Diyanet İşleri
De ki: "Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O, gaybleri hakkıyla bilendir."
Sebe' suresi
Sebe' suresi, 48. ayet. قُلْ إِنَّ رَبِّى يَقْذِفُ بِٱلْحَقِّ عَلَّٰمُ ٱلْغُيُوبِ
ḳul inne rabbî yaḳẕifü bilḥaḳḳ. `allâmü-lguyûb.
De ki: "Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O, gaybleri hakkıyla bilendir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Size tek bir şeyi öğütlüyorum"; hak geldi Sebe' 46–54 3
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Halbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!
(Ey Muhammed!) De ki: "Ben size ancak bir tek şeyi, Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkıp düşünmenizi öğütlüyorum. Arkadaşınız Muhammed'de cinnetten eser yoktur. O, şiddetli bir azaptan önce sizin için ancak bir uyarıcıdır."
De ki: "Sizden herhangi bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah'a aittir. O, her şeye hakkıyla şahittir."
De ki: "Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O, gaybleri hakkıyla bilendir."
De ki: "Hak geldi. Artık batıl yeni bir şey ortaya çıkaramaz, eskiyi de geri getiremez."
De ki: "Ben eğer sapmışsam, ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem, bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, kuluna çok yakındır."
Sen onları, dehşetli bir korkuya kapılıp da kaçıp kurtulamayacakları ve yakın bir yerden yakalanacakları zaman bir görsen!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
48. Allah hakkın doğruluğuna, batılın da batıl olduğuna delil olan apaçık belgeleri beyan ettikten sonra, kanununun ve âdetinin şu olduğunu belirtmektedir: “Rabbim, hakkı (batılın üzerine) atıp ortaya koyar.” Bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Biz hakkı batıl üzerine atarız da hak, onun beynini darmadağın eder. Bir de bakmışsın ki canı çıkmış bile!” (el-Enbiyâ, 21/18)
Çünkü Yüce Allah, burada hakkı beyan etmiş ve bu hak ile yalanlayıcıların iddialarını -ibret alanlara ibret, düşünenlere de bir bir delil olacak şekilde- çürütmüş bulunmaktadır. Yalanlayıcıların sözlerinin nasıl çürütüldüğünü, yalan söylediklerinin ve inatlarının nasıl açığa çıktığını, hakkın nasıl galip gelip parlak bir şekilde ortaya konduğunu, batılın ise çürüyüp yok olduğunu görüyoruz.
Bu ise “gaybleri çok iyi bilen”, kalplerdeki vesvese ve şüpheleri, buna nasıl karşılık verileceğini ve bunları bertaraf eden delilleri çok iyi bilenin açıklamaları sayesindedir. O, bunları kullarına öğretiyor ve onlara beyan ediyor. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Resul! De ki: "Şüphesiz benim Rabbim, hakkı batılın üzerinde hakim kılar ve batılı yok eder. O; bütün gaybleri hakkıyla bilendir. Göklerde ve yerde hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Kullarının amellerinden de hiçbir şey O'na saklı kalmaz."
Aynı kök: قذف (9 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.
Aynı kök: قذف (9 geçiş)
"Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan…
Aynı kök: قذف (9 geçiş)
Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte…
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Şüphesiz ki Rabbim gerçeği ortaya koyar. dipnot 1 (O), gaybları (bilinemeyenleri) çok iyi bilendir." dipnot 2
De ki: "Şüphesiz Rabbim (batılın başını) ebedi gerçekle parçalayacaktır; O kimsenin bilmediği (geleceğin nelere gebe olduğunu) çok iyi bilir."
De ki: "Rabbim, kuşkusuz, (yalan ve sahte olana karşı) değişmez gerçeği ortaya koyacaktır; O, yaratılmışların kavramaktan aciz oldukları her şeyi hakkıyla bilir!"
De ki: "Muhakkak ki benim Rabbim Hakk'ı şiddetle ortaya atar! Allam-ül Ğuyub'dur (her şeyin gaybını çok iyi bilen)!"
De ki: "Şüphesiz Rabbim hakkı (batılın yerine veya dilediği kimsenin kalbine) koyar. O, gaybleri bilendir.
De ki: Kuşkusuz, Rabbim gerçeği ortaya koyar. Çünkü O, gaybı çok iyi bilendir.
De ki: "Kuşkusuz, benim Efendim, gerçeği ortaya çıkarır; gizli gerçekleri bilir!"
De ki: "Rabbim elbette gerçeği ortaya koyar. Çünkü O, gaybı en iyi bilendir."
De ki: "Benim Efendim gerçeği etkili kılar. O tüm gizemleri Bilendir."
De ki, 'Benim Rabbim gerçeği etkili kılar. O tüm gizemleri Bilendir.'
