Diyanet İşleri
İnkar edenler, "Sen peygamber değilsin" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve bir de yanında kitap (Kur'an) bilgisi bulunanlar yeter."
Ra'd suresi
Ra'd suresi, 43. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَسْتَ مُرْسَلًا قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَمَنْ عِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْكِتَٰبِ
veyeḳûlü-lleẕîne keferû leste mürselâ. ḳul kefâ billâhi şehîdem beynî vebeyneküm vemen `indehû `ilmü-lkitâb.
İnkar edenler, "Sen peygamber değilsin" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve bir de yanında kitap (Kur'an) bilgisi bulunanlar yeter."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Her ecelin bir kitabı vardır"; şahitlik Ra'd 38–43 3
Onlara va'dettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir.
Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah, hükmeder. O'nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.
Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Bütün tuzaklar Allah'a aittir. O, her nefsin kazandığını bilir. İnkar edenler de dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.
İnkar edenler, "Sen peygamber değilsin" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve bir de yanında kitap (Kur'an) bilgisi bulunanlar yeter."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
43. “Kâfir olanlar: Sen (Allah tarafından) gönderilmiş (bir peygamber) değilsin, derler.” Yani seni ve seninle gönderilenleri yalanlıyorlar. Şâyet onlar, bu konuda bir tanık isteyecek olurlarsa onlara “de ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah... yeter.” O’nun sözü ile fiili ile ve ikrarı ile şahitliği yeter. O’nun sözlü şahitliği, insanların en doğru sözlüsüne risaletini ispatlayıcı olmak üzere indirmiş olduğu vahiyleridir. Fiilî şahitliğine gelince Yüce Allah, Rasûlünü desteklemiş, ona hem kendisinin hem ashabının hem de ona tâbi olanların kudretlerinin çerçevesi dışında kalacak şekilde yardımcı olmuş, zafer vermiştir. Bu da Yüce Allah’ın bu hususta onu fiili olarak desteklemesi suretiyle yaptığı şahitliğidir. İkrarı ile şahitliğine gelince Allah Rasûlü, O’nun peygamberi olduğunu haber vermiş ve insanlara da kendisine uymalarını emretmiştir. Kendisine uyanın Allah’ın rızasına ve lütfuna nail olacağını, kendisine uymayanlar için de cehennem ateşi ve ilâhi gazap olduğunu, böylesinin malının da kanının da helâl olacağını bildirmişti. Yüce Allah da peygamberinin bu söylediklerini takrir etmiştir. Eğer o, Yüce Allah’a karşı yalan birtakım sözler uydurmuş olsaydı O, derhal onu cezalandırırdı.
“Ve yanında Kitabın bilgisi bulunanlar yeter.” Bu, Tevrat ve İncil ehlinin bütün ilim adamlarını kapsar. Onlar arasından iman edip hakka tâbi olanlar, Allah Rasûlünün peygamberliğine şahitlik eder ve yapmakla yükümlü olduğu bu şahitliği açıkça dile getirmiş olur. Bunu gizleyenlere gelince Yüce Allah’ın bunlar hakkında yapmaları gereken bir şahitliklerinin bulunduğunu haber vermesi, bizzat onların haber vermelerinden daha beliğ, daha ileridir. Eğer onların yanında yapmaları gereken bir şahitlik bilgisi bulunmasaydı onlar, delilini ortaya koyarak bu şahitlik talebini reddederlerdi. Onların bu konuda susmaları, yapmaları gereken bir şahitliği gizlediklerinin delilidir. Yüce Allah’ın Kitap ehlinin şahitliğini göstermesini emretmesi, onların bu işe ehil olmalarından dolayıdır. Zira her hususta o işin ehlinin ve başkalarına göre o hususu daha çok bilenlerin tanıklığına başvurulur. Arapların ve diğer kavimlerin müşrikleri arasındaki ümmiler gibi bu hususlara yabancı olanların şahitliğine ise başvurulmaz. Çünkü onların bu konuda bilgi ve malumatları olmadığından dolayı onların şahitliğine başvurmanın bir faydası yoktur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kâfir olanlar: -Ey Muhammed!- Sen Allah tarafından gönderilmiş bir resul değilsin dediler. -Ey Resul!- Onlara de ki: Rabbim tarafından size gönderildiğime dair sizinle benim aramda şahit olarak yüce Allah ve içinde benim özelliklerimin geçtiği semavi kitapların ilmine sahip olanlar yeter. Allah kimin doğruluğuna şahitlik ederse, onu yalanlayanın yalanlaması zarar vermez.
Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)
"Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!"
Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)
Allah, kuluna yetmez mi? Seni O'ndan (Allah'tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici…
Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…
Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
Hani Rabbin (ezelde) Ademoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?"…
Aynı kök: ليس (89 geçiş)
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Ortak kavram: Şahitlik
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Şahitlik
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kâfir olanlar "Sen elçi değilsin." derler. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve yanında Kitabın bilgisi olan yeter." dipnot 1
İnkarda ısrar edenler, (yine) "Sen Allah tarafından gönderilmiş değilsin" diyecekler. Sen (de) de ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter; bir de ilahi mesajın bilgisini iyice sindirmiş kimseler."
Ve hakkı inkara şartlanmış olan o kimseler, (ey Peygamber, sana): "Sen (Allah tarafından) gönderilmiş değilsin!" diyorlar; de ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter; bir de bu ilahi kelamı gerçekten anlayan kimse(ler)!"
Hakikat bilgisini inkar edenler: "Sen mürsel (irsal olunmuş bir Rasul) değilsin" der. . . De ki: "Benimle sizin aranızda, şahidim olarak Allah ve bir de indinde Hakikat bilgisi ilmi bulunanlar kafidir. . . "
O inkar edenler şöyle derler: "Sen gönderilmiş (Allah'ın bir elçisi) değilsin." De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter ve yanlarında kitabın ilmi bulunanlar da (bu gerçeği bilir)."
O küfredenler demektedirler ki: "Sen, gönderilmiş (bir peygamber) değilsin.' (Sen de onlara) de ki: "Benimle sizin aranızda şâhit olarak Allah ve kendisinde Kitap bilgisi bulunanlar yeter."
Nankörlük edenler, üstelik şöyle dediler: "Sen, gönderilmiş değilsin!" De ki: "Aramızda Tanık olarak, Allah yeterlidir. Bir de Kitap bilgisi olanlar!"
İnkar edenler, "Sen peygamber değilsin" diyorlar. De ki: "Benim ile sizin aranızda tanık olarak Allah ve kitabı bilenler yeter."
İnkar edenler, "Sen bir elçi değilsin!" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak yeter ALLAH; kitabın bilgisine sahip olandır."
İnkar edenler, 'Sen bir elçi değilsin!,' diyorlar. De ki, 'ALLAH ve kitabın bilgisine sahip olanlar benimle sizin aranızda şahit olarak yeter.'
O küfredenler: "Sen peygamber değilsin." diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter, bir de yanında kitap ilmi bulunan!"
O küfretmekte olanlar, sen bir mürsel değilsin diyorlar? de ki benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter bir de nezdinde kitab ılmi bulunan?
Kafirler, "Sen gönderilmiş dipnot 1 değilsin." diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda en iyi tanık olarak Allah ve yanlarında Kitap'ın bilgisi olanlar yeter."
Kafirler, "Sen gönderilmiş dipnot 1 değilsin." diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda en iyi tanık olarak Allah ve yanlarında Kitap'ın bilgisi olanlar yeter."
Gerçeği yalanlayan nankörler, "Sen gönderilmiş dipnot 1 değilsin." diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda en iyi tanık olarak Allah ve yanlarında Kitap'ın bilgisi olanlar yeter."
O küfredenler şöyle derler: "Sen gönderilmiş (Tanrı'nın bir elçisi) değilsin." De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Tanrı yeter ve yanlarında kitabın ilmi bulunanlar da (bu gerçeği bllir)."
O küfredenler şöyle der: "Sen (Hak tarafından) gönderilmiş bir peygamber değilsin". De ki: "Benim aramla sizin aranızda (hakiki) şahid olarak Allah yeter ve (bunu) nezdinde kitab ilmi bulunanlar dahi (bilirler).
