Sâd suresi

Sâd suresi, 35. ayet

Sâd suresi, 35. ayet. قَالَ رَبِّ ٱغْفِرْ لِى وَهَبْ لِى مُلْكًا لَّا يَنۢبَغِى لِأَحَدٍ مِّنۢ بَعْدِىٓ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْوَهَّابُ

ḳâle rabbi-gfir lî veheb lî mülkel lâ yembegî lieḥadim mim ba`dî. inneke ente-lvehhâb.

Diyanet İşleri

Süleyman, "Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 32–38 · surenin 35. ayeti / 88

Konu Süleymân Sâd 30–40 3

  1. Sâd 32–33

    (32-33) Süleyman, "Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim" dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman, "Onları bana geri getirin" dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

  2. Sâd 34

    Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık. Sonra tövbe edip bize yöneldi.

  3. 35

    Süleyman, "Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!" dedi.

  4. Sâd 36

    Biz de rüzgarı onun buyruğuna verdik. Rüzgar, onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi.

  5. Sâd 37–38

    (37-38) Bina ustası olan ve dalgıçlık yapan her bir şeytanı, bukağılara bağlı olarak diğerlerini de, onun emrine verdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 35–39. ayetler için yazılmıştır.

35-38. Yüce Allah, onun duasını kabul buyurdu, onu mağfiret etti ve hükümdarlığını ona geri verdi. Ayrıca kendisinden sonra hiçbir kimsenin sahip olamayacağı bir mülkü de fazladan ihsan etti. Bu ise şeytanların onun emrine verilmiş olması idi. Onlar, ona istediği binayı yapıyor, onun için denizlere dalıyor, oradan inciler ve süs eşyaları çıkartıyorlardı. Aralarından isyan edenler olursa onları da zincire vurup bağlıyordu.

39. Ona dedik ki: “İşte bu Bizim bağışımızdır.” Onunla gözün aydın olsun. Bundan dilediğin kimseye “ister ver ister” dilediğin kimseye de “(vermeyip) yanında tut; hesapsızdır.” Bu hususta senin için herhangi bir sıkıntı yoktur ve hesaba çekilmen de söz konusu olmayacaktır. Çünkü Yüce Allah, onun adaletinin mükemmel, verdiği hükümlerin çok güzel olduğunu biliyordu. Bu bağışların Süleyman aleyhisselam’a dünyada verilmiş olmasından, âhirette de benzeri lütufların ona verilmeyeceği sanılmasın. Aksine âhirette de onun için pek büyük bir hayır olacaktır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Süleyman: "Ey Rabbim! Benim günahlarımı bağışla ve sadece bana has ve benden sonra insanlardan hiçbir kimseye nasip olmayacak bir hükümranlık ver. Ey Rabbim! Şüphesiz sen, bol bol bağışta bulunan ve cömertliği de bol olansın."

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. رَبِّ rabbi Rabbim kök: ربب
  3. ٱغْفِرْ gfir affet kök: غفر
  4. لِى li beni
  5. وَهَبْ ve heb ve ver kök: وهب
  6. لِى li bana
  7. مُلْكًۭا mulken bir mülk (hükümdarlık) kök: ملك
  8. لَّا la
  9. يَنۢبَغِى yenbegi nasib olmayan kök: بغي
  10. لِأَحَدٍۢ liehadin hiç kimseye kök: احد
  11. مِّنۢ min
  12. بَعْدِىٓ ۖ bea'di benden sonra kök: بعد
  13. إِنَّكَ inneke çünkü sensin
  14. أَنتَ ente sen
  15. ٱلْوَهَّابُ l-vehhabu çok lutfeden kök: وهب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Aynı kök: وهب (25 geçiş)

    Davud'a Süleyman'ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    "Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm."

  • Aynı kök: وهب (25 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…

  • Aynı kök: وهب (25 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı) Allah'ındır. O, dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları verir.

  • Aynı kök: احد (85 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar…

  • Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de (iman ettiler). Her biri; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman…

  • Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"Rabbim! Beni bağışla; bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümdarlık ver (lütfet)! Şüphesiz ki bolca veren sensin, sen!" demişti.

