Diyanet İşleri
Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.
Secde suresi
Secde suresi, 24. ayet. وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا يُوقِنُونَ
vece`alnâ minhüm eimmetey yehdûne biemrinâ lemmâ ṣaberû. vekânû biâyâtinâ yûḳinûn.
Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'ya verilen Kitap, helâk edilen nesiller ve fetih sorusu Secde 23–30 3
Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.
Kim, Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcıyız.
Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur'an'a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.
Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.
Şüphesiz Rabbin kıyamet günü, üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.
Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri helak etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Hala duymayacaklar mı?
Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hala görmeyecekler mi?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
24. “Onlardan” İsrailoğullarından “sabrettikleri zaman emrimiz uyarınca hidâyete ileten önderler çıkardık.” Yani şeriatın hidâyet yollarını bilen, hem kendileri hidâyet üzere bulunan, hem de bu hidâyet ile başkalarını hidâyete ileten kimseler çıkardık.
Üzerlerine indirilen kitap, hidâyetin kendisidir. Aralarından bu kitaba iman edenler de iki kısım idiler: Bir kısmı, Allah’ın emri ile hidâyete ileten önderlerdi, diğer kısmı ise onlar vasıtası ile hidâyet bulan ve onlara uyan kimselerdi. Birinci kısım nübüvvet ve risalet derecesinden sonra en üstün derecededir. Bu da sıddîklar derecesidir.
Onlar, bu üstün dereceye ancak “sabrettikleri zaman” ulaşabilmişlerdir. Yani öğrenmeye, öğretmeye, Allah yoluna davete, O’nun yolunda eziyetlere katlanmaya devam edip nefislerini masiyetlere ve şehvetlere dalmaktan dizginledikleri için layık olabilmişlerdir.
Bir de “onlar âyetlerimize kesin olarak inanıyorlardı.” Allah’ın âyetlerine imanları, yakîn derecesine ulaşmıştı. Yakîn ise ameli gerektiren hal ve eksiksiz ilim demektir. Onlar, yakîn derecesine ancak sağlıklı bir bilgi sahibi oldukları için ve öğrendikleri meselelerin yakîn ifade eden delillerine dayanarak öğrendikleri için ulaşabilmişlerdir. Bu nedenle meseleleri öğrenmeye ve pek çok delillerle onları delillendirmeye devam ettiler ta ki bu dereceye ulaştılar. O halde dinde önderlik makamına sabır ve yakîn ile nail olunur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İsrailoğulları'ndan, hak yolda insanların kendilerini örnek aldıkları, bizim kendilerine izin verdiğimiz ve onları güçlendirdiğimiz hak yolu gösteren önderler tayin ettik. Allah'ın emirlerini yerine getirmede, yasaklarından sakınmada ve davet yolunda başa gelen eziyetlerde sabrettikleri için onları hak yola iletiyorlardı. Onlar, rasûllerine indirilmiş olan Allah Teâlâ'nın ayetlerine kesin bir şekilde iman ediyorlardı.
Aynı kök: يقن (28 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Sabret. Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesinler.
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Aynı kök: يقن (28 geçiş)
Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin bir şekilde inandıkları zaman onların içinden, emrimizle doğru yola ulaştıran önderler çıkarmıştık. dipnot 1
Yine (unutma ki), zorluklara göğüs gerip ayetlerimize gönülden inandıkları zamanlarda, emrimizle içlerinden hidayete ulaştıran önderler çıkarmıştık.
ve (nasıl ki) sabredip mesajlarımıza tereddütsüz inandıkları zaman, onların içinden, buyruklarımız doğrultusunda (kavimlerini) hidayete ulaştıran önderler çıkardık, (işte böylece, ey Muhammed, sana vahyedilmiş olan ilahi kelam için de aynı şey geçerli olacak.)
Onlardan, sabrettiklerinde, emrimizle hakikate erdiren önderler oluşturduk! Onlar işaretlerimize ikan sahibi oldular!
Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola iletip yönelten önderler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.
Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.
Dirençli oldukları ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, onların arasından, buyruğumuzla yol gösteren önderler çıkardık.
Sabretmelerinden dolayı onlardan, bizim emrimizle kendilerine doğru yolu gösteren önderler tayin ettik. Onlar, bizim ayetlerimize kesin olarak inanıyorlardı.
Sabrettikleri ve ayetlerimizi kuşkusuz bir bilgiyle onayladıkları zaman, emrimiz doğrultusunda yol gösteren önderler atamıştık içlerinden.
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, emrimiz doğrultusunda yol gösteren önderler atamıştık içlerinden.
İçlerinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yolu gösteren öncül imamlar (önderler) yetiştirmiştik. Onlar ayetlerimize kesin bir şekilde sarılmışlardı.
