Sâd suresi

Sâd suresi, 6. ayet

Sâd suresi, 6. ayet. وَٱنطَلَقَ ٱلْمَلَأُ مِنْهُمْ أَنِ ٱمْشُوا۟ وَٱصْبِرُوا۟ عَلَىٰٓ ءَالِهَتِكُمْ إِنَّ هَٰذَا لَشَىْءٌ يُرَادُ

venṭaleḳa-lmeleü minhüm eni-mşû vaṣbirû `alâ âlihetiküm. inne hâẕâ leşey'üy yürâd.

Diyanet İşleri

(6-8) İçlerinden ileri gelenler, "Gidin, ilahlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dini inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur'an) içimizden ona mı indirildi?" diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur'an'dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 3–9 · surenin 6. ayeti / 88

Konu Kur'an'a yemin; inkâr edenlerin büyüklenmesi Sâd 1–11 3

  1. Sâd 3

    Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.

  2. Sâd 4

    Kafirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır."

  3. Sâd 5

    "İlahları bir tek ilah mı yaptı? Gerçekten bu çok tuhaf bir şey!"

  4. 6–8

    (6-8) İçlerinden ileri gelenler, "Gidin, ilahlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dini inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur'an) içimizden ona mı indirildi?" diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur'an'dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.

  5. Sâd 9

    Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

6. “Onlardan ileri gelenler” sözleri kabul edilenler, kavimlerini izlemekte oldukları şirke sımsıkı yapışmaya teşvik ederek: “şöyle dediler: Yürüyün ve ilâhlarınıza (bağlılıkta) direnin!” Onlardan ayrılmayın, bağlılığınızı sürdürün. Bunlara bağlı kalma ve ibadeti sürdürme konusunda nefsinize karşı mücadele edin. Hiçbir şey size engel olmasın, hiçbir kimse sizleri onlara ibadetten alıkoymasın.

“Şüphesiz bu” Muhammed’in getirdiği ve onlara ibadet etmeyi alıkoyan daveti “(art) niyetli bir şeydir.” Yani o, bu konuda iyi olmayan bir niyet ve maksat taşımaktadır.

Ancak bu, sadece akılsız kimseler tarafından kabul edilebilecek bir şüphedir. Çünkü hak olsun veya olmasın bir görüşün kabul edilmesine davet eden kimsenin görüşü, onun niyeti ileri sürülerek reddedilemez. Çünkü onun niyeti ve ameli kendisinedir. Böyle birisinin görüşü ancak onun kanaatini çürüten delil ve belgeler ile reddedilir. Onların maksatları da şuydu: Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in size yaptığı çağrının asıl sebebi, size başkan olmak, sizin tarafınızdan saygı görmek ve kendisine uymanızı sağlamaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlardan ileri gelenler ve büyükleri kendilerine tabi olanlara: "Olduğunuz hal üzere devam edin. Muhammed'in dinine girmeyin. İlahlarınıza ibadet hususunda kararlılık gösterin. Şüphesiz Muhammed'in sizi bir tek ilaha ibadet etme daveti bize üstün gelmek ve ona tabi olmamız için önceden dikkatle hesaplanmış bir şeydir." diyerek harekete geçtiler.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱنطَلَقَ ventaleka ve fırladı kök: طلق
  2. ٱلْمَلَأُ l-meleu bir grup kök: ملا
  3. مِنْهُمْ minhum onlardan
  4. أَنِ eni
  5. ٱمْشُوا۟ mşu yürüyün kök: مشي
  6. وَٱصْبِرُوا۟ vesbiru ve bağlı kalın kök: صبر
  7. عَلَىٰٓ ala
  8. ءَالِهَتِكُمْ ۖ alihetikum tanrılarınıza kök: اله
  9. إِنَّ inne çünkü
  10. هَـٰذَا haza bu
  11. لَشَىْءٌۭ leşey'un bir şeydir kök: شيا
  12. يُرَادُ yuradu arzu edilen kök: رود

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مشي (23 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    "Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına…

  • Aynı kök: طلق (23 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: طلق (23 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş…

  • Aynı kök: طلق (23 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Bunun üzerine kendi kavminden inkar eden ileri gelenler şöyle dediler: "Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İçlerinden yöneticiler öne atılmış, (şöyle demişlerdi:) "(İnancınızda) yürüyün; ilahlarınıza bağlı kalın (onları savunun)! Şüphesiz ki bu, (sizden) istenen şeydir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Furkân 25:42 ve Mütaffifûn 83:32. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Onların liderleri öne atılarak (der ki): "Devam edin, ilahlarınıza ısrarla sahip çıkın; yapmanız gereken tek şey budur!

Muhammed Esed

Liderleri öne atılır: "Pes etmeyin ve ilahlarınıza sımsıkı sarılmaya devam edin: yapılacak tek şey budur!"

Ahmed Hulusi

Onların ileri gelenleri: "Hadi yolunuza devam edin ve tanrılarınıza bağlı kalın! Muhakkak ki olması gereken budur!" diyerek yürüdü.