Küfredenler: Sen peygamber değilsin, derler. De ki: Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah ve kitabın bilgisi kendi yanında olanlar yeter.
(35-43) Sakınanlara vaat edilen cennetin örneği / misali şöyledir , altlarından nehirler akar, yemişleri de gölgeleri de süreklidir / daimidir, bu sakınanların sonudur / akıbetidir, kafirlerin sonu / ukbâsı ateştir. Kitap verdiğimiz kişiler sana indirilenle rahatlıyorlar / ferahlıyorlar , taraflardan bazıları onu belirsiz hale / tanınmaz hale getiriyorlar / inkâr ediyorlar. De ki muhakkak ki ben Allah’a ibadet etmekle emrolundum , ona ortak koşmamakla emrolundum, O’na çağrıda bulunurum / dua ederim, dönüp gelişim O’nadır. Böylece O’nu arabi bir hüküm olarak indirdik , eğer ki sana bilgi / ilim geldikten sonra onların keyflerine uyarsan, senin Allah’a karşı ne dostun ne de kurtarıcın yoktur. Kesin olan şu ki, s enden önce de resuller gönderdik, onlara eşler / zevceler ve soy sop verdik, Allah’ın izni dışında Resullerin ayet getirmeleri olmaz, her süre / her ecel yazılıdır. Allah istediğini yok eder / imha eder istediğini de sabitler, ana Kitap O’nun yanındadır. (Allah ana kitaptan diğer kitaplara müdahale edebilir) Onlara vaat ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de yahut seni vefat ettirsek de senin üzerine düşen bi lgilendirmektir / tebliğdir (tebligat) hesap sormak bizim üzerimizdedir. Arza geldiğimizi, onun uçlarından / etrafından eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Allah karar veriyor / hükmediyor, O’nun hükmünün peşine düşecek / takip edecek yoktur, O, çabuk / seri hesap görendir. Onlardan öncekiler de tuzak / düzenek kurguladılar, t üm tuzaklar Allah’ındır. (Gerçekleşmesi O’nun elindedir) Her kişinin / her nefsin ne yapacağını bilir , kafirler ileride son yurdun / akıbet yurdunun kimin olacağını bilecekler, kafirler diyorlar ki sen gönderilen değilsin de ki Allah’ın ve yanında kitaba dair bilgisi olanların, benimle sizin aranızda ki şahitliği yeterlidir.
O kâfir olanlar: “Sen gönderilmiş bir peygamber değilsin” derler. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve yanında kitabın (Kur'an'ın) bilgisi bulunanlar yeter.''
İnkar edenler: "Sen gönderilmiş bir elçi değilsin!" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda Allah'ın ve yanında Kitap bilgisi bulunanların şahid olması yeter."
Kafirlik edenler: "Sen (Allah tarafından) gönderilmiş bir elçi değilsin!" derler. Sen de de ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah da yeter dipnot 1 , Kitab'ın bilgisine sahip olanlar da dipnot 2 ."
Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler): "Sen elçi olarak gönderilmiş değilsin" derler. De ki "Aramızda Allah'ın ve o Kitab'ın dipnot 1 bilgisine sahip olanların dipnot 2 şahit olması yeter."
Kâfir olanlar: Sen rasûl olarak gönderilmiş değilsin, derler. De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve kitap ilmine sahip olanlar yeter.
Kafir olanlar: -Sen peygamber değilsin, derler; de ki: -Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve kitap ilmine sahip olanlar yeter.
Küfre sapanlar: "Sen gönderilmiş bir elçi değilsin." diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah, bir de yanında kitap bilgisi bulunanlar yeter."
Thus still, the infidels say to you-: "You are not sent by Allah nor are you charged with a message from Him to mankind". Say to them: " Good enough for me is Allah as a witness of my actions and of your actions. He knows the truth of the Book -the Quran- and of every Book and so do those who apply their minds to the acquisition of learning and exercise thought and deliberation in reading the Book.
They say, ‘You have not been sent.’ Say, ‘God is sufficient witness between me and you: all knowledge of the Scripture comes from Him.’
