Secde suresi

Secde suresi, 23. ayet

Secde suresi, 23. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ فَلَا تَكُن فِى مِرْيَةٍ مِّن لِّقَآئِهِۦ وَجَعَلْنَٰهُ هُدًى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

veleḳad âteynâ mûse-lkitâbe felâ tekün fî miryetim mil liḳâehi vece`alnâhü hüdel libenî isrâîl.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur'an'a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Secde 20–26 · surenin 23. ayeti / 30

Konu Mûsâ'ya verilen Kitap, helâk edilen nesiller ve fetih sorusu Secde 23–30 3

  1. Secde 20

    Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denir.

  2. Secde 21

    Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.

  3. Secde 22

    Kim, Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcıyız.

  4. 23

    Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur'an'a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.

  5. Secde 24

    Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.

  6. Secde 25

    Şüphesiz Rabbin kıyamet günü, üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.

  7. Secde 26

    Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri helak etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Hala duymayacaklar mı?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. Yüce Allah, kullarına kendisi ile öğüt vermiş olduğu âyetleri yani Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e indirdiği Kur’ân-ı Kerîm’i söz konusu ettikten sonra bu Kur’ân-ı Kerîm’in daha önceleri benzeri olmayan bir kitap, onu getirenin de kendisinden önce benzeri gelmedik bir peygamber olmadığını hatırlatmaktadır: “Andolsun ki Biz Musa’ya da kitap verdik.” Bu ise Kur’ân-ı Kerîm’i tasdik eden Tevrat’tır. Kur’ân da onu tasdik etmiştir. O bakımdan her ikisinin ihtiva ettiği hak hususlar birbirine mutabıktır, her ikisinin delilleri de kesindir.

“O nedenle sen ona kavuşmaktan şüphe etme.” Çünkü hakkın delilleri ile apaçık belgeleri ardı arkasına gelmiştir. Dolayısı ile şüphe ve terettüde yer kalmamıştır. “Ve onu” yani Musa’ya vermiş olduğumuz kitabı “İsrailoğulları için” dinlerinin gerek itikat gerek fürua ait hususlarında hidâyet bulacakları bir “rehber kıldık.” Onun şer’î hükümleri, İsrailoğulları arasında o zamana uygun idi. Bu Kur’ân-ı Kerîm’i ise Allah, bütün insanlar için bir rehber kılmıştır. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm, Kıyamet gününe kadar gelecek bütün insanların din ve dünyalarında hidâyet yolunun göstericisidir. Bu ise Kur’ân-ı Kerîm’in mükemmelliği ve yüceliği dolayısıyladır: “Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta çok yücedir, çok hakimdir (pek büyük hikmetlerle doludur.)” (ez-Zuhruf, 43/4)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ant olsun biz Musa'ya Tevrat'ı verdik. -Ey Resul!- İsra ve Miraç Gecesi Musa ile buluşacağından hiç şüphen olmasın. Musa'ya indirilen kitabı, İsrailoğulları için sapıklıktan hidayete götüren bir rehber kıldık.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. ءَاتَيْنَا ateyna biz verdik kök: اتي
  3. مُوسَى musa Musa'ya
  4. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı kök: كتب
  5. فَلَا fela sakın
  6. تَكُن tekun olma kök: كون
  7. فِى fi içinde
  8. مِرْيَةٍۢ miryetin kuşku kök: مري
  9. مِّن min -ndan
  10. لِّقَآئِهِۦ ۖ likaihi onun ulaşması- kök: لقي
  11. وَجَعَلْنَـٰهُ ve cealnahu ve onu yaptık kök: جعل
  12. هُدًۭى huden yol gösterici kök: هدي
  13. لِّبَنِىٓ libeni oğullarına kök: بني
  14. إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مري (20 geçiş)

    Hak (ancak) Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma!

  • Aynı kök: مري (20 geçiş)

    Hak Rabbindendir. O halde, sakın şüphe edenlerden olma.

