Sebe' suresi

Sebe' suresi, 25. ayet

Sebe' suresi, 25. ayet. قُل لَّا تُسْـَٔلُونَ عَمَّآ أَجْرَمْنَا وَلَا نُسْـَٔلُ عَمَّا تَعْمَلُونَ

ḳul lâ tüs'elûne `ammâ ecramnâ velâ nüs'elü `ammâ ta`melûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 22–28 · surenin 25. ayeti / 54

Konu Şefaat, rızık ve bütün insanlara gönderilen peygamber Sebe' 22–30 3

  1. Sebe' 22

    (Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da ilah olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah'ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.

  2. Sebe' 23

    Allah katında, O'nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, "Rabbiniz ne söyledi?" diye sorarlar. Onlar da "Gerçeği" diye cevap verirler. O, yücedir, büyüktür.

  3. Sebe' 24

    De ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık verir?" De ki: "Allah. O halde, ya biz hidayet veya apaçık bir sapıklık üzereyiz, ya da siz!"

  4. 25

    De ki: "Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız."

  5. Sebe' 26

    De ki: "Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak, sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O, gerçeği apaçık ortaya koyan, hakkıyla bilendir."

  6. Sebe' 27

    De ki: "Allah'a ortak tuttuklarınızı bana gösterin! Hayır! (Hiçbir şey Allah'a ortak olamaz.) Aksine O, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah'tır."

  7. Sebe' 28

    Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

25. Onlara “de ki: Siz bizim işlediğimiz günahlardan sorumlu tutulmayacaksınız, biz de sizin işlediklerinizden sorumlu tutulmayacağız.” Yani her birimizin ameli kendisinedir. Biz suç ve günah işleyecek olursak bundan dolayı siz sorumlu olmazsınız, biz de sizin yaptığınız işlerden sorumlu olmayacağız. O halde bizim de sizin de maksadımız hakkı araştırmak, bulmak ve adaletli olan yolu izlemek olmalıdır. Bırakın bizim yaptıklarımızı! Bizim amellerimiz sizin hakka tabi olmanıza engel olmasın. Şüphesiz dünya hükümleri zahiren ortaya çıkanlara göre işler ve buna göre bu hususlarda hakka uyulur ve batıldan uzak kalınır. Amellere gelince onların karşılığının verileceği yer başkadır. Orada hükmedenlerin en yücesi ve adalet yapanların en adaletlisi hasımlar arasında hükmünü verecektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Onlara de ki: "Sizler, kıyamet günü bizim işlemiş olduğumuz günahlarımızdan sorulmayacaksınız. Biz de sizin yapmakta olduklarınızdan sorulacak değiliz."

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُل kul de ki kök: قول
  2. لَّا la değil(siniz)
  3. تُسْـَٔلُونَ tuselune sorulacak kök: سال
  4. عَمَّآ amma -tan
  5. أَجْرَمْنَا ecramna bizim işlediğimiz suç- kök: جرم
  6. وَلَا ve la ve değil(iz)
  7. نُسْـَٔلُ nuselu biz sorumlu kök: سال
  8. عَمَّا amma -den
  9. تَعْمَلُونَ tea'melune sizin işlediğiniz- kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Ne siz bizim suçlarımızın hesabını vereceksiniz, ne de biz sizin işlediklerinizin hesabını."

Muhammed Esed

De ki: "Ne siz bizim işlediğimiz suçtan dolayı hesaba çekileceksiniz, ne de biz sizin işlediklerinizden dolayı".

Ahmed Hulusi

De ki: "Suçlarımızdan size sorulmaz. . . Yaptıklarınızdan da bize sorulmaz!"

Ali Bulaç

De ki: "Siz, bizim işlemiş bulunduğumuz suçtan sorulacak değilsiniz ve biz de sizin yapmakta olduklarınızdan sorulacak değiliz."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Bizim işlediğimiz suçtan siz sorumlu değilsiniz; biz de sizin işlediğinizden sorulacak değiliz.

Ali Rıza Safa

De ki: "Bizim suçlarımızdan, siz sorgulanmayacaksınız; sizin yaptıklarınızdan da biz sorgulanmayacağız!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Bizim işlediğimizden siz sorumlu değilsiniz, biz de sizin işlediğinizden sorulmayız."

