Sâffât suresi

Sâffât suresi, 103. ayet

Sâffât suresi, 103. ayet. فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ

felemmâ eslemâ vetellehû lilcebîn.

Diyanet İşleri

(103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 100–106 · surenin 103. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 100

    "Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla."

  2. Sâffât 101

    Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.

  3. Sâffât 102

    Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.

  4. 103–104

    (103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

  5. Sâffât 105

    "Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."

  6. Sâffât 106

    "Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

103. “İkisi de” yani İbrahim ve oğlu İsmail “teslim olup” İbrahim, oğlunu, ciğerparesini öldürmekte Rabbinin emrine uyarak ve cezasından korkarak kararlılık gösterince; oğlu da sabretmeye kendisini hazırlayıp Rabbine itaat ve babasını razı etmek uğrunda kendi canını önemsemeyince ve “İbrahim onu” oğlu İsmail’i boğazlamak için “şakağı üzere yatırınca” bu sırada onu boğazlayacağı vakit yüzünü görmemek için İsmail’in yüzü yere doğru bakıyordu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Her ikisi de Allah'a teslim olup itaat edince; İbrahim, Allah'ın kendisine kurban etme emrini yerine getirmek için oğlunu alnı üzerine yatırdı.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّآ felemma ne zaman ki
  2. أَسْلَمَا eslema ikisi (Allah'ın emrine) teslim oludu kök: سلم
  3. وَتَلَّهُۥ ve tellehu ve (çocuğu) yıktı kök: تلل
  4. لِلْجَبِينِ lilcebini alnı üzerine kök: جبن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm

    "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm

    İbrahim'e selam olsun.

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm

    Rabbi ona "Teslim ol" dediğinde, "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişti.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm

    İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm

    Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip "Selam sana!" dediler. O, "Size de selam" dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte…

  • Ortak kavram: İslâm

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

  • Ortak kavram: İslâm

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Her ikisi de teslim olup, onu (oğlunu) alnı üzerine yatırmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda o ikisi Allah'a teslimiyetlerinin bir gereği olarak (vardıkları sonuca) uydular ve (babası) onu yüzüstü yatırınca,

Muhammed Esed

Fakat ikisi Allah'ın emri (olarak gördükleri)ne kendilerini teslim edince ve (İbrahim) onu yüzüstü yatırınca,

Ahmed Hulusi

İkisi de (hükme) teslim olup Onu (İsmail'i) yüzüstü yatırdığında. . .

Ali Bulaç

Sonunda ikisi de (Allah'ın emrine ve takdirine) teslim olup (babası, İsmail'i kurban etmek için) onu alnı üzerine yatırdı.

Ali Özek ve heyeti

Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca:

Ali Rıza Safa

Böylece, ikisi de teslim oldu. Ve Onu, yüzüstü yatırdı.

Bayraktar Bayraklı

Her ikisi de Allah'ın emrine teslim olunca, babası onu yan üstü yatırdı.

Edip Yüksel

Böylece ikisi de teslim oldu ve onu alnı üzerine yıktı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Böylece ikisi de teslim oldu ve onu alnı üzerine yıktı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ne zaman ki ikisi de bu şekilde (Allah'a) teslim oldular, (İbrahim) onu tuttu şakağına yıktı (şakağı üzerine yatırdı).

Elmalılı Hamdi Yazır

Vakta ki bu suretle ikisi de teslim oldular ve onu tuttu şakağına yıktı

Erhan Aktaş

Sonra, ikisi de teslim olup, yanı üzere getirdi,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra, ikisi de teslim olup, yanı üzere getirdi,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra, ikisi de teslim olup, onu alnı üzere yatırınca,

Gültekin Onan

Sonunda ikisi de (Tanrı'nın emrine ve takdirine) teslim olup (babası, İsmail'i kurban etmek için) onu alnı üzerine yatırdı.

Hasan Basri Çantay

Vaktaki bu suretle ikisi de (Allahın emrine) ram oldular, (İbrahim) onu alnı üzere yıkdı.

İbni Kesir

İkisi de teslim olunca, babası; oğlunu alnı üzere yatırdı.

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Böylece her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) alnı üstü yere yatırdı.

