Secde suresi

Secde suresi, 15. ayet

Secde suresi, 15. ayet. إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِهَا خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَسَبَّحُوا۟ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ secde ayeti

innemâ yü'minü biâyâtine-lleẕîne iẕâ ẕükkirû bihâ ḫarrû süccedev vesebbeḥû biḥamdi rabbihim vehüm lâ yestekbirûn.

Diyanet İşleri

Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Secde 12–18 · surenin 15. ayeti / 30
  1. Secde 12

    Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!

  2. Secde 13

    Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, "Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım" sözüm gerçekleşecektir.

  3. Secde 14

    (Onlara şöyle denilecek:) "O halde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."

  4. 15

    Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.

  5. Secde 16

    Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.

  6. Secde 17

    Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.

  7. Secde 18

    Hiç mü'min, fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Yüce Allah, âyetlerini inkâr eden kâfirleri, onlar için hazırlamış olduğu azabı söz konusu ettikten sonra o ayetlere iman edenleri söz konusu etmekte, onların niteliklerini belirtmekte, onlar için hazırladığı mükâfatları dile getirmekte ve şöyle buyurmaktadır: “Bizim âyetlerimize ancak” iman ettiğine dair delilleri ortaya koyan kimseler hakiki bir iman ile iman eder. Bu deliller ise şunlardır: “Kendilerine onlarla öğüt verildiğinde” onlara Kur’ân âyetleri okunduğunda, Allah’ın rasûlleri vasıtası ile kendilerine öğüt verilip, ibret almaya davet olunduklarında bu âyetleri itaatle dinleyip kabul eder, onlara boyun eğer, yüce Allah’ın huzurunda öğüt aldıklarını gösterecek şekilde boyun bükerler. O’nu bilip tanımaktan dolayı da sevinç içerisinde “secdeye kapanan, Rablerini hamd ile tesbih eden ve (bu konuda)” kalpleri ile de bedenleri ile “büyüklük taslamayan” Böylelikle bu âyetlere itaatle boyun eğmekten uzak durmayan kimselerdir onlar.

Aksine onlar bu âyetleri tevazu, itaat ve kabul ile karşılarlar. Ferah bir kalple ve teslimiyetle onları benimserler. Bu âyetler vasıtası ile onlar Rahim olan Rablerinin rızasına kavuşur, onlar aracılığı ile dosdoğru yola hidâyet bulurlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Resullerimize indirilen ayetlere ancak kendisi ile öğüt verdiği zaman Allah'a secde eden, O'na hamt ederek tespih eden kimseler iman ederler. Onlar, Allah'a ibadet etmekten ve hangi halde olursa olsunlar O'na secde etmekten kibirlenmezler.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّمَا innema ancak
  2. يُؤْمِنُ yu'minu inanırlar kök: امن
  3. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina bizim ayetlerimize kök: ايي
  4. ٱلَّذِينَ ellezine o kimseler ki
  5. إِذَا iza zaman
  6. ذُكِّرُوا۟ zukkiru öğüt verildiği kök: ذكر
  7. بِهَا biha kendilerine
  8. خَرُّوا۟ harru derhal kapanırlar kök: خرر
  9. سُجَّدًۭا succeden secdeye kök: سجد
  10. وَسَبَّحُوا۟ ve sebbehu ve tesbih ederler kök: سبح
  11. بِحَمْدِ bihamdi överek kök: حمد
  12. رَبِّهِمْ rabbihim Rablerini kök: ربب
  13. وَهُمْ ve hum ve onlar
  14. لَا la asla
  15. يَسْتَكْبِرُونَ ۩ yestekbirune büyüklük taslamazlar kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş)

    O halde, Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Bunların oradaki duaları, "Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım!", aralarındaki esenlik dilekleri, "selam"; dualarının sonu ise, "Hamd alemlerin…

  • Aynı kök: خرر (12 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Gecenin bir kısmında ve secdelerin ardından da O'nu tespih et.

  • Aynı kök: خرر (12 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf'a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

90 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bizim ayetlerimize inananlara onlarla (ayetlerimizle gerçekler) hatırlatıldığı zaman, kibirlenmeden secde eder ve Rablerini hamd (övgü) ile tesbih ederler (yüceltirler). dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Kur'an'daki 14 [tilavet] secdesinden birisidir. Secde ayetleri: A‘râf 7:206; Ra‘d 13:15; Nahl 16:49; İsrâ 17:107; Meryem 19:58; Hacc 22:18; Furkân 25:60; Neml 27:25; Secde 32:15; Sâd 38:24; Fussilet 41:37; Necm 53:62; İnşikâk 84:21; ‘Alak 96:19.

