Diyanet İşleri
Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hala görmeyecekler mi?
Secde suresi
Secde suresi, 27. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَسُوقُ ٱلْمَآءَ إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِهِۦ زَرْعًا تَأْكُلُ مِنْهُ أَنْعَٰمُهُمْ وَأَنفُسُهُمْ أَفَلَا يُبْصِرُونَ
evelem yerav ennâ nesûḳu-lmâe ile-l'arḍi-lcüruzi fenuḫricü bihî zer`an te'külü minhü en`âmühüm veenfüsühüm. efelâ yübṣirûn.
Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hala görmeyecekler mi?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'ya verilen Kitap, helâk edilen nesiller ve fetih sorusu Secde 23–30 3
Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.
Şüphesiz Rabbin kıyamet günü, üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.
Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri helak etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Hala duymayacaklar mı?
Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hala görmeyecekler mi?
"Eğer doğru söyleyenler iseniz, şu fetih ne zamanmış?" diyorlar.
De ki: "Fetih (Kıyamet) günü, inkar edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır."
Şimdi sen onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphesiz onlar da bekliyorlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
27. Gözleri ile nimetlerimizi ve hikmetimizin kemalini “görmezler mi ki Biz suyu” bitkisi bulunmayan “kupkuru yere sevkederiz…” Yüce Allah daha önce oralarda bulunmayan yağmuru oralara sevkeder ve buluttan yahut nehirlerden oraya o suyu ulaştırır.
“onunla hem hayvanlarının hem de kendilerinin yediği ekinleri bitiririz.” Kimisi hayvanların yedikleri bitkiler, kimisi insanların yiyecekleri olan türlü bitkileri yeşertiriz.
“Hâlâ” yüce Allah’ın kendisi vasıtası ile toprağı ve insanları canlandırıp hayat verdiği bu ilâhî lütfu “görmeyecekler mi?” Bunları görüp de hidâyet bulmayacaklar mı? Böylelikle basiretleri açılıp da Sırat-ı Müstakimi izlemeyecekler mi?
Ancak körlük onlara baskın gelip gaflet kendilerini istila ettiğinden gerçek bir basiretle bunları göremezler. Onlar bunlara gafletle ve sadece alışkanlık üzere bakarlar. Bundan ötürü de bir türlü hayra iletilmeye muvaffak olamazlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yeniden dirilişi yalanlayanlar, yağmur suyunu ekini olmayan kurak toprağa gönderdiğimizi, bu su ile develerinin, ineklerinin, koyunlarının ve kendilerinin yediği ekini çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bütün bu olanları görüp, kurak topraktan ekini çıkartanın ölüleri de diriltmeye kadir olduğunu idrak edemiyorlar mı?
Aynı kök: زرع (14 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su…
Aynı kök: جرز (2 geçiş)
Biz, elbette (zamanı gelince) yeryüzündeki her şeyi bir kuru toprak haline getireceğiz.
Aynı kök: زرع (14 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler…
Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Su
Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…
Aynı kök: سوق (18 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su
O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…
Aynı kök: زرع (14 geçiş) · Aynı kök: سوق (18 geçiş)
Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rüku ve secde…
Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su · Ortak kavram: Nimet
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…
Aynı kök: سوق (18 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Dediler ki: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!"
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kupkuru yerlere suyu ulaştırdığımızı, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yemekte oldukları ekini çıkarmakta olduğumuzu da mı düşünmediler? dipnot 1 (Gerçeği) görmezler mi?
Kıraç toprağa suyu sevk edip de onunla kendilerinin ve hayvanlarının beslendiği bitkiler çıkardığımızı nasıl görmezler? Peki ama, daha da mı görmeyecekler?
Üzerinde ot bitmeyen kuru topraklara yağmur indirip kendilerinin ve hayvanlarının yiyeceği bitkileri Bizim yeşerttiğimizi görmezler mi?
