Diyanet İşleri
De ki: "Allah'a ortak tuttuklarınızı bana gösterin! Hayır! (Hiçbir şey Allah'a ortak olamaz.) Aksine O, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah'tır."
Sebe' suresi
Sebe' suresi, 27. ayet. قُلْ أَرُونِىَ ٱلَّذِينَ أَلْحَقْتُم بِهِۦ شُرَكَآءَ كَلَّا بَلْ هُوَ ٱللَّهُ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ
ḳul erûniye-lleẕîne elḥaḳtüm bihî şürakâe kellâ. bel hüve-llâhü-l`azîzü-lḥakîm.
De ki: "Allah'a ortak tuttuklarınızı bana gösterin! Hayır! (Hiçbir şey Allah'a ortak olamaz.) Aksine O, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah'tır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şefaat, rızık ve bütün insanlara gönderilen peygamber Sebe' 22–30 3
De ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık verir?" De ki: "Allah. O halde, ya biz hidayet veya apaçık bir sapıklık üzereyiz, ya da siz!"
De ki: "Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız."
De ki: "Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak, sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O, gerçeği apaçık ortaya koyan, hakkıyla bilendir."
De ki: "Allah'a ortak tuttuklarınızı bana gösterin! Hayır! (Hiçbir şey Allah'a ortak olamaz.) Aksine O, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah'tır."
Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.
"Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek" diyorlar.
De ki: "Sizin için belirlenen bir gün vardır ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
27. Ey Peygamber ve senin görevini ifa etmek durumunda olanlar! “De ki: O’na koştuğunuz ortakları bana gösterin bakalım.” Nerededirler? Onları bilmenin yolu nedir? Yerde midirler, gökte midirler? Zira gizliyi ve açığı bilen zat, bize varlık aleminde kendisinin hiçbir ortağının bulunmadığını haber vermiştir: “Onlar Allah’ın dışında kendilerine ne bir zarar ne de bir fayda veremeyecek şeylere taparlar. Bir de: Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir, derler. De ki: Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir.” (Yunus, 10/18); “Allah’tan başkasına tapanlar dahi Allah’a koştukları ortaklara uymuyorlar. Onlar ancak zanna uyuyor ve sadece yalan söylüyorlar.” (Yunus, 10/66)
Aynı şekilde Allah’ın has kulları olan peygamberler ve rasûller de O’nun bir ortağının olmadığını biliyorlar. O halde ey müşrikler, sizler kendi batıl kanaatlerinize dayanarak Allah’a “koştuğunuz ortakları bana gösterin.” Onların böyle bir soruya cevap verme imkânları yoktur. Bundan dolayı: “Asla!” buyrulmuştur. Yani Allah’ın ortağı, eşi benzeri ve zıddı yoktur. “Bilakis O, Azîz” her şeyi emri altına alan, bütün varlıkların emrine boyun eğdiği, O’nun tarafından idare edilip amade kılındığı, işleri çekip çeviren “ve Hakîm olan” yarattıklarını sağlam ve güçlü kılan, indirdiği şer’î hükümleri en güzel hikmetlerle donatan, kendisinden başka hiçbir kimsenin ilâhlığa ve ma’bud edinilmeye layık olmadığı “Allah’tır.”
Eğer O’nun şeriatında, tevhidin, dinin kendisine halis kılınmasını emretmesinin, bunu sevmesinin ve bunu kurtuluş yolu kılmasının; kendisine ortak koşmayı ve O’nun dışındaki varlıkları O’na eşler edinmeyi yasaklamasının, bunu da bedbahtlığın ve helâk oluşun yolu olarak tespit etmiş olmasının dışında hiçbir hikmet bulunmamış olsaydı dahi bu, bile O’nun hikmetinin kemâline yeterli, açık ve kesin bir delil olurdu. Peki O’nun vermiş olduğu bütün emirler ve yasaklar aynı şekilde hikmeti ihtiva ettiğine göre daha ne söylenebilir?!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Resul! Onlara de ki: "İbadette kendilerini Allah'a ortak koştuklarınızı bana gösterin." Hayır! Durum sizin tasavvur ettiğiniz gibi değildir, O'nun (Allah'ın) ortakları yoktur. O; hiç kimsenin kendisine galip gelemediği Yüce Allah'tır. O; yaratmasında, kudretinde ve idare edip düzenlemesinde çok hikmet sahibidir.