  • Aynı kök: مري (20 geçiş)

    O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de O'nun…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz Musa'ya da Kitabı vermiştik. Sen (de) ona kavuşacağından şüphe etme! Onu İsrailoğullarına bir rehber kılmıştık.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz Musa'ya da vahiy iletmiştik: şu halde onunla (aynı ortak paydada) buluşacağından asla tereddüdün olmasın! Zira Biz, o (vahyi) de İsrailoğulları için bir yol haritası kılmıştık.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki (ey Muhammed,) Biz vahyi Musa'ya (da) tevdi etmiştik: öyleyse (sana ilettiğimiz vahiyde) aynı (hakikat) ile karşılaşacağından kuşkuya düşme! Ve (nasıl ki) o (önceki vahy)i İsrailoğulları için bir rehber kıldık,

Ahmed Hulusi

Andolsun ki Musa'ya Bilgi (Kitap) verdik. . . (Şimdi sen de) Ona (Bilgiye) ermiş olmaktan kuşku duyma! Onu İsrailoğulları için bir hakikat kılavuzu kıldık.

Ali Bulaç

Andolsun, biz Musa'ya kitabı vermiştik; böylece sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Biz onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun biz Musa'ya Kitap verdik, (Rasûlüm!) sen ona (Musa'ya) kavuşacağından şüphe etme ve onu İsrailoğullarına hidayet rehberi kıldık.

Ali Rıza Safa

Ayrıca, gerçek şu ki, Musa'ya, Kitap verdik. Ona kavuşacağından artık kuşku duyma. Onu, İsrailoğullarına, yol gösteren yaptık. dipnot 351

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 351
    "Ona kavuşacağından artık kuşku duyma!" bildirimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "O" zamirine değişik yönlendirmeler yapılarak, "Allah'a kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Kur'an'a kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Musa'ya kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Bilgiye kavuşacağından kuşku duyma!" biçiminde çevrilmiştir. Kimi çevirilerde ise "Musa'ya verilen gibi bir kitaba kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Musa'nın da böyle bir vahiy aldığından kuşku duyma!" veya "Musa'ya ulaşmış olmasından kuşku duyma!" veya "Aynı gerçekle karşılaşacağından kuşku duyma!" biçiminde uydurma yorumlarla çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz, Musa'ya kitabı verdik. Musa'nın ona kavuştuğu hususunda hiç şüphe etme! Biz onu İsrailoğulları'na bir rehber kıldık.

Edip Yüksel

Musa'ya kitabı verdik; bu konuda hiçbir kuşkun olmasın. Onu İsrail oğullar için bir rehber yaptık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Musa'ya kitabı verdik; bu konuda hiçbir kuşkun olmasın. Onu İsrail oğulları için bir rehber yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki (Biz) vaktiyle Musa'ya kitap vermiştik. Şimdi de sen ona kavuşmaktan şüpheye düşme. Onu İsrail oğulları için bir hidayet rehberi kılmıştık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şanım hakkı için muhakkak ki vaktiyle Musaya kitab vermiştik, şimdi de sen onun likasından şübheye düşme ve onu Beni İsrail için bir hidayet rehberi kılmıştık

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Musa'ya Kitap verdik. Sakın ona kavuşmaktan dipnot 1 kuşku içinde olma. Onu dipnot 2 İsrailoğulları için yol gösterici yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Musa'nın muhatap olduğu ilahi vahye muhatap olduğundan, aynı yolun yolcusu olduğundan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tevrat'ı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Musa'ya Kitap verdik. Sakın ona kavuşmaktan dipnot 1 kuşku içinde olma. Onu dipnot 2 İsrailoğulları için yol gösterici yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Musa'nın muhatap olduğu ilahi vahye muhatap olduğundan, aynı yolun yolcusu olduğundan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tevrat'ı.

Gültekin Onan

Andolsun, biz Musa'ya kitabı vermiştik; böylece sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Biz onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz Musaya o kitabı verdik. Şimdi sen ona kavuşmakdan şübhede olma. Biz onu İsrail oğullarına hidayet (rehberi) yapmışdık.

