Diyanet İşleri
Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur'an'a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.
Secde suresi
Secde suresi, 23. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ فَلَا تَكُن فِى مِرْيَةٍ مِّن لِّقَآئِهِۦ وَجَعَلْنَٰهُ هُدًى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ
veleḳad âteynâ mûse-lkitâbe felâ tekün fî miryetim mil liḳâehi vece`alnâhü hüdel libenî isrâîl.
Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur'an'a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'ya verilen Kitap, helâk edilen nesiller ve fetih sorusu Secde 23–30 3
Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denir.
Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.
Kim, Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcıyız.
Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur'an'a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.
Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.
Şüphesiz Rabbin kıyamet günü, üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.
Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri helak etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Hala duymayacaklar mı?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
23. Yüce Allah, kullarına kendisi ile öğüt vermiş olduğu âyetleri yani Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e indirdiği Kur’ân-ı Kerîm’i söz konusu ettikten sonra bu Kur’ân-ı Kerîm’in daha önceleri benzeri olmayan bir kitap, onu getirenin de kendisinden önce benzeri gelmedik bir peygamber olmadığını hatırlatmaktadır: “Andolsun ki Biz Musa’ya da kitap verdik.” Bu ise Kur’ân-ı Kerîm’i tasdik eden Tevrat’tır. Kur’ân da onu tasdik etmiştir. O bakımdan her ikisinin ihtiva ettiği hak hususlar birbirine mutabıktır, her ikisinin delilleri de kesindir.
“O nedenle sen ona kavuşmaktan şüphe etme.” Çünkü hakkın delilleri ile apaçık belgeleri ardı arkasına gelmiştir. Dolayısı ile şüphe ve terettüde yer kalmamıştır. “Ve onu” yani Musa’ya vermiş olduğumuz kitabı “İsrailoğulları için” dinlerinin gerek itikat gerek fürua ait hususlarında hidâyet bulacakları bir “rehber kıldık.” Onun şer’î hükümleri, İsrailoğulları arasında o zamana uygun idi. Bu Kur’ân-ı Kerîm’i ise Allah, bütün insanlar için bir rehber kılmıştır. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm, Kıyamet gününe kadar gelecek bütün insanların din ve dünyalarında hidâyet yolunun göstericisidir. Bu ise Kur’ân-ı Kerîm’in mükemmelliği ve yüceliği dolayısıyladır: “Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta çok yücedir, çok hakimdir (pek büyük hikmetlerle doludur.)” (ez-Zuhruf, 43/4)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ant olsun biz Musa'ya Tevrat'ı verdik. -Ey Resul!- İsra ve Miraç Gecesi Musa ile buluşacağından hiç şüphen olmasın. Musa'ya indirilen kitabı, İsrailoğulları için sapıklıktan hidayete götüren bir rehber kıldık.
Aynı kök: مري (20 geçiş)
Hak (ancak) Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma!
Aynı kök: مري (20 geçiş)
Hak Rabbindendir. O halde, sakın şüphe edenlerden olma.
Aynı kök: مري (20 geçiş)
O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de O'nun…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki biz Musa'ya da Kitabı vermiştik. Sen (de) ona kavuşacağından şüphe etme! Onu İsrailoğullarına bir rehber kılmıştık.
Doğrusu Biz Musa'ya da vahiy iletmiştik: şu halde onunla (aynı ortak paydada) buluşacağından asla tereddüdün olmasın! Zira Biz, o (vahyi) de İsrailoğulları için bir yol haritası kılmıştık.
Gerçek şu ki (ey Muhammed,) Biz vahyi Musa'ya (da) tevdi etmiştik: öyleyse (sana ilettiğimiz vahiyde) aynı (hakikat) ile karşılaşacağından kuşkuya düşme! Ve (nasıl ki) o (önceki vahy)i İsrailoğulları için bir rehber kıldık,
Andolsun ki Musa'ya Bilgi (Kitap) verdik. . . (Şimdi sen de) Ona (Bilgiye) ermiş olmaktan kuşku duyma! Onu İsrailoğulları için bir hakikat kılavuzu kıldık.
