Sâd suresi

Sâd suresi, 32. ayet

Sâd suresi, 32. ayet. فَقَالَ إِنِّىٓ أَحْبَبْتُ حُبَّ ٱلْخَيْرِ عَن ذِكْرِ رَبِّى حَتَّىٰ تَوَارَتْ بِٱلْحِجَابِ

feḳâle innî aḥbebtü ḥubbe-lḫayri `an ẕikri rabbî. ḥattâ tevârat bilḥicâb.

Diyanet İşleri

(32-33) Süleyman, "Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim" dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman, "Onları bana geri getirin" dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 29–35 · surenin 32. ayeti / 88

Konu Süleymân Sâd 30–40 3

  1. Sâd 29

    Bu Kur'an, ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.

  2. Sâd 30

    Davud'a Süleyman'ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.

  3. Sâd 31

    Hani ona akşamüstü bir ayağını tırnağı üstüne dikip üç ayağının üzerinde duran çalımlı ve soylu atlar sunulmuştu.

  4. 32–33

    (32-33) Süleyman, "Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim" dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman, "Onları bana geri getirin" dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

  5. Sâd 34

    Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık. Sonra tövbe edip bize yöneldi.

  6. Sâd 35

    Süleyman, "Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 31–33. ayetler için yazılmıştır.

31. Süleyman’a, durdukları vakit tek ayağını tırnağı üzere dikip öbür ayakları üzerinde duran göz alıcı ve hoşa giden bir görünüşe sahip olan -özellikle de hükümdarlar gibi- bunlara ihtiyacı olan kimseler için önemli olan bu atlar, ona sunuldu. Derken güneş battı. Böylelikle bu atlar, onu akşam namazından ve akşam üzeri Allah’ı anmaktan oyalamış oldu.

32. O da yaptığına pişman olarak ve kendisini Allah’ı anmaktan oyalayan şeyleri Allah’a feda etme niyeti ile Allah’ın sevgisini ve Allah’ı sevmeyi onlardan öne geçirerek dedi ki: “Ben mal sevgisi yüzünden Rabbimi anmaktan geri kaldım.”

Burada sevmek, tercih etmek manasınadır. Yani ben mal sevgisini -özellikle de at sevgisini- tercih ederek “Rabbimi anmaktan geri kaldım. Derken güneş gözden kayboldu”

33. “Onları bana getirin” dedi. Sonra da “boyunlarına ve ayaklarına vurmaya başladı.” Yani boyunlarına ve ayaklarına kılıç darbeleri indirerek onları kesmeye başladı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Süleyman: "Gerçekten ben mal sevgisine kapıldım ve sevdiğim mallardan biri de bu atlardı. Bunların sebebiyle Rabbimi zikretmekten ve güneş batıncaya kadar da ikindi namazını kılmaktan geri kaldım." dedi.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَقَالَ fe kale dedi kök: قول
  2. إِنِّىٓ inni muhakkak ben
  3. أَحْبَبْتُ ehbebtu tercih ettim kök: حبب
  4. حُبَّ hubbe sevgisini kök: حبب
  5. ٱلْخَيْرِ l-hayri mal kök: خير
  6. عَن an -tan (ötürü)
  7. ذِكْرِ zikri anmak- kök: ذكر
  8. رَبِّى rabbi Rabbimi kök: ربب
  9. حَتَّىٰ hatta nihayet
  10. تَوَارَتْ tevarat (atlar) gizlendi kök: وري
  11. بِٱلْحِجَابِ bil-hicabi perde ile kök: حجب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حجب (8 geçiş) · Aynı kök: وري (32 geçiş)

    Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman…

  • Aynı kök: حجب (8 geçiş) · Aynı kök: وري (32 geçiş)

    Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir,…

  • Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Hayır

    Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Hayır

    Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Ortak kavram: Hayır

    (Elçilerin sözcüsü) Süleyman'ın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: "Siz beni mal ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa…

  • Aynı kök: حجب (8 geçiş)

    İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından…

  • Aynı kök: وري (32 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Süleyman) "Şüphesiz ki ben Rabbimi hatırlatmaları nedeniyle iyi şeyleri sevmekten hoşlanırım." demişti. Sonunda onlar (atlar) perdeleninceye (gözden kayboluncaya) kadar (bu durum sürmüştü).

Mustafa İslamoğlu

"Elbet ben güzel olan her şeyi severim" demişti, "çünkü bana Rabbimi hatırlatır!" Ta ki (bunu) atlar gözden kayboluncaya kadar tekrarladı.

Muhammed Esed

"Ben güzel olan her şeyi severim, çünkü Rabbimi bana hatırlatır!" derdi; (atlar koşarak uzaklaşıp) gözden kayboluncaya kadar (bu sözleri tekrarladı. Daha sonra,)

Ahmed Hulusi

(Onları seyrederken Süleyman kendi kendine düşündü) dedi ki: "Rabbimin zikrinden (müşahedesinden) atların sevgisine yönelip meşgul oldum". . . Nihayet (atlar gidip) gözden kayboldu!