Görmediler mi ki biz suyu çorak - kupkuru arza sevk ederiz de, o suyla, onların hayvanlarının ve kendi nefslerinin yediği ekini çıkarırız? Hala mı görmüyorlar?
Görmüyorlar mı; biz, suyu çorak toprağa sürüyoruz da onunla ekin bitiriyoruz; ondan hayvanları, kendileri yemektedir? Yine de görmüyorlar mı?
Kupkuru yerlere suyu ulaştırdığımızı, onunla gerek hayvanlarının gerekse kendilerinin yiyegeldikleri ekini çıkarmakta olduğumuzu da görmediler mi? Hâlâ da göremeyecekler mi?
Çorak toprağı sulayarak, kendilerinin ve hayvanlarının yiyeceği ekinleri çıkarıyoruz; artık görmeyecekler mi?
Kupkuru topraklara suyu ulaştırdığımızı, onunla gerek hayvanlarının gerekse kendilerinin yemekte oldukları ekini çıkarmakta olduğumuzu da görmüyorlar mı? Hala görmeyecekler mi?
Kıraç toprağa suyu sürerek onların ve çiftlik hayvanlarının yediği ekinleri çıkardığımızı kavramazlar mı? Görmezler mi?
Kıraç toprağa suyu sürerek onların ve çiftlik hayvanlarının yediği ekinleri çıkardığımızı kavramazlar mı? Görmezler mi?
Ya hiç görmediler mi, Biz kır bir yere suyu salıveriyoruz da onunla bir ekin çıkarıyoruz; ondan hayvanları da yiyor, kendileri de? Hala gözlerini açmayacaklar mı?
Ya hiç görmediler de mi? Biz kır yere suyu salıveriyoruz da onunla bir ekin çıkarıyoruz, ondan hayvanları da yiyor, kendileri de, hala gözlerini açmıyacaklar mı?
Çorak araziye suyu sevk edip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri bitkileri çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bundan ibret almaları gerekmez mi?
Çorak araziye suyu sevk edip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri bitkileri çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bundan ibret almaları gerekmez mi?
Çorak araziye suyu sevk edip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri bitkileri çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bundan ibret almaları gerekmez mi?
Görmüyorlar mı; biz, suyu çorak toprağa sürüyoruz da onunla ekin bitiryoruz; ondan hayvanları, kendileri yemektedir? Yine de görmüyorlar mı?
Suyu kupkuru ve çorak yere sevk etdiğimizi, onunla gerek hayvanlarının, gerek kendilerinin kısmen yiyegeldikleri ekini çıkarmakda olduğumuzu da görmediler mi? Haala da görmeyecekler mi?
Görmezler mi ki; Biz, kuru yerlere suyu gönderiyor, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri ekinleri çıkarıyoruz. Hala da görmeyecekler mi?
(23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.
Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hâlâ görmeyecekler mi?
Görmüyorlar mı biz nasıl suyu, kuru, otsuz yere sürüyoruz da onunla ekin bitiriyoruz; ondan hayvanları da, kendileri de yiyor? Görmüyorlar mı?
Kurak toprağa su gönderdiğimizi, onunla hem en'am cinsi hayvanlarının dipnot 1 hem de kendilerinin yediği bitkileri çıkarmakta olduğumuzu da mı görmediler dipnot 2 ! Hala kavramıyorlar mı?
Görmezler mi ki, kuru toprağa suyu gönderip hayvanlarının ve kendilerinin yediği bitkileri çıkarmaktayız. Bunu kavrayamıyorlar mı?
Bizim, kurak araziyi su ile suladığımızı, onunla, hayvanların ve kendilerinin yediği ekini çıkardığımızı görmüyorlar mı? Hala görmüyorlar mı?
Bizim, susuz araziyi su ile suladığımızı, onunla, hayvanların ve kendilerinin yediği ekini çıkardığımızı görmüyorlar mı? Hala doğruyu göremiyorlar mı?