Andolsun, biz Musa'ya kitabı vermiştik; böylece sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Biz onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.
Andolsun biz Musa'ya Kitap verdik, (Rasûlüm!) sen ona (Musa'ya) kavuşacağından şüphe etme ve onu İsrailoğullarına hidayet rehberi kıldık.
Ayrıca, gerçek şu ki, Musa'ya, Kitap verdik. Ona kavuşacağından artık kuşku duyma. Onu, İsrailoğullarına, yol gösteren yaptık. dipnot 351
Andolsun ki biz, Musa'ya kitabı verdik. Musa'nın ona kavuştuğu hususunda hiç şüphe etme! Biz onu İsrailoğulları'na bir rehber kıldık.
Musa'ya kitabı verdik; bu konuda hiçbir kuşkun olmasın. Onu İsrail oğullar için bir rehber yaptık.
Musa'ya kitabı verdik; bu konuda hiçbir kuşkun olmasın. Onu İsrail oğulları için bir rehber yaptık.
Andolsun ki (Biz) vaktiyle Musa'ya kitap vermiştik. Şimdi de sen ona kavuşmaktan şüpheye düşme. Onu İsrail oğulları için bir hidayet rehberi kılmıştık.
Şanım hakkı için muhakkak ki vaktiyle Musaya kitab vermiştik, şimdi de sen onun likasından şübheye düşme ve onu Beni İsrail için bir hidayet rehberi kılmıştık
Ant olsun ki Musa'ya Kitap verdik. Sakın ona kavuşmaktan dipnot 1 kuşku içinde olma. Onu dipnot 2 İsrailoğulları için yol gösterici yaptık.
Ant olsun ki Musa'ya Kitap verdik. Sakın ona kavuşmaktan dipnot 1 kuşku içinde olma. Onu dipnot 2 İsrailoğulları için yol gösterici yaptık.
Ant olsun ki Musa'ya Kitap verdik. Sakın ona kavuşmaktan dipnot 1 kuşku içinde olma. Onu dipnot 2 İsrailoğulları için yol gösterici yaptık.
Andolsun, biz Musa'ya kitabı vermiştik; böylece sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Biz onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.
Andolsun ki biz Musaya o kitabı verdik. Şimdi sen ona kavuşmakdan şübhede olma. Biz onu İsrail oğullarına hidayet (rehberi) yapmışdık.
Andolsun ki; Musa'ya da kitab verdik. Sakın, sen O'na kavuşacağından kuşku içinde olma. Ve onu İsrailoğullarına hidayet yaptık.
(23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.
Andolsun biz Mûsâ'ya Kitab'ı vermiştik, şimdi sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Onu (Tevrat'ı) İsrailoğullarına yol gösterici kılmıştık.
Andolsun biz Musa'ya Kitabı verdik. Sakın onun (Musa'ya) ulaşmasından kuşkuya düşme. Onu İsrail oğullarına yol gösterici yaptık.
Musa'ya Kitap vermiştik. Onunla (o kitapla) yüz yüze geleceğinden şüphen olmasın. Onu, İsrailoğullarına rehber yapmıştık dipnot 1 .
Musa'ya Kitap vermiştik. Hiç şüphen olmasın ki, sen de öyle bir kitaba kavuşacaksın. Onu İsrailoğulları için bir kılavuz yapmıştık.
Musa’ya da kitap verdik. Ona kavuşmaktan/karşılaşmakan şüphen olmasın (Ey Peygamber). Onu (Tevrat'ı) İsrailoğulları için bir hidayet yaptık.
Musa'ya da kitap vermiş ve ona kavuşmaktan şüpheleri olmasın diye onu İsrailoğulları için kılavuz yapmıştık.
Yemin olsun ki, Musa'ya Kitap'ı vermiştik. Böyleyken sen ona kavuşacağından kuşkuda olma! Biz onu İsrailoğullarına bir kılavuz yapmıştık.
We entrusted M?ssa (Moses) with the Book AL-Tawrah (the Torah), therefore do not let the Israelites course of action toward you O Muhammad give you an occasion to uncertainty. M?ssa received AL-Tawrah, the Spirit of truth, which was meant to guide Bani-Israel (the Children of Israel) Into all truth.
