Sebe' suresi

Sebe' suresi, 47. ayet

Sebe' suresi, 47. ayet. قُلْ مَا سَأَلْتُكُم مِّنْ أَجْرٍ فَهُوَ لَكُمْ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ

ḳul mâ seeltüküm min ecrin fehüve leküm. in ecriye illâ `ale-llâh. vehüve `alâ külli şey'in şehîd.

Diyanet İşleri

De ki: "Sizden herhangi bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah'a aittir. O, her şeye hakkıyla şahittir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 44–50 · surenin 47. ayeti / 54

Konu "Size tek bir şeyi öğütlüyorum"; hak geldi Sebe' 46–54 3

  1. Sebe' 44

    Oysa biz onlara okuyup inceleyecekleri kitaplar vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik.

  2. Sebe' 45

    Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Halbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!

  3. Sebe' 46

    (Ey Muhammed!) De ki: "Ben size ancak bir tek şeyi, Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkıp düşünmenizi öğütlüyorum. Arkadaşınız Muhammed'de cinnetten eser yoktur. O, şiddetli bir azaptan önce sizin için ancak bir uyarıcıdır."

  4. 47

    De ki: "Sizden herhangi bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah'a aittir. O, her şeye hakkıyla şahittir."

  5. Sebe' 48

    De ki: "Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O, gaybleri hakkıyla bilendir."

  6. Sebe' 49

    De ki: "Hak geldi. Artık batıl yeni bir şey ortaya çıkaramaz, eskiyi de geri getiremez."

  7. Sebe' 50

    De ki: "Ben eğer sapmışsam, ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem, bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, kuluna çok yakındır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. Diğer taraftan insanları hakka davet edene tâbi olmaktan alıkoyan bir husus daha vardır. O da çağrısını kabul eden kimselerden mal alması ve davetine karşılık bir ücret istemesidir. Yüce Allah, Rasûlünün böyle bir konuma düşmekten de münezzeh olduğunu beyan ederek şöyle buyurmaktadır:

“De ki: Sizden” hakka tâbi olmanıza karşılık “istediğim herhangi bir ücret varsa o, sizin olsun.” Sizi şahit tutuyorum ki o ücret -eğer öyle bir şey söz konusu ise- sizin olsun, ben istemiyorum. “Benim mükâfatımı vermek, ancak Allah’a aittir. O, her şeye şahittir.” O’nun ilmi benim neye davet ettiğimi de kuşatmıştır. O nedenle eğer ben, yalan söylüyor isem cezası gelip beni bulacaktır. Aynı şekilde O, sizin amellerinizi de görmektedir. Amellerinizi kaydedecek, sonra da size onların karşılığını verecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Yalanlayan o müşriklere de ki: "Size getirmiş olduğum hidayet ve hayır karşılığında ben sizden bir sevap ve bir ücret istemiyorum. O ücret sizin olsun. Benim sevabım ancak bir olan Allah'a aittir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- her şeye şahittir. O, benim size tebliğ ettiğime ve sizin amellerinize şahitlik etmektedir. O, yaptıklarınızın karşılığını size verecektir.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. مَا ma
  3. سَأَلْتُكُم seeltukum ben sizden istemedim kök: سال
  4. مِّنْ min hiçbir
  5. أَجْرٍۢ ecrin ücret kök: اجر
  6. فَهُوَ fehuve o
  7. لَكُمْ ۖ lekum sizindir
  8. إِنْ in
  9. أَجْرِىَ ecriye benim ücretim kök: اجر
  10. إِلَّا illa yalnız
  11. عَلَى ala aittir
  12. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah'a kök: اله
  13. وَهُوَ ve huve ve O
  14. عَلَىٰ ala üzerine
  15. كُلِّ kulli her kök: كلل
  16. شَىْءٍۢ şey'in şey kök: شيا
  17. شَهِيدٌۭ şehidun şahiddir kök: شهد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    İşte, o peygamberler, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: "Bu tebliğe karşı sizden bir…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Eğer yüz çeviriyorsanız, sizden zaten hiçbir ücret istemedim. Benim ücretim, ancak Allah'a aittir. Bana müslümanlardan olmam emredildi."