Ali Bulaç

O da demişti ki: "Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim." Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar.

Ali Özek ve heyeti

Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Mal sevgisini, Efendimi anmamı sağladığı için benimsedim!" Sonunda, gözden yitip gitti. dipnot 386

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 386
    "Gözden yitip gitti!" tümcesinde özne bildirilmemiş olmasına karşın, Kur'an çevirilerinde; "Güneş battı!" veya "Güneş, bir örtünün ardında kayboldu!" veya "Atlar, perdenin arkasına gizlendi!" veya "Atlar, toz duman içinde koşarak, toz perdesinin arkasında kayboldu!" veya "Atlar, koşarak gözden kaybolana kadar, bu sözleri tekrarladı!" biçiminde, güneşe, atlara ve Süleyman'a yönelik anlamlar verilerek çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Süleyman, "Rabbimi hatırlattıklarından dolayı atları severim" dedi. Gözünden kaybolana kadar onlara baktı.

Edip Yüksel

Dedi ki, "Mal ve mülk sevgisi beni Efendimi anmaktan alıkoydu. Ta ki, o (güneş) bir örtünün ardından kayboldu." dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Süleyman peygamberin, atlarıyla meşgul olurken akşam salatını kaçırdığı anlaşılıyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Mal ve mülk sevgisi beni Rabbimi anmaktan alıkoydu. Ta ki, o (güneş) bir örtünün ardından kayboldu.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ben, at sevgisine, Rabbimi anmaktan ötürü tutuldum. Nihayet (atlar) hicaba gizlendi (ahırlara çekildi veya koşuda gözden kayboldular).

Elmalılı Hamdi Yazır

Ben dedi, o hayır sevgisini rabbımın zikrinden sevdim, nihayet hıcaba gizlendi

Gültekin Onan

O da demişti ki: "Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim." Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar.

Hasan Basri Çantay

"Gerçek ben, mal (ya'ni at) sevgisine (sırf) Rabbimi zikretmek için düşdüm" demişdi. Nihayet (bu atlar) perdenin arkasına gizlenmiş (ler) di.

İbni Kesir

Demişti ki: Doğrusu ben, Rabbımı zikretmek için mal sevgisine düştüm. Nihayet perdenin arkasına gizlenmişti.

Mehmet Alagaş

(30-40) Davud’a Süleyman’ı hibe ettik / bahşettik, ne güzel kuldu, muhakkak ki o hep yönelirdi. Akşamları ona çalımlı / tek ayağı kalkık pozda , cins koşu atları sunulduğunda / arz edildiğinde dedi ki Allah’ı hatırlatmasından dolayı mal / h ayr sevgisini kesinlikle sevdim dedi. Örtü arkasına gizlen dirilince / avret edilince o nları bana getirin dedi. Bacak ve boyunlarını sıvazlamaya / meshetmeye başladı. Kesin olan şu ki biz Süleyman’ı denedik ve tahtına / kürsüsüne bir ceset bıraktık sonra o yöneldi. Rabbim beni bağ ışla ve bana, benden sonra kimsenin talep edemeyeceği bir mülk hibe et. Kesinlikle sen, sensin hibe edebilen. Rüzgârı onun emrine amade ettik. Onun emriyle herhangi bir yere yumuşacık akardı / cereyan ederdi. Bina ustası ve dalgıç şeytanların hepsi. Diğerleri de zincir lerle birbirine bağlanmış. B u bizim hediyemiz, hesap etmeden ya serbest bırak yahut elinde tut. Kesinlikle onun yanımızda yakınlığı ve güzel bir varış yeri var.

Rowwad Tercüme Merkezi

O da şöyle demişti: "Hayrı sevmek beni, Rabbimin zikrinden alıkoydu. Nihayet (Güneş) perdenin arkasına gizlendi."

Süleyman Ateş

"Ben, dedi, mal sevgisini, Rabbimi anmaktan (ötürü) tercih ettim." Nihayet bu atlar perde ile gizlendi (koşup dağın arkasına düşmekle gözden kayboldu).

Süleymaniye Vakfı

Dedi ki: "Ben malı, Rabbimi hatırlattığı için severim." Sonra atlar yerlerine çekildi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dedi ki "Ben malı, Sahibimi düşündürdüğü için severim." Sonra atlar yerlerine çekildi.

Şaban Britch

O da şöyle demişti: Hayrı sevmek beni, Rabbimin zikrinden alıkoydu. Nihayet güneş battı.