We gave Moses the Scripture- so [Muhammad] do not doubt that you are receiving it- and We made it a guide for the Children of Israel.
We did indeed aforetime give the Book to Moses: be not then in doubt of its reaching (thee): and We made it a guide to the Children of Israel.
Verily We bestowed the Book upon Moses. So entertain no doubt if (the Prophet Muhammad) received the same. dipnot 1 We had made that Book a guidance for the Children of Israel, dipnot 2
We gave Musa the Book – be in no doubt about the meeting with him – and made it a guidance for the tribe of Israel.
And indeed We gave Mûsa (Moses) the Scripture [the Taurât (Torah)] So be not you in doubt of meeting him [i.e. when you met Mûsa (Moses) during the night of Al-Isrâ’ and Al-Mi‘râj [1] over the heavens]. And We made it [the Taurât (Torah)] a guide to the Children of Israel.
Certainly We gave Moses the Book, [declaring], ‘Do not be in doubt about the encounter with Him,’ and We made it a [source of] guidance for the Children of Israel.
And We gave Moses the Scripture, therefore (Prophet!) have no doubt about receiving a similar perfect Book (yourself). And We made that (Torah a source of) guidance for the Children of Israel.
Indeed, We gave Moses the Book; so he not in doubt concerning the encounter with him; and We appointed it for a guidance to the Children of Israel.
[These revelations of God are nothing new. ] I gave Moses the Book [Torah], before this [Qur’an] and made that Book a source of guidance for the Jews. Therefore, do not harbor any doubt about Qur’an.
And we did give Moses the Book; be not then in doubt concerning the meeting with him; and we made it a guidance to the children of Israel.
We have given Moses the book. So do not be in any doubt about his encounter. We made it a guide for the Children of Israel.
We heretofore delivered the book of the law unto Moses; wherefore be not thou in doubt as to the revelation thereof: And we ordained the same to be a direction unto the children of Israel;
And who is more unjust than he who is reminded of the revelations of his Lord, then he turns away from them? Surely We will requite the guilty.
And indeed, We already brought Mûsa (Moses) the Book; so do not go into wrangling (This is addressed is the Prophet) about receiving it; and We made it for a guidance to the Seeds (Or: sons) of. Israel)
We verily gave Moses the Scripture; so be not ye in doubt of his receiving it; and We appointed it a guidance for the Children of Israel.
Verily We gave Moses the Book; so be not in doubt about his having received it; and We made it a guidance for the children of Israel.
AND, INDEED, [O Muhammad,] We did vouchsafe revelation unto Moses [as well]: so be not in doubt of [thy] having met with the same [truth in the revelation vouchsafed to thee]. And [just as] We caused that [earlier revelation] to be a guidance for the children of Israel,
Indeed, We gave the Scripture to Moses—so let there be no doubt ˹O Prophet˺ that you ˹too˺ are receiving revelations—[1]and We made it a guide for the Children of Israel.
And We have given Moses the Scripture. So do not be in any doubt about meeting Him. And We made it a guide for the Children of Israel.
We have given Moses the scripture - do not harbor any doubt about meeting Him - and we made it a guide for the Children of Israel.
And We certainly gave Moses the Scripture, so do not be in doubt over his meeting. And we made the Torah guidance for the Children of Israel.
And We gave Moses the Writ, — so be thou not in doubt about his meeting — and We appointed it as guidance for the children of Israel.
And, indeed, We had given Moses the Scripture. So be not in doubt of his receiving it, and We appointed it a Guidance for the Children of Israel. (Therein is a lesson about the outcome of the deniers of Divine Revelation).
And indeed, before We did in truth give the Book (Torah) to Musa (Moses): So, do not be in doubt of meeting with him (in the ascent of the Prophet in Sura 53): And We made it (Torah) a guide to the Children of Israel.
It is a fact that We gave the Book to Mūsā. So be not in doubt about receiving it, and We made it a guidance for the children of Isrā’īl .
And We have given Moses the Book; so do not be in any doubt about meeting Him; and We made it a guide for the Children of Israel.