Edip Yüksel

De ki: "Bizim suçlarımızdan siz sorumlu değilsiniz, biz de sizin yaptıklarınızdan sorumlu değiliz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'Bizim suçlarımızdan siz sorumlu değilsiniz, biz de sizin yaptıklarınızdan sorumlu değiliz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Siz, bizim suçlarımızdan sorumlu tutulmazsınız, biz de sizin yaptıklarınızdan sorumlu olmayız."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: siz bizim cürümlerimizden mes'ul edilmezsiniz, biz de sizin yaptıklarınızdan mes'ul olmayız

Erhan Aktaş

De ki: "Bizim yaptığımız cürümden siz sorumlu tutulmazsınız. Ve biz de sizin yaptıklarınızdan sorumlu tutulmayız."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Bizim yaptığımız cürümden dipnot 1 siz sorumlu tutulmazsınız. Ve biz de sizin yaptıklarınızdan sorumlu tutulmayız."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Suç, hakikat ile bağını koparan demek olan bu sözcük, basit suçlu anlamında değil; Kafir, Müşrik, sapkın anlamına gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Bizim yaptığımız suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Ve biz de sizin yaptıklarınızdan sorumlu tutulmayız."

Gültekin Onan

De ki: "Siz, bizim işlemiş bulunduğumuz suçtan sorulacak değilsiniz ve biz de sizin yapmakta olduklarınızdan sorulacak değiliz."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Bizim işlediğimiz günahdan siz mes'ul olmazsınız. Sizin yapmakda olduklarınızdan da biz mes'ul olmayız".

İbni Kesir

De ki: Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu olmazsınız, biz de sizin yaptıklarınızdan sorumlu olmayız.

Mehmet Alagaş

(22-33) Deki; Allah dışında iddia ettiklerinize çağrıda / duada bulunun, göklerde ve yerde küçük bir parçacık miktarında / zerre miskal dahi bir şeye malik değildirler. (Elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı ) O ikisinde (gökler ve yer) herhangi bir ortakl ıkları yoktur, O’nun, onlardan (Allah’a ortak koştu klarınızdan) herhangi bir destekçisi / arka çıkanı da yoktur. Onun (Allah’ın) yanında, izin verdiği kimse hariç aracılığın / şefaatin bir faydası yoktur , kalplerde ki telaşe / panik giderildiği vakit dediler ki Rabbiniz ne dedi? Dediler ki gerçeği söyledi, O yücedir büyüktür. De ki sizi semalardan ve arzdan kim rızıklandırıyor? De ki Allah! Belki biz ya da belki siz yol üzereyiz / hidayet üzereyiz yahut apaçık bir biçimde yoldan sapmışız. De ki; suçlarımızdan / cürümlerimizden siz sorgulanmayacaksınız, sizin yaptıklarınızdan da bize bir şey sorulmayacak. De ki; Rabbimiz hepimizi bir araya getirecek sonra da aramızı da gerçek olarak açacak. O açandır / fettahtır, bilendir / alimdir. De ki; hakikat olarak kabul ettiğiniz ve O’na (Allah’a) ortak koştuklarınızı gösterin bana! Asla! Bilakis O Allah saygıdeğerdir, yargıçtır / hâkimdir / gerekçeli hüküm kararları verir. Seni biz ancak insanların tümü için müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ve fakat insanların çoğu bilmiyorlar. Ve diyorlar ki eğer sözüne bağlıysan ne zaman bu vaat edilen? Deki o gün sizin tespit edilen son gününüzdür / miadınızdır , o saat ne ötelenir / tehir edilir ne de / erkene alınır. Kafirler dediler ki, biz bu Kur’an’a ve önümüze getirdiklerine inanmayız. Eğer zalimlerin Rableri yanındaki duruşlarını bir görebilsen? Bazısı bazısına dönüp laf atar, zayıf bırakılanlar büyüklük taslayanlara diyecekler ki siz olmasaydınız bizler iman edecektik, büyüklenenler de zayıf bırakılanlara dedi ki sizleri yola girme vakti geldiğinde yola girmekten biz mi çevirdik? Bilakis siz suçlularsınız, zayıf bırakılanlar / mustazaflar da büyüklenenlere dedi ki o vakit sabah akşam tuzak planlardınız ve bize de Allah’ı inkârı , Ona denk başkalarını edinmemizi emrediyordunuz. Azabı gördüklerin de pişmanlığa yakalandılar, yok sayanların / kafirlerin boyunlarına halkalar / tasmalar yaptık, onlar ancak yaptıklarının karşılıklarını almıyorlar mı?