Mustafa İslamoğlu

"Rabbim!" demişti, "Bana mağfiret eyle! Bana, benden sonra hiç kimsenin üstlenmeye layık olmadığı bir iktidar ver: çünkü Sen, evet Sensin cömertçe bahşeden!"

Muhammed Esed

"Rabbim!" demişti, "Günahlarımı affet, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver; çünkü sen lütuf sahibisin!"

Ahmed Hulusi

"Rabbim beni mağfiret et (birimselliğimi ört) ve bana, benden sonra kimseye gerekmeyecek (bana has) bir özellik hibe et. . . Muhakkak ki sen Vehhab'sın" (diye dua etti).

Ali Bulaç

"Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz sen, karşılıksız armağan edensin."

Ali Özek ve heyeti

Süleyman: Rabbim! Beni bağışla; bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver. Şüphesiz sen, daima bağışta bulunansın, dedi.

Ali Rıza Safa

"Efendim!" dedi; "Beni bağışla! Bana, benden sonra kimsenin erişemeyeceği bir yönetim gücü ver. Kuşkusuz, Sen, Bağışı Sonsuzsun!" dipnot 389

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 389
    Süleyman peygambere erişilmez bir yönetim gücü verilmesi, Tevrat,
    I. Tarihler 29:25 — Eski Ahit, 1. Tarihler; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Tarihler 29:25

    RAB bütün İsraillilerin gözünde Süleymanı çok yükseltti ve daha önce İsrailde hiçbir kralın erişemediği bir krallık görkemiyle donattı.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ayetinde, şöyle yazılıdır: "Rab, tüm İsrailoğullarının gözünde, Süleyman'ı çok yükseltti. Ve daha önce İsrail'de hiçbir kralın erişemediği bir krallık görkemiyle donattı."

Bayraktar Bayraklı

O şöyle dedi: "Ey Rabbim!Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir mülk ver. Şüphesiz bağışlayıcı sadece sensin."

Edip Yüksel

Dedi ki, "Efendim beni bağışla. Bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir yönetim ver. Sen Bahşedensin."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Rabbim beni bağışla. Bana, benden sonra kimsenin ulaşamıyacağı bir yönetim ver. Sen Bahşedensin.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Ya Rab, beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki ardımdan hiç kimseye yaraşmasın. Şüphesiz bütün dilekleri veren Sensin, Sen." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya rab! bana mağrifet buyur ve bana öyle bir mülk bağışla ki ardımdan kimseye yaraşmasın, şübhesiz sensin bütün dilekleri veren vehhab sen, dedi

Erhan Aktaş

"Ey Rabb'im! Beni bağışla. Bana, benden sonra hiç kimsenin sahip olamayacağı bir mülk dipnot 1 bağışla. Kuşkusuz ki Sen, Bol Bol Bağışlayıcı'sın." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güç, imkan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Rabb'im! Beni bağışla. Bana, benden sonra hiç kimsenin sahip olamayacağı bir mülk dipnot 1 bağışla. Kuşkusuz ki Sen, Bol Bol Bağışlayıcı'sın." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güç, imkan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey Rabb'im! Beni bağışla. Bana, benden sonra hiç kimsenin sahip olamayacağı bir mülk dipnot 1 bağışla. Kuşkusuz ki Sen, bol bol bağışlayıcısın." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güç, imkan.

Gültekin Onan

"Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz sen, karşılıksız armağan edensin."

Hasan Basri Çantay

Dedi ki: "Ey Rabbim, beni yarlığa. Bana öyle bir mülk (-ü saltanat) ver ki o, benden başka hiçbir kimseye layık olmasın. Şübhesiz bütün muradları ihsan eden Sensin, Sen".

İbni Kesir

Dedi ki: Rabbım; bağışla beni. Ve bana öyle bir mülk ver ki; benden sonra hiç bir kimse ulaşamasın. Muhakkak ki en çok bağışta bulunan Sensin, Sen.