Şaban Piriş

O da şöyle demişti: -Ben, malı, Rabbimin zikrine vesile olduğu için seviyorum. Sonunda atlar toz perdesinin arkasında kaybolmuştu.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Servet sevgisini, Rabbimi anmak için benimsedim." Nihayet Güneş perde ardına çekildi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In admiration Sulayman said: "My fondness for the chargers has been an attribute inherent in me due to the vital part they play in Allah's cause and they keep my remembrance applied to Him". He kept admiring them until they disappeared from view behind the curtain and the sun took cover in the veil of night.

Abdul Haleem

he kept saying, ‘My love of fine things is part of my remembering my Lord!’ until [the horses] disappeared from sight-

Abdullah Yusuf Ali

And he said, "Truly do I love the love of good, with a view to the glory of my Lord,"- until (the sun) was hidden in the veil (of night):

Abul A'la Maududi

he said: "Lo! I have come to love this wealth dipnot 1 on account of the remembrance of my Lord." And when the horses disappeared,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Arabic word khair in the text is used for abundance of wealth as well as for horses metaphorically. As the Prophet Solomon (peace be upon him) had kept these horses for fighting in the way of Allah, he called them khair.

Aisha Bewley

he said, ‘I have put the love of good things above the remembrance of my Lord until the sun disappeared behind its veil.

Al-Hilali & Khan

He said: "I did love the good (these horses) instead of remembering my Lord (in my ‘Asr prayer)" till the time was over, and (the sun) had hidden in the veil (of night).

Ali Quli Qarai

he said, ‘Indeed I have preferred the love of [worldly] niceties to the remembrance of my Lord until [the sun] disappeared behind the [night’s] veil. ’

Amatul Rahman Omar

He said, `I prefer the love of good things because they make (me) remember (God), my Lord. ' And (he remained busy in his devotion and prayer), when these (horses) disappeared (while passing by) behind the veil (of distance),

Arthur John Arberry

he said, 'Lo, I have loved the love of good things better than the remembrance of my Lord, until the sun was bidden behind the veil.

Bijan Moeinian

Blaming himself] he said: "I enjoyed material things more that the remembrance of my Lord. "

E. Henry Palmer

and he said, 'Verily, I have loved the love of good things better than the remembrance of my Lord, until (the sun) was hidden behind the veil;

Edip-Layth

He said, "I enjoyed the good of materials more than I enjoyed remembering my Lord, until it became totally dark!"*

George Sale

he said, verily I have loved the love of earthly good above the remembrance of my Lord; and have spent the time in viewing these horses, until the sun is hidden by the vail of night:

Hamid S. Aziz

And he said, "Surely I have preferred the good things (of the world) over (or because of) the remembrance of my Lord. " - until they were taken out of sight behind a veil (or the sun was hidden behind the veil of night).

Mahmoud Ghali

Then he said, "Surely I have loved the love of (earthly) charitable (things) better than the Remembrance of my Lord, " until (the sun) disappeared behind the curtain (Literally: made herself disappear with the curtain).

Marmaduke Pickthall

And he said: Lo! I have preferred the good things (of the world) to the remembrance of my Lord; till they were taken out of sight behind the curtain.

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "The love of horses is worthy of desire to me for the remembrance of my Lord;" and when they were out of sight, (he said):

Muhammad Asad

he would say, "Verily, I have come to love the love of all that is good because I bear my Sustainer in mind!" [repeating these words as the steeds raced away,] until they were hidden by the veil [of distance - whereupon he would command],

Mustafa Khattab

He then proclaimed, "I am truly in love with ˹these˺ fine things out of remembrance for my Lord," until they went out of sight.

Progressive Muslims

He said: "I enjoyed the good of materialism more than I enjoyed remembering my Lord, until it became totally dark!"

Rashad Khalifa

He then said, "I enjoyed the material things more than I enjoyed worshipping my Lord, until the sun was gone.,

Sahih International

And he said, "Indeed, I gave preference to the love of good [things] over the remembrance of my Lord until the sun disappeared into the curtain [of darkness]. "

Sam Gerrans

He said: “I have loved the love of good out of remembrance of my Lord!” — until it disappeared behind the partition: —

Shabbir Ahmed

He would say, "Verily, I love my fondness of all that is good because it reminds me of my Lord", as the horses raced away until hidden by the veil of distance.

Syed Vickar Ahamed

And he (Sulaiman) said: "Truly, I love the good things, in order to see the Glory of my Lord," until (the sun) was hidden behind the curtain of (dusk). [During this late Asr—Maghrib time (i.e., early—mid evening), Sulaiman used to pray to Allah.]

Taqi Usmani

He said, "I held the love of the good things (i.e. these horses) because of the remembrance of my Lord." until it went behind the veil.

The Monotheist Group

He said: "I have enjoyed materialism more than I enjoyed the remembrance of my Lord; until it had set beyond the horizon!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 32. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 32. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 32. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