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: "Siz, bizim işlemiş bulunduğumuz suçtan sorulacak değilsiniz ve biz de sizin yapmakta olduklarınızdan sorulacak değiliz."

Süleyman Ateş

De ki: "Bizim işlediğimiz suçtan siz sorulacak değilsiniz; biz de sizin işlediğinizden sorumlu değiliz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Ne bizim işlediğimiz günahlar size sorulacak, ne de sizin işleriniz bize sorulacaktır."

Şaban Britch

De ki: Siz, bizim işlemiş bulunduğumuz suçtan sorulacak değilsiniz ve biz de sizin yapmakta olduklarınızdan sorulacak değiliz.

Şaban Piriş

De ki: -Bizim suçlarımızdan siz sorumlu değilsiniz, sizin yaptıklarınızdan da biz sorumlu olmayacağız.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu olmayacaksınız; biz de sizin yaptıklarınızdan sorguya çekilmeyeceğiz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And say to them: "You shall never have to answer for our wrongs and our misgivings nor shall we have to answer for your deeds. "

Abdul Haleem

Say, ‘You will not be ques-tioned about our sins, nor will we be questioned about what you do.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Ye shall not be questioned as to our sins, nor shall we be questioned as to what ye do."

Abul A'la Maududi

Tell them: "You will not be called to account about the guilt we committed, nor will we be called to account for what you did." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The about question had already made the listeners to think seriously, This additional sentence was meant to make them think even more seriously, as if to say, "It is in our own interest individually that we should consider and decide the question of guidance and misguidance rightly. For if we are misguided, we shall ourselves bear the consequences of our error; you will not be held answerable for it. Therefore, it is in our own interest that we should consider seriously, before adopting a creed, that we are not following a wrong way. Likewise, you also should think seriously for your own sake, not for our sake in any way, and make sure that you are not investing your life’s capital in a false creed. For if you committed an error in this regard, you would be harming only your own selves and not us.

Aisha Bewley

Say: ‘You will not be asked about any evil we committed and we will not be asked about what you did. ’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم to polytheists, pagans) "You will not be asked about our sins, nor shall we be asked of what you do."

Ali Quli Qarai

Say, ‘You will not be questioned about our guilt, nor shall we be questioned about what you do. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `You will not be called upon to account for our sins, nor shall we be called upon to account for your doings. '

Arthur John Arberry

Say: 'You will not be questioned concerning our sins, neither shall we be questioned as to what you do. '

Bijan Moeinian

Say to disbelievers: " You are not responsible for us [if we are wrong. ] For the same token, we are not responsible for your deeds."

E. Henry Palmer

Say, 'Ye shall not be asked about what we have sent, nor shall we be asked about what ye do.

Edip-Layth

Say, "You will not be asked about our crimes, nor will we be asked for what you do."

George Sale

Say, Ye shall not be examined concerning what we shall have committed: Neither shall we be examined concerning what ye shall have done.

Hamid S. Aziz

Say, "Who gives you the sustenance from the heavens and the earth?" Say, "It is Allah. And most surely we or you are on a right way or in manifest error!"

Mahmoud Ghali

Say, "You will not be questioned about whatever crimes (we committed), nor will we be questioned about whatever you do. "

Marmaduke Pickthall

Say: Ye will not be asked of what we committed, nor shall we be asked of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "You will not be questioned about the sins that we have committed, nor shall we be questioned about your deeds. "

Muhammad Asad

Say: "Neither shall you be called to account for whatever we may have become guilty of, nor shall we be called to account for whatever you are doing. "

Mustafa Khattab

Say, "You will not be accountable for our misdeeds, nor will we be accountable for your deeds."

Progressive Muslims

Say: "You will not be asked about our crimes, nor will we be asked for what you do. "

Rashad Khalifa

Say, "You are not responsible for our crimes, nor are we responsible for what you do."

Sahih International

Say, "You will not be asked about what we committed, and we will not be asked about what you do. "

Sam Gerrans

Say thou: “You will not be questioned about what we committed, nor will we be questioned about what you do.”

Shabbir Ahmed

Say, "You will not be asked of our wrongs, nor shall we be called to account for what you are doing. "

Syed Vickar Ahamed

Say: "You shall not be asked about our sins, and we shall not be asked about what you do. "

Taqi Usmani

Say, "You will not be asked about the sins we committed, and we will not be asked about what you do."

The Monotheist Group

Say: "You will not be asked about our crimes, nor will we be asked for what you do."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 25. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 25. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 25. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