Ali Bulaç

Onlardan önde gelen bir grup: "Yürüyün, ilahlarınıza karşı (bağlılıkta) kararlı olun; çünkü asıl istenen budur" diye çekip gitti.

Ali Özek ve heyeti

Onlardan ileri gelenler: Yürüyün, ilahlarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur.

Ali Rıza Safa

Ve onların ileri gelenleri: "Yürüyün; tanrılarınıza bağlı kalın. Aslında, istenilen şey, kesinlikle işte budur!"

Bayraktar Bayraklı

Onlardan ileri gelenler tepki gösterip şöyle dediler: "Yolunuza devam ediniz, tanrılarınızı bırakmayınız. Şüphesiz bizden istenen de budur."

Edip Yüksel

Liderleri öne fırladılar, "Yürüyün, tanrılarınıza bağlı kalın. Sizden istenen sadece budur."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onların liderleri öne fırladılar, 'Yürüyün, tanrılarınıza bağlı kalın. Sizden istenen sadece budur.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçlerinden o heyet fırladı ve şöyle dedi: "Tanrılarınız üzerinde sabır ve sebat edin? Bu gerçekten arzu edilen şey, bir istek!

Elmalılı Hamdi Yazır

İçlerinden o hey'et de fırladı şöyle: ilahlarınız üzerinde sabr-u sebat edin, bu cidden arzu olunur bir şey, bir murad

Erhan Aktaş

Onlardan, meleler dipnot 1 harekete geçerek: "Bildiğiniz yoldan gitmeye devam edin, ilahlarınızı bırakmayın. Kesinlikle sizden beklenen budur." dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan, meleler dipnot 1 harekete geçerek: "Bildiğiniz yoldan gitmeye devam edin, ilahlarınızı bırakmayın. Kesinlikle sizden beklenen budur." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan, söz sahibi olanlar harekete geçerek: "Bildiğiniz yoldan gitmeye devam edin, ilahlarınızı bırakmayın. Kesinlikle sizden beklenen budur." dediler.

Gültekin Onan

Onlardan önde gelen bir grup: "Yürüyün, tanrılarınıza karşı (bağlılıkta) kararlı olun; çünkü asıl istenen budur" diye çekip gitti.

Hasan Basri Çantay

Onların elebaşılarından bir gurüh (birbirine): "Yürüyün, ma budlarınıza (ibadetde) sebatedin. Şübhesiz ki arzu edilecek olan budur" diyerek kalkıb gitmişdir.

İbni Kesir

Onların elebaşlarından bir grup; yürüyün ve tanrılarınız üzerinde direnin. Şüphesiz ki bu; sizden istenen bir şeydir, diyerek çıkıp gittiler.

Mehmet Alagaş

(1-11) Sâd ve hatırlatıcı özelliği olan Kuran ’a andolsun. Doğrusu kafirler, gurur ve parçalanma içindedirler. Onlardan önce memleketlerden kaç tanesini / nicesini helak ettik, çağrıştılar / çığ rıştılar, ne yazık ki kurtuluş vakti değildi. Kendilerinden bir uyarıcı gelmesini tuhaf karşıladılar / acayip karşıladılar ve kafirler bu sihirbazdır, bu yalancıdır dediler. İlahları tekbir ilah yapacak, kesinlikle bu tuhaf / ucube bir şeydir dediler. Onlardan ileri gelenler , ortaya fırladılar ve yürüyün gidin, ilahlarınızda sabredin, mutlaka sizden murat edilen şey bu, b öylesini diğer herhangi bir millette de işitmedik, mutlaka bu bir uydurmadır / iltihaktır dediler. Hatırlatıcı aramızdan ona mı indirilir ? Doğrusu onlar hatırlatıcıdan şüpheleniyorlar. Bilakis henüz azabımı tatmadılar. Ya bağış yapan / hibe eden, saygı değer Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında? Yahut semaların ve arzın ve ikisi arasının egemenliği / mülkiyeti onların? (Mülkiyet; elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) Hadi araçlarla / sebeplerle göğe yükselsinler. Tamda bu noktada gruplardan oluşan ordular bozguna uğradılar. (Mülkiyet iddiası hezimet başlatır)

Rowwad Tercüme Merkezi

Onların ileri gelenleri: "Yürüyün! İlahlarınız üzerinde sebat/kararlılık gösterin. Sizden istenen şey budur." diye harekete geçtiler.

Süleyman Ateş

Onlardan bir grup fırladı: "Yürüyün tanrılarınıza bağlı kalın. Çünkü bu, arzu edilen bir şeydir."

Süleymaniye Vakfı

Onların ileri gelenleri şöyle diyerek kalkıp gittiler: "Yürüyün, ilahlarınıza bağlılıkta sebat gösterin dipnot 1 . İşte bu sizden istenen şeydir!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İleri gelenleri şöyle deyip geçtiler: "Gidin, ilahlarınıza sahip çıkın. Sizden istenen odur."

