Secde suresi

Secde suresi, 17. ayet

Secde suresi, 17. ayet. فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَّآ أُخْفِىَ لَهُم مِّن قُرَّةِ أَعْيُنٍ جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

felâ ta`lemü nefsüm mâ uḫfiye lehüm min ḳurrati a`yün. cezâem bimâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri

Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Secde 14–20 · surenin 17. ayeti / 30
  1. Secde 14

    (Onlara şöyle denilecek:) "O halde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."

  2. Secde 15

    Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.

  3. Secde 16

    Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.

  4. 17

    Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.

  5. Secde 18

    Hiç mü'min, fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.

  6. Secde 19

    İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'va cennetleri vardır.

  7. Secde 20

    Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

17. Onların amelleri işte böyledir. Mükâfatlarına gelince bu konuda da yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlar için yapmakta olduklarına karşılık bir mükâfat olarak gözleri aydınlatacak” pek büyük hayır, son derece bol nimetler, sevinç, neşe lezzet ve zevk kabilinden “ne nimetler saklandığını hiç kimse bilmez!” İfadeden anlaşıldığı üzere bunu mahlukattan hiç kimse bilmemektedir. Nitekim yüce Allah, Rasûlü aracılığı ile (kudsi bir hadiste) şöyle buyurmuştur: “Salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hicbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırından dahi geçirmediği şeyler hazırladım.”[6]

Onlar, geceleri namaz kılıp dua ettikleri ve bu amellerini (riyâdan uzak olmak için) gizleyip sakladıkları gibi yüce Allah da onları amellerinin benzeri ile mükâfaatlandırarak onlara vereceği mükâfatı gizlemiştir. Bundan dolayı yüce Allah: “yapmakta olduklarına karşılık” buyurmuştur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah'ın onlar için hazırladığı göz aydınlıklarını hiç kimse bilemez. Bu, Allah tarafından dünyada işlemiş oldukları salih amellerinin karşılığı olarak onlar için bir mükâfattır. Bu mükâfatı, büyüklüğünden dolayı yalnızca Yüce Allah bilir.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَا fe la ve asla
  2. تَعْلَمُ tea'lemu bilemez kök: علم
  3. نَفْسٌۭ nefsun hiç kimse kök: نفس
  4. مَّآ ma ne
  5. أُخْفِىَ uhfiye saklandığını kök: خفي
  6. لَهُم lehum onlar için
  7. مِّن min
  8. قُرَّةِ kurrati aydınlatıcı kök: قرر
  9. أَعْيُنٍۢ ea'yunin gözler kök: عين
  10. جَزَآءًۢ ceza'en karşılık olarak kök: جزي
  11. بِمَا bima şeylere
  12. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  13. يَعْمَلُونَ yea'melune yapıyor(lar) kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    "Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim."

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Gemi, inkar edilen kimseye (Nuh'a) bir mükafat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu.

  • Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    "Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

88 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yaptıklarına karşılık olarak, dipnot 1 onlar için ne göz aydınlıklarının gizlendiğini kimse bilemez.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada dikkat çekilen husus, verilecek ödüllerin dünyada yapılanların bir karşılığı olduğunun hatırlatılmasıdır. Demek ki emek vermek "sebep", ödülle buluşturulmak ise "sonuç"tur. Emek olmadan yemek de ekmek de yoktur.

Mustafa İslamoğlu

İşte, yapa geldiklerinden dolayı bir mükafat olarak, onları (cennette) ne türden göz kamaştırıcı sürprizlerin beklediğini kimse hayal dahi edemez.

Muhammed Esed

(Böyle davranan müminlere gelince,) yaptıklarından dolayı mükafat olarak (öteki dünyada) onları şimdiye dek gizli kalan hangi mutlulukların beklediğini kimse tahayyül edemez.

Ahmed Hulusi

Hiçbir nefs, yaptıklarına ceza (karşılık) olarak, gözünü sevinçle parıldatacak nimetler içine gizlenmiş olanları bilemez!

Ali Bulaç

Artık hiçbir nefis, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez.

Ali Özek ve heyeti

Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.

Ali Rıza Safa

Hiçbir benlik, yaptıklarına karşılık, kendisi için hangi göz aydınlığının saklandığını bilmez.

Bayraktar Bayraklı

Yaptıklarına karşılık olarak onlar için, gözleri aydınlatıcı ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.

Edip Yüksel

Yaptıklarının karşılığı olarak kendilerini ne kadar büyük bir neşe ve mutluluk beklediğini hiç kimse bilemez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yaptıklarının karşılığı olarak kendilerini ne kadar büyük bir neşe ve mutluluk beklediğini hiç kimse bilemez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şimdi kimse, yaptıklarına karşılık onlar için gizlenmiş olan gözler sürurunu (ne gibi sevindirici bir nimet saklandığını) bilemez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi kimse bilemez onlar için gizlenmiş olan gözler sürurunu yaptıkları amellere mükafat için

Erhan Aktaş

Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.

Gültekin Onan

Artık hiçbir nefs, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez.

Hasan Basri Çantay

Artık onlar için, yapmakda olduklarına bir mükafat olarak, gözlerin aydın olacağı (nimetlerden) kendilerine neler gizlenmiş bulunduğunu kimse bilmez.