Aynı kök: لحق (6 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
(Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Aynı kök: لحق (6 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
"Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Şirk
"Siz beni Allah'ı inkar etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O'na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi mutlak güç sahibine, çok…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Şirk
O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı,…
Aynı kök: لحق (6 geçiş)
(169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Hikmet
Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için"…
Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Hikmet
Bir de dediler ki: "Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır." Eğer ölü olursa, o…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "O'na (Allah'a) kattığınız ortaklarınızı dipnot 1 bana gösterin!" Hayır, aksine! Güçlü, doğru hüküm veren yalnızca Allah'tır.
De ki: "Ona ortak olarak tasavvur ettiklerinizi bana bir gösterin bakayım! Asla yapamazsınız! Aksine O mutlak üstün ve yüce olan, her hükmünde tam isabet kaydeden Allah'tır."
De ki: "(Zihninizde) O'na ortak koştuğunuz (varlıklar)ı bana gösterin! Hayır hayır, (yalnız) O'dur kudret ve hikmet Sahibi!"
De ki: "O yanı sıra var sandığınız ortaklarınızı gösterin bana! Hayır, haşa! Bilakis yalnızca "HU"; Aziyz, Hakiym (olan) Allah'tır. "
De ki: "O'na (kulluk etmede) eklemekte olduğunuz ortakları bana gösterin. Asla (onlar ona gerçek ortak olamazlar); hayır, O, güçlü ve üstün olan, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'tır."
De ki: O'na (Allah'a) kattığınız ortaklarınızı bana gösterin. Hayır! Bilakis, yegâne galip ve her şeyi hikmetle idare eden ancak Allah'tır.
De ki: "O'nun yanına ortaklar olarak kattıklarınızı bana gösterin!" Hayır, asla! O Allah ki, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.
De ki: "Allah'a ortak kabul ettiklerinizi bana gösteriniz." Hayır! Doğrusu galip ve her şeyi hikmetle idare eden ancak Allah'tır.
De ki: "O'na kattığınız ortakları bana gösteriniz. Asla! O Üstün ve Bilge olan ALLAH'tır."
De ki, 'O'na kattığınız ortakları bana gösteriniz. Asla! O Üstün ve Bilge olan ALLAH'tır.'
De ki: "O'na ortak diye kattıklarınızı bana gösterin bakayım! Hayır, öyle şey yok! doğrusu, bu: Güçlü ve hikmet sahibi olan ancak Allah'tır."
De ki: ona şerik diye takıştırdıklarınızı bana gösterin bakayım, hayır öyle şey yok, doğrusu bu: Allah yegane aziz, yegane hakimdir
De ki: "O'na ortak kabul ettiklerinizi bana gösterin! Asla böyle bir şey olamaz. O, Allah ki; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir."
De ki: "O'na ortak kabul ettiklerinizi bana gösterin! Asla böyle bir şey olamaz. O, Allah ki; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir."
De ki: "O'na ortak kabul ettiklerinizi bana gösterin! Asla böyle bir şey olamaz. O, Allah ki; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
De ki: "O'na (kulluk etmede) eklemekte olduğunuz ortakları bana gösterin. Asla (onlar ona gerçek ortak olamazlar); hayır, O, güçlü ve üstün olan, hüküm ve hikmet sahibi olan Tanrı'dır."
De ki: "Ona (ibadetde) kardığınız ortakları bana gösterin. Haaşa (böyle bir şey yokdur). Bil'akis (hakıykat şudur ki emrinde) mutlak gaalib, (tedbirinde yegane) hikmet saahibi olan ancak Allahdır.