Ve içlerinden öncül imamlar yetiştirmiştik ki sabrettiklerinde emrimizle hidayet ediyorlardı ve ayetlerimize yakin ile sarılmışlardı
Sabrettikleri ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.
Sabrettikleri ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.
Sabrettikleri dipnot 1 ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.
Ve onların içinden, sabrettikleri zaman buyruğumuzla doğru yola iletip yönelten imamlar kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.
İçlerinde de, sabır (ve sebat) etdikleri zaman emrimizle doğru yola sevk edecek rehberler ta'yin etmişdik ve onlar ayetlerimizi çok iyi biliyorlardı.
İçlerinden de sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola götürecek kılavuzlar tayin ettik. Ve onlar ayetlerimizi çok iyi biliyorlardı.
(23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.
Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarından ötürü, aralarından, onları buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık.
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik.
Onların içinden kimileri ayetlerimize kesin olarak inanıp sabırlı davranınca /duruşlarını bozmayınca, o kişileri emrimizle (kitabımızla) yol gösteren önderler yaptık dipnot 1 .
Ayetlerimize kesin olarak inanıp dik duruş gösterdikleri zaman onları, emrimizle yol gösteren önderler yapmıştık.
Sabretmeleri ve ayetlerimize iyice iman etmeleri sebebiyle, emrimizle onlardan bir kısmını hidayet önderleri kıldık.
Sabretmeleri ve ayetlerimize iyice inanmaları sebebiyle, emrimizle onlardan bir kısmını doğru yolu gösteren önderler yapmıştık.
Sabrettikleri zaman içlerinden, bizim emrimizle doğru yola ileten önderler çıkarmıştık. Onlar bizim ayetlerimize gereğince inanıyorlardı.
And based on this divine discourse which M?ssa imparted to them We ordained some of them religious leaders and authorities on matters of the law and the doctrine as well as other solemn observances. And We authorized this course after they had exercised patience and forbearance under provocation and bore with others their limitations and after they had hugged Our revelations to their hearts.
When they became steadfast and believed firmly in Our messages, We raised leaders among them, guiding them according to Our command.
And We appointed, from among them, leaders, giving guidance under Our command, so long as they persevered with patience and continued to have faith in Our Signs.
and when they remained steadfast and firmly believed in Our Signs, We created among them leaders who guided people by Our command. dipnot 1
We appointed leaders from among them, guiding by Our command when they were steadfast and when they had certainty about Our Signs.
And We made from among them (Children of Israel), leaders, giving guidance under Our Command, when they were patient and used to believe with certainty in Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.).
And amongst them We appointed imams to guide [the people] by Our command, when they had been patient and had conviction in Our signs.
So long as they remained steadfast We raised leaders from among them. They guided (the people) by Our command; and the people had firm faith in Our signs.
And We appointed from among them leaders guiding by Our command, when they endured patiently, and had sure faith in Our signs.
When the Jews believed and developed the patience, I raised among them the leaders to guide them to the right path.
And we made amongst them high priests who guided by our bidding, since they were patient and were sure of our signs.
We made from among them leaders who guided in accordance with Our command, for they were patient and had certainty regarding Our signs.
and we appointed teachers from among them, who should direct the people at our command, when they had persevered with patience, and had firmly believed in our signs.
And certainly We gave the Book to Moses, so be not in doubt concerning the receiving of it, and We made it a guide for the children of Israel.
And We made from among them leaders guiding by Our Command, since they (endured) patiently and had certitude in Our signs.
And when they became steadfast and believed firmly in Our revelations, We appointed from among them leaders who guided by Our command.
When they persevered and firmly believed Our revelations We appointed learned men among them who guided them by Our command.
and [as] We raised among them leaders who, so long as they bore themselves with patience and had sure faith in Our messages, guided [their people] in accordance with Our behest [so, too, shall it be with the divine writ revealed unto thee, O Muhammad. ]
We raised from among them leaders,[1] guiding by Our command, when they patiently endured and firmly believed in Our signs.
And We made from among them leaders who guided in accordance with Our command, for they were patient and had certainty regarding Our revelations.
We appointed from among them imams who guided in accordance with our commandments, because they steadfastly persevered and attained certainty about our revelations.
And We made from among them leaders guiding by Our command when they were patient and [when] they were certain of Our signs.
And We appointed among them leaders guiding by Our command when they were patient and of Our proofs were certain.
We appointed among them leaders who led them by Our Command since they were steadfast in their commitment and had conviction in Our Revelations.
And from them, We appointed leaders, giving guidance under Our Command, as long as they struggled with patience and continued to have faith in Our Signs (verses).
And We appointed leaders from among them who guided (people) under Our command, when they observed patience, and kept firm belief in Our verses.
And We made from them leaders who guided in accordance with Our commandment, for they were patient and had certainty regarding Our revelations.