İbni Kesir

Andolsun ki; Musa'ya da kitab verdik. Sakın, sen O'na kavuşacağından kuşku içinde olma. Ve onu İsrailoğullarına hidayet yaptık.

Mehmet Alagaş

(23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun biz Mûsâ'ya Kitab'ı vermiştik, şimdi sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Onu (Tevrat'ı) İsrailoğullarına yol gösterici kılmıştık.

Süleyman Ateş

Andolsun biz Musa'ya Kitabı verdik. Sakın onun (Musa'ya) ulaşmasından kuşkuya düşme. Onu İsrail oğullarına yol gösterici yaptık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa'ya Kitap vermiştik. Hiç şüphen olmasın ki, sen de öyle bir kitaba kavuşacaksın. Onu İsrailoğulları için bir kılavuz yapmıştık.

Şaban Britch

Musa’ya da kitap verdik. Ona kavuşmaktan/karşılaşmakan şüphen olmasın (Ey Peygamber). Onu (Tevrat'ı) İsrailoğulları için bir hidayet yaptık.

Şaban Piriş

Musa'ya da kitap vermiş ve ona kavuşmaktan şüpheleri olmasın diye onu İsrailoğulları için kılavuz yapmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, Musa'ya Kitap'ı vermiştik. Böyleyken sen ona kavuşacağından kuşkuda olma! Biz onu İsrailoğullarına bir kılavuz yapmıştık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We entrusted M?ssa (Moses) with the Book AL-Tawrah (the Torah), therefore do not let the Israelites course of action toward you O Muhammad give you an occasion to uncertainty. M?ssa received AL-Tawrah, the Spirit of truth, which was meant to guide Bani-Israel (the Children of Israel) Into all truth.

Abdul Haleem

We gave Moses the Scripture- so [Muhammad] do not doubt that you are receiving it- and We made it a guide for the Children of Israel.

Abdullah Yusuf Ali

We did indeed aforetime give the Book to Moses: be not then in doubt of its reaching (thee): and We made it a guide to the Children of Israel.

Abul A'la Maududi

Verily We bestowed the Book upon Moses. So entertain no doubt if (the Prophet Muhammad) received the same. dipnot 1 We had made that Book a guidance for the Children of Israel, dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The address apparently is to the Prophet (peace be upon him), but the real addressees are the people who doubted his prophethood and the revelation of the divine Book to him. From here the discourse turns to the same theme that was mentioned in the beginning of the Surah (Ayats 2-3). The disbelievers of Makkah were saying: "No book has come down to Muhammad (peace be upon him) from Allah. He has himself forged it, but claims that it has been sent down by Allah." The first answer to this was given in the initial verses. This is the second answer. The first thing said in this regard is: “O Prophet, these ignorant people regard it as impossible that a Book should be sent down to you, and want that every other person also should at least be involved in suspicion about it even if he does not reject it altogether. But the revelation of a Book to a servant from Allah is not a novel and new event, which might have occurred for the first time today in human history. Before this, Books have been sent down to several Prophets, the most well-known among these being the Book which was sent down to the Prophet Moses (peace be upon him). A Book of the same nature has been sent down to you now. Therefore, there is nothing odd and strange in this, which may cause doubts in the minds of the people.”
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, "That Book was made a means of guidance for the children of Israel, and this Book, likewise, has been sent down for your guidance." As has already been elucidated in (Ayat 3), the full meaning of this verse can be understood only if one keeps in view the historical background. History bears evidence, and the disbelievers of Makkah also were not unaware, that the children of Israel had been passing miserable lives for centuries in Egypt. At such a Juncture, Allah raised the Prophet Moses (peace be upon him) among them, and delivered them from bondage. Then He sent down the Book to them, because of which the same very suppressed and subdued nation received guidance and became a prominent nation in the world. Alluding to this historical background, the Arabs are being told: “Just as that Book was sent for the guidance of the Israelites, so has this Book been sent for your guidance.”

Aisha Bewley

We gave Musa the Book – be in no doubt about the meeting with him – and made it a guidance for the tribe of Israel.

