Diyanet İşleri
Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.
Secde suresi
Secde suresi, 21. ayet. وَلَنُذِيقَنَّهُم مِّنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَدْنَىٰ دُونَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
velenüẕîḳannehüm mine-l`aẕâbi-l'ednâ dûne-l`aẕâbi-l'ekberi le`allehüm yerci`ûn.
Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yanları yataklardan uzaklaşanlar; mü'min ile fâsık Secde 15–22 3
Hiç mü'min, fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.
İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'va cennetleri vardır.
Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denir.
Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.
Kim, Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcıyız.
Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur'an'a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.
Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
21. Yani o yalanlayıcı fâsıklara en yakın azaptan bir numune tattıracağız. Bu ise berzah/kabir azabıdır. Ölümlerinden önce de Biz, onun bir bölümünü onlara tattıracağız. Bu da ya müşriklerden Bedir’e katılanların başına geldiği gibi öldürülmek ve benzeri bir azap ile olacaktır yahut da yüce Allah’ın şu buyruğunda dile getirdiği şekilde ölüm esnasındaki azap ile olacaktır: “Sen zalimleri ölümün sıkıntıları içinde meleklerin ellerini uzatarak... bugün zillet azabı ile cezalandırılacaksınız, derken bir görsen.” (el-En’âm, 6/93) Daha sonra da berzah hayatlarında “daha yakın azapları” tamamlanmış olacaktır.
Bu âyet-i kerime, kabir azabını ispatlayan delillerdendir. Bunun kabir azabına delâleti de açıktır. Çünkü yüce Allah burada: “Andolsun ki Biz, (kıyametteki) en büyük azaptan önce onlara daha yakın bir azaptan tattıracağız” buyurmaktadır. Yani ondan bir bölümü ve onun bir kısmını tattıracağız, demektir. İşte bu buyruk, en büyük azap olan cehennem azabından önce daha yakın bir azabın bulunduğunun bir delilidir.
“En yakın” azaptan tattırmak, dünya hayatında olduğundan dolayı bu, bazen ölüm ile birlikte olmayabilir. O bakımdan Yüce Allah kendilerine bu azabı belki kendisine dönerler ve günahlarından tevbe ederler diye tattıracağını haber vermektedir. Nitekim bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “İnsanların kendi elleri ile kazandıklarından ötürü karada ve denizde fesat baş gösterdi. Böylece Allah, yaptıklarının bir kısmını onlara tattırır. Belki dönerler.” (er-Rûm, 30/41)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Rablerine itaatsizlik eden bu yalancılar eğer tövbe etmezlerse; ahirette kendileri için hazırlanmış büyük azaptan önce dünyada, onlara sıkıntı ve belalar veririz. Umulur ki Rablerine itaat etmeye dönerler.
Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Dünya
Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da, inkar etmekte olduklarına karşılık onlara şiddetli azabı…
Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Kibir
Böylece Allah dünya hayatında onlara zilleti tattırdı. Elbette ki ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Dünya
Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir.…
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Dünya
"Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi…
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Kibir
Derken (İbrahim) belki kendisine başvururlar diye içlerinden bir büyüğü bırakarak onları (putları) paramparça etti.
Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Kibir
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Kibir
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Gerçeğe) dönsünler diye en büyük azaptan önce onlara mutlaka en yakın azaptan dipnot 1 tattıracağız.
Ama onlara, daha büyük mahrumiyeti tattırmadan önce daha yakın (dünya) mahrumiyetini kısmet elbette tattıracağız; umulur ki (yol yakınken) dönerler.
Fakat o şiddetli azab(a onları mahkum etme)den önce belki (pişman olup) yollarını düzeltirler diye hemen yanı başlarındaki azabı tattıracağız.
Belki dönerler diye onlara, en büyük (sonsuz) azaptan önce en yakın (dünyalarından) bir azaptan mutlaka tattıracağız.
Andolsun, biz onlara belki (inkarcılıktan) dönerler diye o büyük (uhrevi) azabdan önce, yakın (dünyevi) azabtan da taddıracağız.
En büyük azaptan önce, onlara mutlaka en yakın azaptan tattıracağız; olur ki (imana) dönerler.
Büyük cezadan önce, yakın cezayı kesinlikle tattıracağız; belki dönerler diye.
Andolsun ki, biz onlara o büyük azaptan önce pek yakın/dünya azabı da tattıracağız. Belki dönerler!
Belki (ibret alıp) dönerler diye büyük azaptan önce biz onlara yakın (dünya) azabı tattırırız.
Belki (ibret alıp) dönerler diye büyük azaptan önce biz onlara yakın (dünya) azabı tattırırız.
Şu da bir gerçek ki, onlara en büyük azaptan önce o yakın azaptan (dünya azabından) da tattıracağız, belki dönerler.
Şu da muhakkak ki onlara o en büyük azabdan beride o yakın azabdan da tattıracağız, gerek ki rücu' edeler
Onlara, büyük azaptan dipnot 1 önce, daha yakın dipnot 2 olan azaptan tattıracağız. Belki dönerler. dipnot 3
Onlara, büyük azaptan dipnot 1 önce, daha yakın dipnot 2 olan azaptan tattıracağız. Belki dönerler. dipnot 3
Onlara, büyük azaptan dipnot 1 önce, daha yakın dipnot 2 olan azaptan tattıracağız. Belki dönerler. dipnot 3
Andolsun, biz onlara belki (inkarcılıktan) dönerler diye o büyük (uhrevi) azabdan önce, yakın (dünyevi) azabtan da tattıracağız.
