, it is they (who) forgive.

Marmaduke Pickthall

And those who shun the worst of sins and indecencies and, when they are wroth, forgive,

Mohamed Ahmed - Samira

Who avoid the deadly sins, immoral acts, and forgive when they are angered,

Muhammad Asad

and who shun the more heinous sins and abominations; and who, whenever they are moved to anger, readily forgive;

Mustafa Khattab

who avoid major sins and shameful deeds, and forgive when angered;

Progressive Muslims

And those who avoid gross sins and lewdness, and when they are angered, they forgive.

Rashad Khalifa

They avoid gross sins and vice, and when angered they forgive.

Sahih International

And those who avoid the major sins and immoralities, and when they are angry, they forgive,

Sam Gerrans

And those who avoid the enormities of sin and sexual immoralities, and when wroth they forgive,

Shabbir Ahmed

And desist from actions that most of all drag down the individual and collective human potential, and from stinginess and obscene behavior, and when annoyed, readily forgive people. ((4:31), (53:32). 'Fawahish' = Indecencies, miserliness amounting to shame).

Syed Vickar Ahamed

And those who avoid the greater sins (crimes against humanity), and shameful (sexual) deeds and when they are angry, even then forgive;

Taqi Usmani

and (for) those who abstain from the major sins and from shameful acts; and (for those who) when they get angry, they forgive,

The Monotheist Group

And those who avoid major sins and immorality, and when they are angered, they forgive.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