De ki: O'na, haşa ortaklar olarak iliştirdiklerinizi gösterin bana. Hayır, O; Allah'tır, Aziz'dir, Hakim'dir.
(22-33) Deki; Allah dışında iddia ettiklerinize çağrıda / duada bulunun, göklerde ve yerde küçük bir parçacık miktarında / zerre miskal dahi bir şeye malik değildirler. (Elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı ) O ikisinde (gökler ve yer) herhangi bir ortakl ıkları yoktur, O’nun, onlardan (Allah’a ortak koştu klarınızdan) herhangi bir destekçisi / arka çıkanı da yoktur. Onun (Allah’ın) yanında, izin verdiği kimse hariç aracılığın / şefaatin bir faydası yoktur , kalplerde ki telaşe / panik giderildiği vakit dediler ki Rabbiniz ne dedi? Dediler ki gerçeği söyledi, O yücedir büyüktür. De ki sizi semalardan ve arzdan kim rızıklandırıyor? De ki Allah! Belki biz ya da belki siz yol üzereyiz / hidayet üzereyiz yahut apaçık bir biçimde yoldan sapmışız. De ki; suçlarımızdan / cürümlerimizden siz sorgulanmayacaksınız, sizin yaptıklarınızdan da bize bir şey sorulmayacak. De ki; Rabbimiz hepimizi bir araya getirecek sonra da aramızı da gerçek olarak açacak. O açandır / fettahtır, bilendir / alimdir. De ki; hakikat olarak kabul ettiğiniz ve O’na (Allah’a) ortak koştuklarınızı gösterin bana! Asla! Bilakis O Allah saygıdeğerdir, yargıçtır / hâkimdir / gerekçeli hüküm kararları verir. Seni biz ancak insanların tümü için müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ve fakat insanların çoğu bilmiyorlar. Ve diyorlar ki eğer sözüne bağlıysan ne zaman bu vaat edilen? Deki o gün sizin tespit edilen son gününüzdür / miadınızdır , o saat ne ötelenir / tehir edilir ne de / erkene alınır. Kafirler dediler ki, biz bu Kur’an’a ve önümüze getirdiklerine inanmayız. Eğer zalimlerin Rableri yanındaki duruşlarını bir görebilsen? Bazısı bazısına dönüp laf atar, zayıf bırakılanlar büyüklük taslayanlara diyecekler ki siz olmasaydınız bizler iman edecektik, büyüklenenler de zayıf bırakılanlara dedi ki sizleri yola girme vakti geldiğinde yola girmekten biz mi çevirdik? Bilakis siz suçlularsınız, zayıf bırakılanlar / mustazaflar da büyüklenenlere dedi ki o vakit sabah akşam tuzak planlardınız ve bize de Allah’ı inkârı , Ona denk başkalarını edinmemizi emrediyordunuz. Azabı gördüklerin de pişmanlığa yakalandılar, yok sayanların / kafirlerin boyunlarına halkalar / tasmalar yaptık, onlar ancak yaptıklarının karşılıklarını almıyorlar mı?
De ki: O’na ortak koştuklarınızı bana gösterin. Asla gösteremezsiniz. Bilâkis yegâne galip ve her şeyi hikmetle idare eden ancak Allah'tır.
De ki: "O'na kattığınız ortakları bana gösterin (bakayım, onlar tanrı olabilirler mi?). Hayır (böyle şey olamaz.) Doğrusu O, galib, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'tır."
De ki: "Allah'a ortak saydıklarınızı gösterin bana!". Hayır, asla gösteremezsiniz dipnot 1 ! O, daima üstün olan ve bütün kararları doğru olan Allah'tır.
De ki: "Onun seviyesine çıkardığınız ortakları gösterin bana." Asla gösteremezler. Hayır sizi toplayacak olan Allah'tır. O güçlüdür, doğru karar verir.
De ki: O’na (şirk koşmada) kattığınız ortakları bana gösterin. Asla gösteremezsiniz. Çok güçlü ve hakim olan, O Allah’tır.