Biz, o en büyük azabdan önce de onlara mutlakaa yakın azabdan tatdıracağız. Taki ric'et etsinler.
Belki dönerler diye andolsun ki onlara büyük azabdan önce de mutlaka yakın azabdan tattıracağız.
(20-22) Fasık kimselerin varacağı yer ise ateştir, ne zaman oradan çıkmak isterlerse hepsi gerisin geri oraya iade edilirler. Onlara denilir ki “tadın yalanladığınız ateş azabını” büyük azabın dışında bir de yakın azabı (dünyadakini) tattıracağız. Böylelikle belki dönerler, Allah’ın ayetleri hatırlatıldıktan sonra sırt çevirenden daha zalim kim olabilir? Biz kesinlikle suçlulardan intikam alıcıyız.
Andolsun ki biz onlara –belki dönerler diye- en büyük azaptan önce yakın azaptan mutlaka tattıracağız.
Belki dön(üp yola gel)irler diye, mutlaka onlara o büyük azabdan ayrı olarak, daha yakın azabı da taddıracağız.
Onlara en büyük azaptan önce kesinlikle en yakın azaptan (dünya sıkıntılarından) tattıracağız. Belki (doğru yola) dönerler dipnot 1 .
Belki vazgeçerler diye büyük azaptan önce onlara kesinlikle küçük azaptan dipnot 1 da tattıracağız.
Belki dönerler diye onlara büyük azaptan önce daha yakın (dünyada) bir azap tattıracağız.
Belki dönerler diye onlara büyük azaptan önce daha yakın bir azap tattıracağız.
Belki dönerler diye, onlara o büyük azaptan ayrı olarak, o küçük azaptan da mutlaka tattıracağız.
And in mercy to them We will make them suffer here the lesser of the two evils by justly submitting them to pain and punishment that they might hopefully repent and turn to Allah and save themselves the bigger and really vehement, punishment Hereafter.
We shall certainly make them taste a nearer torment [in this life] prior to the greater torment, so that perhaps they may return [to the right path].
And indeed We will make them taste of the Penalty of this (life) prior to the supreme Penalty, in order that they may (repent and) return.
We shall certainly have them taste some chastisement in this world in addition to the greater chastisement (of the Hereafter); perhaps they will retract (from their transgression). dipnot 1
We will give them a taste of lesser punishment before the greater punishment, so that hopefully they will turn back.
And verily, We will make them taste of the near torment (i.e. the torment in the life of this world, i.e. disasters, calamities, etc.) prior to the supreme torment (in the Hereafter), in order that they may (repent and) return (i.e. accept Islâm).
We shall surely make them taste the nearer punishment before the greater punishment, so that they may come back.
And of course We will let them suffer the minor and nearer punishment before the greater punishment befalls them so that they may turn to Us (in repentance).
And We shall surely let them taste the nearer chastisement, before the greater; haply so they will return.
In order to give the wrongdoers an opportunity [to change their rebellious attitude], they will get a few punishments in this world before their great punishment in the Hereafter. May they wake up.
and we will surely make them taste of the torment of the nearer torment beside the greater torment, - haply they may yet return.
We will let them taste the worldly retribution before the greater retribution, perhaps they will revert.
And we will cause them to taste the nearer punishment of this world, besides the more grievous punishment of the next; peradventure they will repent.
And as for those who transgress, their abode is the Fire; whenever they desire to go forth from it they shall be brought back into it, and it will be said to them, "Taste the chastisement of the fire which you called a lie. "
And We will indeed let them definitely taste of the lowlier torment, (i. e., Punishment in this life) lesser (Or: other than) than the greater, that possibly they would return.
And verily We make them taste the lower punishment before the greater, that haply they may return.
But We shall make them taste the affliction of this world before the greater torment, so that they may retract.
However, ere [We condemn them to] that supreme suffering, We shall most certainly let them taste of a suffering closer at hand, so that they might [repent and] mend their ways.
We will certainly make them taste some of the minor torment ˹in this life˺ before the major torment ˹of the Hereafter˺, so perhaps they will return ˹to the Right Path˺.
And We will let them taste the worldly retribution before the greater retribution, perhaps they will revert.
We let them taste the smaller retribution (of this world), before they incur the greater retribution (of the Hereafter), that they may (take a hint and) reform.
And we will surely let them taste the nearer punishment short of the greater punishment that perhaps they will repent.
And We will let them taste of the lower punishment before the greater, that they might return.
And verily, We make (the violators of the Divine Law) taste the punishment closer at hand before the Greater punishment, so that they might return to righteousness.
And verily, We will truly make them taste the Penalty in this (life even) before the supreme penalty, so that they may (repent and) return.
And We will certainly make them taste the nearer punishment before the greater punishment, so that they may return.
And We will let them taste the worldly retribution before the greater retribution, perhaps they will return.