Sâd suresi

Sâd suresi, 31. ayet

Sâd suresi, 31. ayet. إِذْ عُرِضَ عَلَيْهِ بِٱلْعَشِىِّ ٱلصَّٰفِنَٰتُ ٱلْجِيَادُ

iẕ `uriḍa `aleyhi bil`aşiyyi-ṣṣâfinâtü-lciyâd.

Diyanet İşleri

Hani ona akşamüstü bir ayağını tırnağı üstüne dikip üç ayağının üzerinde duran çalımlı ve soylu atlar sunulmuştu.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 28–34 · surenin 31. ayeti / 88

Konu Süleymân Sâd 30–40 3

  1. Sâd 28

    Yoksa biz iman edip salih ameller işleyenleri, yeryüzünde fesat çıkaranlar gibi mi tutacağız? Yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkan arsızlar gibi mi tutacağız?

  2. Sâd 29

    Bu Kur'an, ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.

  3. Sâd 30

    Davud'a Süleyman'ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.

  4. 31

    Hani ona akşamüstü bir ayağını tırnağı üstüne dikip üç ayağının üzerinde duran çalımlı ve soylu atlar sunulmuştu.

  5. Sâd 32–33

    (32-33) Süleyman, "Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim" dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman, "Onları bana geri getirin" dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

  6. Sâd 34

    Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık. Sonra tövbe edip bize yöneldi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 31–33. ayetler için yazılmıştır.

31. Süleyman’a, durdukları vakit tek ayağını tırnağı üzere dikip öbür ayakları üzerinde duran göz alıcı ve hoşa giden bir görünüşe sahip olan -özellikle de hükümdarlar gibi- bunlara ihtiyacı olan kimseler için önemli olan bu atlar, ona sunuldu. Derken güneş battı. Böylelikle bu atlar, onu akşam namazından ve akşam üzeri Allah’ı anmaktan oyalamış oldu.

32. O da yaptığına pişman olarak ve kendisini Allah’ı anmaktan oyalayan şeyleri Allah’a feda etme niyeti ile Allah’ın sevgisini ve Allah’ı sevmeyi onlardan öne geçirerek dedi ki: “Ben mal sevgisi yüzünden Rabbimi anmaktan geri kaldım.”

Burada sevmek, tercih etmek manasınadır. Yani ben mal sevgisini -özellikle de at sevgisini- tercih ederek “Rabbimi anmaktan geri kaldım. Derken güneş gözden kayboldu”

33. “Onları bana getirin” dedi. Sonra da “boyunlarına ve ayaklarına vurmaya başladı.” Yani boyunlarına ve ayaklarına kılıç darbeleri indirerek onları kesmeye başladı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İkindi vaktinde kendisine, üç ayağının üzerine durup bir ayağını tırnağı üzerine diken çalımlı ve safkan koşu atları sunulmuştu. Bu safkan atların güneş batana kadar sunulmaya devam ettiğini hatırla.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذْ iz hani
  2. عُرِضَ uride gösterilmişti kök: عرض
  3. عَلَيْهِ aleyhi kendisine
  4. بِٱلْعَشِىِّ bil-aşiyyi akşam üstü kök: عشو
  5. ٱلصَّـٰفِنَـٰتُ s-safinatu safin (görkemli) kök: صفن
  6. ٱلْجِيَادُ l-ciyadu (saf kan Arap) atları kök: جود

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جود (2 geçiş)

    "Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu" denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cudi'ye oturdu ve "Zalimler topluluğu, Allah'ın rahmetinden…

  • Aynı kök: عشو (14 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    (Öyle bir) ateş ki, onlar sabah akşam ona sunulurlar. Kıyametin kopacağı günde de, "Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun" denilecektir.

  • Aynı kök: عشو (14 geçiş)

    Zekeriya, "Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alamet ver" dedi. Allah da şöyle dedi: "Senin için alamet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak…

  • Aynı kök: عشو (14 geçiş)

    Rab'lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey…

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla…

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    Bir de şeytanlardan, Süleyman için dalgıçlık eden ve daha bundan başka işler yapanları da onun emrine verdik. Hep onları zapteden bizdik.