Mustafa İslamoğlu

Bizim ayetlerimize iman edenler, ancak kendilerine duyurulduğunda saygıyla yerlere kapanıp teslim olanlar ve Rablerinin aşkın yüceliğini hamd ile ananlardır: zira onlar asla büyüklük taslamazlar.

Muhammed Esed

Bizim mesajlarımıza (gerçekten) inananlar, ancak, kendilerine tebliğ edildiği zaman önünde derin bir hayranlık ve saygıyla eğilenlerdir; (onlar,) Rablerinin sınırsız ihtişamını hamd ile yüceltenler ve asla büyüklük taslamayanlardır;

Ahmed Hulusi

Bizim işaretlerimize sadece şunlar iman ederler ki, onlarla hatırlatma yapıldığında, secde ile yere kapandılar; benliksiz, Rablerinin Hamdi olarak tespih (işlevlerini yerine getirdiler) ettiler. (15. ayet secde ayetidir. )

Ali Bulaç

Bizim ayetlerimize, ancak kendilerine hatırlatıldığı zaman, hemen secdeye kapananlar, Rablerini hamd ile tesbih edenler ve büyüklük taslamayan (müstekbir olmayan)lar iman eder.

Ali Özek ve heyeti

Bizim âyetlerimize ancak o kimseler inanırlar ki, bunlarla kendilerine öğüt verildiğinde, büyüklük taslamadan secdeye kapanırlar ve Rablerini hamd ile tesbih ederler.

Ali Rıza Safa

Ayetlerimize inananlar, onlarla uyarıldıklarında Secdelere kapanırlar ve övgülerle yücelterek Efendilerini anarlar. Çünkü onlar, büyüklük taslamazlar.

Bayraktar Bayraklı

Bizim ayetlerimize ancak, onlar hatırlatıldığında secdeye kapanan, Rabblerini övgü ile tesbih eden ve büyüklük taslamayan kimseler inanırlar.

Edip Yüksel

Ayet ve mucizelerimize gerçekten iman edenler, onları işittikleri zaman secdeye varırlar ve büyüklük taslamadan Efendi'lerini yüceltirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayet ve mucizelerimize gerçekten inananlar, onları işittikleri zaman secdeye varırlar ve büyüklük taslamadan Rab'lerini yüceltirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bizim ayetlerimize öyle kimseler iman ederler ki, onlarla kendilerine öğüt verildiği zaman secdelere kapanırlar ve Rablerine hamd ile tesbih ederler de büyüklük taslamazlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bizim ayetlerimize öyle kimseler iyman ederler ki onlarla kendilerine nasıhat verildiği vakıt secdelere kapanırlar ve rablarına hamd ile tesbih ederler de kibirlenmezler

Erhan Aktaş

Bizim ayetlerimize iman edenler; kendilerine öğüt verildiği zaman saygı gösterirler dipnot 1 ve Rabb'lerini övgü ile yüceltirler. Onlar asla büyüklük taslamazlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimi çevirilerde, bu cümleye; cümlede yer alan "harra" kelimesine "yere kapanma" anlamı verilerek; "Yere kapanarak secde ederler." şeklinde anlam verilmektedir. Oysaki "harra", kelime anlamı olarak, çöktü, yıkıldı, yüksekten düştü anlamına gelmektedir. Dolayısı ile burada kastedilen şey tevazu göstermek, yanı saygı duymaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bizim ayetlerimize inananlar; kendilerine öğüt verildiği zaman saygı gösterirler dipnot 1 ve Rabblerini övgü ile yüceltirler. Onlar asla büyüklük taslamazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimi çevirilerde, bu cümleye; cümlede yer alan "harra" sözcüğüne "yere kapanma" anlamı verilerek; "Yere kapanarak secde ederler." şeklinde anlam verilmektedir. Oysaki "harra", sözcük olarak, çöktü, yıkıldı, yüksekten düştü anlamına gelmektedir. Dolayısı ile burada kastedilen şey tevazu göstermek, yanı saygı duymaktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bizim ayetlerimize inananlar; kendilerine öğüt verildiği zaman saygı gösterirler dipnot 1 ve Rabb'lerini övgü ile yüceltirler. Onlar asla büyüklük taslamazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimi çevirilerde, bu cümleye; cümlede yer alan "harra" sözcüğüne "yere kapanma" anlamı verilerek; "Yere kapanarak secde ederler." şeklinde anlam verilmektedir. Oysaki "harra", sözcük olarak, çöktü, yıkıldı, yüksekten düştü anlamına gelmektedir. Dolayısı ile burada kast edilen şey tevazu göstermek, yanı saygı duymaktır.