Süleyman Ateş

İkisi de böylece (Allah'ın emrine) teslim olup (İbrahim, kurban etmek için) çocuğu alnı üzerine yıkınca,

Süleymaniye Vakfı

İkisi de tam teslim olduklarında (İbrahim) onun şakağını tümseğe koydu;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ne zaman ki ikisi de Allah'a teslim oldu; İbrahim onu, alnı yere gelecek şekilde yatırdı.

Şaban Britch

Her ikisi de teslimiyet gösterip, İbrahim oğlunu alnı üzerine yatırdığı zaman...

Şaban Piriş

Her ikisi de teslimiyet gösterip, İbrahim oğlunu alnı üzerine yatırdığı zaman...

Yaşar Nuri Öztürk

Böylece ikisi de teslim olup İbrahim onu şakağı üzerine yatırınca,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when they both had given themselves up to the course of action imposed by Allah and Ibrahim positioned his son's forehead downwards.

Abdul Haleem

When they had both submitted to God, and he had laid his son down on the side of his face,

Abdullah Yusuf Ali

So when they had both submitted their wills (to Allah), and he had laid him prostrate on his forehead (for sacrifice),

Abul A'la Maududi

When both surrendered (to Allah's command) and Abraham flung the son down on his forehead, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the Prophet Abraham (peace be upon him) did not make his son lie flat on his back but made him lie prostrate lest while slaughtering him the sight of his face should arouse compassion and love and make him shaky. Therefore, he wanted to use the knife from under the throat.

Aisha Bewley

Then when they had both submitted and he had lain him face down on the ground,

Al-Hilali & Khan

Then, when they had both submitted themselves (to the Will of Allâh), and he had laid him prostrate on his forehead (or on the side of his forehead for slaughtering);

Ali Quli Qarai

So when they had both submitted [to Allah’s will], and he had laid him down on his forehead,

Amatul Rahman Omar

Now, (it so happened) when both of them submitted themselves (to the will of God) and he (- Abraham) had laid him (- Ismâîl) down on his forehead,

Arthur John Arberry

When they had surrendered, and he flung him upon his brow,

Bijan Moeinian

When they both submitted [to what they were thinking is the Lord’s order]…. .

E. Henry Palmer

And when they were resigned, and Abraham had thrown him down upon his forehead,

Edip-Layth

So when they both had peacefully surrendered, and he put his forehead down.

George Sale

And when they had submitted themselves to the divine will, and Abraham had laid his son prostrate on his face,

Hamid S. Aziz

So when they had both Surrendered (unto Allah in Islam) and he threw him down upon his face,

Mahmoud Ghali

So, as soon as they had both surrendered, and he dashed him upon his brow.

Marmaduke Pickthall

Then, when they had both surrendered (to Allah), and he had flung him down upon his face,

Mohamed Ahmed - Samira

When they submitted to the will of God, and (Abraham) laid (his son) down prostrate on his temple,

Muhammad Asad

But as soon as the two had surrendered themselves to [what they thought to be] the will of God, and [Abraham] had laid him down on his face,

Mustafa Khattab

Then when they submitted ˹to Allah’s Will˺, and Abraham laid him on the side of his forehead ˹for sacrifice˺,

Progressive Muslims

So when they both had surrendered, and he put his forehead down.

Rashad Khalifa

They both submitted, and he put his forehead down (to sacrifice him).

Sahih International

And when they had both submitted and he put him down upon his forehead,

Sam Gerrans

And when they had submitted, and he had thrown him down upon his brow,

Shabbir Ahmed

As both of them had surrendered themselves (to Allah), he made Ishmael prostrate on his forehead in gratitude. (Contrary to popular tradition Abraham never envisioned or intended to slaughter his son).

Syed Vickar Ahamed

Then, when they both had submitted their wills (to Allah’s Wish), and he (Ibrahim) had laid him (his son, Ismail) prostrate on his forehead (for sacrifice),

Taqi Usmani

So, (it was a great episode) when both of them submitted themselves (to Allah’s will), and he laid him on his forehead (to slaughter him),

The Monotheist Group

So when they both had submitted, and he was laid by his forehead.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 103. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 103. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 103. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