De ki: -O'na kattığınız ortakları bana gösterin. Asla gösteremezsiniz. Güçlü ve hakim olan, O Allah'tır.
De ki: "Ortaklar olarak O'nun yanına koymaya kalktıklarınızı bana gösterin! Hayır, iş sandığınız gibi değil! O, Allah'tır; Aziz'dir, Hakim'dir."
And say to them: Would you show me those deities whom or which you incorporate with Him and share, as you presume, His divine nature! How repulsive to the imagination and how unpleasant to contemplate! But He is Allah, AL-Aziz and AL-Hakim.
Say, ‘Show me those you joined to Him as partners. No indeed! He alone is God, the Almighty, the All Wise.’
Say: "Show me those whom ye have joined with Him as partners: by no means (can ye). Nay, He is Allah, the Exalted in Power, the Wise."
Say: "Show me those whom you have attached to Him as His associates (in Divinity)." dipnot 1 Nay, Allah alone is Most Mighty, Most Wise.
Say: ‘Show me those you have joined to Him as associates. No indeed! He is Allah, the Almighty, the All-Wise.’
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم to polytheists and pagans): "Show me those whom you have joined with Him as partners. Nay (there are not at all any partners with Him)! But He is Allâh (Alone), the All-Mighty, the All-Wise."
Say, ‘Show me those whom you associate with Him as partners. ’ No indeed! [They can never show any such partner]. Rather He is Allah, the All-mighty, the All-wise.
Say, `Show me those beings whom you number with Him as (His) associates. By no means (should you associate partners with Him) for it is Allâh (alone) Who is the All-Mighty, the All-Wise.
Say: 'Show me those you have joined to Him as associates. No indeed; rather He is God, the All-mighty, the All-wise.'
Say: "Show me the ones whom you worship beside God [show me their power. ] No [they are powerless as you see], it is only God who is the Almighty, the Most Wise.
Say, 'Show me those whom ye have added to Him as partners; not so! nay, but He is God, the mighty, the wise!'
Say, "Show me those whom you have set up as partners with Him! No; He is but God, the Noble, and the Wise."
Say, shew me those whom ye have joined as partners with Him? Nay; rather He is the mighty, the wise God.
Say, "Our Lord will gather us together, then will He judge between us with the truth; and He is the greatest Judge, the All-knowing. "
Say, "Show me (the ones) you have joined to Him as associates! Not at all. No indeed, He is Allah, The Ever-Mighty, The Ever-Wise."
Say: Show me those whom ye have joined unto Him as partners. Nay (ye dare not)! For He is Allah, the Mighty, the Wise.
Say: "Just show me those you associate with Him as compeers. " No, (you cannot), for He is God, the all-mighty and all-wise."
Say: "Point out to me those [beings] that you have joined with Him [in your minds] as partners [in His divinity]! Nay - nay, but He [alone] is God, the Almighty, the Wise!"
Say, "Show me those ˹idols˺ you have joined with Him as partners. No! In fact, He ˹alone˺ is Allah—the Almighty, All-Wise."
Say: "Show me those whom you have set up as partners with Him! No; He is but God, the Noble, the Wise. "
Say, "Show me the idols you have set up as partners with Him!" Say, "No; He is the one GOD, the Almighty, Most Wise."
Say, "Show me those whom you have attached to Him as partners. No! Rather, He [alone] is Allah, the Exalted in Might, the Wise."
Say thou: “Show me those whom you have joined with Him as partners.” No, indeed! The truth is, He is God, the Exalted in Might, the Wise.
Say, "Point out to me those whom you associate with Him as partners. Nay - nay, but He alone is God, the Almighty, the Wise."
Say: "Show me those whom you have joined with Him as 'partners' (to Him): Nay! But He is Allah, the Almighty (Al-Aziz), All Wise (Al-Hakeem). "
Say, "Show me the ones whom you have associated with Him as partners. Never! (You can never produce such partners.) He is but Allah, the Mighty, the Wise."
Say: "Show me those whom you have set up as partners with Him! No; He is but God, the Noble, the Wise."