The Unbelievers say: "No messenger art thou." Say: "Enough for a witness between me and you is Allah, and such as have knowledge of the Book."
The unbelievers claim that you have not been sent by Allah. Tell them: "Allah is sufficient as a witness between me and you; and so also do those who know the Scriptures." dipnot 1
Those who are kafir say, ‘You are not a Messenger. ’ Say: ‘Allah is a sufficient witness between you and me, and anyone else who has knowledge of the Book.’
And those who disbelieved, say: "You (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) are not a Messenger." Say: "Sufficient as a witness between me and you is Allâh and those too who have knowledge of the Scripture (such as ‘Abdullâh bin Salâm and other Jews and Christians who embraced Islâm)."
The faithless say, ‘You have not been sent [by Allah]. ’ Say, ‘Allah suffices as a witness between me and you, and he who possesses the knowledge of the Book.’
And those who disbelieve say, `You are not a sent one (of God)'. Say, `Allâh suffices as a Witness between me and you, and (so are) those who possess knowledge of the Divine Book.'
The unbelievers say, 'Thou art not an Envoy. ' Say: 'God suffices as a witness between me and you, and whosoever possesses knowledge of the Book.'
The disbelievers say: "You are a false Prophet. " Respond: “I have two witness for my prophet hood: God and those who have grasped the Scripture.”
And those who misbelieve say, 'Thou art not sent!' Say, 'God is witness enough between me and you; and so is he who has the knowledge of the Book!'
Those who reject say, "You are not a messenger." Say, "God is sufficient as a witness between me and you, and those who have the knowledge of the book."
The unbelievers will say, thou art not sent of God. Answer, God is a sufficient witness between me and you, and he who understandeth the scriptures.
And those who disbelieve say, "You ar no Messenger!" Say, "Allah is witness enough between me and you; and so is he who has the knowledge of the Book (any revealed Scripture)!"
And the ones who have disbelieved say, "You are not an Emissary. " Say, " Allah suffices as an Ever-Present Witness between me and you, and whoever has in his presence Knowledge of the Book (is also a witness)."
They who disbelieve say: Thou art no messenger (of Allah). Say: Allah, and whosoever hath knowledge of the Scripture, is sufficient witness between me and you.
Yet those who are disbelievers say: "You are not the apostle sent (by God). " Tell them: "God is sufficient as witness between me and you, and he who has knowledge of the Book."
And [if] they who are bent on denying the truth say [unto thee, O Prophet], "Thou hast not been sent [by God]", say thou: "None can bear witness between me and you as God does; and [none can bear witness as does] he who truly understands this divine writ.
The disbelievers say, "You ˹Muḥammad˺ are no messenger." Say, ˹O Prophet,˺ “Allah is sufficient as a Witness between me and you, as is whoever has knowledge of the Scripture.”
And those who reject Say: "You are not a messenger. " Say: "God is sufficient as a witness between me and you, the One who has the knowledge of the Scripture."
Those who disbelieved will say, "You are not a messenger!" Say, "GOD suffices as a witness between me and you, and those who possess knowledge of the scripture."
And those who have disbelieved say, "You are not a messenger. " Say, [O Muúammad], "Sufficient is Allah as Witness between me and you, and [the witness of] whoever has knowledge of the Scripture."
And those who ignore warning say: “Thou art not an emissary.” Say thou: “Sufficient is God as witness between me and you; and whoso has knowledge of the Writ[...].”
The disbelievers say, "You have not been sent (by God). " Say, "None can bear witness between me and you as Allah does; and then, none can bear witness as the one who truly understands this Book by way of reason." (Allah will soon prove me true).
And the disbelievers say: "You (O Muhammad!) are not a messenger. " Say: "Between you and me, Allah is enough as a witness, and those who have knowledge of the Book."
The disbelievers say, "You are not a messenger." Say, “Allah is sufficient as a witness between me and you, and those too (are my witnesses) who have the knowledge of the Book.”
Andthose who reject say: "You are not a messenger." Say: "God is enough as a witness between me and you; the One who has the knowledge of the Book."