Secde suresi

Secde suresi, 16. ayet

Secde suresi, 16. ayet. تَتَجَافَىٰ جُنُوبُهُمْ عَنِ ٱلْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًا وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

tetecâfâ cünûbühüm `ani-lmeḍâci`i yed`ûne rabbehüm ḫavfev veṭame`â. vemimmâ razaḳnâhüm yünfiḳûn.

Diyanet İşleri

Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Secde 13–19 · surenin 16. ayeti / 30
  1. Secde 13

    Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, "Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım" sözüm gerçekleşecektir.

  2. Secde 14

    (Onlara şöyle denilecek:) "O halde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."

  3. Secde 15

    Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.

  4. 16

    Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.

  5. Secde 17

    Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.

  6. Secde 18

    Hiç mü'min, fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.

  7. Secde 19

    İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'va cennetleri vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

16. “Onların yanları (teheccüd kılmak için) yataklardan uzak kalır.” Yani kendileri için daha lezzetli ve daha çok sevdikleri bir şey olan gece namazı kılmak ve yüce Allah’a yönelerek yakarmak için rahat ve zevkle uyudukları yataklarından kalkar ve yanları yataklarından uzaklaşır. Bundan dolayı yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Korku ve ümit içinde Rablerine dua ederler.” Dinî ve dünyevî maslahatlarına nail olmak, zararlardan da uzak kalmak için bu iki sıfatı birlikte kendilerinde bulundururlar. Amellerinin geri çevrilmesinden korktukları gibi onların kabul edilmesini de umarlar. Allah’ın azabından korkarken bir yandan da mükâfatını ümit ederler.

“Onlara verdiğimiz rızıktan da” az veya çok “infak ederler.” Yüce Allah, burada infakın sınırını da kendisine infak edilecek kimseleri de -umuma delâlet etmesi için- söz konusu etmemiştir. O nedenle bunun kapsamına zekât, kefâretler, eşlerin ve akrabaların nafakaları gibi farz infaklar da girer, çeşitli hayır yollarına yapılan müstehap infaklar da girer. Malî infak ve ihsan, ister bir fakire ister bir zengine, ister bir yakına ister uzak bir kimseye ulaşsın, fark etmez; kesin olarak bir hayırdır. Ancak bu infakın sağladığı menfaatin farklılığı oranında ecir ve mükâfat da farklılık gösterir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Uyumuş oldukları yatakları terk ederek Yüce Allah'a yönelirler. Namazlarında ve onun dışında azabından korkar ve rahmetini talep ederek O'na yalvarırlar. Kendilerine vermiş olduğumuz servetten Allah yolunda harcarlar.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تَتَجَافَىٰ tetecafa uzaklaşır kök: جفو
  2. جُنُوبُهُمْ cunubuhum yanları kök: جنب
  3. عَنِ ani -dan
  4. ٱلْمَضَاجِعِ l-medacii yataklar- kök: ضجع
  5. يَدْعُونَ yed'une du'a ederler kök: دعو
  6. رَبَّهُمْ rabbehum Rablerine kök: ربب
  7. خَوْفًۭا havfen korkarak kök: خوف
  8. وَطَمَعًۭا ve tamean ve umarak kök: طمع
  9. وَمِمَّا ve mimma ve şeylerden
  10. رَزَقْنَـٰهُمْ razeknahum rızıklandırdığımız kök: رزق
  11. يُنفِقُونَ yunfikune hayır için harcarlar kök: نفق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضجع (3 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…

  • Aynı kök: طمع (12 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah'ın rahmeti…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın verdiği rızıktan (gösterişsiz olarak) harcasalardı, kendilerine ne zarar gelirdi? Allah,…

  • Aynı kök: طمع (12 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.

  • Aynı kök: طمع (12 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi, gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi, O'nun (varlığının ve…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

88 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rablerine korkuyla ve ümitle yalvararak dipnot 1 vücutları yataklar(ın)dan uzak kalır; dipnot 2 kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) infak ederler (verirler).

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:56; İsrâ 17:57; Enbiyâ 21:90; Zümer 39:9.
  2. metne dön, dipnot 2
    Müminlerin geceleri değerlendirmesiyle ilgili bkz. Al-i İmrân 3:17, 113; İsrâ 17:79; Tâhâ 20:130; Furkân 25:64; Secde 32:16; Zümer 39:9; Kâf 50:39; Zâriyât 51:16-18; Tûr 52:49; Müzzemmil 73:2-4, 20; İnsân 76:26.

Mustafa İslamoğlu

Onlar yataklarından kalkarak tarifsiz bir korku ve büyük bir iştiyakla Rablerine yalvarırlar ve verdiğimiz rızıklardan infak ederler.