Şaban Britch

Onların ileri gelenleri: Yürüyün, ilahlarınıza bağlılıkta sebat gösterin, sizden istenen şey budur, diye harekete geçtiler.

Şaban Piriş

Onların ileri gelenleri: -Yürüyün, ilahlarınıza bağlılıkta sebat gösterin, sizden istenen şey budur diye yola çıktılar.

Yaşar Nuri Öztürk

İçlerinden kodaman bir grup öne çıktı: "Haydi, yürüyün! İlahlarınıza sahip çıkmada kararlı davranın! Gerçek şu ki, istenip beklenen şey budur."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And the leaders of falsehood among them walked off the meeting in confusion and exhorted their adherents to remain faithful, constant and firm in fidelity to their gods. "This movement", they said, "has been designed against us and a chism formed to our detriment".

Abdul Haleem

Their leaders depart, saying, ‘Walk away! Stay faithful to your gods! That is what you must do.

Abdullah Yusuf Ali

And the leader among them go away (impatiently), (saying), "Walk ye away, and remain constant to your gods! For this is truly a thing designed (against you)!

Abul A'la Maududi

And the elders among them went forth dipnot 1 saying: "Go ahead and be steadfast in adhering to your deities. dipnot 2 What is being said is with a design." dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The allusion is to the chiefs who got up and left Abu Talib when they had heard what the Prophet (peace be upon him) said.
  2. metne dön, dipnot 2
    "This thing": the Prophet’s (peace be upon him) asking them to affirm faith in La-ilaha ill-Allah so as to overpower both Arabia and the adjoining lands.
  3. metne dön, dipnot 3
    What they meant to say was this: Muhammad has some vested interests. He is extending this invitation to us in order to subjugate us and rule us as his subjects.

Aisha Bewley

Their leaders went off saying, ‘Carry on as you are! Hold fast to your gods. This is clearly something planned.

Al-Hilali & Khan

And the leaders among them went about (saying): "Go on, and remain constant to your âlihah (gods)! Verily, this is a thing designed (against you)!

Ali Quli Qarai

Their elite go about [urging others]: ‘Go and stand by your gods! This is indeed the desirable thing [to do].

Amatul Rahman Omar

And the leaders among them go about saying, `Go (from here) and adhere constantly to (the worship of) your gods. This (claim of the Qur'ân about the unity of God) is a thing designed (with some purpose behind it).

Arthur John Arberry

And the Council of them depart, saying 'Go! Be steadfast to your gods; this is a thing to be desired.

Bijan Moeinian

The chief of the disbelievers running around saying: "Go ahead and worship your gods; for sure Mohammad has a hidden agenda behind his invitation. "

E. Henry Palmer

And the chiefs of them went away: 'Go on and persevere in your gods; this is a thing designed;

Edip-Layth

The leaders among them went out: "Walk away, and remain patient to your gods. This thing can be turned back."

George Sale

And the chief men among them departed, saying to one another, go, and persevere in the worship of your gods: Verily this is the thing which is designed.

Hamid S. Aziz

And the leaders among them go about exhorting, "Go and remain constant to your gods; for this is most surely a thing designed against you.

Mahmoud Ghali

And the chiefs among them went off, (saying), "Go on! (Or: March on!) And endure (patiently) with your gods; surely this indeed is a thing willfully (designed).

Marmaduke Pickthall

The chiefs among them go about, exhorting: Go and be staunch to your gods! Lo! this is a thing designed.

Mohamed Ahmed - Samira

And their leading chiefs said: "Remain attached to your gods. There is surely some motive behind it.

Muhammad Asad

And their leaders launch forth [thus]: "Go ahead, and hold steadfastly onto your deities: this, behold, is the only thing to do!

Mustafa Khattab

The chiefs among them went forth saying, "Carry on, and stand firm in devotion to your gods. Certainly this is just a scheme ˹for power˺.[1]

Progressive Muslims

And the leaders among them went out: "Walk away, and remain patient to your gods. This thing can be turned back."

Rashad Khalifa

The leaders announced, "Go and steadfastly persevere in worshipping your gods. This is what is desired.

Sahih International

And the eminent among them went forth, [saying], "Continue, and be patient over [the defense of] your gods. Indeed, this is a thing intended.

Sam Gerrans

And the eminent ones among them went forth: “Go and be steadfast to your gods — this is a thing desired.

Shabbir Ahmed

Their leaders go about saying, "Walk away and hold on to your gods! This, behold, is the only thing to do. And this (mind-boggling thing) seems to be designed with ulterior motives.

Syed Vickar Ahamed

And their leaders (the unbelievers) hurry away, (saying:) "You (also) walk away, and remain with your gods! Truly, this is a thing meant to be (against you)!

Taqi Usmani

And the leaders among them walked out saying (to their followers), "Walk away (from the Prophet,) and stay firm on (adhering to) your gods. This (call of the Prophet) is surely something designed (for his personal benefit).

The Monotheist Group

And the leaders among them went out: "Walk away, and remain patient to your gods. This thing can be turned back."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 6. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 6. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 6. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