Gültekin Onan

Bizim ayetlerimize, ancak kendilerine hatırlatıldığı zaman, hemen secdeye kapananlar, rablerini hamd ile tesbih edenler ve büyüklük taslamayan (müstekbir olmayan)lar inanır.

Hasan Basri Çantay

Bizim ayetlerimize ancak öyle kimseler iman eder (ler) ki bunlarla kendilerine öğüt verildiği zaman, onlar büyüklük taslamayarak, yüzü üstü secdeye kapanırlar ve Rablerini, hamd ile, tesbih (ve tenzih) ederler.

İbni Kesir

Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, büyüklük taslamayarak Rabblarını hamd ile tesbih edenler inanırlar.

Mehmet Alagaş

(10-15) Dediler ki yeryüzünde yok olduğumuzda yeniden mi yaratılacağız gerçekten mi? Evet onlar Rableri ile buluşmayı yok sayıyorlardı. Size vekillendirilmiş ölüm meleği sizi vefat ettirir sonra da Rabbinize döndürülürsünüz. Rablerinin yanında mücrimlerin başları eğik hallerini bir görsen! Rabbimiz gördük ve de işittik bizi gerisin geri döndür salih amel yapalım kesinlikle ikna oldu k / inandık dediler. İstese idik her kişi ye hidayet verirdik ve fakat benden gerçekleşmiş bir söz, cehennemi Cin ve İns ile tamamen dol duracağım şeklinde bir söz var. Bu gününüzü unutmanız nedeniyle azabı tadın kesinlikle biz de sizi unuttuk ve yaptıklarınızdan ötürü kalıcı azabı tadın.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamt ederek tespih edenler iman ederler.

Süleyman Ateş

Bizim ayetlerimize o kimseler inanırlar ki onlar, kendilerine öğüt verildiği zaman derhal secdeye kapanırlar; Rablerini överek tesbih ederler, büyüklük taslamazlar.

Süleymaniye Vakfı

Ayetlerimize sadece, kendilerine anlatıldığında saygıyla boyun eğen dipnot 1 ve her şeyi mükemmel yapmasına karşılık Rablerine ibadet edenler inanıp güvenirler. Onlar büyüklük taslamazlar dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Secdenin kök anlamı eğilmedir (Müfredat). Bu sebeple Güneş, Ay, gezegenler, dünya ve yıldızlar arasında oluşan eğimler /deklinasyon ve ona bağlı olarak gölgenin uzayıp kısalması, "secde" kelimesiyle ifade edilmiştir (Nahl 16/48, Ra'd 13/15). Bazı ayetlerde sadece itaat anlamında (Hac 22/18, İnşikak 84/21), bazılarında da itaat ile birlikte fiziki eğilme anlamında kullanılır (Bakara 2/34, 58, Nisa 4/154, A'raf 7/161, Yusuf 12/4 ve 100). Nitekim namazda, vücudumuz ayaklar, eller ve dizler üzerinde yere paralelken alnı yere koymak da Allah'a itaat ederek eğilme anlamındaki secdedir (Nisa 4/102-103).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetlerimize sadece, kendilerine anlatıldığı zaman secde edenler ve her şeyi güzel yapmasına karşılık Rablerine kulluk edenler inanırlar. Onlar büyüklük de taslamazlar.

Şaban Britch

Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, kibirlenmeden Rablerini hamd ile tesbih edenler iman ederler.

Şaban Piriş

Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, büyüklük taslamayarak Rab'lerini hamd ile tesbih edenler inanırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bizim ayetlerimize o kimseler inanır ki, onlarla kendilerine öğüt verildiğinde, secdelere kapanırlar ve hiç böbürlenmeyerek Rablerine hamt ile tespih ederler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those who faithfully hug Our revelation to their hearts are only those who fall prostrate to Allah forthwith they are exhorted thereby and/or reminded thereof and they celebrate the praises of Allah, their Creator, and extol His glorious attributes and their prudence gets the better of their pride.

Abdul Haleem

The only people who truly believe in Our messages are those who, when they are reminded of them, bow down in worship, cele-brate their Lord’s praises, and do not think themselves above this.