Mehmet Alagaş

(30-40) Davud’a Süleyman’ı hibe ettik / bahşettik, ne güzel kuldu, muhakkak ki o hep yönelirdi. Akşamları ona çalımlı / tek ayağı kalkık pozda , cins koşu atları sunulduğunda / arz edildiğinde dedi ki Allah’ı hatırlatmasından dolayı mal / h ayr sevgisini kesinlikle sevdim dedi. Örtü arkasına gizlen dirilince / avret edilince o nları bana getirin dedi. Bacak ve boyunlarını sıvazlamaya / meshetmeye başladı. Kesin olan şu ki biz Süleyman’ı denedik ve tahtına / kürsüsüne bir ceset bıraktık sonra o yöneldi. Rabbim beni bağ ışla ve bana, benden sonra kimsenin talep edemeyeceği bir mülk hibe et. Kesinlikle sen, sensin hibe edebilen. Rüzgârı onun emrine amade ettik. Onun emriyle herhangi bir yere yumuşacık akardı / cereyan ederdi. Bina ustası ve dalgıç şeytanların hepsi. Diğerleri de zincir lerle birbirine bağlanmış. B u bizim hediyemiz, hesap etmeden ya serbest bırak yahut elinde tut. Kesinlikle onun yanımızda yakınlığı ve güzel bir varış yeri var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dedi ki: “Rabbim, bana mağfiret buyur ve benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir mülk ver. Şüphesiz, sen çok ihsan sahibisin."

Süleyman Ateş

"Rabbim," dedi, "beni affet, bana, benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülk (hükümdarlık) ver. Çünkü Sensin o çok lutfeden, Sen!"

Süleymaniye Vakfı

Şöyle dedi: "Rabbim, beni bağışla ve bana, benden sonra kimseye nasip olmayacak bir hakimiyet ver. Vehhab olan /karşılık beklemeden bol bol veren sensin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Sahibim, suçumu affet ve bana öyle bir hakimiyet ver ki benden sonra kimse ona ulaşamasın. Çünkü çokça bağışta bulunan Sensin" dedi.

Şaban Britch

Rabbim! Beni bağışla ve bana, benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir hükümranlık ver. Vehhab/bol bol bağışta bulunan şüphesiz sensin!

Şaban Piriş

-Rabbim, beni bağışla ve bana, benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir hükümranlık ver. Bol bol bağışta bulunan şüphesiz sensin!

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle yakardı: "Rabbim, affet beni! Benden sonra kimseye yaraşmayacak bir mülk/saltanat ver bana! Kuşkusuz sensin, evet sensin Vahhab!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He prayed, thus: "I pray and beseech you O Allah, my Creator, to forgive me and to bestow on me a kingdom none else after me will be fit to have; You are in command of the gratuitous blessings of heaven.

Abdul Haleem

He turned to Us and prayed: ‘Lord forgive me! Grant me such power as no one after me will have- You are the Most Generous Provider.’

Abdullah Yusuf Ali

He said, "O my Lord! Forgive me, and grant me a kingdom which, (it may be), suits not another after me: for Thou art the Grantor of Bounties (without measure).

Abul A'la Maududi

He said: "My Lord, forgive me and bestow upon me a kingdom such as none other after me will deserve. Surely You are the Bounteous Giver." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In view of the contest, the real object here is to relate this event; the preceding verses are an introduction to it. Just as above this, first the Prophet David (peace be upon him) was praised, then the event narrated by which he was put to temptation, then it was said that Allah Almighty does not spare even such a beloved servant from accountability, then about his noble nature it was said that as soon as he was warned of the temptation, he repented and bowed before Allah and withheld himself from the act, so also here the sequence is like this: First, the Prophet Solomon’s (peace be upon him) high rank and his deep sense of devotion has been mentioned, then it is said that he was also put to the test, then it has been stated that when a mere body was placed on his throne, he immediately felt warned on his error, and pleading the forgiveness of his Lord, withdrew from the act, because of which he was involved in the temptation. In other words, Allah by means of these two stories wants to impress two things upon the reader simultaneously: (1) Not to speak of the common men, even high-ranking Prophets were not spared from His strict accountability; and, (2) The right attitude for man is not to brag and feel proud after committing an error, but to bow down humbly before his Lord as soon as he realizes his sin. It was the result of this attitude that Allah not only forgave the mistakes of those illustrious men but blessed them with still more favors and kindness.