Görmediler mi ki biz, çorak toprağa suyu salıyoruz da onunla ekinler çıkarıyoruz; hem hayvanları yiyor ondan hem kendileri. Hala görmüyorlar mı?
Do they not see that We drive the rain water and water from other sources to the barren land and thereby We stir* it to activity, causing the growth of all sorts of vegetation serving as alimentation for their cattle and for themselves! Can they not apprehend with their sight or with their minds' eyes!
Do they not consider how We drive rain to the barren land, and with it produce vegetation from which their cattle and they themselves eat? Do they not see?
And do they not see that We do drive rain to parched soil (bare of herbage), and produce therewith crops, providing food for their cattle and themselves? Have they not the vision?
Have they not seen that We drive water to the parched land, thereby bringing forth crops which they and their cattle eat? Are they unable to see? dipnot 1
Do they not see how We drive water to barren land and bring forth crops by it which their livestock and they themselves both eat? So will they not see?
Have they not seen how We drive water to the dry land that has no vegetation, and therewith bring forth crops providing food for their cattle and themselves? Will they not then see?
Do they not see that We carry water to the parched earth and with it We bring forth crops of which they eat, themselves and their cattle? Will they not then see?
Have they never seen (the sight) how We convey water to the barren land and produce thereby the crop of which they and their cattle eat? Will they not then see (and understand)?
Have they not seen how We drive the water to the dry land and bring forth crops therewith whereof their cattle and themselves eat? What, will they not see?
Do they not see that it is God [not their technologies] Who sends the [rain] water to their dead land and let it produce crops that they and their animals eat from [and then have the audacity to deny the existence of God by not obeying His orders. ] How can they not see all this?
Have they not seen that we drive the water to the sterile land, and bring forth thereby corn from which their cattle and themselves do eat? do they not then see?
Have they not seen that We drive the water to the barren lands, and produce with it crops to feed their livestock, as well as themselves? Do they not see?
Do they not see that We drive rain unto a land bare of grass and parched up, and thereby produce corn, of which their cattle eat, and themselves also? Will they not therefore regard?
Does it not point out to them the right way, how many of the generations, in whose abodes they go about, did We destroy before them? Most surely there are signs in this; will they not then hear?
And have they not seen that We drive the water to the arid land, so We bring out plantation therewith with which their cattle (ÉAncam includes cattle, camels, sheep and goats) and themselves eat? Will they not then behold?"
Have they not seen how We lead the water to the barren land and therewith bring forth crops whereof their cattle eat, and they themselves? Will they not then see?
Do they not see that We drive the rain towards a land that is dry, then grow grain from it which their cattle and they themselves eat? Will they not see even then?
Are they not aware that it is We who drive the rain onto dry land devoid of herbage, and thereby bring forth herbage of which their cattle and they themselves do eat? Can they not, then, see [the truth of resurrection]?
Do they not see how We drive rain to parched land, producing ˹various˺ crops from which they and their cattle eat? Will they not then see?
Have they not seen that We drive the water to the barren lands, and produce with it crops to feed their livestock, as well as themselves Do they not see
Do they not realize that we drive the water to barren lands, and produce with it crops to feed their livestock, as well as themselves? Do they not see?
Have they not seen that We drive the water [in clouds] to barren land and bring forth thereby crops from which their livestock eat and [they] themselves? Then do they not see?
Have they not considered that We drive the water to the barren land, and bring forth therewith crops whereof their cattle and they themselves eat? Will they then not see!
Have they not seen how We lead water onto barren land, and thereby bring forth crops providing food for their cattle and for themselves (20:54)? Have they not the vision?
And do they not see that We drive the rain to the dried soil without plants, and grow crops with it, which give food for their cattle and themselves? Do they have no sight (to see)?
Have they not seen that We drive water to the dry land, then We bring forth crops thereby from which their cattle and they themselves have food? So, do they not perceive?
Have they not seen that We drive the water to the barren lands, and produce with it crops to feed their livestock, and themselves? Do they not see?