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    "Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir. Ben o iman edenleri (teklifinize uyarak)…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Onlar, Rahman'ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Ben sizden herhangi bir ücret istemişsem o sizin olsun. Ücretim yalnızca Allah'a aittir. O her şeye şahittir."

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Sizden hiçbir ücret talep etmiş değilim; o sizin olsun! Benim ücretimi takdir etmek sadece Allah'a düşer: zira O her şeye fazlasıyla tanıktır."

Muhammed Esed

De ki: "Sizden herhangi bir karşılık istemiş değilim. Benim (hak ettiğim) karşılığı ancak Allah verir ve O her şeye şahittir!"

Ahmed Hulusi

De ki: "Sizden bir karşılık istemişsem, o sizin olsun. . . Benim ecrim ancak Allah üzerinedir. . . "HU" her şeye Şehiyd'dir. "

Ali Bulaç

De ki: "Ben sizden bir ücret istemişsem, artık o sizin olsun. Benim ecrim (ücretim), yalnızca Allah'a aittir. O, her şeye şahid olandır."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Ben sizden bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Ücretim yalnız Allah'a aittir. O, her şeye şahittir.

Ali Rıza Safa

De ki: "Sizden bir karşılık istemedim; o sizin olsun. Benim ödülümü, ancak Allah verir. Çünkü O, her şeye Tanıktır!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ben sizden bir karşılık istemiyorum; o, sizin olsun, benim karşılığım ancak Allah'a aittir. O her şeye tanıktır."

Edip Yüksel

De ki: "Ben sizden herhangi bir ücret istemiyorum; o sizin olsun. Benim ücretim ancak ALLAH'tandır. O her şeye Tanıktır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'Ben sizden her hangi bir ücret istemiyorum; o sizin olsun. Benim ücretim ancak ALLAH'tandır. O her şeye Tanıktır.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ben, sizden herhangi bir ücret istersem, o sizin olsun. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir ve Allah, herşeye şahittir."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: ben sizden ücrete dair bir şey istersem o sırf sizin kendiniz içindir, benim ecrim ancak Allaha aiddir ve Allah her şey'e şahiddir

Erhan Aktaş

De ki: "Sizden bir karşılık beklemiyorum. Sizden bir beklentim yok. Benim ücretim, yalnızca Allah'a aittir. Ve O, Her Şeye Tanık'tır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Sizden bir karşılık beklemiyorum. Sizden bir beklentim yok. Benim ücretim, yalnızca Allah'a aittir. Ve O, Her Şeye Tanık'tır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Sizden, sizin doğru yolu bulmanızdan başka bir karşılık beklemiyorum. Benim ücretim, yalnızca Allah'a aittir. Ve O, Her Şeye Tanık'tır."

Gültekin Onan

De ki: "Ben sizden bir ücret istemişsem, artık o sizin olsun. Benim ecrim (ücretim) yalnızca Tanrı'ya aittir. O, her şeye şahid olandır."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Benim sizden (inzar ve tebliğımdan dolayı) istediğim her hangi bir ücret (varsa) o, sizin olsun! Benim mükafatım Allahdan başkasına aid değil. O her şey'e hakkıyle şahiddir".

İbni Kesir

De ki: Sizden bir ücret istersem eğer, o sizin olsun. Benim ücretim, ancak Allah'a aittir. Ve O, her şeye şahid'dir.