Aisha Bewley

He said, ‘My Lord, forgive me and give me a kingdom the like of which will never be granted to anyone after me. Truly You are the Ever-Giving.’

Al-Hilali & Khan

He said: "My Lord! Forgive me, and bestow upon me a kingdom such as shall not belong to any other after me: Verily, You are the Bestower."

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord! Forgive me, and grant me a kingdom that does not befit anyone except me. Indeed You are the All-munificent.’

Amatul Rahman Omar

He said (praying), `My Lord! grant me protection and bestow on me a kingdom that belongs to none (by inheritance) after me. You indeed are the Great Bestower.'

Arthur John Arberry

He said, 'My Lord, forgive me, and give me a kingdom such as may not befall anyone after me; surely Thou art the All-giver. '

Bijan Moeinian

Then he turned to me in prayer saying: "My Lord, I beg you to forgive my wrongdoings. I also wish that you grant me a kingdom impossible to atop after me [making me the most powerful king ever to be] ; indeed you are the grantor of wishes."

E. Henry Palmer

Said he, 'My Lord, pardon me and grant me a kingdom that is not seemly for any one after me; verily, thou art He who grants!'

Edip-Layth

He said, "My Lord, forgive me, and grant me a kingship that will never be attained by anyone after me. You are the Grantor."

George Sale

and said, O Lord, forgive me, and give me a kingdom which may not be obtained by any after me; for thou art the giver of kingdoms.

Hamid S. Aziz

He said, "My Lord! Do you forgive me and grant me a kingdom which (may be) suits not anyone after me; for you are the Bestower of Bounties.

Mahmoud Ghali

He said, "Lord! Forgive me, and bestow on me a kingdom such as may not behoove anyone even after me; surely You, Ever You, are The Superb Bestower. "

Marmaduke Pickthall

He said: My Lord! Forgive me and bestow on me sovereignty such as shall not belong to any after me. Lo! Thou art the Bestower.

Mohamed Ahmed - Samira

Saying: "O Lord, forgive me, and give me such a dominion as none will merit after me. You are the great bestower."

Muhammad Asad

he prayed: "O my Sustainer! Forgive me my sins, and bestow upon me the gift of a kingdom which may not suit anyone after me: verily, Thou alone art a giver of gifts!"

Mustafa Khattab

He prayed, "My Lord! Forgive me, and grant me an authority that will never be matched by anyone after me. You are indeed the Giver ˹of all bounties˺."

Progressive Muslims

He said: "My Lord, forgive me, and grant me a kingship that will never be attained by anyone after me. You are the Grantor."

Rashad Khalifa

He said, "My Lord, forgive me, and grant me a kingship never attained by anyone else. You are the Grantor."

Sahih International

He said, "My Lord, forgive me and grant me a kingdom such as will not belong to anyone after me. Indeed, You are the Bestower."

Sam Gerrans

He said: “My Lord: forgive Thou me, and give Thou me a dominion such as behoves no one after me; Thou art the Bestower!”

Shabbir Ahmed

Solomon prayed, "O My Lord! Absolve my imperfections and bestow upon me the gift of a kingdom that may not suit anyone after me. Verily, You are the Giver of Gifts." (He did not wish to leave his great kingdom in incompetent hands and in all probability was thinking of merit in preference over lineage).

Syed Vickar Ahamed

He said: "O my Lord! Forgive me, and grant me a kingdom which may not suit another (king) after me: Verily, You are the Bestower (Al-Wahhab) of good things (without measure). "

Taqi Usmani

He said, "O my Lord, forgive me, and bless me with a kingdom that will not be available to anyone after me. Surely, You are the Bountiful."

The Monotheist Group

He said: "My Lord, forgive me, and grant me a kingship that will never be attained by anyone after me. You are the Grantor."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 35. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 35. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 35. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