Muhammed Esed

(onlar,) yataklarından (geceleri) kalkarak korku ve ümit içinde Rablerine yalvaranlardır ve kendilerine geçinmeleri için verdiğimizden başkalarına harcayanlardır.

Ahmed Hulusi

(Gece) yataklarından kalkıp; korkarak ve umarak Rablerine dua ederler. . . Kendilerini beslediğimiz yaşam gıdalarından Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar!

Ali Bulaç

Onların yanları (gece namazına kalkmak için) yataklarından uzaklaşır. Rablerine korku ve umutla dua ederler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.

Ali Özek ve heyeti

Korkuyla ve umutla Rablerine yalvarmak üzere (ibadet ettikleri için), vücutları yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.

Ali Rıza Safa

Yataklarından kalkarak, korku ve umutla, Efendilerine yakarışlarda bulunurlar. Ve kendilerine geçimlik olarak verdiklerimizden yardımlaşmak amacıyla paylaşırlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar geceleyin yataklarından kalkarlar. Korku ve ümit içinde Rabblerine dua ederler. Verdiğimiz rızıklardan da karşılıksız yardım ederler.

Edip Yüksel

Yataklarından kalkıp Efendi'lerine saygı ve umutla yalvarırlar. Kendilerine verdiğimiz nimetlerden de verirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yataklarından kalkıp Rab'lerine saygı ve umutla yalvarırlar. Kendilerine verdiğimiz nimetlerden de verirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yanları yataklarından aralaşır (uzaklaşır), korku ve ümit içinde Rablerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz azıklardan hayıra sarfederler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yanları yataklardan aralaşır korku ve ümid içinde rablarına dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan onlar hayra masraf yaparlar

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, yataklarından kalkarak korku ve ümit içinde dua ederler. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak dipnot 1 ederler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İhtiyaç sahiplerine yardım ederler.

Gültekin Onan

Onların yanları (gece namazına kalkmak için) yataklarından uzaklaşır. Rablerine korku ve umutla dua ederler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.

Hasan Basri Çantay

Yanları yataklarından uzaklaşır, korku ve ümid ile Rablerine düa ederler. Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden de (hayra) harcarlar.

İbni Kesir

Onların yanları yataklarından uzaklaşır. Korku ve ümid ile Rabblarına yalvarırlar. Verdiğimiz rızıklardan da infak ederler.

Mehmet Alagaş

(15-19) Ayetlerimize iman edenler ise ayetlerle hatırlatıldıkları vakit secdeye kapanırlar ve överek / hamd ederek onu üstün kılarlar, o nlar büyüklenmezler , yanları yataklarından kalkar, Rablerine korku ve ümit ile / büyük bir iştiyak ile dua ederler, kendilerini r ızıklandırdığımız şeylerden de infak ederler. Hiç kimse yaptıklarının karşılığı olarak kendilerine sürpriz şekilde saklanmış göz aydınlığı olacak şeyleri bilemez, İman eden kimse ile fasık kimse bir seviyede midir? İman edenler ve salih amel yapanlar için onlar için Me’va cennetleri vardır, yaptıklarından dolayı oraya indirileceklerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yanları yataklarından uzak kalır. Rablerine korkarak ve ümit ederek dua ederler. Onlara verdiğimiz rızıktan infak da ederler.

Süleyman Ateş

Yanları yataklardan uzaklaşır, (gece teheccüd namazı kılmak için yanlarını yataklardan ayırıp kalkarlar), korkarak ve umarak Rablerine du'a ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan hayır için harcarlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar kendilerini yataklarından kaldırır[]; korku ve umutla Rablerine yalvarırlar. Verdiğimiz rızıktan da hayra harcarlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [] Tam meal, "yanları yataklarından uzak kalır" şeklindedir. Türkçede böyle bir kullanım olmadığından meal maksada uygun olarak yapılmıştır.

Şaban Britch

Korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için onların yanları yataklardan kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.

Şaban Piriş

Onların yanları yataklarından uzaklaşır, korku ve ümit ile Rab'lerine yalvarırlar. Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden yoksullara verirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Yanları yataklarından uzaklaşır; korku ve ümitle Rablerine dua ederler. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan da dağıtırlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Their sides desert the beds for nocturnal devotion in exchange for Allah's mercy and blessings: They prostrate their reason to divine revelation and they make invocation unto Him by comely prostration of their bodies, which act reflects dread that is mingled with veneration and reflects hope that springs eternal in their bosoms for His pitiful forbearance toward them, and they spend in benevolence of Our grace that was made to abound in them.

Abdul Haleem

Their sides shun their beds in order to pray to their Lord in fear and hope; they give to others some of what We have given them.