Mehmet Alagaş

(4, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 49, 50, 51, 52, 53, 54) Biz bir memlekete u yarıcı gönderdiysek , rahat hayatı olanlar / refah içinde olanlar dediler ki , biz kesinlikle size gönderilenleri gönderilmemiş sayıyoruz / yok sayıyoruz. Dediler ki bizler malca ve evlatça daha çoğuz, biz azap olunmayız / bize azap edilmez. De ki muhakkak Rabbim rızkı kime isterse genişletir / basitleştirir ve de daraltır / sınırlandırır ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyorlar. Sizin mallarınız da evlatlarınız da bizim yanımızda yakınlık sağlamaz, ancak kim iman eder salih amel işlerse o hariç (asıl o kişi yakınlık kazanır) ve işte onlar için amellerinin iki katı karşılık vardır ve onlar iman etmiş halde odalardadırlar. Ayetlerimizi aciz düşürmek için koşuşturanlar, işte onlar, hazır edilmiş haldeki azaptadırlar. (İhzar; yüzleşmek üzere birini bir yerde hazır bulundurmak) De ki muhakkak ki Rabbim rızkı kullarından kime isterse genişletir / basitleştirir ve de ona daraltır / sınırlandırır , neyi Allah yolunda harcarsanız / infak ederseniz Allah onun halefini yaratır / yerini doldurur. O, rızık verenlerin / erzak verenlerin en hayırlısıdır. O gün onları topluca bir araya getirecek, sonra meleklere size ibadet edenler bunlar mıydı? diyecektir. D ediler ki seni üstün tutarı / tesbih ederiz, onların sana denk tuttukları değil, sen bizim dostumuzsun, bilakis onlar cinlere ibadet ediyorlar, onların çoğu onlara (cinlere) güveniyorlar / iman ediyorlar. O gün bazılarınız bazılarınıza bir fayda sağlayamaya ve de zarar vermeye güç yetiremeyecek, zalimlere yalanladığınız ateş azabını tadın / zevklenin diyeceğiz. Apaçık ayetlerimiz onlara sıralı şekilde okunduğunda dediler ki kimdir bu? Sadece bir adamdır, babalarınızın ibadet ediyor olduklarından sizi alıkoymak istiyor , dediler ki nedir bu? Sadece uydurulmuş bir iftiradır , onlara geldiğinde, gerçek için / hak için, kafirler dediler ki bu sadece açık / seçik bir sihirdir / büyüdür. Onlara kitaplardan vermedik ki onunla ders etsinler , onlara senden önce uyarıcı göndermedik ki! Onlardan öncekiler de yalanladılar, onlara verdiklerimizin onda birine dahi eremediler / ulaşamadılar, elçimizi yalanladılar , İnkâr etmek / belirsizleştirmek nasıl olmuş? De ki size tek bir vaaz da bulunacağım eğer ki Allah için ikili yahut ferden / tek tek kalk ın / kıyam edin , sonrada düşünün, arkadaşınızda bir cinlenme durumu yok, O şiddetli bir azap öncesi sizin için sadece bir uyarıcıdır, Deki size bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum (nerede benim ücretim demiyorum) O sizin olsun, benim ücretim Allah’a aittir ve O da her şeye tanıktır / şahittir. De ki muhakkak ki Rabbim hakikati vura vura ortaya atar. Yitiklerin / gaybların bilenidir. De ki Hak geldi ve batıl ortaya bir şey çıkaramaz ve gerisin geri getirebilir. D e ki eğer ki saparsam kendi adıma saparım (kendim kendimi saptırmışımdır) eğer ki yola girersem de / hidayete ererse m de Rabbimin bana vahyi sayesindedir. O muhakkak ki işitendir, yakındır. Paniklediklerinde / telaşlandıklarında bir görsen ki, kaçamazlar! yakın bir yerden / mekândan yakalanmışlardır. Dediler ki ona iman ettik! Uzak bir yerde iken artık onu (imanı) nasıl elde edecekler. Kesinlikle öncesinde onu yok saymışlardı, uzak bir yerden gayb hakkında ileri geri konuşuyorlardı. İştahları / arzuları ile aralarında artık bir set çekilmiştir, tıpkı bunlardan önceki taraftarlarına / şialarına da yapıldığı gibi, muhakkak ki onlar bunda çelişki içindeydiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: "Ben sizden bir ücret istemiyorum. O, sizin olsun. Benim ecrim ancak her şeye şahid olan Allah’a aittir."

Süleyman Ateş

De ki: "Ben sizden bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim yalnız Allah'a aittir. O her şeye şahiddir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Ben sizden bir ücret istediysem, o sizindir; benim ücretimi Allah üstlenmiştir. O her şeye şahittir."

Şaban Britch

De ki: Ben sizden bir ücret istemiyorum. O, sizin olsun. Benim ecrim ancak, her şeye şahid olan Allah’a aittir.

Şaban Piriş

De ki: -Ben sizden bir ücret istemiyorum. O, sizin olsun. Benim ücretim ancak, her şeye şahid olan Allah'a aittir.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ben sizden herhangi bir ücret istemedim; o sizin olsun. Benim ödülüm yalnız Allah'tandır. Ve O, her şey üzerinde bir Şehid, gerçek bir tanık..."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And say to them: "I never asked of you a price, my advice to you is entirely in your own interest while my reward rests in the hands of Allah Who is Shahidun (Who witnesses all things)".