Al-Hilali & Khan

And indeed We gave Mûsa (Moses) the Scripture [the Taurât (Torah)] So be not you in doubt of meeting him [i.e. when you met Mûsa (Moses) during the night of Al-Isrâ’ and Al-Mi‘râj [1] over the heavens]. And We made it [the Taurât (Torah)] a guide to the Children of Israel.

Ali Quli Qarai

Certainly We gave Moses the Book, [declaring], ‘Do not be in doubt about the encounter with Him,’ and We made it a [source of] guidance for the Children of Israel.

Amatul Rahman Omar

And We gave Moses the Scripture, therefore (Prophet!) have no doubt about receiving a similar perfect Book (yourself). And We made that (Torah a source of) guidance for the Children of Israel.

Arthur John Arberry

Indeed, We gave Moses the Book; so he not in doubt concerning the encounter with him; and We appointed it for a guidance to the Children of Israel.

Bijan Moeinian

[These revelations of God are nothing new. ] I gave Moses the Book [Torah], before this [Qur’an] and made that Book a source of guidance for the Jews. Therefore, do not harbor any doubt about Qur’an.

E. Henry Palmer

And we did give Moses the Book; be not then in doubt concerning the meeting with him; and we made it a guidance to the children of Israel.

Edip-Layth

We have given Moses the book. So do not be in any doubt about his encounter. We made it a guide for the Children of Israel.

George Sale

We heretofore delivered the book of the law unto Moses; wherefore be not thou in doubt as to the revelation thereof: And we ordained the same to be a direction unto the children of Israel;

Hamid S. Aziz

And who is more unjust than he who is reminded of the revelations of his Lord, then he turns away from them? Surely We will requite the guilty.

Mahmoud Ghali

And indeed, We already brought Mûsa (Moses) the Book; so do not go into wrangling (This is addressed is the Prophet) about receiving it; and We made it for a guidance to the Seeds (Or: sons) of. Israel)

Marmaduke Pickthall

We verily gave Moses the Scripture; so be not ye in doubt of his receiving it; and We appointed it a guidance for the Children of Israel.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily We gave Moses the Book; so be not in doubt about his having received it; and We made it a guidance for the children of Israel.

Muhammad Asad

AND, INDEED, [O Muhammad,] We did vouchsafe revelation unto Moses [as well]: so be not in doubt of [thy] having met with the same [truth in the revelation vouchsafed to thee]. And [just as] We caused that [earlier revelation] to be a guidance for the children of Israel,

Mustafa Khattab

Indeed, We gave the Scripture to Moses—so let there be no doubt ˹O Prophet˺ that you ˹too˺ are receiving revelations—[1]and We made it a guide for the Children of Israel.

Progressive Muslims

And We have given Moses the Scripture. So do not be in any doubt about meeting Him. And We made it a guide for the Children of Israel.

Rashad Khalifa

We have given Moses the scripture - do not harbor any doubt about meeting Him - and we made it a guide for the Children of Israel.

Sahih International

And We certainly gave Moses the Scripture, so do not be in doubt over his meeting. And we made the Torah guidance for the Children of Israel.

Sam Gerrans

And We gave Moses the Writ, — so be thou not in doubt about his meeting — and We appointed it as guidance for the children of Israel.

Shabbir Ahmed

And, indeed, We had given Moses the Scripture. So be not in doubt of his receiving it, and We appointed it a Guidance for the Children of Israel. (Therein is a lesson about the outcome of the deniers of Divine Revelation).

Syed Vickar Ahamed

And indeed, before We did in truth give the Book (Torah) to Musa (Moses): So, do not be in doubt of meeting with him (in the ascent of the Prophet in Sura 53): And We made it (Torah) a guide to the Children of Israel.

Taqi Usmani

It is a fact that We gave the Book to Mūsā. So be not in doubt about receiving it, and We made it a guidance for the children of Isrā’īl .

The Monotheist Group

And We have given Moses the Book; so do not be in any doubt about meeting Him; and We made it a guide for the Children of Israel.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