Abdullah Yusuf Ali

Their limbs do forsake their beds of sleep, the while they call on their Lord, in Fear and Hope: and they spend (in charity) out of the sustenance which We have bestowed on them.

Abul A'la Maududi

Their sides forsake their beds, and they call upon their Lord in fear and hope, dipnot 1 and expend (in charity) out of the sustenance We have granted them. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, they worship their Lord instead of enjoying sensuous pleasures at night. They are not like the worldworshipers, who seek entertainments in music and dancing, drinking and merry-making, in the night in order to get relief from the day’s fatigue and labor and toil. Instead, when they are free from their day’s work and duties, they devote themselves to the adoration of their Lord, spend their nights in His remembrance, tremble out of fear of Him, and pin all their hopes on Him. "Who forsake their beds" does not mean that they do not sleep at all at night, but that they spend a part of the night in Allah’s worship.
  2. metne dön, dipnot 2
    In the original, rizq means lawful provisions. Unlawful provisions have nowhere been called rizq by Allah. The verse therefore means: They spend from whatever little or much of pure provisions We have given to them; they do not overspend and do not grab unlawful wealth in order to meet their expenses.

Aisha Bewley

Their sides eschew their beds as they call on their Lord in fear and ardent hope. And they give of what We have provided for them.

Al-Hilali & Khan

Their sides forsake their beds, to invoke their Lord in fear and hope, and they spend (in charity in Allâh’s Cause) out of what We have bestowed on them.[1]

Ali Quli Qarai

Their sides vacate their beds to supplicate their Lord in fear and hope, and they spend out of what We have provided them.

Amatul Rahman Omar

(While getting up for late-night, Tahajjud Prayer) they forsake (their comfortable) beds calling upon their Lord with an awe-inspired and hopeful state of mind. And they spend out of that which We have provided them.

Arthur John Arberry

Their sides shun their couches as they call on their Lord in fear and hope; and they expend of that We have provided them.

Bijan Moeinian

The true believers are those who sacrifice a part of their sleeping time to worship their Lord. They are afraid to offend their Lord with [the least of] their action and hope in getting their rewards from Him. They are the one who devote a part of their resources [which is given to them by God at first place] to God pleasing ends.

E. Henry Palmer

As their sides forsake their beds, they call upon their Lord with fear and hope; and of what we have bestowed upon them do they give alms.

Edip-Layth

Their sides readily forsake their beds, to call on their Lord out of fear and hope, and from Our provisions to them they give.

George Sale

Their sides are raised from their beds, calling on their Lord with fear and with hope; and they distribute alms out of what We have bestowed on them.

Hamid S. Aziz

Only they believe in Our revelations who, when they are reminded of them, fall down prostrate (in obeisance) and celebrate the praise of their Lord, and they are not proud.

Mahmoud Ghali

Their sides often shun (their) recumbencies (i. e., beds, places for reclining) to invoke their Lord in fear and in longing (from Him); and they expend of what We have provided them.

Marmaduke Pickthall

Who forsake their beds to cry unto their Lord in fear and hope, and spend of that We have bestowed on them.

Mohamed Ahmed - Samira

Their backs do not rest on their beds, and they pray to their Lord in fear and hope, and spend of what We have given them (in charity).

Muhammad Asad

[and] who are impelled to rise from their beds [at night] to call out to their Sustainer in fear and hope; and who spend on others out of what We provide for them as sustenance.

Mustafa Khattab

They abandon their beds, invoking their Lord with hope and fear, and donate from what We have provided for them.

Progressive Muslims

Their sides readily forsake their beds, to call on their Lord out of fear and hope, and from Our provisions to them they give.

Rashad Khalifa

Their sides readily forsake their beds, in order to worship their Lord, out of reverence and hope, and from our provisions to them, they give.

Sahih International

They arise from [their] beds; they supplicate their Lord in fear and aspiration, and from what We have provided them, they spend.

Sam Gerrans

Their sides forsake their beds; they call to their Lord in fear and hope, and of what We have provided them they spend.

Shabbir Ahmed

They forsake their 'comfort zone' in calling people to their Lord, fearing that they have not done enough and hoping to do better. And they keep open for the needy the provision that We have given them. ('Madhaje' = Beds = Present circumstances = Comfort zone).

Syed Vickar Ahamed

Their limbs leave their beds of sleep, during the time that they invoke their Lord, with fear and hope: And they spend (in charity) from of things that We have given them.

Taqi Usmani

Their sides remain apart from their beds. They call their Lord with fear and hope, and spend (in charity) out of what We have given to them.

The Monotheist Group

Their sides readily forsake their beds, to call on their Lord out of fear and hope, and from Our provisions to them they give.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