Diyanet İşleri
"Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz."
Sâd suresi
Sâd suresi, 68. ayet. أَنتُمْ عَنْهُ مُعْرِضُونَ
entüm `anhü mü`riḍûn.
"Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu De ki: ben ancak bir uyarıcıyım Sâd 65–70 3
(Ey Muhammed!) De ki: "Ben ancak bir uyarıcıyım. Her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan bir Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur."
"O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır."
De ki: "Bu Kur'an, büyük bir haberdir."
"Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz."
"Aralarında tartıştıkları sırada, yüce topluluğa (ileri gelen melekler topluluğuna) dair benim hiçbir bilgim yoktu."
"Bana ancak, benim sadece bir uyarıcı olduğum vahyediliyor."
Hani, Rabbin meleklere şöyle demişti: "Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 67–68. ayetler için yazılmıştır.
67. Sakındırarak, korkutarak, teşvik ederek ve uyararak “de ki: O, büyük bir haberdir.” Yani benim size haber verdiğim öldükten sonra diriliş, kabirlerden kalkış, amellerin karşılığının görülmesi, çokça önemsenmesi gereken, gözden uzak tutulmaması gereken büyük bir haberdir.
68. Fakat “siz ise ondan yüz çevirmektesiniz.” Sanki siz, hesapla, ceza ya da mükâfatla hiç karşılaşmayacakmışsınız gibi davranıyorsunuz. Eğer benim bu sözlerimden herhangi bir şüpheniz var ise benim verdiğim bu haberde tereddütte iseniz, şunu bilin ki ben, sizlere daha önce hakkında hiçbir bilgim bulunmayan şeyleri bildiriyorum, hiçbir kitapta okumadığım şeyleri söylüyorum. Benim sizlere verdiğim bu haberler gerçektir. Herhangi bir ilave yapmadığım gibi, bir şey de eksiltmiyorum. Bunlar benim doğru söylediğimin en büyük delilidir. Size getirdiğimin hak oluşunun en açık belgesidir.
İşte bundan dolayı şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Siz ise önemi çok büyük olan bu haberden yüz çeviriyorsunuz, ona dönüp bakmıyorsunuz.
Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Aynı kök: عرض (79 geçiş)
İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah'ı siper yapmayın. Allah, hakkıyla işitendir,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(67, 68) De ki: "Kendisinden yüz çevirip durduğunuz bu (Kur'an), büyük bir haberdir.
sizse ondan yüz çeviriyorsunuz."
(nasıl) ondan yüz çevirirsiniz?"
"Siz ise ondan (o büyük haberin bildirdiği fevkalade önemli hakikatin size kazandıracağından) yüz çeviriyorsunuz!"
Sizler ise, ondan yüz çeviriyorsunuz.
Ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
"Ondan, yüz çeviriyorsunuz!"
"Siz ondan yüz çeviriyorsunuz."
"Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz."
'Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.'
Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
Siz ondan yüz çeviriyorsunuz
"Siz, ondan yüz çeviriyorsunuz."
"Siz, ondan yüz çeviriyorsunuz."
Siz, ondan yüz çeviriyorsunuz.
Sizler ise ondan yüz çeviriyorsunuz.
"Ki siz ondan yüz çeviricilersiniz".
Ama siz, ondan yüz çeviriyorsunuz.
(49-68) Bu bir hatırlatmadır. Kesinlikle, sakınanlar için / muttakiler için güzel bir varış yeri vardır. Onlara adn cennetleri nin kapıları açıktır. Onda yaslanarak otururlar. Orada çokça yiyecekler ve içecekler çağırırlar. Onların yanında bakışları zarflı yaşıtları/ akranları vardır. Hesap günü için sizlere vaad edilen budur. Muhakkak bu rızkımızdır , bunda bir tükeniş te yoktur. İşte bu, m uhakkak ki taşkınlara, fena / şerli bir varış yeri vardır. Cehennem; işte oraya salınacaklar ne kötü oturulacak yerdir / mahat’tır. İşte bu, artık tatsınlar onu, kaynar su ve irini. Ve onun şeklinden türdeş / eş başkasını da tatsınlar. İşte bu, sizinle beraber atılanlara, onlara merhaba yok, kesinlikle onlar da ateşe salınacaklar. Dediler ki bilakis sizlere merhaba olmasın, siz bunu bize sundunuz / takdim ettiniz, ne kötü durulacak yer. Dediler ki Rabbimiz bunu bize kim sundu ise / takdim etti ise ateşteki azabını bir kat daha artır / ziyadeleştir. Bize ne oldu da en fena / en şerli olarak saydığımız, onlarla dalga geçtiğimiz adamlardan göremiyoruz dediler. Yoksa gözümüzden mi kaçırdık. Ateş halkının bu çekişmesi / kavgası kesinlikle gerçekleşecektir. De ki muhakkak ben bir uyarıcıyım. Allahtan başka ilah yoktur. Tek ve kahredici (karşı konulamayan ezici güç) O’dur. Göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin rabbidir. Saygıdeğerdir, çok defa bağışlayandır. Deki size büyük / kocaman bir haber vereyim mi? Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.
"(Ama gafletinizden dolayı) Siz ondan yüz çeviriyorsunuz."
Ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz dipnot 1 .
Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.
Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.
Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.
"Yüz çevirip duruyorsunuz ondan."
A great divine message from which you turn away when it has changed the style of life on earth and the history of all created beings.
yet you ignore it.
"From which ye do turn away!
from which you are turning away." dipnot 1
yet you ignore it!
"From which you turn away!
of which you are disregardful.
`Yet you are turning away from this.
from which you are turning away.
"That you avoid it!" (How can one be objective and completely eliminate Qur’an in Theological discussions?)
and yet ye turn from it!'
"From which you turn away."
from which ye turn aside.
"From which you are turning away:
From which you are veering away.
Whence ye turn away!
To which you pay no heed.
[how can] you turn away from it?"
from which you ˹pagans˺ are turning away."
"From which you turn away. "
"That you are totally oblivious to.
From which you turn away.
“From which you turn away.
From which you turn away!"
"From which you turn away!
to which you are averse.
"From which you turn away."