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani akşama doğru kendisine safkan atlar sunulmuştu.

Mustafa İslamoğlu

Hani, gün batımına doğru kendisine soylu ve favori atlar sunulmuştu da,

Muhammed Esed

(Ve) akşama doğru soylu koşu atları önüne getirildiğinde (bile),

Ahmed Hulusi

Hani Ona akşam olurken üç ayağı üzere durup bir ayağını tırnak üzere diken (görkemli), iyi cins koşu atları arzolunmuştu.

Ali Bulaç

Hani ona akşama yakın, bir ayağını tırnağı üstüne diken, öbür üç ayağıyla toprağı kazıyan, yağız atlar sunulmuştu.

Ali Özek ve heyeti

Akşama doğru kendisine, üç ayağının üzerine durup bir ayağını tırnağının üzerine diken çalımlı ve safkan koşu atları sunulmuştu.

Ali Rıza Safa

Ona, akşama doğru alımlı ve soylu koşu atları sunulmuştu. dipnot 385

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 385
    "Alımlı ve soylu" olarak yazdığımız "Safinatu" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Duruşu zarif, koşması çevik" veya "Alımlı ve safkan" veya "Koşmaya hazır" veya "Üçayak üzerine basıp, bir ayağını tırnak üstüne diken" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Ona bir akşamüstü, üç ayak üzerine duran, soylu atlar sunulmuştu.

Edip Yüksel

Bir akşam, ona güzel koşu atları sunulmuştu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bir akşam, ona güzel koşu atları sunulmuştu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendisine akşam üstü üç ayağını basıp dördüncüsünü tırnağını dikerek duran safkan atlar gösterildiğinde:

Elmalılı Hamdi Yazır

Arzolundukda kendisine akşam üstü safinat halinde halıs atlar

Erhan Aktaş

Bir zaman kendisine, akşamüstü iyi cins safkan atlar sunulmuştu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir zaman kendisine, akşamüstü iyi cins safkan atlar sunulmuştu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir zaman kendisine, akşamüstü iyi cins safkan atlar sunulmuştu.

Gültekin Onan

Hani ona akşama yakın, bir ayağını tırnağı üstüne diken, öbür üç ayağıyla toprağı kazıyan yağız atlar sunulmuştu.

Hasan Basri Çantay

Hani ona öğleden sonra bir ayağını tırnağı üstüne dikib üç ayağının üzerinde duran sür'atli koşu atları gösterilmişdi de,

İbni Kesir

Hani ona bir akşam, çalımlı ve cins koşu atları sunulmuştu.

Mehmet Alagaş

(30-40) Davud’a Süleyman’ı hibe ettik / bahşettik, ne güzel kuldu, muhakkak ki o hep yönelirdi. Akşamları ona çalımlı / tek ayağı kalkık pozda , cins koşu atları sunulduğunda / arz edildiğinde dedi ki Allah’ı hatırlatmasından dolayı mal / h ayr sevgisini kesinlikle sevdim dedi. Örtü arkasına gizlen dirilince / avret edilince o nları bana getirin dedi. Bacak ve boyunlarını sıvazlamaya / meshetmeye başladı. Kesin olan şu ki biz Süleyman’ı denedik ve tahtına / kürsüsüne bir ceset bıraktık sonra o yöneldi. Rabbim beni bağ ışla ve bana, benden sonra kimsenin talep edemeyeceği bir mülk hibe et. Kesinlikle sen, sensin hibe edebilen. Rüzgârı onun emrine amade ettik. Onun emriyle herhangi bir yere yumuşacık akardı / cereyan ederdi. Bina ustası ve dalgıç şeytanların hepsi. Diğerleri de zincir lerle birbirine bağlanmış. B u bizim hediyemiz, hesap etmeden ya serbest bırak yahut elinde tut. Kesinlikle onun yanımızda yakınlığı ve güzel bir varış yeri var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani akşama doğru kendisine, üç ayağının üzerinde durup bir ayağını tırnağının üzerine diken (çalımlı ve safkan) atlar sunulmuştu.