Abdullah Yusuf Ali

Only those believe in Our Signs, who, when they are recited to them, fall down in prostration, and celebrate the praises of their Lord, nor are they (ever) puffed up with pride.

Abul A'la Maududi

None believes in Our Signs except those who, when they are given good counsel through Our verses, fall down prostrate and celebrate the praise of their Lord and do not wax proud. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In other words, they do not regard it as below their dignity to give up their false notions and believe in Allah’s revelations and adopt His service and obedience. Their conceit does not hinder them from accepting the truth and obeying their Lord.

Aisha Bewley

The people who truly do have iman in Our Signs are those who fall to the ground prostrating when they are reminded of them, and glorify their Lord with praise, and are not arrogant.

Al-Hilali & Khan

Only those believe in Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), who, when they are reminded of them, fall down prostrate, and glorify the Praises of their Lord, and they are not proud.[1]

Ali Quli Qarai

Only those believe in Our signs who, when they are reminded of them, fall down in prostration and celebrate the praise of their Lord, and they are not arrogant.

Amatul Rahman Omar

Only those believe in Our revelations who, when they are reminded by means of them, fall down prostrate and proclaim the (divine) glory with the praises of their Lord and they are not proud. [Prostration]

Arthur John Arberry

Only those believe in Our signs who, when they are reminded of them, fall down prostrate and proclaim the praise of their Lord, not waxing proud.

Bijan Moeinian

When God’s revelations are recited, some people fall down in prostration and glorify their Lord in their worshipping. These are the true believers; the ones who are not proud.

E. Henry Palmer

They only believe in our signs who when they are reminded of them fall down adoring and celebrate the praises of their Lord, and are not too big with pride.

Edip-Layth

The only people who acknowledge Our signs are those whom when they are reminded by them, they fall prostrating, and they glorify the praise of their Lord, and they are not arrogant.

George Sale

Verily they only believe in our signs, who, when they are warned thereby, fall down adoring, and celebrate the praise of their Lord, and are not elated with pride:

Hamid S. Aziz

So taste (the evil of your deeds), because you neglected the meeting of this day of yours; surely We forsake you; and taste the abiding chastisement for what you used to do.

Mahmoud Ghali

Surely only they believe in Our signs who, when they are reminded of them, collapse constantly prostrating and extol with the praise of their Lord, and they do not wax proud. * A prostration is to be performed here.

Marmaduke Pickthall

Only those believe in Our revelations who, when they are reminded of them, fall down prostrate and hymn the praise of their Lord, and they are not scornful,

Mohamed Ahmed - Samira

Only they believe in Our revelations who, when they are reminded, bow in adoration, and give praise to their Lord, and do not become arrogant.

Muhammad Asad

ONLY THEY [truly] believe in Our messages who, whenever they are conveyed to them, fall down, prostrating themselves in adoration, and extol their Sustainer’s limitless glory and praise; and who are never filled with false pride;

Mustafa Khattab

The only ˹true˺ believers in Our revelation are those who—when it is recited to them—fall into prostration and glorify the praises of their Lord and are not too proud.

Progressive Muslims

The only people who believe in Our revelations are those whom when they are reminded by them, they fall prostrating, and they glorify the praise of their Lord, and they are not arrogant.

Rashad Khalifa

The only people who truly believe in our revelations are those who fall prostrate upon hearing them. They glorify and praise their Lord, without any arrogance.

Sahih International

Only those believe in Our verses who, when they are reminded by them, fall down in prostration and exalt [ Allah ] with praise of their Lord, and they are not arrogant.

Sam Gerrans

Only those believe in Our proofs who, when they are reminded thereof, fall down in submission; and they give glory with the praise of their Lord, and they wax not proud.

Shabbir Ahmed

Only they truly believe in Our Messages who, when they are reminded of them, fall into complete submission adoring, and strive hard to manifest their Sustainer's Praise. (They establish the Divine System that is the living evidence of how benevolent His Guidance is). And they are never given to false pride.

Syed Vickar Ahamed

Only those who believe in Our Signs (verses), who, when they are read to them, fall down in deepest love and respect (i. e., a prostration), and celebrate the Praises of their Lord, and they are never haughty with pride.

Taqi Usmani

Only those people believe in Our verses who, when they are reminded of them, fall in prostration and pronounce the purity and praise of their Lord, and who do not wax proud.

The Monotheist Group

The only people who believe in Our revelations are those whom when they are reminded by them, they fall prostrating, and they glorify the praise of their Lord, and they are not arrogant.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