Sâffât suresi

Sâffât suresi, 104. ayet

Sâffât suresi, 104. ayet. وَنَٰدَيْنَٰهُ أَن يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ

venâdeynâhü ey yâ ibrâhîm.

Diyanet İşleri

(103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 101–107 · surenin 104. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 101

    Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.

  2. Sâffât 102

    Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.

  3. 103–104

    (103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

  4. Sâffât 105

    "Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."

  5. Sâffât 106

    "Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır."

  6. Sâffât 107

    Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail'i) kurtardık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 104–105. ayetler için yazılmıştır.

104-105. “Biz ona” bu dehşetli halde iken “şöyle seslendik: “Ey İbrahim! Rüyanı gerçekleştirdin.” Sen emrolunduğunu yaptın. Çünkü sen kendini bu işe hazırladın, bunun için gerekli her sebebi yaptın, geriye bıçağı onun boğazına sürtmekten başka bir şey kalmadı.

“Şüphesiz Biz” rızamızı nefislerinin arzularının önüne geçirerek bize ibadette “ihsan” sahibi olanları “böyle mükâfatlandırırız.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İbrahim, Allah'ın kendisine oğlunu kesme emrini yerine getirdiği esnada kendisine: "Ey İbrahim!" diye seslendik.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنَـٰدَيْنَـٰهُ ve nadeynahu ve biz ona seslendik kök: ندو
  2. أَن en diye
  3. يَـٰٓإِبْرَٰهِيمُ ya ibrahimu İbrahim

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş)

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş)

    Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş)

    "Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört.…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Kendini bilmeyenden başka İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz İbrahim'i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de iyilerdendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(104, 105) Biz ona "Ey İbrahim! Elbette rüyayı gerçekleştirdin. dipnot 1 Şüphesiz ki biz, güzel davrananları böyle ödüllendiririz." diye seslenmiştik.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki teslimiyet Hz. İbrahim'in gördüğü rüyayı ilâhi emir olarak algılaması, Hz. İsmail'in ise babasının sözüne gösterdiği teslimiyetti. Baba oğlunu kurban etmeye, oğul da kurban edilmeye teslimiyet göstermişti. Onlar Yüce Allah'ın emri gördükleri husus gereği böyle bir teslimiyet içerisine girince Hz. İbrahim konuyu oğlunu kurban etmek şeklinde anladığı için onu alnı/şakağı üzerine yatırmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Biz kendisine "Ey İbrahim!" diye seslendik:

Muhammed Esed

kendisine seslendik: "Ey İbrahim,

Ahmed Hulusi

Biz Ona: "Ey İbrahim!" diye seslendik.

Ali Bulaç

Biz ona: "Ey İbrahim" diye seslendik.

Ali Özek ve heyeti

Ey İbrahim! diye seslendik.

Ali Rıza Safa

Bu sırada, Ona seslendik: "Ey İbrahim!"

Bayraktar Bayraklı

- Biz ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! Sen kesinlikle rüyanı doğruladın. İşte biz, iyileri böyle ödüllendiririz."

Edip Yüksel

Kendisine, "İbrahim!" diye seslendik,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendisine, 'İbrahim!' diye seslendik,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve şöyle ona nida ettik: ya İbrahim!

Erhan Aktaş

"Ey İbrahim!" diye ona seslendik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey İbrahim!" diye ona seslendik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey İbrahim!" diye ona seslendik.

Gültekin Onan

Biz ona: "Ey İbrahim" diye seslendik.

Hasan Basri Çantay

(104-105) Biz ona: "Ya Ibrahim, rü'yana sadakat gösterdin. Şübhesiz ki biz iyi hareket edenleri böyle mükafatlandırırız" diye nida etdik.

İbni Kesir

Biz, ona şöyle seslendik: Ey İbrahim;

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz ona: “Ey İbrahim!” diye seslendik.

Süleyman Ateş

Biz ona: "İbrahim!" diye ünledik.

Süleymaniye Vakfı

Ona "Ey İbrahim!" diye seslendik:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O zaman ona; "Ey İbrahim!" diye seslendik.

Şaban Britch

Ey İbrahim! diye seslendik.

Şaban Piriş

-Ey İbrahim! diye seslendik.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"We forthwith called upon him: "O Ibrahim", We said,

Abdul Haleem

We called out to him, ‘Abraham,

Abdullah Yusuf Ali

We called out to him "O Abraham!

Abul A'la Maududi

We cried out: dipnot 1 "O Abraham,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    One section of the grammarians says that here "and" has been use to mean “then”; thus, the sentence would be: When the two had submitted themselves (to Allah) and Abraham had flung his son down on his brow, then We called out. But another section of them says that here the answer to the word “when” has been omitted and left for the listener to fill; for it was better to leave such an indescribable thing to the imagination instead of expressing it in words. When Allah might have seen that the old father who had gotten a son after long earnest prayers, has become ready to sacrifice him only for His pleasure and approval; and the son also had became ready to get slaughtered, His infinite Mercy might have been aroused at the sight, and the Master might have felt great love for the father and son. All this can only be imagined. No words would ever describe the scene adequately.

Aisha Bewley

We called out to him, ‘Ibrahim!

Al-Hilali & Khan

We called out to him: "O Abraham!

Ali Quli Qarai

We called out to him, ‘O Abraham!

Amatul Rahman Omar

We called out to him (saying), `O Abraham!

Arthur John Arberry

We called unto him, 'Abraham,

Bijan Moeinian

and Abraham started to slaughter his son, I (God) called out:….

E. Henry Palmer

we called to him, 'O Abraham!

Edip-Layth

We called him: "O Abraham,"

George Sale

We cried unto him, O Abraham,

Hamid S. Aziz

And We called out to him saying, "O Abraham!

Mahmoud Ghali

And We called out to him (saying), "O Ibrahîm, (Abraham).

Marmaduke Pickthall

We called unto him: O Abraham!

Mohamed Ahmed - Samira

We called out: "O Abraham,

Muhammad Asad

We called out to him: "O Abraham,

Mustafa Khattab

We called out to him, "O Abraham!

Progressive Muslims

And We called him: "O Abraham, "

Rashad Khalifa

We called him: "O Abraham.

Sahih International

We called to him, "O Abraham,

Sam Gerrans

We called to him: “O Abraham:

Shabbir Ahmed

We called unto him, "O Abraham!

Syed Vickar Ahamed

We called out to him, "O Ibrahim (Abraham)!

Taqi Usmani

and then We called out to him, "O Ibrāhīm,

The Monotheist Group

And We called him: "O Abraham,"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 104. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 104. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 104. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