De ki: "Gerçekten Rabbim, hakkı fırlatır (dilediğinin kalbine indirir.) O, gaybları hakkıyla bilendir."
De ki hakıkaten rabbım hakkı fırlatır allamül'guyubdur
De ki "Benim Rabb'im gerçeği ortaya koyar. O, bütün gaybı dipnot 1 en iyi bilendir."
De ki "Benim Rabb'im gerçeği ortaya koyar. O, bütün gaybı dipnot 1 en iyi bilendir."
De ki "Benim Rabb'im gerçeği ortaya koyar. O, bütün gaybı dipnot 1 en iyi bilendir."
De ki: "Şüphesiz rabbim hakkı (batılın yerine veya dilediği kimsenin kalbine) koyar. O gaybleri bilendir.
De ki: "Benim Rabbim hiç şübhesiz hakkı (yerine) koyar. (O), ğaybları kemaliyle bilendir".
De ki: Hiç şüphesiz Rabbim, hakkı koyar. O, görünmezlikleri çok iyi bilendir.
De ki: "Rabbim; hak olanı (batılın üzerine) bırakır, bütün gaybleri tamamıyla bilendir."
De ki: "Rabbim gerçeği, (dilediği kulunun kalbine) atar. (O) gaybleri bilendir."
De ki: "Rabbim, gerçekleri ortaya koyar dipnot 1 . O, bütün gaybı /her şeyin iç yüzünü iyi bilendir dipnot 2 ."
De ki: "SahiRabbim, bütünüyle gerçeği ortaya koyar. O bütün gaybı dipnot 1 bilir."
De ki: Rabbim, hak olanı (batılın üzerine) bırakır, bütün gaybleri tamamıyla bilendir.
De ki: -Rabbim, gerçeği hiç çekinmeden söyler, gizli şeyleri en iyi bilen O'dur.
De ki: "Benim Rabbim, gerçeği ortaya koyar. Gaybları en iyi bilen O'dur."
Say to them: "Indeed Allah, my Creator, projects the truth upon calumnies wherefore it overthrows falsehood. He is Allam (Omniscient) of all the unseen and unknown."
Say, ‘My Lord hurls the Truth down [before you]. He has full knowledge of all that is unseen.’
Say: "Verily my Lord doth cast the (mantle of) Truth (over His servants),- He that has full knowledge of (all) that is hidden."
Say to them: "My Lord hurls down the Truth (upon me). dipnot 1 He knows fully all that lies beyond the range of perception."
Say: ‘My Lord hurls forth the Truth – the Knower of all unseen things. ’
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Verily my Lord sends down (Revelation and makes apparent) the truth (i.e. this Revelation that had come to me), the All-Knower of the Ghaib (Unseen).
Say, ‘Indeed my Lord hurls the truth. [He is] the knower of all that is Unseen.’
Say, `My Lord will do away (with falsehood) by means of the truth. (He is) thoroughly Aware of the hidden realities.'
Say: 'My Lord hurls the truth -- the Knower of the Unseen. '
Say: "My Lord inspires me with the knowledge of the truth [so that the truth prevails. ] God knows every secret."
Say, 'Verily, my Lord hurls forth the truth; and He well knows the unseen. '
Say, "My Lord rebuts with the truth. He is the Knower of all secrets."
Say, verily my Lord sendeth down the truth to his prophets: He is the knower of secrets.
Say, "I ask no reward for myself (Or whatever reward I have asked of you, is yours or is only for yourselves); my reward is only with Allah, and He is a witness of all things. "
Say, "Surely my Lord hurls the Truth (against the untruth)-The Sublime Knower of the (things) Unseen. "
Say: Lo! my Lord hurleth the truth. (He is) the Knower of Things Hidden.
Say: "My Lord casts the truth: He is the knower of things unknown. "
Say: "Verily, my Sustainer hurls the truth [against all that is false] He who fully knows all the things that are beyond the reach of a created being’s perception!"
Say, "Surely my Lord hurls the truth ˹against falsehood˺. ˹He is˺ the Knower of all unseen."
Say: "My Lord rebuts with the truth. He is the Knower of all secrets."
Say, "My Lord causes the truth to prevail. He is the Knower of all secrets."
Say, "Indeed, my Lord projects the truth. Knower of the unseen."
Say thou: “My Lord hurls the truth — the Knower of the Unseen Realms.”
Say, "Verily, my Lord makes the Truth prevail - He Who is the Profound Knower of the Unseen. " (Of all True and False that may not be evident to you).
Say: "Surely, my Lord sheds the (brightness of) truth (over some of His servants)— He, Who is All Knowing of what is hidden (Aa'lam- Al-Ghaib). "
Say, "My Lord sends forth the Truth. He is the Best-Knower of the Unseen."
Say: "My Lord casts with the truth. He is the Knower of all secrets."