Süleyman Ateş

Akşam üstü kendisine safin (görkemli) hızlı koşan (saf kan Arap) atları gösterilmişti.

Süleymaniye Vakfı

Bir akşam üzeri ona çalımlı cins atlar sunulmuştu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir akşam üzeri ona çalımlı cins atlar gösterilmişti.

Şaban Britch

Öğleden sonra ona üç ayağının üzerine durup bir ayağını kaldırmış çalımlı ve safkan koşu atları sunulmuştu.

Şaban Piriş

Bir akşam üzeri ona safkan koşu atları sunulmuştu.

Yaşar Nuri Öztürk

Akşam üstü kendisine, üç ayak üzerine basıp bir ayağını tırnak üstüne diken safkan koşu atları sunulmuştu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Mustered before him -Sulayman- at eventide for display were coursers of the finest breed which spring and bound in high mettle (they stand on three feet implanted and the fourth lightly touching the ground. )

Abdul Haleem

When well-bred light-footed horses were paraded before him near the close of day,

Abdullah Yusuf Ali

Behold, there were brought before him, at eventide coursers of the highest breeding, and swift of foot;

Abul A'la Maududi

And when one evening well-trained and running horses of noble breed were brought to him dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words as-safinat-ul-jiyad in the original imply the horses, which are very calm and quiet when they stand, and very fast moving when they run.

Aisha Bewley

When swift horses, champing at the bit, were displayed before him in the afternoon,

Al-Hilali & Khan

When there were displayed before him, in the afternoon, well trained horses of the highest breed [for Jihâd (holy fighting in Allâh’s Cause)].

Ali Quli Qarai

When one evening there were displayed before him prancing steeds,

Amatul Rahman Omar

(Think of the time) when towards the close of the day, steeds of the noblest breed and swift of foot were brought before him.

Arthur John Arberry

When in the evening were presented to him the standing steeds,

Bijan Moeinian

One day he became pre-occupied with nice horses all afternoon [which caused a delay in saying his regular afternoon prayers].

E. Henry Palmer

When there were set before him in the evening the steeds that paw the ground,

Edip-Layth

When, during dusk, well trained horses were displayed before him.

George Sale

When the horses standing on three feet, and touching the ground with the edge of the fourth foot, and swift in the course, were set in parade before him in the evening,

Hamid S. Aziz

Lo! There were brought to him. in the evening, horses still when standing, swift when running.

Mahmoud Ghali

As there were set (in parade) before him at nightfall light-footed (Literally: standing on three feet) coursers.

Marmaduke Pickthall

When there were shown to him at eventide lightfooted coursers

Mohamed Ahmed - Samira

When they brought fleet-footed chargers in the evening to show him,

Muhammad Asad

[and even] when, towards the close of day, nobly-bred, swift-footed steeds were brought before him,

Mustafa Khattab

˹Remember˺ when the well-trained, swift horses were paraded before him in the evening.

Progressive Muslims

When, during sunset, well trained horses were displayed before him.

Rashad Khalifa

One day he became preoccupied with beautiful horses, until the night fell.

Sahih International

[Mention] when there were exhibited before him in the afternoon the poised [standing] racehorses.

Sam Gerrans

When there were presented to him in the evening standing steeds,

Shabbir Ahmed

In the evenings he used to examine his cavalry of nobly-bred, swift-footed horses.

Syed Vickar Ahamed

When, in the evening, horses of the finest breeding, and quick in running, were brought before him;

Taqi Usmani

(Worth remembering is the incident) when the swift horses of high breeding were presented before him in the evening.

The Monotheist Group

When, before evening, well trained horses were displayed before him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