İbni Kesir

Yaptıklarına karşılık olarak onlara gözlerin aydın olacağı, nelerin gizlenmiş bulunduğunu kimse bilmez.

Mehmet Alagaş

(15-19) Ayetlerimize iman edenler ise ayetlerle hatırlatıldıkları vakit secdeye kapanırlar ve överek / hamd ederek onu üstün kılarlar, o nlar büyüklenmezler , yanları yataklarından kalkar, Rablerine korku ve ümit ile / büyük bir iştiyak ile dua ederler, kendilerini r ızıklandırdığımız şeylerden de infak ederler. Hiç kimse yaptıklarının karşılığı olarak kendilerine sürpriz şekilde saklanmış göz aydınlığı olacak şeyleri bilemez, İman eden kimse ile fasık kimse bir seviyede midir? İman edenler ve salih amel yapanlar için onlar için Me’va cennetleri vardır, yaptıklarından dolayı oraya indirileceklerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hiç kimse yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.

Süleyman Ateş

Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne gözler aydınlatıcı (ni'metleri)in saklandığını hiç kimse bilmez!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yaptıkları işlere karşılık onlar için, gözleri kamaştıran ne güzellikler sakladığımızı kimse bilemez.

Şaban Britch

Yaptıkları amellere karşılık ödül olarak, onlara göz aydınlığı neler gizlendiğini hiç kimse bilmez.

Şaban Piriş

Yaptıklarına karşılık ödül olarak, onlara göz kamaştıran neler gizlendiğini hiç kimse bilmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kimse, yaptıklarına karşılık onlar için hangi göz aydınlığının saklandığını bilmez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No soul knows what Allah has in store for it and for the like of it of rewards that shall be viewed with pleasure and with eyes speaking content in requital of what they achieved and attained, fulfilled and completed, perfected and accomplished

Abdul Haleem

No soul knows what joy is kept hidden in store for them as a reward for what they have done.

Abdullah Yusuf Ali

Now no person knows what delights of the eye are kept hidden (in reserve) for them - as a reward for their (good) deeds.

Abul A'la Maududi

No one knows what delights of the eyes are kept hidden for them as a reward for their deeds. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bukhari, Muslim, Tirmidhi and Imam Ahmad have in different ways cited on the authority of Abu Hurairah that the Prophet (peace be upon him) said: "Allah says: I have made ready for My righteous servants that which has neither been seen by the eye, nor heard by the ear, nor ever conceived by any man." The same thing has been reported with a little difference in wording by Abu Said Khudri, Mughirah bin Shubah and Sahl bin Saad asSaidi from the Prophet (peace be upon him) and related with authentic links by Muslim. Ahmed, Ibn Jarir and Tirmidhi.

Aisha Bewley

No self knows the delight that is hidden away for it in recompense for what it used to do.

Al-Hilali & Khan

No person knows what is kept hidden for them of joy as a reward for what they used to do.[1]

Ali Quli Qarai

No one knows what has been kept hidden for them of comfort as a reward for what they used to do.

Amatul Rahman Omar

And no soul knows what (comforts) lie hidden for them (-the believers in the form) of a joy to the eyes as a reward for their righteous deeds.

Arthur John Arberry

No soul knows what comfort is laid up for them secretly, as a recompense for that they were doing.

Bijan Moeinian

No one can even imagine what kind of eye pleasing reward God has provided for the believers for their righteous acts.

E. Henry Palmer

No soul knows what is reserved for them of cheerfulness for eye, as a reward for that which they have done!

Edip-Layth

No person knows what is being hidden for them of joy, as a reward for what they used to do.

George Sale

No soul knoweth the complete satisfaction which is secretly prepared for them, as a reward for that which they have wrought.

Hamid S. Aziz

Their sides draw away from their beds, they call upon their Lord in fear and in hope, and they spend (benevolently) out of what We have given them.

Mahmoud Ghali

So no self knows what is (kept) concealed for them in comfort of the eyes as a recompense for whatever they were doing.

Marmaduke Pickthall

No soul knoweth what is kept hid for them of joy, as a reward for what they used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

No soul knows what peace and joy lie hidden from them as reward for what they have done.

Muhammad Asad

And [as for all such believers, ] no human being can imagine what blissful delights, as yet hidden, await them [in the life to come] as a reward for all that they did.

Mustafa Khattab

No soul can imagine what delights are kept in store for them as a reward for what they used to do.

Progressive Muslims

No person knows what is being hidden for them of joy, as a reward for what they used to do.

Rashad Khalifa

You have no idea how much joy and happiness are waiting for you as a reward for your (righteous) works.

Sahih International

And no soul knows what has been hidden for them of comfort for eyes as reward for what they used to do.

Sam Gerrans

And no soul knows what has been hidden for them as a comfort of the eyes as reward for what they did.

Shabbir Ahmed

And no human being can imagine what blissful delights are kept hidden for them as a reward for what they used to do.

Syed Vickar Ahamed

No person really knows those joys of the eye that are kept hidden (and treasured) for them— As a reward for their (good) actions.

Taqi Usmani

So, no one knows the delight of eyes that has been reserved for them in secret, as a reward of what they used to do.

The Monotheist Group

No person knows what is being hidden for them of joy, as a reward for what they used to do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