Abdul Haleem

Say, ‘If I have asked you for any reward, you can keep it. It is God alone who will reward me: He is witness to everything.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "No reward do I ask of you: it is (all) in your interest: my reward is only due from Allah: And He is witness to all things."

Abul A'la Maududi

Say to them: "Whatever recompense I might ask of you, it shall be yours. dipnot 1 My recompense is with Allah, and He is witness over everything." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Another meaning of this can be: "I do not ask anything but your well-being: My only recompense is that you should be reformed." This thing has been expressed at another place thus; “O Prophet, say to them: I do not ask of you any recompense for this: I only ask of the one, who will, to adopt the way of his Lord.” (Surah Al-Furqan, Ayat 57).
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, "The accusers may say whatever they like but Allah knows everything. He is a witness that I am a selfless person. I am not perforating this mission for any selfish motive."

Aisha Bewley

Say: ‘I have not asked you for any wage – it is all for you. My wage is the responsibility of Allah alone. He is witness of everything.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Whatever wage I might have asked of you is yours. My wage is from Allâh only, and He is a Witness over all things."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Whatever reward I may have asked you is for your own good. My [true] reward lies only with Allah, and He is witness to all things.’

Amatul Rahman Omar

Say, `Whatever reward I might have asked of you (for my this exhortation) you can keep it with you. (I claim) my reward only from Allâh for He is the Witness over all things.'

Arthur John Arberry

Say: 'I have asked no wage of you; that shall be yours. My wage falls only upon God; and He is witness over everything.'

Bijan Moeinian

Say: "I am not asking for a wage [for my teaching you the truth]; you can keep it. My reward is with God Who witnesses everything [and values my sincerity in accomplishing my mission.]

E. Henry Palmer

Say, 'I do not ask you for it a hire; that is for yourselves; my hire is only from God, and He is witness over all. '

Edip-Layth

Say, "I have not asked you for any wage; you can keep it. My wage is from God, and He is witness over all things."

George Sale

Say, I ask not of you any reward for my preaching; it is your own, either to give or not: My reward is to be expected from God alone; and he is witness over all things.

Hamid S. Aziz

Say, "I exhort you only to one thing that you awake for Allah's sake (or stand up before Allah) in twos or singly, then ponder: there is no madness in your companion (or comrade, fellow-citizen); he is only a Warner to you before a severe doom.

Mahmoud Ghali

Say, "Whatever reward I ask of you, then it is for you (i. e., for benefit and your guidance) Decidedly my reward (falls) upon none except Allah, and He is an Ever - Present Witness over everything."

Marmaduke Pickthall

Say: Whatever reward I might have asked of you is yours. My reward is the affair of Allah only. He is Witness over all things.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "The reward I ask is for yourself. My reward is due from none but God; and He is witness over everything."

Muhammad Asad

Say: "No reward have I ever asked of you [out of anything] that is yours: my reward rests with none but God, and He is witness unto everything!"

Mustafa Khattab

Say, "If I had ever asked you for a reward, you could keep it. My reward is only from Allah. And He is a Witness over all things."

Progressive Muslims

Say: "I have not asked you for any wage; you can keep it. My wage is from God, and He is witness over all things."

Rashad Khalifa

Say, "I do not ask you for any wage; you can keep it. My wage comes only from GOD. He witnesses all things."

Sahih International

Say, "Whatever payment I might have asked of you - it is yours. My payment is only from Allah, and He is, over all things, Witness."

Sam Gerrans

Say thou: “What I might have asked of you of reward, it is yours. My reward is only upon God; and He is witness over all things.”

Shabbir Ahmed

Say, "Whatever reward do I ask you, it is yours. My reward rests with none but Allah, and He is Witness unto everything."

Syed Vickar Ahamed

Say: "Whatever reward I might have asked from you is yours: My reward is only to come from Allah; And He is a Witness (Shaheed) over all things. "

Taqi Usmani

Say, "If I had ever claimed any reward from you, then it is yours. My reward is with none but Allah. And He is witness over every thing."

The Monotheist Group

Say: "I have not asked you for any wage; for it will be your own. My wage is from God, and He is witness over all things."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